GÜNDEM - 25 Mayıs 2015 Pazartesi 15:29

Köylüler, Bakan Eroğlu'nu omuzlarda taşıdı

A
A
A
Köylüler, Bakan Eroğlu'nu omuzlarda taşıdı

İzmir Orman Bölge Müdürlüğünün, Orman Yangınlarıyla Mücadele Tatbikatı'na katılan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nu köylüler omuzlarına alarak ‘Hizmetin adamı Bakan Eroğlu’ diyerek slogan attılar.

İzmir Orman Bölge Müdürlüğü, Kemalpaşa Karaorman deposunda Orman Yangınlarıyla Mücadele Tatbikatı gerçekleştirdi. Tatbikata; Orman ve Su İşleri Bakanı Prof.Dr. Veysel Eroğlu, Orman Genel Müdürü İsmail Üzmez, İzmir Valisi Mustafa Toprak, İzmir Orman Bölge Müdürü Şahin Aybal ve çok sayıda vatandaş katıldı. Halk oyunları gösteri sundu. Vatandaşları tek tek selamlayan Eroğlu, bir anda kendini omuzlarda buldu. Sevgi gösterisinde bulunan köylüler, Bakan Eroğlu’nu omuzlarına alarak ‘Hizmetin adamı Bakan Eroğlu’ sloganları attı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından kürsüye Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu çıktı. Yangın ile mücadelenin önemine değinen Eroğlu, “Yangınla mücadele büyük bir mücadeledir. Bunun tatbikatı, stratejik planlaması yapılmalıdır. Yoksa mücadeleyi kaybedersiniz. İzmir orman açısından çok zengin, yangın riski daha fazla. Elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Tabi ki inşallah bu yıl gayret edeceğiz, geçen yıl 3 bin 300 hektar alan yandı. Geçen yılların ortalamasının çok altında. Orman teşkilatını kutluyorum. Vatan toprağını düşmana kaptırmamak için, kendilerini siper ederek çalışıyorlar. Dünyada böyle bir mücadele yok” dedi.

TEKNOLOJİDE DÜNYANIN BİRÇOK ÜLKESİNDEN İLERİDEYİZ
Türk orman teşkilatı teknolojik altyapısının dünyanın birçok ülkesinden ileri olduğunu ifade eden Bakan Veysel Eroğlu, şunları söyledi:

“Birçok ülke bizden destek istiyor. Biz de bütün milletin ortak malıdır biz de bunları vermekte mahsur görmüyoruz. Rusya’da bir tarihte yangın çıktı, onlar söndüremedi. Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin, o dönem Başbakanımız olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan yardım istedi. Ancak, Ruslar en riskli yeri bize verdi. En hızlı şekilde söndürdük ve büyük takdir topladık. Putin ödül verdi. Orman teşkilatıyla gurur duyuyorum.”

DÜNYAYA HİZMET VERİLİYOR
Ormancıların daha önce ormanlarda düzeltme, ağaçlandırma, odun kesme işleri yaptığını söyleyen Bakan Eroğlu, şöyle konuştu: “Biz orman teşkilatımızın görev alanını ilk defa Afrika çöllerinden Balkanlara, Kafkasya’dan Orta Asya’ya kadar görev alanını uzattık. Büyük Türkiye budur. Dünyada bir yarış var, bu yarış çok önemli. Büyük hedeflerimiz var. 2023 yılında Türkiye’nin 10 büyük ekonomi arasına taşıyacağız. Bütün kurum ve kuruluşlar hedefe kilitlenince bu iş gerçekleşir. 2016, 2017’de ilk 10’a girelim diye teşkilata hedef belirledik. 2023 yılında kesinlikle Orman ve Su İşleri Bakanlığının hedefi dünyada ilk 7. Pek çok konuda ilk 3’teyiz. Orman varlığını hem alan olarak hem de odun serveti olarak nadir ülkelerden biriyiz.”

Yangınla mücadeleye hazır olduklarını dile getiren Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “17 bin personel, 977 arazöz, 534 ilk müdahale aracı 189 dozer, 179 greyder, 2282 kara aracı ve 40'tan fazla hava aracıyla yangınlara hazırız. Vatandaşlarla birlikte ormanları korumak, mücadele etmek sadece orman teşkilatının vazifesi değildir. Valilerimize, kaymakamlarımıza, yerel yönetim ve vatandaşlara önemli görev düşüyor. İzmir’de 500 kilometre orman yolu yapacağız yeni yangın havuzları açacağız.”

BU TOPRAKLARI KAYBETMEK VATANI KAYBETMEK GİBİDİR
Son 10 yılda erozyonla mücadelede destan yazdıklarını ifade eden Eroğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Bu toprakları kaybetmek, vatanı kaybetmek gibidir. 2017’de bitecek. Yılda 500 milyon metreküp toprak özellikle denizlere akarken, bunu 167 milyon metreküpe indirdik. Bu sayede Birleşmiş Milletlerin takdirini kazandık. 27 eylem planıyla Türkiye’de ormanları nakış gibi işliyoruz ve millete gelir getirici hale getiriyoruz. Yanan orman alanlarından bir metrekare alan tahsis edilsin ispat edin. Bu ormanlar 78 milyonun malı, kimseye vermeyiz. Böyle bir şey yok. Son 5 yılda 2 milyar fidanı toprakla buluşturduk. Getirin projeyi, size ücretsiz fidan tahsis edelim. 400 milyon fidanı üretip dikiyoruz ve vatandaşlara dağıtıyoruz. 5 yılda 2 milyar fidanı toprakla buluşturarak dünya 3’ncülüğünü yakaladık. Ormanları kırsal kalkınmanın lokomotifi olarak kullanıyoruz.”

TATBİKAT BÜYLEDİ
Bakan Veysel Eroğlu’nun konuşmasının ardından yangın tatbikatı başladı. Büyük bir orman yangını başladı. Dumanların yükselmesi ile yangını gören gözetleme kuleleri durumu merkeze aktardı. Koordinatların belirlenmesiyle İzmir Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri kara ve havadan harekete geçti. İki helikopter ve bir uçak, dumanların yükseldiği bölgeye havadan su bıraktı. Sonra arazözlerle orman çalışanları yangına müdahale etti ve yangın kısa sürede söndürüldü. Bakan Veysel Eroğlu ve tatbikata gelen köylüler büyük bir beğeniyle yangın tatbikatını izledi. Sonra Bakan Eroğlu, helikopterle ağaçlandırma sahalarını gezdi ardından Foça’ya geçerek Foça Cemil Midilli Çok Programlı Anadolu Lisesinin açılışını gerçekleştirdi. Eroğlu, son olarak Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’ne giderek, Kırsal Kalkınma Yatırımları Destekleme Projeleri ve Hibe Destek Sözleşmesi imza törenine katıldı. Törende bin fıstık çamı fidanı vatandaşlara dağıtıldı.

ATAKAN ŞEN -HALİL KARAHAN
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Ahlat’ta ‘Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun’ anma programı düzenlendi Eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun vefatının 5. yılında Bitlis’in Ahlat ilçesinde anıldı. Ahlat ilçesinde Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun anısına “Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun” anma programı düzenlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın katkılarıyla Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği tarafından düzenlenen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra konuşma yapan Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu, “Haluk Dursun’un hatırasına sahip çıkan bu anlamlı program dolayısıyla sizlerle beraber olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün ülkemizin yetiştirmiş olduğu mümtaz bir ismi anmak üzere buradayız. Prof.Dr.Haluk Dursun’u ebedi aleme uğurlayalı tam 5 yıl oldu. Van Erciş’te kendi aracıyla seyir halindeyken meydana gelen elim bir trafik kazası sonucu maalesef hocamızı 19 Ağustos 2019 tarihinde kaybettik. Kültür birikimi ve hitabetiyle araştırmayı, bildiğini ve gördüğünü meraklısına aktarmayı seven, hayatını görevine adayan bir bilim insanıydı. Ahmet hocamızı bir kez daha rahmetle, özlemle, şükranla yad ediyorum. Değerli ailesine, dostlarına, mesai arkadaşlarına tekrar başsağlığı diliyorum. Rabbim Haluk hocamızdan razı olsun, mekanı ali olsun. Bu anlamlı buluşmanın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Ardından konuşan AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, “Gerçekten bir ideal, ülkü ve niyet uğruna yola koyulanlardandı Haluk hoca ve bugün bizi burada bir araya getirdi. Bunu da yaparken bir mekan ve bellek ilişkisi kurmaya yönelik en önemli noktalardan birinde Ahlat’ta bizleri buluşturdu. Gerçekten nereden geldik nereye doğru yürüyeceğiz duygusunu bize pekiştirebilecek bir noktada bir araya gelmiş olduk” ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy’da, “Ahlatın maneviyatıyla gençliğin enerjisini bir araya getiren bu tarihi ve bu mukaddes şehirde Kubbet-ül İslam’da sizlerle beraber olmaktan tarihe adanmış, adanmış olduğu bir ülküsünde yol yürürken rahmeti rahmana kavuşmuş değerlerimizi anma vesilesiyle sizlerle olmaktan bende kıvanç duyuyorum. Ahlat’ı anlamak, tanımak ve bu değerler etrafında dertlenen Ahmet Haluk Dursun profili, şahsiyetleri, onun etrafında neşet etmiş yetiştirmiş olduğu gençlerin yeniden filizlenmesine iklim oluşturmaktır. Bizim muradımız ve mefkuremiz budur. Siyasetten de, devlet hayatından da anladığımızda budur, bu olmalıdır. Bu sebepten dolayı bugün bu saatte bu salonu dolduran her bir arkadaşım bu atmosferin bir parçası olmuştur. Bu programın hayat bulmasında dertlenerek Ahmet Haluk Dursun hocanın derdini kendine dert ederek yola çıkıp kamu imkanlarıyla bu iş yürümüyorsa milletle yürüyebiliriz, dernekleşiriz diyerek devletimizin kapısını çalarız diyerek yolculuğa başladı. Bugünün anlamını bir bütün halinde program bitene kadar hissedip yaşayalım” şeklinde konuştu. Bitlis Eren Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Ferit İzci ise, “Bizim medeniyetlerimiz başka medeniyetlere benzemez. Bizim medeniyetlerimiz işte böyle şahsiyetler ve gençler üzerine inşa edilmiş ilelebet varlığını devam ettirecek medeniyetlerdir. Başka medeniyetlerin hayal bile edemeyecekleri zirvelere çıkmış olan ecdadın nesilleriyiz. Hayatını bu şekilde mücadeleyle geçiren başta sayın Ahmet hocamız olmak üzere bu ülkede ve coğrafyada yetişmiş değerlerli şahsiyetlere huzurlarınızda saygıyla ve minnet duyuyorum” dedi. Düzenlenen program hakkında gazetecilere açıklamada bulunan Anadolu Tarih ve Kültür Birliği Derneği Başkanı Doğan Güngör, “Kültür ve Turizm Bakan yardımcısıyken çok sevdiği Ahlat’ı ziyaretinin hemen sonrasında geçirdiği trafik kazasıyla hayatını kaybeden Prof.Dr.Ahmet Haluk Dursun hocayı anmak, Ahlat’ı anlatmak ve gençlerle hemhal olmka için buradayız. Dernek olarak hocamızı anmak üzere yaptığımız ikinci program. İlkini Çanakkale’de yine tarihimizin müstesna mekanlarından birinde, bugünde Ahlat’ta yaptık” dedi. Anma programına katılan Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kızı Nilay Dursun’da duygularını şöyle ifade etti; “Babamın hayatının son yıllarında özellikle çok önem verdiği Anadolu Tarih ve Kültür Birliği projesinin yaşatılıyor olabildiğini görmek gerçekten çok mutluluk verici. Yıllar önce babamın vefatından sonra tanıştığım bu değerli ekiple 5.yılında da bu tarz etkinliklerle bir araya gelmeyi sürdürüyoruz. Babamı anmayı, onun öğretilerini, gençlere aktarmaya çalıştığı bilgileri bir arada tekrar hatırlayarak belki yeni kitlelere aktarmaya çalışıyoruz. Bu gerçekten çok önemli. Dolayısıyla bu etkinliklerde desteği olan herkese çok teşekkür ediyorum.” İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü son sınıf öğrencisi Kenan Toprak Çatkın’da, “Ahlat’a ikinci gelişim. Bundan önce de bir program aracılığıyla gelmiştim. Haluk hoca bizde çok önemli ve derin etkiler bıraktı. Zaten bu etkileri panelimizde de anlatacağız” dedi. Yapılan konuşmaların ardından program Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği Musiki Grubunun Haluk Dursun’un sevdiği müzikleri seslendirmesiyle devam etti. Arından Ahmet Haluk Dursun hocayla anısı olan çeşitli üniversite öğrencilerin paneli ve BEÜ öğretim üyesi Doç.Dr.Hasan Buğrul’un Ahlat’taki tarihi mezar taşları üzerindeki övgü içerikli yazılar adlı sunumuyla program sona erdi. Anma programı sonunda toplu hatıra fotoğrafı çektirildi. Ahlat Halk Eğitimi Merkezi konferans salonunda düzenlenen anma programına Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Bitlis İl Emniyet Müdürü Ortaç Şekeroğlu, Bitlis İl jandarma komutanı Tuğgeneral Eyüp Subaşı, bazı kurum amirleri, çok sayıda akademisyen, yazar, eğitimci ve öğrenci katıldı. Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kaza sonucu vefatı 2019 yılında Malazgirt Zaferi’nin 948. yıl dönümü etkinlikleri öncesi Ahlat’ta gezi ve incelemelerde buluna merhum Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, buradaki incelemeleri sonrası kara yoluyla Van’a hareket etmişti. Dursun’un içinde bulunduğu araç, Erciş’in Bayramlı Mahallesi yakınlarında kaza yapmış, kazada Ahmet Haluk Dursun hayatını kaybetmişti.
Antalya Otomobil su kanalına uçtu: Öldüğü düşünülen sürücünün yüzerek kaçtığı ortaya çıktı Antalya’da kontrolden çıkıp su kanalına uçan otomobildeki sürücü, kanaldan yüzerek çıkıp olay yerinden kaçtı. Aracın yaklaşık 1 buçuk ay önce satışını yapıp devrinin henüz alınmadığını belirten ruhsat sahibi kadın ise olay yerine geldiğindeki ilk sözü, “Allah’tan içinde kimse yok” oldu. Kazanın görgü şahidi bir genç ise, “Sürücü çok paniklemişti, yüzerek kanaldan çıktı, ardından kaçtı” dedi. Kaza, saat 22.00 sıralarında Kepez ilçesine bağlı Göksu Mahallesi’ndeki Nene Hatun Caddesi ile İbn-i Sinan Sokak kesişiminde meydana geldi. Henüz sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 16 LUB 73 plakalı otomobilin önce kaldırıma çarpıp ardından su kanalına uçtuğunu görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarın ardından olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Belirtilen adrese gelen itfaiye ekipleri, araçta yaptıkları kontrolde herhangi bir kişinin olmadığını tespit etti. Bunun üzerine görgü şahitlerinin ifadesine başvuran polis, sürücünün araçtan çıktıktan sonra yüzerek kanaldan çıktığını ve ardından panikleyerek kaçtığını belirledi. Trafik polisinin araç plakasından yaptığı sorgulamada, aracın Gülfer Hanedar adına kayıtlı olduğu belirlendi. “Arabayı sattım, parasını aldım ama devrini almadı” Ekiplerin haber vermesiyle kaza yerine gelen Hanedar, aracı Halil isminde bir galerice yaklaşık 1 buçuk ay önce sattığını, parasını almasına rağmen karşı tarafın devrini henüz üzerine almadığını söyledi. Gazetecilere de açıklamada bulunan Hanedar, “Arabayı satmıştım, parasını aldım ancak devrini henüz üzerine almadı. Kaza olunca beni aradılar. Allah’tan içinde kimse yok, ona sevindik. Galericiye satmıştım. Onun sürüp sürmediği de belli değil, ulaşamıyorum da” diye konuştu. Kazayı görenlerden Musa Kont isimli genç ise “Araba aniden fren yaptı ve kanala uçtuktan sonra sürücü yüzerek çıktı. Adam çok panik yapıyordu, sakinleştirmeye çalıştık ama kaçtı gitti” dedi. Polis ekipleri sürücüyü bulmak için çalışma başlatırken, araç çekiciyle su kanalından çıkartılarak otoparka götürüldü.