ASAYİŞ - 10 Aralık 2014 Çarşamba 21:56

Kedisi için yangının ortasına daldı

A
A
A
Kedisi için yangının ortasına daldı

Antalya’da evinde yangın çıkan bir kadın kendini güçlükle dışarı attı. Balkonda kedisinin kaldığını gören kadın, alevler içindeki evine yeniden girerek kedisini kurtardı.

Edinilen bilgiye göre yangın, Muratpaşa ilçesi Bahçelievler Mahallesi 145. Sokak’taki 8 numaralı apartmanın 3. katında meydana geldi. İlkay Oğuz (40), mutfakta bulaşık yıkadığı sırada elektrik sigortası attı. Komşularında elektrik olduğunu gören Oğuz, sigortaları kaldırdı. Fakat bu sırada salonda yanan elektrikli soba nedeniyle yangın çıktı. Duman kokusunu alan Oğuz, odanın kapısını açtığında alevlerle karşılaştı. Yorgan ve eşyaların alev aldığını gören Oğuz, yangını söndürmeye çalışsa da başarılı olamadı. Komşuları Oğuz’un çığlıkları üzerine daireye geldi. Alev ve duman altında kalan daireye komşular güçlükle girdi ve Oğuz’u kurtardı.

Komşuları tarafından apartman dışına çıkarılan kadın, 3 yıldır beslediği kedisinin yanında olmadığını fark etti. Başını kaldırıp yukarı bakan hayvansever İlkay Oğuz, kedisinin balkondan seslerini duydu. Tüm engellemelere rağmen Oğuz, alevler içinde kalan evine yeniden çıktı. Hayvanı kurtarma uğruna canını tehlikeye atan Oğuz, kedisini alarak dışarı çıkmayı başardı.

Gözyaşları içinde kedisine sarılan Oğuz’u komşuları ve itfaiye sakinleştirdi. Haber verilmesi üzerine yangın yerine Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’ndan çok sayıda itfaiye geldi. İtfaiye kısa sürede itfaiye yangını söndürdü. Apartman sakinleri de panikle dışarı çıktı. Yangının söndürülmesiyle herkes rahat bir nefes aldı. İtfaiye ve polisin yangınla ilgili incelemesi devam ediyor.

İSA AKAR-ALPARSLAN ÇINAR

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Savaş haberleri çocukları olumsuz etkiliyor Psikolog Fulda Karaçiçek, savaş görüntülerinin izlenmesinin çocuklarda yoğun kaygıya neden olabileceğini belirterek, "Patlama sesleri, yaralı insanlar veya ağlayan çocuk görüntüleri oldukça sarsıcıdır. Bu durum bazı çocuklarda uyku problemleri, kabus görme, huzursuzluk, içe kapanma ya da sürekli soru sorma gibi davranış değişikliklerine yol açabilir" dedi. Çocukların kendilerini güvende hissetmeleri ve günlük yaşamlarını normal şekilde sürdürebilmeleri psikolojileri açısından büyük önem taşıyor. Ancak son günlerde tüm gündemi kaplayan savaş haberleri çocukları olumsuz etkiliyor. Televizyon, gazete ve özellikle sosyal medyada karşılaştıkları görüntü ve haberlerin çocukların zihninde korkutucu ve karmaşık bir tablo oluşturabileceğini söyleyen Medline Adana Hastanesi’nden Psikolog Fulda Karaçiçek, onların bu süreçten mümkün olduğunca az etkilenmesi için ebeveynlerin bilinçli davranmaları gerektiğini belirterek önerilerde bulundu. Çocuklar olayları yetişkinler gibi değerlendiremez Psikolog Fulda Karaçiçek, çocukların gördükleri ve duydukları bilgileri yetişkinler gibi analiz edemediğini kaydederek, "Bir haberi izlediklerinde bunun nerede olduğu, kendileri için gerçek bir tehlike oluşturup oluşturmadığı gibi ayrımları yapmakta zorlanabilirler. Özellikle küçük yaş gruplarında ‘savaş her yerde olabilir’ gibi bir algı gelişebilir. Bu da korku, güvensizlik ve kaygı duygularını artırabilir. Bu nedenle çocukların sürekli olarak savaş görüntülerine maruz kalması onların psikolojik dünyasında kalıcı izler bırakabilir. Savaş görüntülerinin tekrar tekrar izlenmesi çocuklarda yoğun kaygıya neden olabilir. Patlama sesleri, yaralı insanlar veya ağlayan çocuk görüntüleri oldukça sarsıcıdır. Bu durum bazı çocuklarda uyku problemleri, kabus görme, huzursuzluk, içe kapanma ya da sürekli soru sorma gibi davranış değişikliklerine yol açabilir. Bu nedenle ebeveynlerin, çocukların haber içeriklerine erişimini sınırlaması ve özellikle görüntü ağırlıklı içeriklerden uzak tutması önemlidir" diye konuştu. Çocukların soruları geçiştirilmemelidir Çocukların duydukları veya gördükleri bir olay hakkında merak ettikleri soruları öncelikle ebeveynlerine yönelttiklerinin altını çizen Karaçiçek, "Bu noktada çocukların sorularını görmezden gelmek ya da ‘sen anlamazsın’ gibi ifadeler kullanmak doğru değildir. Bunun yerine çocuğun yaşına uygun, sade ve sakin bir dille açıklama yapmak gerekir. Gereğinden fazla ayrıntıya girmeden, güven verici bir yaklaşım sergilemek çocuğun kaygısını azaltır. Çocuğun duygularını ifade etmesine izin vermek ve onu dikkatle dinlemek de bu süreçte oldukça önemlidir. Çocuklar çoğu zaman anne-babalarının duygusal tepkilerini gözlemleyerek kendi duygularını şekillendirirler. Eğer ebeveynler sürekli kaygılı, panik halinde veya umutsuz bir dil kullanıyorsa çocuklar da benzer şekilde kaygı yaşayabilir. Aile içindeki sohbetlerin tamamen savaş ve olumsuz haberler etrafında dönmemesi önemlidir. Çocukların en büyük güvencesi aileleridir. Bu nedenle ebeveynlerin mümkün olduğunca sakin, dengeli ve güven verici bir tutum sergilemesi önemlidir. Belirsizlik dönemlerinde çocuklar için en güven verici unsurlardan biri günlük rutinlerin devam etmesidir. Okula gitmek, oyun oynamak, aileyle birlikte vakit geçirmek gibi alışılmış düzenin korunması çocukların kendilerini güvende hissetmelerine yardımcı olur. Çocukların yaşlarına uygun etkinliklerle meşgul olmaları, oyun oynamaları ve sosyal ilişkilerini sürdürmeleri psikolojik açıdan koruyucu bir etki oluşturur" dedi.