ASAYİŞ - 04 Haziran 2017 Pazar 12:06

Kaybolduktan 8 ay sonra cesedi bulunan kızın katili tutuklandı

A
A
A
Kaybolduktan 8 ay sonra cesedi bulunan kızın katili tutuklandı

Afyonkarahisar’da yaklaşık 8 ay önce ortadan kaybolan ve cesedi bulunan 16 yaşındaki Hatice Taşkın’ın katil zanlısı, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Kiraladığı aracın GPRS kayıtlarının ele verdiği zanlının genç kızı annesi ile arasındaki ilişkiyi öğrendiği için öldürdüğü ileri sürüldü.

18 Ekim 2016 tarihinde İhlas Haber Ajansı’na (İHA) ulaşan Afyonkarahisar’ın Şuhut ilçesine bağlı Oynağanlı köyünde yaşayan baba Ali Taşkın, o tarihten bir hafta önce ‘bakkala gidiyorum’ diyerek evinden ayrılan 16 yaşındaki Hatice Taşkın isimli kızından bir daha haber alınamadığını söyleyerek kızının bulunmasını istemişti. Aile üyeleri kızlarının bulunması için yaklaşık 10 gündür bir televizyon kanalında yayınlanan programa katılmışlardı. Programda Hatice Taşkın’ın annesi Fadime Taşkın şok bir itirafta bulunarak, kızlarını köyde yaşayan 44 yaşındaki Soner A. isimli kişinin kaçırdığını ve ona “Kızını öldürmesini” söylediğini itiraf etmişti. Soner A.'nın kendisine “kızını kaçıracağım” dediğini iddia eden anne Taşkın, cevaben “Öldür onu” dediğini söyledi. Anne Taşkın, daha sonra yaptığı telefon görüşmelerinde ise Soner A.'nın kendisine “Dediğini yaptım, öldürdüm ve uçuruma attım” dediğini iddia etmişti. Anne Taşkın, canlı yayında bulunduğu korkunç itirafın ardından İstanbul’da Afyonkarahisar Şuhut Cumhuriyet Savcılığının talimatı ile gözaltına alınarak Şuhut’a getirilmiş ve ifadesinin ardından çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak Afyonkarahisar E Tipi Kapalı Cezaevine konulmuştu.

Cesedin yerini jandarmada itiraf etti

Olayın ardından annesinin kaçırdıktan sonra öldürme talimatı verdiği öne sürülen Soner A. (44), jandarma ekipleri tarafından Denizli’de yakalanarak gözaltına alınmıştı. Jandarmadaki ifadesinde Soner A.'nın olay günü Hatice Taşkın'ı köydeki evine çağırdığı, ardından gezdirmek bahanesi ile kiraladığı araca bindirerek Isparta Senirkent bölgesinde götürdüğü ve dağlık alanda boğarak öldürdüğünü itiraf ettiği iddia edildi. Soruşturmayı yürüten jandarma ekiplerinin Soner A.'nın kiraladığı aracın GPRS kayıtlarını incelemesinin ardından zanlının genç kız kaybolduğu gün ve ertesi günü Senirkent içerisindeki dağlık bölgede aracın bir süre park halinde bulunduğu kayıtlara ulaşması üzerine soruşturmayı derinleştirdikleri belirtildi. Sorguda bu kayıtların kendisine sorulması üzerine ise Soner A.'nın cinayeti itiraf ettiği bildirildi. Katil zanlısının öldürdüğü16 yaşındaki Hatice Taşkın’ın cesedinin yerini de kendisinin gösterdiği kaydedildi. 

Soner A.'nın jandarmada verdiği ifadede kızı Senirkent ilçesindeki dağlık araziye gömdüğünü söylemesi üzerine olay yerinde kazı çalışması yapıldı. Yaklaşık 1 saat süren kazı çalışması sonucu genç kızın cesedine ulaşıldı. Hatice Taşkın’ın cesedi yapılan ilk incelemelerin ardından Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Araştırma Uygulama Hastanesi morguna götürüldü. Kazı çalışmasının ardından Soner A. ise Senirkent İlçe Jandarma Komutanlığına götürüldü. İşlemlerinin tamamlanmasının ardından Soner A., dün gece geç saatlerde Afyonkarahisar’ın Şuhut ilçesinde mahkemeye sevk edildi. Zanlı, “çocuğu kasten ve tasarlayarak öldürülme’ suçundan tutuklanarak Afyonkarahisar E Tipi Kapalı Cezaevine gönderildi.
Öte yandan, Soner A.'nın genç kızı öldürme gerekçesinin ise annesi Fadime Taşkın ile arasındaki ilişkiyi öğrenmesi olduğu öne sürüldü. Cinayetin ardından Soner A.'nın Oynağanlı köyündeki tüm mal varlığını da sattığı ortaya çıktı. 

Gökten Ceylan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Aydın Büyükşehir Belediyesi tüm ilçelerde ulaşım yatırımlarını sürdürüyor Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun öncülüğünde kentin dört bir yanında proje, hizmet, çalışma ve yatırımlar Aydınlılar ile buluşturulmaya devam ediyor. Aydın Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı ekipleri, Aydın’ın tüm ilçelerinde çalışmalarını eş zamanlı olarak sürdürüyor. Çalışmalar kapsamında güncel olarak; Bozdoğan ilçesinde Alamut, Kemer ve Yeniköy Mahallelerinde, Efeler ilçesinde Kemer Mezarlığı’nda, A1 kanal yolunda, Paşa Yaylası’nda, Güneydoğu Otoyol Caddesi’nde, Zeytin Dalı, Batı Aydın, Doğu Aydın ve Sebahattin Ali Bulvarlarında, Aşağı Kayacık, Karahayıt, Balıkköy ve Kalfaköy Mahallelerinde, Didim ilçesinde 1001. ve Kamacı Caddelerinde, Adnan Menderes Bulvarı’nda ve Akbük Mahallesi’nde, Nazilli ilçesinde Hürriyet Caddesi’nde, Atatürk Bulvarı’nda, Çobanlar, Ocaklı, Haydarlı, Karahallı, Ovacık ve Doğandere Mahallelerinde, Yenipazar ilçesinde Kadir Efendi Caddesi’nde ve Karaçakal, Çavdar ile Mestanlar Mahallelerinde, Söke ilçesinde Fatih Caddesi’nde, Atburgazı, Ağaçlı, Köprüalan ve Güllübahçe Mahalleleri ile muhtelif noktalarda, Germencik ilçesinde Turanlar, Çarıklar, Dampınar, Yedi Eylül ve Tekin Mahallelerinde, Karacasu ilçesinde Fatih Rüştü Caddesi’nde, Karabağlar, Yaykın, Ataköy ve Yenice Mahallelerinde, Köşk ilçesinde Cumayanı ve Gökkiriş Mahallelerinde, Sultanhisar ilçesinde İncealan ve Kabaca Mahallelerinde, Karpuzlu ilçesinde Işıklar Mahallesi’nde, Kuşadası ilçesinde 3538., Vatan ve Atatürk Caddeleri ile muhtelif noktalarda, İncirliova ilçesinde Acarlar ile Sandıklı Mahalleleri arasında bulunan kanal yolunda, Erbeyli ve Dereağzı Mahallelerinde, Çine ilçesinde Kabalar, Harımık, Kavşit ve Kahraman Mahallelerinde, Kuyucak ilçesinde Taşoluk Mahallesi’nde ve Koçarlı ilçesinde Birci Mahallesi’nde eş zamanlı çalışmalar sürdürülüyor. Kırsal mahallelerden kent merkezlerine kadar yol yapım, bakım ve yenileme uygulamaları aralıksız devam ediyor. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, tüm ilçelerde çalışmaların artarak devam edeceğini ifade etti. Başkan Çerçioğlu, "17 ilçemizin tamamında alt ve üstyapı yatırımlarımızı eş zamanlı olarak sürdürüyoruz. Hizmetlerimizi hemşehrilerimizle buluşturuyor, proje ve yatırımlarımıza her geçen gün yenilerini ekliyoruz. Aydınımız için çalışmaya devam edeceğiz. Hizmetle büyüyen Aydın" ifadelerini kullandı.
İzmir Yaşar Üniversitesi Yelken Takımı’ndan 25. yıl zaferi EAYK Kış Trofesi kapsamında düzenlenen "Yaşar Üniversitesi 25. Yıl Kupası Yelkenli Yarışı"nda, üniversitenin yelken takımı şampiyonluk kupasını kaldırarak başarılarına yenisini ekledi. Çeşme Marina’da, Ege Açıkdeniz Yat Kulübü (EAYK) Kış Trofesi kapsamında gerçekleştirilen "Yaşar Üniversitesi 25. Yıl Kupası", iki gün süren çekişmeli yarışlara sahne oldu. Toplam 14 teknenin mücadele ettiği organizasyonda, Yaşar Üniversitesi Yelken Takımı üstün performansını koruyarak grubunu zirvede tamamladı. Takım, en yüksek performanslı teknelerin yer aldığı ORC A kategorisinde birinci oldu. Organizasyona; Selçuk Yaşar Spor ve Eğitim Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı ve Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili İdil Yiğitbaşı, Yaşar Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ahmet Yiğitbaşı, Rektör Prof. Dr. Levent Kandiller, EAYK Başkanı Herman Van Lierde ve Çeşme Marina Genel Müdürü Toker Gürer, kulüp üyeleri ve sporcular katılım gösterdi. "Spor, akademik başarının tamamlayıcısıdır" Yarış öncesi konuşma yapan Yaşar Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ahmet Yiğitbaşı, üniversitenin kuruluşundan bu yana spora ve sosyal gelişime verdiği önemi vurgulayarak şunları söyledi: "Bugün burada sizlerle olmaktan çok büyük mutluluk duyuyoruz. Kurulduğumuz günden bu yana üniversitemiz gençlerimizin yalnızca akademik başarıyla değil, kültürel ve sosyal alanlarda da gelişmelerine çok önem verdi. Spor, rekabetin ötesinde disiplini, dayanışmayı, ortak hedefi, birlikte yürümeyi ve centilmenliği de öğretiyor. Bu nedenle, öğrencilerimizin sporla bağ kurmalarını, takım ruhunu deneyimlemelerini ve kendilerini farklı alanlarda ifade edebilmelerini her zaman destekledik. Bu anlamlı organizasyona katkı sunan herkese çok teşekkür ederim." Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller ise "Bu organizasyon üniversitemiz için çok anlamlı; çeyrek asrı geride bıraktık ve yavaş yavaş markalaşıyoruz. Dünyada hem sanatta hem sporda her anlamda değer olduk. Şimdiden bütün öğrencilerimize ve çalışanlarımıza, bu organizasyonun içindeki herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu. Üç yıllık şampiyonluk serisi Takımın başarısını değerlendiren Baş Antrenör ve Direktör Haktan Taş, son üç yıldır katıldıkları tüm yarışlardan birincilikle döndüklerini belirtti. Taş, "Üniversitemiz 2009 yılından beri kurucumuz ve onursal başkanımız Sayın Selçuk Yaşar vasıtasıyla ilk teknesi olan üniversite olma unvanıyla birlikte yıllardır yelken sporuna ve yelken takımlarına çok fazla destek vermekteydi. Üniversitemizin 25’inci yılına özel düzenlenen bu yarışı hem organize etmek hem de yarışın içerisinde üniversitemizin yelken takımıyla bulunmak çok keyifli" dedi. EAYK Başkanı Herman Van Lierde ise takımın yüksek potansiyeline dikkat çekerek, gençlerin yelken sporuna dahil olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve organizasyonun gelenekselleşmesi mesajını verdi.
Adana Kalp kapak hastalıklarında ameliyatsız tedavi mümkün Kardiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Uzm. Dr. Samet Yılmaz, bazı hasta gruplarında açık cerrahinin ciddi risk oluşturabildiğini söyleyerek, "Kasıktan girerek gerçekleştirdiğimiz minimal invaziv yöntemle kapak tamirini çok daha güvenli şekilde yapabiliyoruz" dedi. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Uzm. Dr. Samet Yılmaz, son yıllarda kalp kapak hastalıklarının tedavisinde önemli bir dönüşüm yaşandığını belirterek, açık kalp ameliyatına alternatif olarak geliştirilen minimal invaziv yöntemlerin uygun hastalarda başarılı sonuçlar verdiğini açıkladı. Uzm. Dr. Samet Yılmaz, özellikle mitral ve triküspit kapak yetmezliklerinde artık her hastanın açık kalp ameliyatına ihtiyaç duymadığını ifade ederek şu bilgileri paylaştı: "Gelişen teknoloji ve girişimsel kardiyoloji uygulamaları sayesinde, uygun hasta grubunda kasık bölgesindeki toplardamarlardan girilerek kalbin içine ulaşabiliyor ve kapaklardaki kaçakları minimal invaziv yöntemlerle onarabiliyoruz. Mitral ve triküspit kapak yetmezliklerinde, halk arasında ‘mandal’ olarak bilinen özel klips sistemleri kullanılarak kapaklardaki kaçak önemli ölçüde azaltılabiliyor." Yüksek riskli hastalar için önemli alternatif Avrupa Kardiyoloji Derneği kılavuzlarında da önerilmeye başlanan bu yöntemin özellikle yüksek ameliyat riski taşıyan hastalar için önemli bir seçenek sunduğunu belirten Yılmaz, şu hasta gruplarının bu tedaviden fayda görebildiğini söyledi: "Daha önce açık kalp ameliyatı geçirmiş hastalar, ileri yaş grubundaki bireyler, kalp fonksiyonları ciddi şekilde azalmış hastalar, kalp yetmezliği bulunan ve ameliyat riski yüksek kabul edilen hastalar." Uzm. Dr. Yılmaz, "Bu hasta gruplarında açık cerrahi ciddi risk oluşturabiliyor. Biz ise kasıktan girerek gerçekleştirdiğimiz minimal invaziv yöntemle kapak tamirini çok daha güvenli şekilde yapabiliyoruz" dedi. Hastalar kısa sürede günlük yaşamına dönebiliyor İşlemin en önemli avantajlarından birinin göğüs kafesi açılmadan uygulanması olduğunu vurgulayan Yılmaz, hastaların iyileşme sürecinin oldukça hızlı olduğuna dikkat çekti. Yaklaşık bir saat süren işlemin genel anestezi altında gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, "Hastalarımızın büyük bölümü ertesi gün servise alınabiliyor ve bir-iki günlük takip sonrası taburcu edilerek normal yaşamlarına dönebiliyor. Operasyon sonrasında nefes darlığı, çabuk yorulma, çarpıntı ve halsizlik gibi şikayetlerde belirgin azalma görüyoruz" ifadelerini kullandı. Son 6 ayda 10 başarılı vaka Bölgede bu işlemin en yoğun uygulandığı merkezlerden biri olan Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezinde son 6 ay içerisinde 10 hastaya başarıyla minimal invaziv kapak onarım işlemi uygulandığını açıklayan Uzm. Dr. Samet Yılmaz, yakın zamanda ileri yaşta, kalp pili bulunan ve ciddi kalp yetmezliği yaşayan iki yüksek riskli hastada daha başarılı sonuçlar elde ettiklerini söyledi. Son olarak dikkat çeken genç bir vakayı paylaşan Uzm. Dr. Samet Yılmaz, yaklaşık 10 yıl önce böbrek nakli yapılan, 3-4 yıl önce ise kalp krizi geçirerek bypass ameliyatı olan 55 yaşındaki bir hastanın bir yıllık takip sürecinde kalp kapaklarındaki kaçakların giderek arttığını ve buna bağlı semptomların ortaya çıktığını söyledi. Hastada nefes darlığı, çabuk yorulma ve efor kapasitesinde belirgin düşüş yaşandığını belirten Yılmaz, multidisipliner bir yaklaşımla yapılan değerlendirme sonucunda açık cerrahinin yüksek risk taşıdığına karar verildiğini aktardı. Yılmaz, işlem sonrası hastanın kalp fonksiyonlarında ve günlük yaşam kapasitesinde belirgin düzelme gözlemlendiğini belirtti. Göğüs kafesi açılmadan gerçekleştirilen bu yöntemin hastalara önemli avantajlar sağladığını vurgulayan Yılmaz, "Hastalarımız çok kısa sürede toparlanabiliyor. Operasyon sonrasında nefes darlığı, halsizlik ve çabuk yorulma gibi şikayetlerde ciddi azalma görüyoruz. Yaşam kalitesi artan hastalar günlük yaşamlarına çok daha hızlı dönebiliyor" dedi.