ÇEVRE - 22 Aralık 2015 Salı 13:34

Kızılırmak Kuş Cenneti, Dünya Mirası Listesi'ne girecek

A
A
A
Kızılırmak Kuş Cenneti, Dünya Mirası Listesi'ne girecek

Türkiye’de bulunan 452 kuş türünden 352’sinin tespit edildiği ve kış döneminde ortalama 150 bin kuş popülasyonunun gözlemlendiği Anadolu’nun en büyük doğal yaşam alanlarından Kızılırmak Kuş Cenneti, Dünya Mirası Listesi’ne girmeye hazırlanıyor.

Samsun Büyükşehir Belediyesi Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, uluslararası turizme kazandırılacak Kuş Cenneti’nin Dünya Mirası Listesi’ne alınması için Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu’na (UNESCO) müracaat edeceklerini açıkladı.

Tropik ormanlardan sonra biyolojik üretimin en yüksek olduğu ekosistemlerden olan sulak alanlar, dünyanın en önemli genetik rezervuarı olmasının yanında dünyadaki tüm türlerin yüzde 40’ını, tüm hayvan türlerinin ise yüzde 12’sini barındırıyor. Türkiye’de alanların yüzde 1,6’sını sulak alanlar oluşturuyor. 906 bin hektarlık 200 adet doğal gölden 12’si (179.482 hektar alan) ) Uluslararası Ramsar Sözleşmesi gereğince koruma altında. Sözleşme kriterlerine göre Türkiye’deki 198 sulak alandan 56’sı su kuşları, 4’ü balık, 16’sı ise hem su kuşları hem de balık kriterleri bakımından uluslararası öneme sahip.

Türkiye’nin, farklı ekolojik karakterdeki zengin sulak alan habitatlarından dünyadaki 4 ana kuş göç yolundan ikisine sahip olması, sulak alanların önemini daha da artırıyor. Bu göç yollarından bir tanesi de Kızılırmak Kuş Cenneti. Her yıl milyonlarca göçmen kuş, yılda iki kez Kızılırmak Deltası’nda konaklıyor. Yine yüz binlerce su kuşu, düzenli olarak burada kışlayıp, kuluçkaya yatıyor. Delta, pek çok kuş türünün neslini devam ettirebilmesi için yuva görevi görüyor. Bunun yanı sıra delta, dünyadaki endemik kuş türlerinin yüzde 90’ının yaşadığı 8 doğa harikasından bir tanesi olma özelliği taşıyor.

Zengin kuş popülasyonun yaşadığı Kızılırmak Kuş Cenneti’ni uluslararası turizme hazırlayan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, yol, kaçak yapılaşma, kaçak avcılık ve güvenlik sorunun çözümünün ardından deltadaki yatırımlara devam ediyor. Bölgede manda yetiştiriciliğini, tatlı su balıkçılığını, hayvancılığı, çeltik üretimini de yaşatmak ve artırmak isteyen Başkan Yılmaz, 2 yıl içinde bitecek ve turistlerin konaklamadan, hediyelik eşyaya kadar temel ihtiyaçlarını karşılayacakları ağaçtan mekanlar yapacaklarını belirtti.

Bölgede yaşayan insanların hem doğal yaşamını hem de yaban hayatını koruyacaklarını ifade eden Başkan Yılmaz, “Bir bütünlük içinde turizme kazandıracağız. Bunun için de ikinci hamlemiz Dünya Mirası Listesi’ne sokmak için Unesco’ya müracaat edeceğiz. Üçüncü hamlemiz de buranın tabiat parkı ilanıyla ilgili olacak. Bu hamlelerimiz, Birleşmiş Milletler tarafından kabul edildiği ve onaylandığı taktirde algıyı ve farkındalığı sağlamak için hava alanından çıkıp kuş cennetine kadar kuş cennetini anlatan heykeller, figürlerle bu koridoru donatmak istiyorum. ‘Kuş Cenneti’nin Milli Park Alanı haline gelmesini sağlayabiliriz’ diye düşünüyorum. Bunun için de Unesco ve BM açısından verilmesi gereken bir mücadele var. Bu mücadeleyi de vereceğiz” açıklamasında bulundu.

Alt yapı yatırımları yaparken doğal denge ile oynamayacaklarının altını çizen Başkan Yusuf Ziya Yılmaz, “Kuşlar kadar yırtıcılar, tilkisinden çakalına, mandasından yılkı atlarına, sürüngenler, balıklar da doğal hayatın parçası. Bu hayvanlar bir denge içinde birlikte yaşam sürüyorlar. Bunu çok iyi tanıtımla, medya, internet ve sosyal medya ortamında iyi bir reklamla tanıtıp burayı bir turizm destinasyonu haline getirmek istiyoruz. Denizden de gelinebilmesi için çalışma yaptırdık. Hem tur gemilerinin gelebilmesi için draft problemi olmayan gemi yaptırmak hem de oradaki tabiatı ve doğal güzelliği bozmadan bir rıhtım yapmak gibi zorunluluk getiriyor. Gerekirse yaparız. Başka şehirler milyonlarca dolar harcayıp bir takım değerlerini ön plana çıkarmaya çalışıyor. Biz de bu yatırımları inşallah yapacağız” ifadelerini kullandı. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Ahlat’ta ‘Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun’ anma programı düzenlendi Eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun vefatının 5. yılında Bitlis’in Ahlat ilçesinde anıldı. Ahlat ilçesinde Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun anısına “Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun” anma programı düzenlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın katkılarıyla Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği tarafından düzenlenen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra konuşma yapan Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu, “Haluk Dursun’un hatırasına sahip çıkan bu anlamlı program dolayısıyla sizlerle beraber olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün ülkemizin yetiştirmiş olduğu mümtaz bir ismi anmak üzere buradayız. Prof.Dr.Haluk Dursun’u ebedi aleme uğurlayalı tam 5 yıl oldu. Van Erciş’te kendi aracıyla seyir halindeyken meydana gelen elim bir trafik kazası sonucu maalesef hocamızı 19 Ağustos 2019 tarihinde kaybettik. Kültür birikimi ve hitabetiyle araştırmayı, bildiğini ve gördüğünü meraklısına aktarmayı seven, hayatını görevine adayan bir bilim insanıydı. Ahmet hocamızı bir kez daha rahmetle, özlemle, şükranla yad ediyorum. Değerli ailesine, dostlarına, mesai arkadaşlarına tekrar başsağlığı diliyorum. Rabbim Haluk hocamızdan razı olsun, mekanı ali olsun. Bu anlamlı buluşmanın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Ardından konuşan AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, “Gerçekten bir ideal, ülkü ve niyet uğruna yola koyulanlardandı Haluk hoca ve bugün bizi burada bir araya getirdi. Bunu da yaparken bir mekan ve bellek ilişkisi kurmaya yönelik en önemli noktalardan birinde Ahlat’ta bizleri buluşturdu. Gerçekten nereden geldik nereye doğru yürüyeceğiz duygusunu bize pekiştirebilecek bir noktada bir araya gelmiş olduk” ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy’da, “Ahlatın maneviyatıyla gençliğin enerjisini bir araya getiren bu tarihi ve bu mukaddes şehirde Kubbet-ül İslam’da sizlerle beraber olmaktan tarihe adanmış, adanmış olduğu bir ülküsünde yol yürürken rahmeti rahmana kavuşmuş değerlerimizi anma vesilesiyle sizlerle olmaktan bende kıvanç duyuyorum. Ahlat’ı anlamak, tanımak ve bu değerler etrafında dertlenen Ahmet Haluk Dursun profili, şahsiyetleri, onun etrafında neşet etmiş yetiştirmiş olduğu gençlerin yeniden filizlenmesine iklim oluşturmaktır. Bizim muradımız ve mefkuremiz budur. Siyasetten de, devlet hayatından da anladığımızda budur, bu olmalıdır. Bu sebepten dolayı bugün bu saatte bu salonu dolduran her bir arkadaşım bu atmosferin bir parçası olmuştur. Bu programın hayat bulmasında dertlenerek Ahmet Haluk Dursun hocanın derdini kendine dert ederek yola çıkıp kamu imkanlarıyla bu iş yürümüyorsa milletle yürüyebiliriz, dernekleşiriz diyerek devletimizin kapısını çalarız diyerek yolculuğa başladı. Bugünün anlamını bir bütün halinde program bitene kadar hissedip yaşayalım” şeklinde konuştu. Bitlis Eren Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Ferit İzci ise, “Bizim medeniyetlerimiz başka medeniyetlere benzemez. Bizim medeniyetlerimiz işte böyle şahsiyetler ve gençler üzerine inşa edilmiş ilelebet varlığını devam ettirecek medeniyetlerdir. Başka medeniyetlerin hayal bile edemeyecekleri zirvelere çıkmış olan ecdadın nesilleriyiz. Hayatını bu şekilde mücadeleyle geçiren başta sayın Ahmet hocamız olmak üzere bu ülkede ve coğrafyada yetişmiş değerlerli şahsiyetlere huzurlarınızda saygıyla ve minnet duyuyorum” dedi. Düzenlenen program hakkında gazetecilere açıklamada bulunan Anadolu Tarih ve Kültür Birliği Derneği Başkanı Doğan Güngör, “Kültür ve Turizm Bakan yardımcısıyken çok sevdiği Ahlat’ı ziyaretinin hemen sonrasında geçirdiği trafik kazasıyla hayatını kaybeden Prof.Dr.Ahmet Haluk Dursun hocayı anmak, Ahlat’ı anlatmak ve gençlerle hemhal olmka için buradayız. Dernek olarak hocamızı anmak üzere yaptığımız ikinci program. İlkini Çanakkale’de yine tarihimizin müstesna mekanlarından birinde, bugünde Ahlat’ta yaptık” dedi. Anma programına katılan Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kızı Nilay Dursun’da duygularını şöyle ifade etti; “Babamın hayatının son yıllarında özellikle çok önem verdiği Anadolu Tarih ve Kültür Birliği projesinin yaşatılıyor olabildiğini görmek gerçekten çok mutluluk verici. Yıllar önce babamın vefatından sonra tanıştığım bu değerli ekiple 5.yılında da bu tarz etkinliklerle bir araya gelmeyi sürdürüyoruz. Babamı anmayı, onun öğretilerini, gençlere aktarmaya çalıştığı bilgileri bir arada tekrar hatırlayarak belki yeni kitlelere aktarmaya çalışıyoruz. Bu gerçekten çok önemli. Dolayısıyla bu etkinliklerde desteği olan herkese çok teşekkür ediyorum.” İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü son sınıf öğrencisi Kenan Toprak Çatkın’da, “Ahlat’a ikinci gelişim. Bundan önce de bir program aracılığıyla gelmiştim. Haluk hoca bizde çok önemli ve derin etkiler bıraktı. Zaten bu etkileri panelimizde de anlatacağız” dedi. Yapılan konuşmaların ardından program Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği Musiki Grubunun Haluk Dursun’un sevdiği müzikleri seslendirmesiyle devam etti. Arından Ahmet Haluk Dursun hocayla anısı olan çeşitli üniversite öğrencilerin paneli ve BEÜ öğretim üyesi Doç.Dr.Hasan Buğrul’un Ahlat’taki tarihi mezar taşları üzerindeki övgü içerikli yazılar adlı sunumuyla program sona erdi. Anma programı sonunda toplu hatıra fotoğrafı çektirildi. Ahlat Halk Eğitimi Merkezi konferans salonunda düzenlenen anma programına Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Bitlis İl Emniyet Müdürü Ortaç Şekeroğlu, Bitlis İl jandarma komutanı Tuğgeneral Eyüp Subaşı, bazı kurum amirleri, çok sayıda akademisyen, yazar, eğitimci ve öğrenci katıldı. Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kaza sonucu vefatı 2019 yılında Malazgirt Zaferi’nin 948. yıl dönümü etkinlikleri öncesi Ahlat’ta gezi ve incelemelerde buluna merhum Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, buradaki incelemeleri sonrası kara yoluyla Van’a hareket etmişti. Dursun’un içinde bulunduğu araç, Erciş’in Bayramlı Mahallesi yakınlarında kaza yapmış, kazada Ahmet Haluk Dursun hayatını kaybetmişti.
Antalya Otomobil su kanalına uçtu: Öldüğü düşünülen sürücünün yüzerek kaçtığı ortaya çıktı Antalya’da kontrolden çıkıp su kanalına uçan otomobildeki sürücü, kanaldan yüzerek çıkıp olay yerinden kaçtı. Aracın yaklaşık 1 buçuk ay önce satışını yapıp devrinin henüz alınmadığını belirten ruhsat sahibi kadın ise olay yerine geldiğindeki ilk sözü, “Allah’tan içinde kimse yok” oldu. Kazanın görgü şahidi bir genç ise, “Sürücü çok paniklemişti, yüzerek kanaldan çıktı, ardından kaçtı” dedi. Kaza, saat 22.00 sıralarında Kepez ilçesine bağlı Göksu Mahallesi’ndeki Nene Hatun Caddesi ile İbn-i Sinan Sokak kesişiminde meydana geldi. Henüz sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 16 LUB 73 plakalı otomobilin önce kaldırıma çarpıp ardından su kanalına uçtuğunu görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarın ardından olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Belirtilen adrese gelen itfaiye ekipleri, araçta yaptıkları kontrolde herhangi bir kişinin olmadığını tespit etti. Bunun üzerine görgü şahitlerinin ifadesine başvuran polis, sürücünün araçtan çıktıktan sonra yüzerek kanaldan çıktığını ve ardından panikleyerek kaçtığını belirledi. Trafik polisinin araç plakasından yaptığı sorgulamada, aracın Gülfer Hanedar adına kayıtlı olduğu belirlendi. “Arabayı sattım, parasını aldım ama devrini almadı” Ekiplerin haber vermesiyle kaza yerine gelen Hanedar, aracı Halil isminde bir galerice yaklaşık 1 buçuk ay önce sattığını, parasını almasına rağmen karşı tarafın devrini henüz üzerine almadığını söyledi. Gazetecilere de açıklamada bulunan Hanedar, “Arabayı satmıştım, parasını aldım ancak devrini henüz üzerine almadı. Kaza olunca beni aradılar. Allah’tan içinde kimse yok, ona sevindik. Galericiye satmıştım. Onun sürüp sürmediği de belli değil, ulaşamıyorum da” diye konuştu. Kazayı görenlerden Musa Kont isimli genç ise “Araba aniden fren yaptı ve kanala uçtuktan sonra sürücü yüzerek çıktı. Adam çok panik yapıyordu, sakinleştirmeye çalıştık ama kaçtı gitti” dedi. Polis ekipleri sürücüyü bulmak için çalışma başlatırken, araç çekiciyle su kanalından çıkartılarak otoparka götürüldü.