GÜNDEM - 08 Temmuz 2016 Cuma 17:13

Kooperatifçiliğin kitabını yazdı

A
A
A
Kooperatifçiliğin kitabını yazdı

Dünya ekonomisinin temel taşlarından olan kooperatifçiliği Türkiye’de de yaygınlaştırmak için elini her taşın altına koyan Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği, hayatını bu konuda mücadeleye adayan Prof. Dr. Ayhan Çıkın ile örnek bir işbirliğine imza attı.

Prof. Dr. Çıkın’ın kooperatifçiliğin felsefesini, değerlerini, teorisini ve uygulama örneklerini ele aldığı “Bir Başkadır Kooperatifçilik” adlı kitap basılır basılmaz yoğun bir ilgiyle karşılaştı.

Kooperatifçiliği başarıyla hayata geçirerek, dünya piyasalarında çıpa olmayı başarabilmiş Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği, üreticilerin kooperatif çatısı altında toplanması için yürüttüğü sayısız çalışmasına bir yenisini daha ekledi. Birlik Yönetim Kurulu’nun oy birliği ile aldığı karar neticesinde, Türkiye’deki kooperatifçiliğin gelişmesine akademik düzeydeki destekleriyle tanınan Prof. Dr. Ayhan Çıkın’ın “Bir Başkadır Kooperatifçilik” adlı kitabı okura sunuldu. Kooperatifçilik hakkında A’dan Z’ye her türlü bilginin yer aldığı kitap, Prof. Dr. Çıkın’ın uzun yıllar boyunca çeşitli mecralarda yayınlanan yazılarından oluşuyor. Kitap, sadece var olan kooperatiflerin değil; güçlerini birleştirerek ekonomik bir aktör olmak isteyen üretici ve tüketiciler için de bir başucu kitabı niteliği taşıması nedeniyle de, yerel yönetimlerden akademi dünyasına kadar pek çok kesimden yoğun talep gördü.

Üniversitelerde tarım ekonomisi ve kooperatifçilik eğitiminin yaygınlaşmasının mimarı olan Prof. Dr. Ayhan Çıkın, bu önemli konudan akademik dünyanın dışındaki yurttaşların da haberdar olması gerektiğini söyledi. Çıkın, “Birkaç yıl önce bir gazeteci ‘Halkın anlayabileceği bir şekilde yazılar yazın biz de gazetemizde yayınlayalım’ dedi. Kitabın öyküsü böyle başladı. Birlik Başkanı Cahit Bey de basımını üsteleneceklerini söyledi ve basıldı. Kitap basit, yalın bir anlatımla okuyucuya kooperatif hakkında genel bir düşünce vermek. Ben basım aşamasında emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Umarım Türkiye kooperatifçiliğinin gelişmesine bir katkı yapabiliriz” dedi.

Kooperatifçiliğin ekonomi ve toplumun vazgeçilmez bir aktörü olduğunu düşünerek hareket etmek gerektiğini vurgulayan Çıkın, “Yerel kaynakları koruma ve geliştirmede lokomotif kooperatiflerdir. Küreselleşen dünyada ulusal ve uluslararası düzeyde ayakta kalmak için bu modelin daha aktif hayata geçirilmesi gerekiyor. Ancak burada özel sektöre bir karşıtlık yoktur. Kooperatifler zaten rekabetin anahtarıdır. Aynı zamanda dünyada gıda güvenliği kooperatifler tarafından sağlanmaktadır” diye konuştu. Çıkın, son yıllarda yaşanan küresel krizlerin etkilerinin tüm sektörleri ve kıtaları sardığını ifade ederken, bu krizlerde de kooperatiflerin diğer şirket ve ticari oluşumlara göre ne denli güçlü olduğunu da kanıtladığını söyledi.

Kooperatif modelinin dünya insanlığı için en ideal model olduğunu anlatan Çıkın, sözlerini şöyle sürdürdü: "Son yıllarda dünyayı kasıp kavuran küresel ekonomik krizlerde kooperatifler bu olumsuzluklardan en az etkilenen yapılar oldu. Kooperatifçiliğin kuralları ve uygulamaları evrenseldir ve odağında üretim ve insan vardır. Bu iki kavram güçlenmenin de temelini oluşturmaktadır. Krizlere rağmen güçlerini kaybetmeyen kooperatifler başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm dünya ülkelerinin ve yöneticilerinin de ilgisi çekmiştir. Türkiye olarak biz de bu alanda güçlenmeliyiz. Güçlü kooperatif yapıları oluşturmak için daha çok çaba göstermeliyiz. Kısıtlı kaynak, bölünmüş toprak yapısı ile ve imece ve yardımlaşma kültürü gelişmiş olan Türk insanı dokusuyla, kültürüyle kooperatifleşmeye daha yakındır. Umudum Türk kooperatifçiliğinin güçlenerek, gelişmesi ve yeni neslin de bu alana ilgi göstermesidir.’’

Türk kooperatifçiliğinin özünün imece kültürüne dayandığını belirten Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Çetin de, AB ülkelerinde enerjiden tarıma pek çok stratejik sektörün güçlü kooperatiflerce domine edildiğini belirtti. Türkiye’de kooperatifçilik eğitiminin çeşitli nedenlerden dolayı istenen biçimde gelişmediğini aktaran Çetin, “Prof. Dr. Ayhan Çıkın, hayatını bu konuda mücadeleye adamış yürekli akademisyenlerin başında gelmektedir. Biz Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği olarak böyle bir çalışmanın yayınlanmasını sağlamaktan ötürü büyük övünç duyuyor ve bu değerli çalışmanın ülkemiz kooperatifçiliğinin muasır medeniyetler seviyesine erişebilmesinde önemli katkılar vereceğine inanıyoruz” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Bitlis’te "Geleneksel Ahlat Taş İşçiliği Çalıştayı" düzenlendi Bitlis’in Ahlat ilçesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğünce, ’Geleneksel Ahlat Taş İşçiliği Çalıştayı’ gerçekleştirildi. Bitlis Valiliği ve Ahlat Kaymakamlığı’nın ev sahipliğindeki çalıştay Ahlat Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli’nde saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra konuşma yapan Bitlis Vali Yardımcısı Onur Aykaç, "Böyle bir çalıştayda aranızda bulunmaktan çok mutluyum. İnşallah bu çalıştay hem Ahlat’ımız için hem de ülkemiz için hayırlara vesile olacaktır diyorum. Bu noktada Ahlat taş işçiliği ile ilgili hayatın içerisinde başıma gelen bir hadiseyi anlatayım. Divriği’de 2 sene önce Divriği Kaymakamlığı’na bakarken orada Divriği Ulu Cami ve Darüşşifa’sının Ahlatlı Hürrem Şah tarafından 15 senede yapıldığını öğrendim. Yani Ahlat taş işçiliği sadece Ahlat ve Bitlis ile sınırlı değil. Anadolu’nun birçok noktasında vücut bulmuş vaziyette. Bu noktada çalıştayımızın bir kez daha hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdür Yardımcısı Dr. Serkan Emir Erkmen ise "Ahlat taş işçiliğini korumak ve yaşatmak için hangi önlemleri alabiliriz, hangi tedbirleri geliştirebiliriz bunları konuşmak, istişare etmek için bugün buradayız. Bu toplantı önemli ve kritik bir toplantı. Toplantının ilerleyen dönemlerinde süreçlerinden de bahsedeceğim. UNESCO’ya arkadaşlarımla hazırladığımız zaman pandemi dönemiydi. Acil koruma listesine kaydettirdik. O pandemi döneminin sıkıntıları sebebiyle hani beklediğimiz etkiyi oluşturmaz. Ahlat taş işçiliğinin bir taş işçiliği olarak Türkiye’nin ilk taş işçiliğini UNESCO’ya kaydettirdik. Dünyadaki örnek birkaç unsurdan birisidir. UNESCO tarafından bu alınan payenin devam ettirilmesini sağlamak için böyle bir toplantı yapmamız son derece önemliydi. Buradan aldığımız sonuçları biz UNESCO’ya rapor olarak sunacağız. Sunmamız gerekiyor zaten böyle bir zorunluluğumuz da var. Bu anlamda hep birlikte unsurun geçmişinden ziyade bugüne odaklanan bir perspektifle hangi koruma çalışmalarını gerçekleştirebiliriz. Bunları not alacağız" ifadelerine yer verdi. Yapılan konuşmaların ardından çalıştayda, Ahlat taş işçiliği geleneğinin mevcut durumu, geleneksel bilgi aktarımı ve usta-çırak ilişkisinin sürdürülebilirliği, kullanılan ham maddenin temini, geleneksel motiflerin korunması ve farkındalık çalışmalarına ilişkin konular ele alındı. Çalıştay çeşitli sunum ve karşılıklı görüş alışverişiyle devam etti.
Gaziantep Mide kanserinde erken teşhis uyarısı Medical Point Gaziantep Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Gökmen Aktaş, mide kanserinin dünyada ve Türkiye’de en sık görülen kanser türlerinden biri olduğuna dikkat çekerek erken teşhisin hayati önem taşıdığını söyledi. Özellikle uzun süren mide şikayetlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Aktaş, erken tanının tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını ifade etti. Mide kanserinin erken evrede çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebildiğini belirten Doç. Dr. Gökmen Aktaş, hastalığın ilerleyen dönemlerde mide ağrısı, iştahsızlık, kilo kaybı, hazımsızlık, şişkinlik, bulantı ve yutma güçlüğü gibi belirtilerle kendini gösterebildiğini söyledi. Özellikle aile öyküsü bulunan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Aktaş, düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini kaydetti. Mide kanserinin oluşumunda çevresel ve genetik faktörlerin etkili olduğuna dikkat çeken Aktaş, "Sigara kullanımı, aşırı tuzlu ve işlenmiş gıdalarla beslenme, düzensiz yaşam alışkanlıkları ve Helicobacter pylori enfeksiyonu mide kanseri riskini artıran önemli etkenler arasında yer alıyor. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve rutin kontroller ise hastalığa karşı koruyucu rol oynuyor" dedi. Toplumda kanser farkındalığının artırılmasının büyük önem taşıdığını ifade eden Doç. Dr. Gökmen Aktaş, özellikle mide şikayetlerini uzun süre yaşayan bireylerin vakit kaybetmeden uzman hekime başvurması gerektiğini belirtti. Erken teşhis sayesinde tedavi sürecinin daha başarılı ilerlediğini vurgulayan Aktaş, "Kanserde erken tanı hayat kurtarır. Düzenli kontroller sayesinde hastalık erken evrede tespit edilerek tedavi şansı önemli ölçüde artırılabiliyor" diye konuştu. Medical Point Gaziantep Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Gökmen Aktaş toplum sağlığını korumaya yönelik bilinçlendirme çalışmalarının devam edeceğini belirterek vatandaşlara düzenli sağlık kontrollerini aksatmama çağrısında bulundu.