TEKNOLOJİ - 20 Ağustos 2007 Pazartesi 11:18

'Malazgirt' PKK'nın kabusu olacak

A
A
A
'Malazgirt' PKK'nın kabusu olacak

TSK insansız uçaktan sonra insansız helikoptere hazırlanıyor. Türkiye dünyada insansız helikopter kullanan ilk ülke olacak. Tamamen yerli üretim olan Malazgirt isimli helikopter küçüklüğü nedeniyle hedef olma riskinden de uzak.

PKK ile mücadelede İnsansız Hava Araçları'ndan yüksek verim alınmasından sonra bu kez de yerli üretimi olan “İnsansız Hava Helikopteri” devreye sokuluyor. 15 kilometre menzile sahip ve 10 bin fitten uçabilen İnsansız Hava Helikopteri, Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının da katıldığı testlerde tam puan aldı. Yapılacak anlaşmadan sonra insansız helikopterin üretimi için start verilecek. Böylece Türk ordusu, dünyada insansız helikopteri kullanan ilk ordu olacak. 


Ağırlığı 5 kilogram

İnsansız uçağa göre çok daha küçük olan İnsansız Hava Helikopterleri 500 ile bin fit arasında net görüntü ve ses iletebilirken, havaalanı dışında uygun arazi ve mekanlara iniş ve dik kalkışlar yapabilme özelliklerine sahip.

4-5 kilogram ağırlığında olan İnsansız Hava Helikopteri, yazılım, elektronik donanım ve tasarımı tümüyle Türk mühendisler tarafından gerçekleştirildi.

Dik iniş ve kalkışları ile koordinatları verilen hedeflerden yüksek kaliteli ses ve görüntü aktarmasıyla beğenilen helikopterlerin TSK'nın ihtiyaçları doğrultusunda üretilmesi için hazırlıklara başlandı.


Türkiye ilk olacak


İnsansız Hava Araçlarına olan ilgi artarken, bu alanda İsrail, ABD ve Almanya tarafından üretimi gerçekleştirilen uçaklar kullanılıyor. Bir Türk firması tarafından tasarımı ve yazılımı gerçekleştirilen helikopterlerin üretimi gerçekleştirildiği taktirde, dünya orduları içinde bu alanda bir ilki oluşturacak.


İnsansız hava uçaklarının sadece havaalanından kalkış yapıp, havaalanına iniş yapabilme özelliği nedeniyle helikopterin bu alanda yeni bir açılım sağlaması bekleniyor. Her türlü arazi koşullarında iniş kalkış yapabilen helikopterler küçük hacimleri nedeniyle, hedef olmaktan da kurtuluyor.


Güneydoğu'nun çetin arazi koşulları nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları, bu helikopterlere ilgi gösteriyor. TSK, özellikle operasyonlar sırasında bu helikopterlerle girilmesi zor bölgelere inişi sağlayarak daha detaylı ses ve görüntü aktarmasından yararlanmak istiyor.


TAI'nin uçakları da kısa süre sonra


İHA uçaklarının yabancı ülkelerden alımı için görüşmeler sürerken, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TAI) yerli İHA uçaklarının tasarımı ve üretimi çalışmalarını sürdürüyor. Gece ve gündüz koşullarında ses ve görüntü aktarımı yapması için planlanan yerli IHA uçaklarının, tasarımındaki son pürüzler gideriliyor. İsrail IHA uçaklarından yüksek irtifalara ulaşması amaçlanan yerli IHA uçaklarının gece ve gündüz şartlarından 30 bin fite çıkması amaçlanıyor. TAI'nın üreteceği İHA uçakları 5 kilometrelik bir alandan görüntü ve ses aktaracak.


Yeni insansız uçaklar geliyor


Mayıs ayında TSK'nın talebi üzerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı ile insansız hava uçağı alınması için temaslar yoğunlaştırıldı. Uçağın üretiminin zaman alması üzerine İsrail'den bir yıllığına kiralanan uçak, Batman'a getirildi. Temmuz ayında yerleştirilen ve İnsansız Hava Araçları (İHA) Bölüğü tarafından kullanılan uçaktan, PKK'nın faaliyetlerine dair yüksek çözünürlükte görüntü ve ses alındı. İHA uçaklarından sağlanan görüntü ve sesler yardımıyla bölgedeki operasyonlarda sağlanan başarı üzerine TSK, hükümete İHA uçaklarının alınması için başvuruda bulundu.


10 bin metre irtifa ve 2 bin 500 metre menzile sahip olan İnsansız Hava Uçakları, bin fitten yüksek kaliteli görüntü ve ses aktarabiliyor. TSK'nın Batman'daki İHA uçağından elde ettiği yüksek verim üzerine İHA uçaklarının alımı için yaptığı talep hükümet tarafından işleme konuldu. Bu amaçla bütçe dışı kalemlerden 100 milyon dolar para aktarıldığı öğrenildi.


Yerli üretim Malazgirt helikopterlerinde öne çıkan dört özellik şöyle: 


- Otopilot sistemi

- Yer kontrol istasyonu

- Helikopter simülasyon sistemi

- Helikoptere özel donanım şifreli haberleşme, telemetre ve digital resim haberleşmesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Ahlat’ta ‘Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun’ anma programı düzenlendi Eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun vefatının 5. yılında Bitlis’in Ahlat ilçesinde anıldı. Ahlat ilçesinde Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun anısına “Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun” anma programı düzenlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın katkılarıyla Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği tarafından düzenlenen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra konuşma yapan Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu, “Haluk Dursun’un hatırasına sahip çıkan bu anlamlı program dolayısıyla sizlerle beraber olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün ülkemizin yetiştirmiş olduğu mümtaz bir ismi anmak üzere buradayız. Prof.Dr.Haluk Dursun’u ebedi aleme uğurlayalı tam 5 yıl oldu. Van Erciş’te kendi aracıyla seyir halindeyken meydana gelen elim bir trafik kazası sonucu maalesef hocamızı 19 Ağustos 2019 tarihinde kaybettik. Kültür birikimi ve hitabetiyle araştırmayı, bildiğini ve gördüğünü meraklısına aktarmayı seven, hayatını görevine adayan bir bilim insanıydı. Ahmet hocamızı bir kez daha rahmetle, özlemle, şükranla yad ediyorum. Değerli ailesine, dostlarına, mesai arkadaşlarına tekrar başsağlığı diliyorum. Rabbim Haluk hocamızdan razı olsun, mekanı ali olsun. Bu anlamlı buluşmanın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Ardından konuşan AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, “Gerçekten bir ideal, ülkü ve niyet uğruna yola koyulanlardandı Haluk hoca ve bugün bizi burada bir araya getirdi. Bunu da yaparken bir mekan ve bellek ilişkisi kurmaya yönelik en önemli noktalardan birinde Ahlat’ta bizleri buluşturdu. Gerçekten nereden geldik nereye doğru yürüyeceğiz duygusunu bize pekiştirebilecek bir noktada bir araya gelmiş olduk” ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy’da, “Ahlatın maneviyatıyla gençliğin enerjisini bir araya getiren bu tarihi ve bu mukaddes şehirde Kubbet-ül İslam’da sizlerle beraber olmaktan tarihe adanmış, adanmış olduğu bir ülküsünde yol yürürken rahmeti rahmana kavuşmuş değerlerimizi anma vesilesiyle sizlerle olmaktan bende kıvanç duyuyorum. Ahlat’ı anlamak, tanımak ve bu değerler etrafında dertlenen Ahmet Haluk Dursun profili, şahsiyetleri, onun etrafında neşet etmiş yetiştirmiş olduğu gençlerin yeniden filizlenmesine iklim oluşturmaktır. Bizim muradımız ve mefkuremiz budur. Siyasetten de, devlet hayatından da anladığımızda budur, bu olmalıdır. Bu sebepten dolayı bugün bu saatte bu salonu dolduran her bir arkadaşım bu atmosferin bir parçası olmuştur. Bu programın hayat bulmasında dertlenerek Ahmet Haluk Dursun hocanın derdini kendine dert ederek yola çıkıp kamu imkanlarıyla bu iş yürümüyorsa milletle yürüyebiliriz, dernekleşiriz diyerek devletimizin kapısını çalarız diyerek yolculuğa başladı. Bugünün anlamını bir bütün halinde program bitene kadar hissedip yaşayalım” şeklinde konuştu. Bitlis Eren Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Ferit İzci ise, “Bizim medeniyetlerimiz başka medeniyetlere benzemez. Bizim medeniyetlerimiz işte böyle şahsiyetler ve gençler üzerine inşa edilmiş ilelebet varlığını devam ettirecek medeniyetlerdir. Başka medeniyetlerin hayal bile edemeyecekleri zirvelere çıkmış olan ecdadın nesilleriyiz. Hayatını bu şekilde mücadeleyle geçiren başta sayın Ahmet hocamız olmak üzere bu ülkede ve coğrafyada yetişmiş değerlerli şahsiyetlere huzurlarınızda saygıyla ve minnet duyuyorum” dedi. Düzenlenen program hakkında gazetecilere açıklamada bulunan Anadolu Tarih ve Kültür Birliği Derneği Başkanı Doğan Güngör, “Kültür ve Turizm Bakan yardımcısıyken çok sevdiği Ahlat’ı ziyaretinin hemen sonrasında geçirdiği trafik kazasıyla hayatını kaybeden Prof.Dr.Ahmet Haluk Dursun hocayı anmak, Ahlat’ı anlatmak ve gençlerle hemhal olmka için buradayız. Dernek olarak hocamızı anmak üzere yaptığımız ikinci program. İlkini Çanakkale’de yine tarihimizin müstesna mekanlarından birinde, bugünde Ahlat’ta yaptık” dedi. Anma programına katılan Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kızı Nilay Dursun’da duygularını şöyle ifade etti; “Babamın hayatının son yıllarında özellikle çok önem verdiği Anadolu Tarih ve Kültür Birliği projesinin yaşatılıyor olabildiğini görmek gerçekten çok mutluluk verici. Yıllar önce babamın vefatından sonra tanıştığım bu değerli ekiple 5.yılında da bu tarz etkinliklerle bir araya gelmeyi sürdürüyoruz. Babamı anmayı, onun öğretilerini, gençlere aktarmaya çalıştığı bilgileri bir arada tekrar hatırlayarak belki yeni kitlelere aktarmaya çalışıyoruz. Bu gerçekten çok önemli. Dolayısıyla bu etkinliklerde desteği olan herkese çok teşekkür ediyorum.” İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü son sınıf öğrencisi Kenan Toprak Çatkın’da, “Ahlat’a ikinci gelişim. Bundan önce de bir program aracılığıyla gelmiştim. Haluk hoca bizde çok önemli ve derin etkiler bıraktı. Zaten bu etkileri panelimizde de anlatacağız” dedi. Yapılan konuşmaların ardından program Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği Musiki Grubunun Haluk Dursun’un sevdiği müzikleri seslendirmesiyle devam etti. Arından Ahmet Haluk Dursun hocayla anısı olan çeşitli üniversite öğrencilerin paneli ve BEÜ öğretim üyesi Doç.Dr.Hasan Buğrul’un Ahlat’taki tarihi mezar taşları üzerindeki övgü içerikli yazılar adlı sunumuyla program sona erdi. Anma programı sonunda toplu hatıra fotoğrafı çektirildi. Ahlat Halk Eğitimi Merkezi konferans salonunda düzenlenen anma programına Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Bitlis İl Emniyet Müdürü Ortaç Şekeroğlu, Bitlis İl jandarma komutanı Tuğgeneral Eyüp Subaşı, bazı kurum amirleri, çok sayıda akademisyen, yazar, eğitimci ve öğrenci katıldı. Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kaza sonucu vefatı 2019 yılında Malazgirt Zaferi’nin 948. yıl dönümü etkinlikleri öncesi Ahlat’ta gezi ve incelemelerde buluna merhum Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, buradaki incelemeleri sonrası kara yoluyla Van’a hareket etmişti. Dursun’un içinde bulunduğu araç, Erciş’in Bayramlı Mahallesi yakınlarında kaza yapmış, kazada Ahmet Haluk Dursun hayatını kaybetmişti.
Antalya Otomobil su kanalına uçtu: Öldüğü düşünülen sürücünün yüzerek kaçtığı ortaya çıktı Antalya’da kontrolden çıkıp su kanalına uçan otomobildeki sürücü, kanaldan yüzerek çıkıp olay yerinden kaçtı. Aracın yaklaşık 1 buçuk ay önce satışını yapıp devrinin henüz alınmadığını belirten ruhsat sahibi kadın ise olay yerine geldiğindeki ilk sözü, “Allah’tan içinde kimse yok” oldu. Kazanın görgü şahidi bir genç ise, “Sürücü çok paniklemişti, yüzerek kanaldan çıktı, ardından kaçtı” dedi. Kaza, saat 22.00 sıralarında Kepez ilçesine bağlı Göksu Mahallesi’ndeki Nene Hatun Caddesi ile İbn-i Sinan Sokak kesişiminde meydana geldi. Henüz sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 16 LUB 73 plakalı otomobilin önce kaldırıma çarpıp ardından su kanalına uçtuğunu görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarın ardından olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Belirtilen adrese gelen itfaiye ekipleri, araçta yaptıkları kontrolde herhangi bir kişinin olmadığını tespit etti. Bunun üzerine görgü şahitlerinin ifadesine başvuran polis, sürücünün araçtan çıktıktan sonra yüzerek kanaldan çıktığını ve ardından panikleyerek kaçtığını belirledi. Trafik polisinin araç plakasından yaptığı sorgulamada, aracın Gülfer Hanedar adına kayıtlı olduğu belirlendi. “Arabayı sattım, parasını aldım ama devrini almadı” Ekiplerin haber vermesiyle kaza yerine gelen Hanedar, aracı Halil isminde bir galerice yaklaşık 1 buçuk ay önce sattığını, parasını almasına rağmen karşı tarafın devrini henüz üzerine almadığını söyledi. Gazetecilere de açıklamada bulunan Hanedar, “Arabayı satmıştım, parasını aldım ancak devrini henüz üzerine almadı. Kaza olunca beni aradılar. Allah’tan içinde kimse yok, ona sevindik. Galericiye satmıştım. Onun sürüp sürmediği de belli değil, ulaşamıyorum da” diye konuştu. Kazayı görenlerden Musa Kont isimli genç ise “Araba aniden fren yaptı ve kanala uçtuktan sonra sürücü yüzerek çıktı. Adam çok panik yapıyordu, sakinleştirmeye çalıştık ama kaçtı gitti” dedi. Polis ekipleri sürücüyü bulmak için çalışma başlatırken, araç çekiciyle su kanalından çıkartılarak otoparka götürüldü.