POLİTİKA - 13 Mart 2017 Pazartesi 12:40

Kılıçdaroğlu: 'Hollanda ile ilişkilerin tamamını alın askıya'

A
A
A
Kılıçdaroğlu: 'Hollanda ile ilişkilerin tamamını alın askıya'

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Hollanda ile ilişkilerin tamamını alın askıya” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'da muhtarlar ile buluşmasında konuştu. Kılıçdaroğlu, birbirlerinin boğazını sıkacak, kavga edecek hallerinin olmadığını belirterek, “Medeni insanlar gibi oturacağız, tartışacağız. Mecliste sizlerin arasına geleceğiz, oturacağız, konuşacağız. Ben isterdim ki bu toplantıda benim gibi düşünmeyen bir siyasi parti lideri de olsun, oturup burada konuşalım medeni insanlar gibi. Ne eksiğimiz var? Avrupalı konuşuyor da biz niye konuşmayacağız? Dolayısıyla koalisyonlar ne zaman biter? Zaten koalisyonlar 15 yıldır yok, bu anayasa değişikliği de öyle koalisyonları bitirmek için gelen bir düzenleme değil. Dün Adana’da söyledim, lafla peynir gemisi yürümez. Bir şeyi yapacaksanız, oturup yapacaksınız. Rahmetli Ecevit, Kıbrıs’a çıkarken önceden açıkladı mı ben Kıbrıs’a çıkacağım diye? Hayır. Ne zaman açıkladı? Bizim askerler Kıbrıs’a ayak bastığı gün dedi ki; ‘Biz Kıbrıs’tayız’, bitti. Doğru mudur? Doğrudur. Şimdi bakanımız gidiyor Almanya’ya, bakanımız gidiyor Hollanda’ya, içeri almıyorlar, uçağı geri çeviriyorlar. Bu bizim onurumuza dokunuyor. Efendim en ağır şekilde bedelini ödeyecekler, nasıl ödeyecekler? Bekleyin, 16 Nisan’dan sonra. Niye 16 Nisan’dan sonra? İktidar tamam, muhalefet destek veriyor, sonuna kadar destekliyoruz. Niye o zaman gereğini yapmıyorsun? Hollanda ile ilişkilerin tamamını alın askıya. Almıyorlar. Niçin? Ben size bir örnek vereyim; İsrail bizim 9 vatandaşımızı açık denizde katletti mi? Katletti. Ezanı yasakladı mı? Yasakladı. Ne dediler? ‘Gazze’de abluka kalkmazsa İsrail’le bir araya gelmeyeceğiz’ dediler mi? Dediler, en yetkili ağızlar söyledi. Sonra ne oldu? Abluka kalktı mı? Kalkmadı. Türkiye’nin itibarı kaça satıldı? 20 milyon dolara, alın dediler 20 milyon doları sesinizi kesin. Bu benim ağırıma gidiyor” ifadelerini kullandı.

“İncirlik Üssü’nde Alman askeri var mı? Var. Çıkarıyor musun? Çıkarmıyorsun, konuşuyorsun”

“Almanya’ya gidildi, bakanımız alınmadı, propaganda yapamazsınız denildi” diyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:“Ne yapacaksınız? Almanya gününü görecek, nasıl görecek? İncirlik Üssü’nde Alman askeri var mı? Var. Çıkarıyor musun? Çıkarmıyorsun, konuşuyorsun. Ya bu millet konuşmaktan bıktı, ne yapacaksan çık adam gibi yap. Bu kadar açık. Biz de sana her türlü desteği vereceğiz. Efendim yapacağız, ne zaman? 16 Nisan’dan sonra. 16 Nisan’dan sonra diyecekler ki; ya bunu yine FETÖ karıştırdı, böyle bir şey olmaz, kusura bakmayın, gelin hep beraber tokalaşalım, bu işi idare edelim. Bakın burada söylüyorum, 16 Nisan’dan sonra göreceksiniz. Bunlar, Türkiye’nin itibarına gölge düşürüyor, doğru değildir bu davranışlar. Sadece muhtarları değil hiçbir insanı, hiçbir canlıyı küçük görme hakkımız yoktur ama bulunduğumuz yere ve ortama göre dilimiz vardır. Diplomasinin de bir dili vardır, Türkiye’de konuştuğun gibi Birleşmiş Milletlerde rahat konuşamazsın. Diplomasinin dili ayrıdır, doktorların dili vardır, onların dili de ayrıdır, avukatların dili vardır, onların da dili ayrıdır. Burada oturup konuşabiliriz, tartışabiliriz ama BM’de konuştuğunuz zaman konuşmanın içeriği dolu olmalı. Herkes demeli ki helal olsun şu cumhurbaşkanı haklı, bütün dünyaya ders verdi, bilgisiyle, birikimiyle, konuşmasıyla, irfanıyla ders verdi. BM kürsüsünde iç politika yaparsanız bu doğru değildir, orada dünyaya konuşuyorsunuz, Türkiye’ye değil. Kastettiğim odur, burada biz konuşuyoruz, benzer bir konuşma bana deseler ki BM’de yap, orada daha farklı bir dil kullanırım, kullanmak zorundayım. Diplomasinin dili vardır, büyükelçi bizim istediğimiz gibi konuşamaz. Bu sadece bizim ülkemize ait bir dil midir? Hayır, bütün dünyada böyledir.”

“Siyasi Ahlak Kanunu çıkması lazım”

İçinde yaşanılan sistemin mükemmel olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Yüzde 1 oy alan partinin genel başkanı Türkiye Büyük Millet Meclisine gelmeli. Yani Saadet Partisinin genel başkanı, Vatan Partisinin genel başkanı yüzde 1 oy aldığı taktirde Meclise gelip konuştuğunda ne eksiğimiz olur? Soru şu; yüzde 10 seçim barajını kim getirdi? Ben mi getirdim? Hayır. İktidar mı getirdi? Hayır. Kenan Evren ve arkadaşları, darbeciler getirdi. Biz darbeye karşı değil miyiz? Darbeye karşıyız. Darbe hukukuna karşı değil miyiz? Darbe hukukuna karşıyız. O zaman gelin değiştirelim. Hayır değiştirmeyelim. Niye? O zaman sen darbecileri savunuyorsun. Değiştirelim, yüzde 1 oy alan partinin genel başkanı Meclise gelsin, Mecliste konuşma yapsın. Mecliste konuşsun, onun da düşüncelerini alalım. Akıl akıldan üstündür, belki benim bir eksiğim var o tamamlayacak. Bugünkü sistemin eksiği, Siyasi Ahlak Kanunu çıkması lazım. Yani siyasetçilerin ahlaklı olması lazım, siyasetçilerin ihale takipçisi olmaması lazım, siyasetçilerin yolsuzluk yapmaması lazım, siyasetçilerin kul hakkı yememesi lazım ve siyasetçinin hesap vermesi lazım. Siyasi Ahlak Kanunu var mı? Yok. Niye yok? Hazırlıyoruz, her seferinde veriyoruz, teklif ediyoruz, sağ olsun Sayın Ahmet Davutoğlu da dedi bunu getireceğim, söz verdi, o da gitti. Siyasi Ahlak Kanunu’na ihtiyacımız var. Siyasi Partiler Kanunu’nun değişmesine ihtiyacımız var, siyasetin finansmanı ile ilgili kanun değişikliğine ihtiyacımız var, bunlar olursa Parlamento daha güzel olur” şeklinde konuştu.

“Hiç kimse kendi görevinin dışına çıkmazsa çift başlılık olmaz”

“141 yıllık parlamento deneyimimiz var” diyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: “141 yıllık deneyimi kaldırıyoruz, dünyanın hiçbir ülkesinde uygulanmayan yeni bir model diyoruz. Anayasa değişikliği, efendim bu değişiklik çıkarsa çift başlılık olmaz. Şimdi elinizi vicdanınıza koyun ve benim bu sorumu cevaplayın, bugün çift başlılık mı var? 15 yıldır çift başlılık mı var? 20-30 yıldır çift başlılık mı var? Herkes kendi işini yaparsa biter, nerede çift başlılık? Sayın Cumhurbaşkanı kendi görevini yapar, Sayın Başbakan kendi görevini yapar, bakanlar kendi görevini yapar, ana muhalefet, muhalefet partileri kendi görevini yapar, her birisinin görevi kanunlarla, anayasayla belirlenmiştir. Hiç kimse kendi görevinin dışına çıkmazsa çift başlılık olmaz. Yeni modelde diyorlar ki; hem başkan olacak hem tarafsız olacak hem partili genel başkanı olacak. O zaman nasıl tarafsız olacak? Ben tarafsız mıyım? Hayır. Ben TBMM’de tarafsızlık üzerine yemin mi ediyorum? Hayır. Bizim yeminimizde tarafsızlık kuralı yoktur, tarafsızlık kuralı cumhurbaşkanınındır. Çünkü cumhurbaşkanı, 80 milyonu temsil eder. Peki cumhurun başkanı olan birisi aynı zamanda bir partinin başkanı olursa çift başlı olmaz mı? Çift başlı olur. Hem partisinin genel başkanı hem de cumhurun başkanı.”

“Hani diyorduk ya çatışma olmasın, en büyük çatışmayı getirecek”

Bu değişiklikle birlikte başka bir sorunun daha ortaya çıkacağını savunan Kılıçdaroğlu, “Diyelim ki seçim oldu, onun partisinin başkanı değil başka birisi kazandı, o zaman başkan ayrı telden, çoğunluk partisinin başkanı ayrı telden çalacak. Asıl büyük yarılma oradan olacak, bunu anlatmaya çalıştım, olay budur. Bu kadar basittir. Bu neyi getirir? Hani diyorduk ya çatışma olmasın, en büyük çatışmayı getirecek. Biz bu tehlikeye dikkati çekmek istedik, doğrusu da bu tehlikeyi bütün vatandaşlarımın bilmesini isterim. Başkanla, bugünkü modeldeki cumhurbaşkanıyla Mecliste çoğunluğu olan parti birlikte ülkeyi çok daha zor yöneteceklerdir. Bugünkü modelde nedir? Cumhurbaşkanı tarafsızdır, başbakan çoğunluk partisini temsil eder, istediği kanun tasarısını Meclise getirir, Mecliste oturulur, tartışılır ve çözülür” dedi.

“Bütün muhtarların ömrü bir kararnameye bağlı”

Başkanlık sitemi geldiğinde muhtarlığın kalkıp kalkmayacağını sorduklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, “Bu modelde başkan, arzu ettiği zaman TBMM’yi feshediyor. Hiçbir gerekçeye ihtiyaç duymadan. Çünkü anayasada şu gerekçeyle iptal edeceksin veya bu sorun çıktığında iptal edeceksin diye bir düzenleme yok. Mevcut anayasada diyor ki; evet cumhurbaşkanı Meclisi feshedebilir, yeni seçime götürebilir ama 45 gün içinde hükümet kurulmazsa. Yeni modelde bu yok. Muhtar kardeşlerim elini vicdanına koyup sorsunlar bu doğru mudur yanlış mıdır? Efendim muhtarlık kalkacak mı? Başkanın takdirine bağlı. Bütün muhtarların ömrü bir kararnameye bağlı, bir kararname çıkar, muhtarlıklar kaldırılmıştır, bitti, o kadar. Yetki veriyor muyuz? Veriyoruz tabii ki. Böyle bir yetkiyi bir kişiye vermek doğru mudur? Yanlış mıdır? Bir kişiye bu yetkiyi vermek yanlıştır diyorsanız hayır oyu kullanacaksınız, doğrudur diyorsanız gidip evet oyu kullanacaksınız bu kadar basit. Belki bazı muhtar arkadaşlarımız diyebilir, efendim olur mu muhtarlık çok eski bir kurumdur, demokrasinin en köklü kurumlarından birisidir, en temiz demokrasi burada tecelli eder, kimse muhtarlığı kaldıramaz. Size şu söylenecek, ya kardeşim diyecek başkan ben TBMM’yi fesih yetkisine sahibim muhtarlığı mı feshetmeyeceğim? Hepinizin düşünmesi lazım, ben size düşünerek sandığa gidin diyorum. Elimizi vicdanımıza koyacağız, düşünerek sandığa gideceğiz. Bu bir siyasi parti seçimi değildir. Bunun partilerle ilgisi yok, bu bütün partileri ilgilendiriyor Mecliste olsun olmasın, bütün vatandaşları ilgilendiriyor. Hepimizin oturup doğru karar vermesi lazım” açıklamasını yaptı.

“Başkanlık sistemi, bugünkü model dünyanın hiçbir ülkesinde uygulanmayan bir modeldir”

Anayasa değişikliğinde partilerin neden bir araya gelmediğinin sorulduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “Evvelki yasama döneminde 4 siyasi parti bir araya geldi, anayasanın 80 maddesinin değiştirilmesi konusunda görüş birliği sağlandı ama çıkmadı. Sonradan dediler ki oturalım konuşalım. 15 Temmuz darbesinden sonra biz saraya gittik, Sayın Cumhurbaşkanı çağırdı ve oraya gittik. Ben, Sayın Cumhurbaşkanına, Sayın Başbakana, Sayın Devlet Bahçeli’ye, Cumhurbaşkanı Sözcüsü Sayın Kalın da oradaydı ve Cumhurbaşkanlığı Sayın Genel Sekreteri de oradaydı, yargı bağımsızlığının ne kadar önemli olduğunu anlattım. Yargı bağımsızlığı sağlanabilirse bu memlekette mahkemeler adalet dağıtır dedim ve gelin anayasada önce bu yargı bağımsızlığını sağlayacak düzenlemeleri yapalım, tamam dediler. Hepimiz anlaştık, ben de teşekkür ettim. İki toplandık, ondan sonra kimse toplantıya gelmedi, kabul edilmedi. Sonra dediler ki anayasa değişikliği için buyurun gelin, başkanlık sistemini getireceğiz. Dedik ki, biz başkanlık sistemine karşıyız, parlamenter demokratik sistemde neyi öngörüyorsanız gelin oturalım, konuşalım 140 yıllık tecrübemiz var. Olur ya bizim eksiğimiz, yanlışımız da olabilir, bir araya gelelim, oturalım, konuşalım, biz bu sorunu çözelim. Hayır dediler biz başkanlığı getireceğiz, biz onu uygun görmüyoruz dedik. Olay budur. Dolayısıyla başkanlık sistemi, bugünkü model dünyanın hiçbir ülkesinde uygulanmayan bir modeldir.

Başkanlık sisteminin gerçek anlamda uygulandığı bir ülke var, o da Amerika Birleşik Devletleri. Neden? Çünkü kendi tarihi şartları onu öngörüyor. Bir başkan var, eyaletler var, eyaletlerin valileri var, eyaletlerin parlamentoları var, her parlamento kendi eyaletinin kanununu çıkarır. Yani çok parçalı bir yapı vardır. Zaten Birleşik Devletleri diyor, her bir eyaletin ayrı bayrağı da var. Şimdi biz bu başkanlık sistemini Türkiye’nin geleceği açısından, Türkiye’nin bekası açısından sağlıklı görmüyoruz, doğru da görmüyoruz. Yanlış görüyoruz” dedi.  

Goncagül Özcan - Pelin Üzek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sultanbeyli’de 3 yeni okulun temeli atıldı Sultanbeyli’de eğitim yatırımları kapsamında ilçeye kazandırılacak 3 yeni okulun temel atma töreni gerçekleştirildi. Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş’ın ev sahipliğinde düzenlenen törene, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ve İstanbul milletvekilleri katıldı. Törende konuşan Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş, ilçenin eğitim yatırımları açısından önemli bir adım atıldığını belirterek, Mehmet Akif Mahallesi’nde bir ilkokul ve bir ortaokulun, Akşemsettin Mahallesi’nde ise bir ilkokulun temelinin atıldığını söyledi. Tombaş, yapılan yatırımların çocukların eğitim şartlarını iyileştirmeye yönelik olduğunu ifade ederek, "Bugün burada sadece okul binalarının temelini atmıyoruz. Çocuklarımızın hayallerine, gençlerimizin yarınlarına, ailelerimizin umutlarına ve Sultanbeyli’mizin geleceğine güçlü bir temel atıyoruz. Her bir okulumuz; içinde bilgiyle, emekle, sevgiyle ve gayretle büyüyecek nice evladımızın yuvası olacak. Bu okullarda nice çocuklarımız ilk harflerini öğrenecek, nice gençlerimiz hedeflerini büyütecek, nice başarı hikâyelerinin ilk satırları yazılacak. Bizim en büyük gayemiz; gözümüzün nuru evlatlarımızın daha iyi şartlarda eğitim almasıdır. Onların daha ferah sınıflarda, daha güvenli ve daha güçlü imkânlarla donatılmış eğitim ortamlarında yetişmesidir. Bu anlayışla Sultanbeyli’de eğitimi her zaman öncelikli hizmet alanlarımızdan biri olarak görüyoruz. Çocuklarımızın eğitim imkânlarını geliştirmek, okullarımızın fiziki kapasitesini artırmak, sınıf mevcutlarının azalmasına katkı sunmak ve eğitim kalitesini daha da yükseltmek için bütün kurumlarımızla iş birliği içinde çalışıyoruz" dedi. Tombaş, "Sultanbeyli’nin . İstanbul’un en genç ve en dinamik nüfusuna sahip ilçelerinden biri olarak öğrenci sayısının yoğunluğuna değinerek, " Yeni okul yatırımlarına ilişkin taleplerimizi Sayın Valimize arz ettiğimizde, kendileri ilk günden itibaren bizlere güçlü bir destek verdi. Bugün burada 3 yeni okulumuzun temelini atabiliyorsak, bunda Sayın Valimizin, Sayın Kaymakamımızın, milli eğitim camiamızın ve emeği geçen tüm kurumlarımızın çok kıymetli katkıları vardır. Bu vesileyle hem şahsım hem de hemşehrilerim adına kendilerine gönülden teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi. AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ise Sultanbeyli’de yürütülen projelerin önemli bir kısmının hayata geçirildiğini belirterek, eğitim ve spor alanındaki yatırımların artarak devam edeceğini söyledi. Özdemir, gençlerin daha iyi şartlarda eğitim alması ve sosyal alanlara erişiminin artırılmasının önemine vurgu yaptı. Özdemir, "Kıymetli belediye başkanımız göreve geldiği günden bu tarafa vadetmiş olduğu projelerin yarısından fazlasını hamdolsun hayata geçirildi. İnşallah vaad edilen projelerin bir buçuk iki katını da görev süresi beş dönemlik süresiz olmadan inşallah hayata geçirmiş olacağız. Sultanbeyli’mizde kendilerinin öncülüğünde Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesiyle bakanlıklarımızın gayretleriyle spor merkezleri, kentsel dönüş hamleleri, sağlık yatırımları güçleşmeden devam edecektir. Yine Sultanbeyli ilçemiz gençlerimiz için ilgi evleriyle, kreşleriyle, kütüphaneleriyle, sağlıklı çalışma ortamlarıyla Sultanbeyli gençleri ve çocukları emin adımlarla ilerletmeye devam ediyor. Bu mekanlar, bu alanlar özgüvenli, kendinden emin ve her daim güzel alışkanlıklarla inşallah geleceğe güvenle bakan Sultanbeyli’ni kardeşlerimizi yetiştirecektir. Başkanımız birçok alanda işte dört 440 bölümlük gençlik kampı gibi büyük bir projeyle de Sultanbeyli hemşehrilerimize seslendi. Gençlerimizin daha çok eğitim ortamlarının olması, gençlerimizin daha çok spor alanlarda spor yapması onların inşallah kötü alışkanlıklardan da korunmasına vesile olacaktır. Ben bu duygu ve düşüncelerle bugün kıymetli Sultanbeyli, Sultanbeyli genç kardeşlerimize, kıymetli hemşehrilerimize Bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyduğumuz ifade ediyor, buradan bu yatırımların yapılmasında bilgiler, liderliğinden ötürü ve hem kutsal beynimize hem İstanbul’umuza hem de Türkiye’mize liderliği için Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a bir kez daha teşekkür ediyorum" diye konuştu. İstanbul Valisi Davut Gül de kent genelinde eğitim yatırımlarının sürdüğünü belirterek, Sultanbeyli’de yeni okul projelerinin devam edeceğini ifade etti. Gül, ilçede ikili eğitimin kaldırılarak tam gün eğitime geçilmesinin hedeflendiğini, yeni arsaların üretilmesiyle birlikte önümüzdeki süreçte yeni okulların da kazandırılacağını kaydetti. Gül Konuşmasında, "Milli Eğitim Bakanımızla görüştük. Sanayi bakanımızla görüştük. Kendi imkanlarımıza baktık. Hayırseverlerimizi koordine ettik ve geldiğimiz noktada üç tane şimdi, dört tane başlayacak olan ve daha önemlisi bundan sonraki süreçte üretilen, ortaya çıkan her arsaya okul yapabilecek duruma geldik. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere desteklerini esirgemeyen Abdullah başkanımıza bu işleri arsa anlamında önümüzü açan, imar anlamında önümüzü açan belediye başkanımıza, koordinasyonu sağlayan kıymetli kaymakamımıza teşekkür ediyoruz. İnşallah bütün İstanbul’da olduğu gibi Sultanbeyli’de de ikili eğitimi tekli eğitime çevirmiş olacağız. Ne zaman olacak bu? Arsalar, üretilmeye devam ederse iki, iki buçuk sene içerisinde kalan yaklaşık on, on iki tane Okulumuzu daha yaparak her yavrumuzu, her kardeşimizin tam gün eğitim yapmasına imkan sağlamış olacağız. Allah devletimize zarar zeval vermesin. Cumhurbaşkanımızı başımızdan eksik etmesin. Sizlerin bu heyecan sizlerin bu sahiplenmesi olduğu müddetçe de Sultanbeyli’ye gelme arzumuz, isteğimiz her geçen gün daha da artıyor. Allah hayırlı etsin şimdiden. Sadece bununla kalmayacak. İstanbul Genelinde valilik imkanlarımızla bu yapılanlara ilaveten 100 tane anaokulu yapacağız. 100 tane dört altı yaş Kuran kursu yapacağız. 100 tane kreş yapacağız. 100 tane kapalı spor salonu yapacağız. 100 tane de halı saha yapacağız. Gençlerimizin, çocuklarımızın ihtiyacı olan bu yatırımları Sultanbeyli’mize de fazlasıyla yapmış olacağız. Özellikle buraya gelen öğrencilerimizin Mahallesine, okullarına da bakmış olacağız. Geçici şartlar uygunsa ilk sizden başlayacağız. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun. Ben tekrardan emeği geçen herkese teşekkür ediyor okullarımızın ilçemize, yavrularımıza hayırlı uğurlu olmasını diliyor, hepinize saygılar sunuyorum" ifadelerine yer verdi.
Sivas Sivas Belediyesi zabıta ekipleri kaldırım işgallerine göz açtırmıyor Sivas Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, yaya güvenliğini tehlikeye atan ve trafik akışını olumsuz etkileyen kaldırım ile yol işgallerine yönelik denetimlerini artırdı. Sivas Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, şehir genelinde yaya güvenliğini tehlikeye atan ve trafik akışını olumsuz yönde etkileyen kaldırım ve yol işgallerine karşı denetimlerini sürdürüyor. Şehrin huzurunu ve kamu düzenini korumak amacıyla çalışmalarına aralıksız devam eden ekipler, son dönemde artış gösteren usulsüz yerleşimlere müdahale etti. Özellikle bazı cadde ve sokaklarda işletmeler tarafından yollara bırakılan huni, duba ve flamalar ile kaldırımları işgal eden masa, sandalye ve tabelalar tek tek kaldırıldı. Yayaların yürüyüş alanlarını daraltan ve araç trafiğini aksatan materyaller, zabıta ekipleri tarafından tutanak altına alınarak toplandı. El konulan malzemeler belediye depolarına sevk edilirken, kurallara uymayan işletmelere cezai işlem uygulandı. Denetimler kapsamında ihlalin boyutuna göre Belediye Encümeni kararıyla para cezalarının da kesildiği öğrenildi. Kamusal alanların işgaline müsaade edilmeyecek Yetkililer tarafından açıklamada ise şehirde düzenin korunması ve vatandaşların rahat ulaşımının sağlanması amacıyla denetimlerin artarak devam edeceğini belirtilerek, kamusal alanların işgal edilmesine kesinlikle müsamaha gösterilmeyeceğini ifade edildi.
Balıkesir Balıkesir TCDD çalışanlarından geleneksel lokma hayrı TCDD Balıkesir Müdürlüğü çalışanlarınca bu yıl 28. kez düzenlenen lokma hayrı, tarihi gar binası yanında gerçekleştirildi. Düzenlenen hayırda 5 bin kişiye lokma ve ayran dağıtıldı. Tarihi Balıkesir Garı önünde TCDD çalışanları tarafından vefat eden meslektaşları için gerçekleştirilen lokma hayrına ilgi yoğun oldu. Programda konuşan Tertip Komitesi Başkanı Taner Güven, "31 sene önce Porsuk İstasyonunda yaşanan kazada görev şehidi olmuş ve vefat eden yolculara atfen başlatılan bu hayrımızın bu yıl 28’incisini düzenliyoruz. TCDD Balıkesir çalışanlarının kendi aralarında topladıkları parayla düzenlediğimiz hayır kapsamında bu yıl 18 çuval undan yapılan 5 bin kişiye lokma 90 kg peynir, 2 bin 500 ayran, zeytin ve gül reçeli dağıtıldı. Hazırlanan lokmalardan Bandırma-Balıkesir-Soma güzergahındaki istasyon ve yolculara dağıtım yapılmıştır. Bu güzel lokma hayrı geleneği kamu kurumları arasında ilk olma özelliğini taşıyor. Bu lokma hayrımızın arkasından Şeyh Lütfullah Camii ve Gökköy Organize Sanayi Bölgesi Edip Uğur Camiinde vefat eden demir yolcular için Cuma namazı öncesi Mevlid-i Şerif okutacağız" ifadelerini kullandı. Programa Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, TCDD 3.Bölge Müdürü Cemal Yaşar Tangül, Altıeylül eski belediye başkanı Hasan Avcı, AK Parti Altıeylül ilçe başkanı Erdinç Alcan Demiryol, İş Şube Başkanı Hamdullah Giral, Türk Ulaşım Sen İzmir Şube başkanı Ömer Fırtına, Ulaştırma Memur Sen İzmir Şube Başkanı Saim Hamarat, Balıkesir Memur Sen il temsilcisi Ercan Kurter, DEMMAGAD Genel Başkanı Halil Özlü, DEMARD İzmir şube başkanı Tansu Alhan, TCDD çalışan ve emekli personel ile vatandaşlar katıldı.