GÜNDEM - 13 Mayıs 2016 Cuma 20:26

KAFFED, Çerkeslerin sorunlarını değerlendirdi

A
A
A
KAFFED, Çerkeslerin sorunlarını değerlendirdi

Ankara'da Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) tarafından "Gelenek ve Gelecek: Türkiye Çerkeslerinin Güncel Sorunları" konferansı CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu ve KAFFED Başkanı Yaşar Aslankaya'nın katılımıyla başladı.

Bahçeşehir Üniversitesi'nden hocaların da desteği ile KAFFED tarafından "Gelenek ve Gelecek: Türkiye Çerkeslerinin Güncel Sorunları" konulu konferans düzenlendi. Konferansta konuşma yapan CHP Ankara Milletvekili Kuşoğlu, "Maalesef biz birbirimizi seven, sayan, kültürel bağı yüksek olan insanlarız ama bunu bir türlü siyasete ve ticarete dönüştüremiyoruz. İş siyasi bir boyut kazandığı noktada ya da ticari bir boyut kazandığı noktada pes ediyoruz ama birbirimizi tanıyoruz, biliyoruz, seviyoruz. Kültürel yönden mükemmeliz, herkes bize imreniyor ama onun dışında bazı gerçekleri maalesef göremiyoruz bu da üzüntümüzdür tabii ki" ifadelerini kullandı.

"UÇAK KAZASI SANKİ ERDOĞAN İLE PUTİN'İN ÖZEL SORUNUYMUŞ GİBİ ŞEKİLLENDİ"
"Bugün federasyonumuz hakikaten çok önemli konulara yer vermiş" diyen Kuşoğlu, "Hem dil öğrenme hem de Rusya ile ilişkiler ki bundan sonrası çok önemli Türkiye'nin geldiği bu noktada Türk dış politikasının bundan sonra nasıl şekilleneceği ki önümüzdeki günlerde yeni bir hükümet kurulacak. Şimdiye kadar önemli ölçüde hem danışman olarak hem Dışişleri Bakanı olarak hem de Başbakan olarak Türk dış politikasına yön vermiş olan Sayın Davutoğlu ayrılıyor. Türkiye'de mecburen yeni bir yön çizmek zorunda dolayısıyla da Rusya ile ilişkiler de çok önem kazandı. Şimdiye kadar olan görünürde uçak kazasıyla olan biraz bireyselleştirildi sanki Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin'in özel sorunuymuş gibi şekillendi ama ticari ve siyasi olarak da derinleşen noktaları var" değerlendirmesini yaptı.

"TÜRKİYE'NİN, TÜRK CUMHURİYETLERİ POLİTİKALARINDA EKSİKLİKLER VAR"
Bundan sonraki gelişmelerin çok önemli olduğunun ve ileriki günlerde takipçi ve etkili olunması gerektiğinin altını çizen Kuşoğlu, "Aslında şimdiye kadarki politikalarda bu konuyla ilgili olarak çok doğru değildi, çok yanlışlıklar vardı Türkiye'nin Kırım politikası, Kafkas politikası, Türk Cumhuriyetleri politikasıyla ilgili çok önemli eksiklikler var. Bunların hep birlikte de düşünülmesi gerekiyor, değerlendirilmesi gerekiyor ama detaylarla ilgili olarak da özellikle Kafkas politikası çok önemli. 1864'te Osmanlı'nın, Osmanlı padişahlarının o zamanki Osmanlı yönetiminin gereken değeri vermemesi, olayı yeterince görmemesiyle nedeniyle Kafkasya'yı kaybetti. Bugünde benzeri durumların ortaya çıkmaması gerekir diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.

GONCAGÜL ÖZCAN

"ADİGECE, UNESCO'NUN KAYBOLMAK ÜZERE OLAN DİLLERİ STATÜSÜNDE"
KAFFED Başkanı Aslankaya ise, Çerkeslerin ana vatanları Kuzey Kafkasya'dan 1864'te savaşı kaybedip soykırım ve sürgüne tabii tutulduklarını vurgulayarak şunları kaydetti:

"1864'te ne yazık ki çok ilkel koşullarda ana vatanlarından sürgün edildiler. Ne yazık ki 500 bin civarında insanımızı kaybettik. O günün ihtiyaçlarına binaen Osmanlı'nın da iskan politikasından kaynaklı bir toplum, topluluk toplu yaşamadığı zaman kendi iç dinamiklerini geliştiremezler. Dolayısıyla bir güvenlik sınır hattı gibi iskan edilmeleri sonucu birbirinden kopuk yaşayan halkımız dil, kültür, kimlik gibi sorunlar ve travmalar yaşamakta. Bu yaşadığımız sorun ve travmaların birinci sorumlusunu dönemin Çarlığı ve mirasçısı Rusya Federasyonu, ikincisi de Osmanlı İmparatorluğu'nun iskan politikası ve sonrasında yaşanan asimilasyon sürecine bağlamaktayız."

Gönüllülük esasıyla bir araya geldiklerini ifade eden Aslankaya, "53 şubeden oluşuyoruz. Kendi çabalarımızla bu kaybettiğimiz dil, kültürü yeniden kazanmamız imkansız gibi gözüküyor. Türkiye'den beklentilerimiz izin veren değil aynı zamanda destekleyen bir pozisyonda olması çünkü Çerkes kültürü, dili dünyanın en zengin kültürü ve diline sahip. UNESCO'nun kaybolmak üzere olan diller statüsüne ne yazık ki Adigece'de düşmüş durumda şu anda. Bir an önce üzerinde çalışıp toparlayamazsak Ubıhça şu anda dünyada kaybolduğu gibi diğer diller gibi Adigece'yi de kaybetmek üzereyiz. Dolayısıyla beklentimiz bu sivil toplum kuruluşlarının çabalarıyla düzelecek gibi gözükmeyen dil, kültür sorunumuzu her türlü sorumluluğunu yerine getirdiğimiz Cumhuriyetimizin, ülkemizin destekliyor pozisyonda olmasından geçiyor diye düşünüyoruz. Bizim bir sloganımız var, 'Biz bu ülkenin sınırlarının güvenliği için savaşırken Türkçe bilmiyorduk şimdi kendi ana dilimizi bilmiyoruz' bu süreçte malum nedenlerle dilimizi kaybettik yeniden kazanmak için desteğe ihtiyacımız var."

Konferansta, Türkiye-Rusya ilişkilerinin Çerkeslere etkileri, Türkiye ile Rusya ilişkilerinin bozulması sonucunda Türkiye'de bulunan Çerkeslerle Kafkasya'daki Çerkeslerin ilişkilerinin zarar görmesi üzerine tartışıldı.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Sami Uğurlu: "Bugün unutmak isteyeceğimiz bir akşam" Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, Gaziantep FK mağlubiyeti ardından, "Bugün unutmak isteyeceğimiz bir akşam. Bundan sonra en iyisini ortaya koyacağız. Bu takımın ligde kalacağına da sonuna kadar inanıyorum" dedi. Trendyol Süper Lig’in 26. haftasında Antalyaspor, sahasında karşılaştığı Gaziantep Fk’ya 4-1 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, "Oyun olarak hiçbir şey yoktu. Çok daha iyi oynamamız gereken bir maçtı. 60. dakikaya kadar 0-0 gelen bir maç, 20 dakika içerisinde takımın bu kadar dağılması bizim de beklediğimiz bir şey değildi. İlk yarı özelinde de ortaya koyduğumuz bir oyun yoktu. Rakip açısından ekstra üzerimize geldikleri, bizi zorladıkları konusunda net bir şey söyleyemem ama özellikle bizim kendi oyunumuz, kendi mücadelemiz bizim için hayal kırıklığı. Kalan maçlarımızda bu mücadelenin çok daha üstüne çıkmamız gerekiyor. Bunu başarabileceğimiz de düşünüyoruz. Daha öncesinde bu takım bunu gösterdi. Bazen ligde bu tarzda maçlar oluyor. Bunun da tek sorumlusu benim. Takımın başındaki biri olarak burada hem oyuncuların çok daha istekli ve arzulu oynaması gerekiyordu. Çünkü bizim için hayati önem taşıyan maçlardan bir tanesiydi. Bunu gerçekleştiremedik. Hem camiamızdan hem de taraftarlarımızdan bunun için özür diliyoruz. Bundan sonraki maçlarda bizim istediğimiz, beklediğimiz, düşündüğümüz oyunun tamamını 90 dakika sahaya yansıtmamız gerekiyor. Biz çünkü her seferinde ligde kalacağımızı söylüyoruz. Ligde kalabilmemiz için daha iyi mücadele etmemiz gerekiyor. Bugün unutmak isteyeceğimiz bir akşam. Bundan sonra en iyisini ortaya koyacağız. Bu takımın ligde kalacağına da sonuna kadar inanıyorum" şeklinde konuştu.
Diyarbakır Diyarbakır OSB Başkanı Fidan: "370 civarında firma üretim yapıyor ve yaklaşık 23 bin insanımız ekmeğini bu bölgede kazanıyor" Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Fidan, basın mensuplarıyla iftarda bir araya gelerek, "42 kilometrelik yol ağına sahip OSB’mizde bugün 370 civarında firma üretim yapıyor ve yaklaşık 23 bin insanımız ekmeğini bu bölgede kazanıyor" dedi. Merkez Kayapınar ilçesindeki bir restoranda düzenlenen iftar programında konuşan Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Fidan, Diyarbakır’ın tarih boyunca üretim ve kültürel zenginliğin merkezlerinden biri olduğunu, Mezopotamya’nın kadim şehirlerinden biri olan kent, sahip olduğu genç nüfusu, girişimci insan gücü ve üretim potansiyeliyle de Türkiye’nin en önemli kalkınma merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Diyarbakır OSB yönetimi olarak bu potansiyelin farkında olduklarını söyleyen Fidan, "Kentin üretim ve yatırım üssü haline gelmesi için büyük bir gayret gösteriyoruz. 42 kilometrelik yol ağına sahip OSB’mizde bugün 370 civarında firma üretim yapıyor ve yaklaşık 23 bin insanımız ekmeğini bu bölgede kazanıyor. Bu rakamlar sadece ekonomik bir veri değildir. Bu rakamlar Diyarbakır’ın emeğini, alın terini, umudunu ve geleceğini temsil etmektedir. Biz göreve geldiğimiz günden bu yana Diyarbakır OSB’yi kentin kalkınmasının lokomotifi olarak gördük. Amacımız Diyarbakır’ı yatırımcının güvenle geldiği, sanayicinin üretim yaparken önünü görebildiği, gençlerimizin iş bulabildiği güçlü bir üretim merkezi haline getirmektir" dedi. Yaptıkları çalışmalarla Diyarbakır OSB’de önemli bir dönüşüm yaşandığına değinen Fidan, "Bu süreçte güven, planlama ve sürdürülebilir kalkınma anlayışıyla hareket ediyoruz. Altyapı ve üstyapı yatırımlarımızı hızlandırdık. 5. etap için tahsis sürecini başlattık. 50 firmamıza yer tahsisi gerçekleştirdik. Göreve geldiğimiz 2022 yılında bölgemizde 269 firma aktif üretim yaparken, bugün bu sayı 370’e ulaştı. Enerji altyapısını güçlendirmek için önemli adımlar attık. Yollarımızı yeniledik. Yıllardır çözülemeyen bazı hukuki sorunları da çözüme kavuşturduk. 25 yıldır süren parsel davalarını sonuçlandırarak yatırımcıların önünü açtık. Bugün geldiğimiz noktada Diyarbakır OSB artık sadece bir sanayi alanı değil büyüyen, dönüşen ve geleceğe hazırlanan güçlü bir üretim üssüdür. Diyarbakır’ın sanayide hak ettiği noktaya gelmesi için daha fazla yatırım, güçlü altyapı ve büyük projelere ihtiyaç var. Bugüne kadar nasıl ki sanayicimizin yanında olduysak, bundan sonra da aynı kararlılıkla çalışmaya ve yanında devam edeceğiz. Diyarbakır OSB’nin daha ileriye gitmesi için dün olduğu gibi bugün de sorumluluk almaktan geri durmadık, yarın da bu şehrin üretim gücünü daha yüksek noktalara taşımak için aynı azimle çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Kocaeli 105 milyon liralık dolandırıcılık operasyonunda 18 şüpheli tutuklandı Kocaeli merkezli 7 ilde, kendilerini Azerbaycan menşeli şirket gibi göstererek sahte çağrı merkezleri üzerinden 105 milyon liralık dolandırıcılık yapan şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 25 şüpheliden 18’si tutuklandı, 7’si adli kontrolle serbest bırakıldı. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı ve Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Azerbaycan menşeli bir şirket izlenimi vererek yurt içindeki firmaları dolandıran şüphelilere yönelik çalışma başlattı. Ekipler, şüphelilerin internete verdikleri sahte ilanlar ve "patates hat" olarak bilinen açık hatlar üzerinden kurdukları sahte çağrı merkezleri aracılığıyla 28 kişiyi mağdur ettiğini belirledi. Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından Kocaeli, İstanbul, Sakarya, Düzce, Kütahya, İzmir ve Bursa’da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Planlı operasyonda, aralarında örgüt elebaşı H.İ.A.’nın da bulunduğu 25 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda, 29 cep telefonu, 32 SIM kart, 2 tablet, 2 hard disk ile kurusıkıdan bozma tabanca ve 53 fişek ele geçirildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, şüphelilerin banka hesaplarında toplam 105 milyon 861 bin liralık para trafiği olduğu tespit edildi. Öte yandan, operasyon kapsamında yakalanan örgüt elebaşı H.İ.A.’nın çeşitli suçlardan 81 yıl 4 ay kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı öğrenildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 25 zanlı, adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 18’i tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 7’si adli kontrolle serbest bırakıldı.
İstanbul Aleksandar Stanojevic: "Bu galibiyet bize hayatta kalma aşısı gibi geldi" Fatih Karagümrük Teknik Direktörü Aleksandar Stanojevic, Fenerbahçe galibiyetiyle ilgili, "Bu galibiyet bize hayatta kalma aşısı gibi geldi" değerlendirmesini yaptı. Trendyol Süper Lig’in 26. haftasında Fatih Karagümrük, Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda karşılaştığı Fenerbahçe’yi 2-0 mağlup etti. Fatih Karagümrük Teknik Direktörü Aleksandar Stanojevic, müsabakanın ardından yaptığı değerlendirmede, "İyi bir maçı ardından kendimi iyi hissediyorum. Futbolcularıma gösterdikleri performanstan dolayı saygı duyuyorum" dedi. "Bu galibiyet bize hayatta kalma aşısı gibi geldi" Ligde kalma umudunun ne yönde arttığının yönünde sorulması üzerine Stanojevic, "Elbette büyük galibiyet. Fenerbahçe topu tutan takım oldu ama gol atamadı. Bu galibiyet bize hayatta kalma aşısı gibi geldi. Bundan sonra devam edeceğiz" yanıtını verdi. "Herkes inanç ve arzu ile sahaya çıkmıştı" Fenerbahçe’ye karşı 1959 yılından sonra ilk kez ligde galibiyet alınması üzerine Sırp teknik adam, "Fenerbahçe hakkında bu tarz konuşmalar yapmak istemiyorum, büyük bir kulüp. Biz de kulüp olarak galibiyete ihtiyacımız vardı. Bazı oyuncularımı yedek kulübesinde tuttum. Fenerbahçe’nin Antalya ve Samsunspor maçlarında geri dönüşleri oldu. Maçın kazanma arzusuyla sahaya çıktım. Bazı oyuncuları burada tutmak istedim. Fenerbahçe maçı için ekstra motivasyon gerekmiyor. Herkes inanç ve arzu ile sahaya çıkmıştı" ifadelerini kullandı.
Samsun Dünya ticaretinin rotası yeniden çiziliyor: Samsun Havza OSB Karadeniz’in en büyük sanayi hamlesi, Türkiye’nin yeni üretim üssü Havza Organize Sanayi Bölgesi(OSB), 8 milyon metrekare alanıyla küresel devlere kapılarını açıyor. Türkiye’nin üretim ve lojistik ağında stratejik bir konuma sahip olan Havza OSB, 8 milyon metrekarelik dev alanıyla Karadeniz’in en büyük sanayi yatırımlarından biri olarak öne çıkıyor. Samsun Valiliği tarafından paylaşılan bilgilerde, bölgenin küresel yatırımcılar için önemli fırsatlar sunduğu vurgulandı. Samsun şehir merkezine yaklaşık 75 kilometre mesafede bulunan Havza Organize Sanayi Bölgesi, ilçelerin yerleşim alanlarına yakın konumuyla iş gücüne erişim açısından önemli avantaj sağlıyor. Karayolu, havayolu, denizyolu ve demiryolunun kesiştiği noktada yer alan bölge, Türkiye’nin lojistik ağında stratejik bir merkez olarak değerlendiriliyor. Bölgede bulunan Devlet Demiryolları yükleme merkezi ile Samsun Limanı arasında kurulan entegrasyon sayesinde sanayi ürünlerinin çevre illere ve uluslararası pazarlara sevkiyatı hızlı ve kesintisiz şekilde gerçekleştirilebiliyor. Demiryolu bağlantısı, üretimden pazara ulaşım sürecinde önemli bir kolaylık sağlıyor. Güçlü enerji altyapısı, zengin su kaynakları ve yatırım teşvikleriyle dikkat çeken Havza OSB’nin yüksek istihdam hedefiyle bölgesel kalkınmaya katkı sağlaması bekleniyor. Savunma sanayinden otomotive, gıdadan kimya sektörüne kadar birçok alanda üretim yapılmasının planlandığı bölgede, sanayide çeşitliliğin artırılması hedefleniyor. Türkiye’nin üretim gücünü dünya pazarlarıyla buluşturacak önemli merkezlerden biri olarak gösterilen Havza Organize Sanayi Bölgesi, Samsun’un sanayi ve ticaretteki rolünü daha da güçlendirecek projeler arasında yer alıyor.