GÜNDEM - 06 Mayıs 2017 Cumartesi 14:07

KDK'dan cücelere müjde

A
A
A
KDK'dan cücelere müjde

Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), cücelerin mağduriyetinin giderilerek engelli statüsüne alınması için tavsiye kararı verdi. KDK Başdenetçisi Şeref Malkoç, "Dört bakanlığın yetkilisi bu konuda uzlaşınca biz de çok memnun olduk. Söz konusu olan düzenlemeler yapılınca cüceler, tereddütsüz tüm haklardan faydalanabilecekler" dedi.

7 Temmuz 2005 tarihinde yürürlüğe giren "Özürlüler ve Bazı KHK'larda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun" kapsamında yapılan değişikliklerde 'Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'te orantısız cücelik yani akondroplazi hastalığı, 2008 yılında engel oranı cetvelinden kaldırıldı. Bu bireyler, kararın ardından hastalığın neden olduğu nörolojik, ortopedik ve kulak burun boğaz hastalıkları gibi problemler yaşadıklarından ve yaşam performansları düştüğünden engelli hakları ve istihdamdan faydalanabilmek için önce idareye başvurdu. İdareden sorun çözücü bir geri dönüş alamayan bireyler Kamu Denetçiliği Kurumuna (KDK) başvurdular. KDK da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim ve Maliye Bakanlığından oluşan idareye tavsiye kararında bulundu.

"Vatandaş ile idare arasında köprü olmak tam KDK’ya yakışır bir görev"

KDK Başdenetçisi Şeref Malkoç da konuyla ilgili değerlendirmelerini İhlas Haber Ajansı muhabiriyle paylaştı. Kurumun idare ile vatandaş arasında köprü olmak, vatandaşın dertlerine ve sıkıntılarına çözüm getirmek amacıyla bulunan bir kurum olduğunu belirten Başdenetçi Malkoç, şikayetler üzerine bazen dostane çözümlerle bazen de kararlarla vatandaşların işlerini gördüklerini dile getirdi. Kurumun gayesinin kamu hizmetlerinin kalite standartlarının yükseltilmesi ve iyi yönetim ilkelerinin yerleştirilmesi, yani vatandaşın memnuniyetinin arttırılması olduğunu söyleyen Malkoç konuşmasına şu şekilde devam etti:
"Biz zaman zaman bu tür karar veya araştırmalarımızla da idareye yol gösteriyoruz, idarenin adeta önünü açıyoruz ve idarecilere rehberlik de yapmış oluyoruz. Cüceliğin de çok çeşitleri var, orantısız cüceler (akondroplazi) olarak adlandırılan bireylere bir haksızlık yapıldı. Vatandaşlar idareye başvurmuş ancak idare arzu edilen çözümü henüz bulamamıştı. Daha sonrasında bu mağdurlar bize geldiler, biz de olayı inceledik, araştırdık ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim ve Maliye Bakanlığından oluşan idareye tavsiye kararında bulunduk. Karardan sonra bu dört bakanlığın üst düzey yetkilileri ve görevlileri kurumumuza davet ettik, onlar da bir ay içerisinde sorunu çözeceklerini söylediler. Dört bakanlığın yetkilisi bu konuda uzlaşınca biz de çok memnun olduk. Mağdur olan bu insanların hayır duasını almak ve vatandaş ile idare arasında köprü olmak tam KDK’ya yakışır bir görev."

"Cüceler tüm engelli haklarından faydalanabilecek"

Malkoç tavsiye kararının onaylanması üzerine orantısız cücelerin hangi haklardan faydalanabileceği yönündeki soruyu da, "Söz konusu olan düzenlemeler yapılınca tereddütsüz tüm haklardan faydalanabilecekler. Bizim de idareye tavsiyemiz bu düzenlemelerin yapılmasının gerekli ve hukuka uygun olduğu yönündeydi" diye yanıtladı.

"Tüm dünyada cüceler engelli olarak kabul ediliyor"

İzmir’de yaşayan akondroplazi hastası Umut Kösemen de (42) yaşadıkları sıkıntıları anlattı. Hastalıklarının yüzde 40 engelli statüsüne alınması için yoğun mücadele verdiğini anlatan Kösemen, bugüne kadar bir sonuç alamadıklarını belirtti. Son olarak Kamu Denetçiği Kurumunun kendileriyle ilgilendiğini ifade eden Kösemen, "2008 öncesinde cücelerin yüzde 40 olarak özürlük cetvelinde kabul edilmekteydi. Bu noktada 2008 sonrasında özürlük cetvelinden kaldırıldı. O zaman ben artık bunun mücadelesini vermeye başladım. Birçok yazışmalar, karşılıklı görüşmeler yapıldı fakat herhangi bir sonuç alınamadı. Çok kısa bir örnek vereyim; 2014 senesinde bir baba oğlu için Kamu Denetçiliğine başvurdu. O dönemde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ‘yüzde 40 olarak konacak’ dedi. Sene 2017. Ben bundan bir sene öncesinde kendin başvuru yaptım Kamu Denetçiliğine. ‘Yapılacak’ şeklinde ‘özürlük cetveline konulacak’ denildi. İnatla bu sefer bir başvuru daha yaptım. Bakın ‘Kamu Denetçiliğinden hep aynı cevapları alıyoruz; fakat artık bu konuda bir sonuca varması gerekiyor’ dedim. Onlarda sağ olsunlar gerçekten Kamu Denetçiliği bu konuyu çok ciddi bir şekilde araştırmaya başladı. Bu araştırmalar sonunda da dünyada cücelerin engelli olarak kabul edildiğini gördüler. Bu bilgileri toplayarak yeniden başvuruda bulundular" dedi.

"Yüzde 40 olarak kabul edilirken neden daha sonradan kaldırıyorsunuz?"

Artık işin sonucunu bekleye başladıklarını ifade eden Kösemen, "Bir ay içerisinde kendilerinden özürlük cetveline cücelerin yüzde 40 olarak konup konmaması şeklinde bir cevap bekliyoruz. Tabii ki Kamu Denetçiliği Kurumunun da bu kadar yıldır bu konuda gösterdiği çabayı da karşı tarafın cevapla sonuçlandırılması lazım. Ben dosyaları hazırladım eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e bile dosyaları gönderdim; eşine gönderdim. Bu kurumla ilgili o dönemin bakanlarına gönderdim. Bu dönemdeki yine Cumhurbaşkanımıza dosya gönderdim, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına gönderdim. Tabii ki çok yoğun olduklarını biliyoruz; ama ben bu kadar mücadele veriyorum. Hala böyle çocuklar doğacak bir gelecek garantileri olmak zorunda. Lütuf istemiyoruz ki yani daha öncesinde zaten vardı. Yüzde 40 olarak kabul edilirken neden daha sonradan kaldırıyorsunuz? Bugüne kadar hiçbir büyüğümüzün bu konuda hiçbir şekilde el atmışlığı yok" şeklinde konuştu.

"Gerçekten rahatsız edici bir şey"

42 yaşındaki Umut Kösemen, boy kısalığı nedeniyle zaman zaman çok sıkıntılar yaşadıklarını ve günlük hayata adapte olamadıklarını belirtti. Kösemen, sıkıntılarını şöyle paylaştı: "Merdiven çıkarken zorlanıyorsun, evin içindeki hareketlerini yaparken zorlanıyorsun, sandalye kullanmak zorundasın, bir bankaya gittiğin zaman işlem yapacaksan orada işlem yaparken iletişim kurarken zorlanıyorsun. ATM'lerden para çekmek istiyorsun çekemiyorsun. Sen de dışarıya çıktığın zaman bir mekana adapte olmaya çalışıyorsun. Mekanın tuvaletine girersin bu tuvaletin zorluğunu çekersin, kaç tane mekanda engelli tuvaleti var. Gerçekten rahatsız edici bir şey, insan yaşamadığı zaman bunu anlayamaz. Otomatikman insan bir hayat güvencesi istiyor. Çünkü bizim çok ciddi iş bulma sorunlarımız var. İki 2 buçuk yıl oldu ben üniversite mezunuyum. Herkes şanslı bir ailenin çocuğu olmayabilir. İş hayatında sıkıntı yaşıyorsunuz, çalışmak istiyorsun, iyi bir CV’niz var karşındaki insan reddediyor. Ben kendim bu durumdan dolayı üç büyük operasyon geçirdim. Omurgamdaki kanal daralmasından dolayı ayaklarımı kullanamaz hale geldim. Bunun sebebi genetiksel cüceliktir. Yaşlanmaya başladığında da o kemiklerdeki deformasyon çok ciddi artmaya başlıyor. Şu anda ayaklarımı rahatlattılar, rahatlamış halinde bile yüzde 30 zemini hissetmiyorum ve sağ ayağım hafif topallıyor Önceden daha kötüydüm. Şunu unutmasın insanlar cücelik bir boy kısalığı değildir."

Akondroplazi nedir?

Akondroplazi, orantısız cüceliğe neden olan bir kemik büyümesi bozukluğudur. Cücelik yetişkinlikte kısa boy durumu olarak tanımlanmıştır. Akondroplazili hastalar normal büyüklükte bir beden ve kısa uzuvlarla kısa boya sahiptir. Bu orantısız cüceliğin en sık görülen tipidir. Vakaların yaklaşık yüzde 20'si kalıtımla geçer. Akondroplazili yetişkinler için ortalama boy erkeklerde 1,3 ve kadınlarda 1,2 metredir.

Yağmur Yıldız -Halil Karahan- Emre Yüzügüldü 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Zafer Uysal: "Hedefimize ulaşmak için tek yürek olacağız" Balıkesirspor Teknik Direktörü Zafer Uysal, deplasmanda 7-0 kazandıkları Nazillispor maçının geride kaldığını ve Altay mücadelesine odaklandıklarını dile getirerek, "Hedefimize ulaşmak için tek yürek olacağız" dedi. TFF 3. Lig 4. Grup’ta mücadele eden Balıkesirspor’da teknik direktör Zafer Uysal, deplasmanda karşılaştıkları ve 7-0 mağlup ettikleri Nazillispor ile gelecek hafta karşılaşacakları Altay müsabakaları öncesi değerlendirmelerde bulundu. Teknik direktör Zafer Uysal’ın Balıkesirspor’un resmi sosyal medya hesabından yayımlanan açıklamalarında şu ifadeler yer aldı: "Nazillispor karşılaşmasını geride bıraktık. Sahada mücadele eden tüm oyuncularımı yürekten kutluyorum. Ancak bizim için geçmiş maçlar artık geride kaldı. Önümüzdeki hafta sonu oynayacağımız Altay maçına tam anlamıyla odaklanmış durumdayız. Ligde hedefimiz belli. Playoff hattı içerisinde yer almak ve bu konumumuzu daha da sağlamlaştırmak istiyoruz. Yönetimimizin inancı ve desteğini de arkamıza alarak bu doğrultuda çalışmalarımıza büyük bir hız ve konsantrasyonla devam ediyoruz. Takım olarak amacımız sezon sonunda ligi ilk 5 içerisinde tamamlamak. Altay, köklü ve güçlü bir camia. Zorlu bir mücadele bizi bekliyor. Ancak biz kendi oyun felsefemize, takımımızın kalitesine ve oyuncu grubumuzun inancına sonuna kadar güveniyoruz. İyi bir hazırlık süreci geçiriyoruz. Sahaya kazanmak için çıkacağız ve taraftarımıza hak ettiği galibiyeti armağan etmek istiyoruz. Hedefimize ulaşmak için tek yürek olacağız" açıklaması yaptı.
İstanbul Ekrem İmamoğlu: "Ben dertliyim 3 bin yılla yargılanıyorum" ‘Ekrem İmamoğlu, hakim karşısına çıktı. Duruşmada söz hakkı alarak sanık kürsüsüne gelen Ekrem İmamoğlu, "16 milyon insanın belediye başkanı burada. Ben dertliyim 3 bin yılla yargılanıyorum. İddianamenin başından itibaren ortaya konulan net bir tavır var. Meselenin özü siyasidir" dedi. Duruşmaya 13.30’a kadar ara verildi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı. Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu’nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşması ikinci günüyle devam ediyor. Kimlik tespitleri ile başlayan duruşmada ardından iddianame özeti okundu. İddianame özetinin okunması yaklaşık 30 dakika sürdü. "Ben dertliyim 3 bin yılla yargılanıyorum" Ardından sanık Ekrem İmamoğlu söz hakkı alarak sanık kürsüsüne geldi. İmamoğlu, "Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli siyasi davası başlatılıyor. Adalet mülkün temeli ise sizin oradan bakışınız ile kimse suçlu değil. Bütün bu süreçte siz iddia makamı ile kutsal bir görevi yapıyorsunuz. 16 milyon insanın belediye başkanı burada. Ben dertliyim 3 bin yılla yargılanıyorum. İddianamenin başından itibaren ortaya konulan net bir tavır var. Meselenin özü siyasidir. Bu siyasi bir davadır. Siyasi dava bugün başlamamıştır. Başsavcı görünümlü siyasetçi İstanbul’a gelmiş vazifesini tamamlamıştır. Başarılı olursan bakan olursun denilen kişi bakan olmuştur. Bu iş başından beri siyasidir. Bedelini siz ödersiniz ben değil. Televizyonda naklen yayınlansın dediğimizde herkesin tabi ki yayınlayalım dediği yerde bu duruma geldik. Bu gerginlik ile bu süreç yönetilemez. Adil bir yargılama benim hakkımdır. Ben Türkiye’nin ilk seçimde iktidarı olacak partinin cumhurbaşkanı adayıyım. Cumhurbaşkanı adayı burada konuşmazsa olmaz. Siz bana burada 15 dakika vermekle hiçbir şey kaybetmezsiniz. Lütfen burada bu yargılama sürecini düzene koyunuz. Turkuaz ve Yenişafak ahlaksız gruplarının sayfalarında ailemle ilgili ahlaksız haberler yayınlanıyor. Sayfa sayfa satır satır her arkadaşım hakkında alçak kurumlarda haberler yayınlanıyor. Düşünün başsavcı görünümlü siyasetçi kalktı buna asrın yolsuzluğu dedi. Böyle bir arsızlık olur mu" dedi. Mahkeme başkanı bu sırada "Dünden beri savunma alamadık lütfen tamamlayın" şeklinde uyarıda bulundu. İmamoğlu, "Barış adil özgür eşit bir mücadele ile sağlanır. Erdoğan 90’lı yıllarda rüşvetten yargılandı 1 gün hapiste kalmadı ben tecrit altındayım. Bu kime yapılmış bu ülkede. Müteahhitlik meraklısı başsavcı yan tarafa bina yapıyormuş. Başsavcı görünümlü siyasetçi. Siz emir kuluysanız kula kulluk ediyorsanız Allah ondan korusun. 107 arkadaşım savunma yapacak. Ben savunma sırasının bile tutarsız olduğunu düşünüyorum. Bu süreçte çoklu söz hakkı olduğunu düşünüyorum. Buradaki her arkadaşım öyle bir savunma yapacak ki çöp iddianamenin sayfası kalmayacak. Avukatlarım ile bir diyalog köprüsünün sizin için iyi olacağını düşünüyorum. El kol hareketi ile bana laf yetiştirmeye çalışan arkadaşı ben muhatap almam. Yassıada’da da senli benli konuşularak başladı mesele. Benim de bir yanlışım olduysa affola. Diyalog olmadan bu süreç yönetilemez. Biz bu cennet vatanda Ramazan ayında neler yaşıyoruz. Ramazan ayı bitiyor bayram geliyor bu arkadaşları evine yollayın. Bu insanlar tutuksuz yargılansın. Benimle bu şekilde bir süreç yönetin" dedi. Öte yandan, duruşmaya 13.30’a kadar ara verildi.
Isparta Muhtarlar konfederasyonu heyeti Isparta’da bir araya geldi Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Genel Başkanı Kadir Delibalta ve beraberindeki heyet, Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’i makamında ziyaret etti. Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Genel Başkanı Kadir Delibalta, yönetiminde yer alan Akdeniz Muhtarlar Federasyonu Başkanı Mahmut Gülcü, Isparta Muhtarlar Derneği Başkanı Gökhan Büyükleblebi, Adana Muhtarlar Derneği Başkanı Ata Ürün, Osmaniye Muhtarlar Derneği Başkanı Ali Kama, Adana Çukurova Muhtarlar Derneği Başkanı Sibel Polat, Burdur Muhtarlar Derneği Başkanı Mustafa Aktaş, Adana Seyhan İlçesi Pınar Mahalle Muhtarı Saniye Çelik ve Ispartalı muhtarlar ile birlikte Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’i makamında ziyaret etti. Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Genel Başkanı Kadir Delibalta ve yönetim kurulu üyeleri, Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’i makamında ziyaret etti. Ziyarette konuşan Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Genel Başkanı Kadir Delibalta, Isparta Muhtarlar Derneği’nin olağan genel kurul toplantısına katılmak üzere kente geldiklerini belirterek, genel kurulda mevcut Başkan Gökhan Büyükleblebi’nin yeniden seçildiğini söyledi. Delibalta, muhtarlar ile yerel yönetimler arasındaki iş birliğinin önemine değinerek, belediyelerin muhtarlarla koordineli çalışmasının hizmetlerin sahaya yansımasında etkili olduğunu ifade etti. Muhtarlarla iş birliği vurgusu Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ise muhtarların yerel yönetimler açısından önemli bir görev üstlendiğini belirterek, mahallelerdeki sorun ve taleplerin muhtarlar aracılığıyla belediyeye iletildiğini söyledi. Başdeğirmen, vatandaşlarla belediye arasında iletişimin sağlanmasında muhtarların önemli rol üstlendiğini ifade etti. Ziyaret, karşılıklı görüş alışverişinin ardından sona erdi. Ziyarete Delibalta’nın yanı sıra Akdeniz Muhtarlar Federasyonu Başkanı Mahmut Gülcü, Isparta Muhtarlar Derneği Başkanı Gökhan Büyükleblebi, Adana Muhtarlar Derneği Başkanı Ata Ürün, Osmaniye Muhtarlar Derneği Başkanı Ali Kama, Adana Çukurova Muhtarlar Derneği Başkanı Sibel Polat, Burdur Muhtarlar Derneği Başkanı Mustafa Aktaş, Adana Seyhan ilçesi Pınar Mahalle Muhtarı Saniye Çelik ile Ispartalı muhtarlar katıldı.
Adana Üst geçit isteyen mahalleli eylem yapıp belediyeye tepki gösterdi Adana’da tırın dorsesinin çarpması sonucu parçalanan ve Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından sökülen üst geçidin yerine 10 aydır yenisi yapılmayınca mahalleli eylem yapıp belediyeye tepki gösterdi. Merkez Seyhan ilçesi Turhan Cemal Beriker Bulvarı’nda 6 Mayıs 2025’te bir tırın dorsesi, seyir halindeyken açılarak yaya üst geçidine çarptı. Adana Büyükşehir Belediyesi ekipleriyse parçalanan üst geçidi sökerek kaldırdı. Üst geçidin yeniden yapılacağı belirtilse de bu zamana kadar herhangi bir çalışma başlatılmadı. Okulların yoğun olduğu bölgede Emek ile Seyhan mahallelerini birbirine bağlayan üst geçidin yapılması için mahalle sakinleri defalarca Adana Büyükşehir Belediyesi’ne başvuruda bulundu. Üst geçidin bulunduğu noktada bulunan mahalle sakinleri, yolun karşısına geçmekte zorlandıklarını belirterek yetkililerden yardım istedi. Grup adına konuşan Metin Yıldırım, söz konusu üst geçidin hala yapılmamış olmasının, bölge halkını mağdur ettiğini ifade ederek, "Burası bir okullar bölgesidir ve çevrede yaklaşık 10 bin öğrenci bulunmaktadır. Bölgedeki sakinlerin günlük yaşam düzenleri bozulmuş, güvenlik riski artmıştır. Üst geçidin olmayışı sebebiyle vatandaşlarımız yoğun akan trafiğe aldırış etmeden, mecburiyet nedeniyle konulan engellerin üzerinden atlayarak karşıya geçmek zorunda kalmaktadır. Bu durum her an ciddi trafik azasına yol açabilecek hayati bir tehlike oluşturmaktadır" dedi. Yakın zamanda meydana gelen bir trafik kazasında bir kadının hayatını kaybettiğini anlatan Yıldırım, "Aylardır yapılmayan üst geçitten dolayı yaşanan kazada en büyük suç kime aittir? Tabi ki sorumluluklarının gereğini yapmayan kişi ve kurumlara aittir. Bunun vebalini kaldıramazsınız. Bölge halkı olarak Adana Büyükşehir Belediyesi ve ilgili kurumlardan üst geçidin ivedilikle yeniden yapılmasını, yaşanan mağduriyetin bir an önce giderilmesini talep ediyoruz" ifadelerini kullandı. Öte yandan bazı vatandaşların, akan trafiğe rağmen refüjdeki demirlerin üzerinden atlayarak karşıya geçmeye çalıştığı görüldü.