GÜNDEM - 15 Mart 2016 Salı 16:56

Kadın hastadan, kadın doktora şiddet

A
A
A
Kadın hastadan, kadın doktora şiddet

Antalya'da istediği özel tahlillerin yapılmadığını ileri süren Z.A. isimli kadın hasta, aile sağlığı merkezinde görev yapan Uzman Doktor Zuhal Kanavetçi'ye hakaret edip fiziksel şiddet uyguladı. Kollarında morluk ve sıyrıklar olan Kanavetçi, kadından şikayetçi oldu.

İddiaya göre, Konyaaltı ilçesi Aile Sağlığı Merkezi'ne gelen 47 yaşındaki Z.A. özel bir polikliniğin istediği tahlilleri yaptırmak istedi. Doktor Orhan Tekin, özel tahlillerin merkezlerinde yapılamayacağını ve kendilerine verilen bir kota olduğunu söyledi. Z.A.'nın ısrarları üzerine Orhan Tekin, ertesi gün yardımcı olabileceklerini belirtti. İddiaya göre buna rağmen direten Z.A., Doktor Tekin başta olmak üzere aile sağlığı merkezi çalışanlarına sözlü ve fiziki şiddet uyguladı. Uzman Doktor Zuhal Kanavetçi de bu sırada şiddete maruz kaldı. 13 yıllık doktor olan 2 çocuk annesi Zuhal Kanavetçi yaşananların ardından gözyaşlarına boğuldu.
Aile sağlığı merkezi doktor ve hemşireleri, polis merkezine götürülen Z.A.'dan şikayetçi oldu.

Konyaaltı ilçesi Altınkum Aile Sağlığı Merkezi Aile Hekimi Orhan Tekin, Z.A. isimli hastanın özel bir muayeneden özel taleplerini gerçekleştirmek için merkezlerine öğle saatlerinde başvurduğunu söyledi.
Hastaya uygun olmayan tahlilleri yapamayacaklarını belirttiklerini aktaran Tekin "Ardından bayan hastanın sözlü şiddetine ve hakarete maruz kaldık. Durumu izah etmemize rağmen işlemlerinin yapılması için ısrar etti. Sırada bekleyen hastalarımızın olduğunu söylememize rağmen odadan çıkmadı. Z.A. yine eylemine devam edince, diğer hastalar bu bayanı dışarı çıkarmaya çalıştılar. Z.A. dışarı çıktı daha sonra ben çocuğu muayene ederken tekrar içeri izinsiz girdi. Çocuğun annesi kadını dışarı çıkarmasına rağmen tekrar kapıyı yumruklamaya başladı. Bunun üzerine diğer doktor ve hemşire arkadaşlar kadına müdahale ettiler. Z.A. bu kez doktor ve hemşire arkadaşlara fiziksel saldırıda bulundu" dedi.

KADIN DOKTORUN KOLLARI MORARDI
Fiziki şiddetin ardından Z.A.'yı polise şikayet ettiklerini aktaran Tekin, "Bu sırada doktor arkadaşımız Zuhal Kanavetçi fiziksel şiddete maruz kaldı. Kadın doktor arkadaşımızın çeşitli yerlerinde morluklar ve sıyrıklar var. Doktor arkadaşımız ve çocuk hasta psikolojik travma yaşadı. Biz 5 sağlık çalışanı Z.A.'dan şikayetçi olduk. Davacıyız. Hastanın özel isteklerini karşılamadığımız için bu şiddete maruz kaldık" diye konuştu.
19 yıllık hemşire Gönül Nur ise yaşananları şöyle anlattı: "Tartışma üzerine odaya girdim. Kadın hasta dışarı çıkmak istemedi. Kapıyı kilitlemek zorunda kaldık. Z.A. isimli hasta doktor arkadaşımıza fiziksel şiddet uygulayıp, hakaret etti. Anlık mesele, ölmemek elde değil. Kadının bize şiddet yapması inanılır gibi değil."
Polis merkezinde ifadesi alınan Z.A.'nın ardından polisler, aile sağlık merkezi çalışanlarının da ifadelerini aldı.

İSA AKAR-ALPARSLAN ÇINAR

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal birçok yeniliğe imza attı Vefatının 33. yılında 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal saygıyla yad ediliyor. Vefatının 33’üncü yıl döneminde merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın siyasi hayatıyla ilgili detaylar bir kez daha gündeme geldi. Türkiye demokrasi tarihinde çığır açmış birkaç isimden biri olan Turgut Özal, Adnan Menderes’in açtığı yolu genişleten siyasetçi olarak bilinir. "Tam bir inovasyon (yenilenme) taraftarı" olarak nitelenen Özal, Türkiye’yi pek çok ilkle tanıştırdı. Serbest piyasa ekonomisi ve liberalleşme onun zamanında başlarken, iktidarı zamanında (1983-1991) Türkiye ekonomisi yıllık ortalama 5,2 büyüdü. Gerek idari, gerek siyasi, gerekse iktisadi programını tatbik ederken büyük riskleri göze alan Özal, 60 senelik tabuları yıktı. İhracat önündeki engelleri kaldıran, işadamlarının elinden tutup onlara ufuklar açan Turgu Özal, herkesle görüşmesi ve istişareye verdiği önemle tanındı. Adeta zamanla yarışırcasına, bitmez tükenmez bir çalışma enerjiye sahip olam Özal, yurtdışı seyahatlerini de bürokratlarla değil, hep işadamlarıyla yaptı. "Türkiye renkli televizyondan kredi kartına kadar birçok yenilikle tanıştı" Turgut Özal, bir yandan ihracat için gerekli kaliteli mal imal etmek üzere altyapıyı hazırlarken, diğer yandan da limanlar, hava ve kara yolları, barajlar yaptırdı. Onun döneminde haberleşme ağı yayıldı, bütün köylere elektrik ve telefon gitti. Yatırımlar için kaynağı ise fonlar kurarak temin etti. Karaborsacılığı ortadan kaldıran Özal, içine kapalı bir ülkeyi süratle dünyaya açtı. Döneminde Türkiye renkli televizyondan kredi kartına kadar bir çok yenilikle tanıştı. Ekonomideki iyileştirmelere ses çıkaramayanlar, ailesinden ve çevresinden vurmaya kendisini hedef alsa da Özal, bu tenkitlere gözleri dolarak, "Hanımına söz geçiremeyen ilk erkek ben miyim?" diye cevapladı. Dindar insanlara demokrasi ve liberalizm çerçevesinde, o zamana kadar görmedikleri bir toleransın tanınması, ülkedeki din karşıtlarını öfkelendirdi. Doğuda başlayan terör faaliyetlerine karşı Özal, terörle mücadelede sivil inisiyatifi devreye soktu, koruculuk sistemini kurdu, savunma sanayiini modernize etti. Memur maaşlarını insani seviyeye getiren Özal, çalışmayan memur eşlerine bir maaş kadar aile parası verdi. "Allah’ın verdiği canı ondan başka alacak yoktur. Biz ona teslim olmuşuzdur" Özal, 1988 yılında kendisini suikast girişimine maruz kaldı. 1988’de parti kongresi esnasında Kartal Demirağ adında bir tetikçi kendisini öldürmeye çalıştı. Turgut Özal, olaydan parmağından yara alarak kurtulurken, 20 yıla mahkum olan tetikçiyi sonradan affetti. Özal’ın suikast girşiminin hemen ardından gösterdiği metanet ve sonrasında yaptığı samimi konuşmada geçen "Allahın verdiği canı ondan başka alacak yoktur. Biz ona teslim olmuşuzdur" sözleri hafızalara kazındı. Hayalperest değil gerçekçi bir insan olarak tanınan Özal, idealistliğini de her daim korudu, askeri demokrasi önündeki engel olmaktan çıkarmaya çalıştı. Profesyonel askerliğe ağırlık veren Özal, OYAK ve sair kuruluşlarla orduyu ekonomik sistemin içine soktu. Hatta "Asker artık paranın tadını aldı, kolay kolay darbe yapamaz" sözü de hafızalara kazındı. Özal, 1989’da cumhurbaşkanı olduğunda, dindar bir şahsiyetin ilk defa Köşk’e çıkışı bazı kesimleri endişelendirdi. Hatta Kenan Evren, Köşk arşivini emniyete almak için askeriyeye naklettirdi. Muhalifler "Çankaya, Ezankaya mı oluyor?" derken, Turgut Özal, "Reisicumhur oldum diye namazı terk mi edeceğim?" cevabını verdi. "Alışamadık" diyenlere ise Özal, "Alışırsınız, alışırsınız" diye cevap verdi.
Ankara Milli Eğitim Bakanı Tekin, 81 il milli eğitim müdürüyle bir araya geldi Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 81 ilin milli eğitim müdürüyle çevrim içi toplantı gerçekleştirdi. Bakan Tekin, toplantının başında Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürü Asım Sultanoğlu ve Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur’dan 14 ve 15 Nisan’da iki okulda gerçekleşen silahlı saldırılarda yaralananların sağlık durumlarına ilişkin son durum hakkında bilgi aldı. Bakanlık birimlerince yürütülen psiko-sosyal destek faaliyetleri ve alınan tedbirlere ilişkin il milli eğitim müdürlerinden bilgi alan Bakan Tekin; öğretmen, öğrenci ve velilerle irtibat halinde kalınarak sürecin hassasiyetle yürütülmesi talimatı verdi. Bakan Tekin, yaşanan saldırılardan duyduğu derin üzüntüyü aktararak eğitim camiasına ve tüm Türkiye’ye başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerini tekrar dile getirdi. Bakan Tekin, "Evlatlarımızın güvenliği konusunda en küçük bir tavize izin vermeyecek, çocuklarımızın insani değerlerini, devletle ve milletle bağını kaybetmesine müsaade etmeyeceğiz. Türkiye’nin millî birliğinin, beraberliğinin her daim korunması için el birliğiyle dayanışma içinde olmamız gerekiyor" dedi. Olayı tüm boyutlarıyla değerlendirdiklerini, alınacak tedbirlerle ilgili çalışmalarının devam ettiğini kaydeden Milli Eğitim Bakanı Tekin, bunları yakın zamanda kamuoyuyla paylaşacaklarını söyledi.