ASAYİŞ - 14 Şubat 2016 Pazar 21:10

Merkez valisi Ahmet Pek tutuklandı

A
A
A
Merkez valisi Ahmet Pek tutuklandı

''Selam Tevhid'de kumpas” soruşturması kapsamında, aralarında merkez valisi Ahmet Pek’in de bulunduğu 6 şüpheli "darbeye teşebbüs ve silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlarından tutuklandı.

hazırladığı, Eski İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Oktay Bulduk’un ise soruşturmanın başlatılması için ihbar niteliğinde yazılar yazdığı belirtildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılığı tarafından yürütülen “Selam Tevhid'de kumpas” soruşturmasında tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edilen 17 şüphelinin sorgusu yaklaşık 8 saat sürdü.

İstanbul 4’üncü Sulh Ceza Hakimliği, ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından şüpheliler merkez valisi Ahmet Pek, Eski İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Oktay Bulduk, emniyet müdürleri Hamza Bayındır, Ayhan Koç ve İsmail Kılınç ile Zafer Karaman’ın “darbeye teşebbüs ve silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlarından tutuklanmalarına karar verdi.

“AHMET PEK ZEMİN HAZIRLADI”
Kararda, mevcut raporlara göre Selam Tevhid soruşturmasını yürütmek için yeterli delil olmadığı ancak 2012 yılında Emniyet Genel Müdür yardımcısı olan Ahmet Pek’in yaptığı yazışmalarla böyle bir soruşturma yürütülmesine zemin hazırladığı anlatıldı.

“OKTAY BULDUK SORUŞTURMA BAŞLAMASI İÇİN İHBAR YAZILARI YAZDI”
Eski İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Oktay Bulduk’un, Ankara Emniyet Müdürlüğü ve Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bu soruşturmanın açılması için ihbar niteliğinde yazılar yazdığı kaydedilen kararda, şüphelilerin bulundukları konum gereği yazı içeriklerini bildiklerinin kabulünün gerektiği ve bu kapsamda aynı şubenin müdürü Ayhan Koç tarafından soruşturmanın başlatıldığı aktarıldı.

HAKAN FİDAN FARUK KOCA ÜZERİNDEN DİNLENİLMEK İSTENDİ
Şüphelilerden İsmail Kılınç’ın 2012 Eylül ayından itibaren Ankara Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde C Büro Amiri olarak X1 kod adı ile Faruk Koca hakkında dinleme talebi yaptığı ifade edilen kararda, Faruk Koca üzerinden MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın takip edilmek istendiği, sonrasında X1 kod adlı Fatih Koca hakkındaki dinleme talebinin geri çekildiği belirtildi.

“YETERLİ DELİL OLMAKSIZIN DİNLEME VE FİZİKİ TAKİP YAPILMASI SAĞLANDI”
Bu dinleme kararı yazışmalarında Ankara TEM Şube Müdürleri Zafer Karaman ve Hamza Bayındır’ın imzalarının bulunduğu kaydedilerek, “Karaman ve Bayındır’ın bilgisi dahilinde, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere göre yeterli somut delil olmadan bu soruşturmanın Ankara’daki, İstanbul’dan talep edilen kişilerin dinlenmesi ve fiziki takiplerinin yapılmasının sağlandığı” aktarıldı.

“2014’TE HERHANGİ BİR DELİL YOKTUR DENİLEREK KAPATILDI”
Daha sonra bu soruşturmanın 2014 yılı içerisinde ‘Herhangi bir delil yoktur’ denilerek kapatıldığı belirtilen kararda, “Böylelikle şüphelilerin yeterli delil olmaksızın soruşturma açmak suretiyle Selam Tevhid operasyonuyla bağlantılı olarak atılı suçları işledikleri anlaşıldığından şüphelilerin ayrı ayrı tutuklanmalarına karar verilmiştir” denildi.
Hakimlik, 11 şüphelinin serbest bırakılmasına, serbest kalan şüphelilerden Mustafa Karataş ve Harun Ağan hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı konulmasına hükmetti.

26 ŞÜPHELİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen “Selam Tevhid’de kumpas” soruşturmasında aralarında merkez valisi ve üst düzey emniyet müdürlerinin de bulunduğu 26 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti. İstanbul Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Başsavcı Vekili İrfan Fidan’ın gözaltı kararı ile Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul, Ankara, Diyarbakır, Mardin, Kocaeli, Bursa, Malatya, Çorum, Siirt, Hakkari ve Antalya'da operasyon düzenlemişti.

SAVCILIK TUTUKLANMALARINI İSTEMİŞTİ
Operasyonlarda, aralarında eski Emniyet Genel Müdür Yardımcısı ve merkez valisi Ahmet Pek eski İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Oktay Bulduk, eski Ankara Terörle Mücadele Şube Müdürü Ayhan Koç, Hamza Bayındır ile Kutay Karpat Eroğlu, Sabahattin Aytekin, Abdurrahman Eser, İlyas Varlı, Yusuf Özdemir, Kadir Koray Toruk, İlyas İcik, Harun Ağa, Bülent Durmuş, Zafer Karaman, Adem Eraslan ve Mustafa Karataş gözaltına alınmıştı. Soruşturmayı yürüten Başsavcı vekili İrfan Fidan, 17 şüphelinin tamamını dosya üzerinden tutuklama istemiyle Nöbetçi Hakimliğe sevk etmişti. 

BAŞAK AKBULUT
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara AK Parti İstanbul İl Başkanı Özdemir: "İstanbul tüm Türkiye’yi şahlandıracak bir sorumluluğa sahip" AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Mahalle Başkanları İstişare ve Değerlendirme kampı, yoğun katılımla gerçekleştirildi. AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "Bizim Cumhurbaşkanımıza bir İstanbul borcumuz var. İstanbul’un yükselişi Türkiye’nin yükselişidir. İstanbul sadece kendisini değil, tüm Türkiye’yi de şahlandıracak bir sorumluluğa sahip" dedi. "Her Mahallesiyle, Her Hikâyesiyle İstanbul" teması ve "İstanbul’da Bir Olmak" sloganıyla AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Mahalle Başkanları İstişare ve Değerlendirme Kampı, 13-15 Şubat 2026 tarihleri arasında yoğun katılım ve güçlü bir teşkilat ruhuyla Ankara Kızılcahamam’da gerçekleştirildi. Üç gün süren programda; mahalle teşkilatlarının sahadaki performansı, koordinasyon mekanizmaları ve önümüzdeki döneme ilişkin stratejik yol haritası kapsamlı şekilde ele alındı. Programın ilk gününde, İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan bir sunum gerçekleştirdi. Ardından düzenlenen "Teşkilat Zirvesi - Kuruluştan Geleceğe" oturumunda, AK Parti teşkilat yapısının dünden bugüne geçirdiği dönüşüm ve geleceğe dair vizyon başlıkları istişare edildi. Zirvenin moderatörlüğünü AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş üstlenirken; AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Hayati Yazıcı, Amasya Milletvekili Haluk İpek, Ekrem Erdem, Mustafa Ataş, İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu ve İstanbul Milletvekili Erkan Kandemir tecrübelerini paylaştı. "Biz Türkiye’nin vicdanıyız" Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, "Biz sadece iktidar değiliz. Biz bu siyasi hareketin, bu partinin ve Türkiye’nin vicdanıyız. Bizim için bu bir parolaya dönüştü" dedi. Kamp programının önemine değinen Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş, "Toplantımızın hayırlara vesile olmasını, bu kamp programının da önemli bir dönemin başlangıcı olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum" diye konuştu. "İstanbul’un yükselişi Türkiye’nin yükselişidir" Programın ikinci günü, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir’in mahalle başkanlarına hitabıyla başladı. Ekonomik iyileşmenin de hissedilebilir bir şekilde yaşanmasıyla yıl sonu itibarıyla, 2027’ye girerken AK Parti dikiz aynasına baktığında arkasında kimseyi görmeyecek duruma geleceğini söyleyen Özdemir, şöyle konuştu: "Bir yıllık süreçte her türlü sıkıntıya, zorluğa rağmen toplumumuzla bağımızı daha da kuvvetlendirdik. Anketlerimizde, İstanbul’da şu anda önemli bir ilerlemenin var olduğunu ifade etmek istiyorum. Kazandığımız 2023 seçimine göre dahi daha iyi bir noktadayız. Belediye Başkanlıklarımızda, ilçe belediyelerimizde 6 puan Nisan ayına göre daha yukarıdayız. Büyükşehirde de Nisan ayına göre daha ileri noktadayız. Bunları düzenli aralıkta ölçerek, ipi göğüsleyeceğimiz güne kadar bu yolculuğu devam ettireceğiz. Hepimiz biliyoruz, mermeri delen suyun sertliği değil sürekliliğidir. Gayretle, aşkla ve şevkle çalışacağız, bizim Cumhurbaşkanımıza bir İstanbul borcumuz var. İstanbul’un yükselişi Türkiye’nin yükselişidir. İstanbul aynı zamanda sadece kendisini değil, tüm Türkiye’yi de şahlandıracak bir sorumluluğa sahip. Bu sorumluluk bilinciyle hep birlikte kendi evlatlarımızı, kendi torunlarımızı gözümüzün önüne getirerek onların daha güzel bir geleceğe sahip olması için, onların bizim çektiğimiz sıkıntıları çekmemesi için, onların üniversite kapılarında özgürlük mücadelesi çekmemesi için çalışacağız." "Tayyip Erdoğan zamanında yaşayanlar diye bir kavram olacak" İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan’ın gerçekleştirdiği söyleşide, gençlik çalışmaları ve sivil toplum perspektifi üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Mahalle Başkanlarından gelen soruları da cevaplandıran Bilal Erdoğan, "Dünya lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın evladı olarak bu duygu nasıl bir şeydir?" sorusuna, "Çok güzel bir duygu. Sadece oğlu olarak değil, gerçekten Türkiye’yi izleyen birisi olarak da kendimi çok şanslı hissediyorum. Neden? Gerçekten Tayyip Erdoğan zamanında yaşayanlar diye bir kavram olacak. Tayyip Erdoğan’dan sonra anlatacaklar, herkes böyle ağzını açıp dinleyecek. ‘Vay be siz gördünüz mü? Gerçekten siz onun teşkilatında mıydınız?’ diyecekler. ‘Hiç elini tuttun mu?’ diyecekler. Gerçekten Tayyip Erdoğan tarihimiz açısından öyle biri. Ben inanın bunları söylerken babamı anlattığımı düşünerek söylemiyorum. Gerçekten ben bir tarihi figürü anlatan bir siyaset bilimci, iktisatçı, ekonomist, akademisyen gibi hissediyorum kendimi. Çok şanslıyız. O anlamda ben oğlu olduğum için, daha çok gördüğüm ve zaman geçirdiğim için de kendimi gerçekten çok şanslı hissediyorum" dedi.
Kayseri Memduh Büyükkılıç, vaatlerini en yüksek oranda hayata geçiren büyükşehir belediye başkanı oldu Seçim öncesi vaatler ile icraatları karşılaştıran yapay zekâ destekli analiz raporuna göre; Türkiye’de vaatlerini en yüksek oranda gerçekleştiren büyükşehir belediye başkanı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç oldu. Türkiye genelinde belediye başkanlarının seçim öncesi verdikleri sözler ile görev sürecindeki icraatlarını karşılaştıran yapay zekâ destekli analiz raporu yayımlandı. Yeni nesil protokol ve veri analiz sistemi protokol.org.tr tarafından hazırlanan raporda, vaatlerini gerçekleştirme oranı en yüksek belediye başkanının Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç olduğu açıklandı. Raporda; ulaşım, altyapı, çevre, sosyal belediyecilik, tarım, teknoloji ve şehircilik başlıkları altında verilen seçim vaatleri detaylı biçimde incelendi. Kayseri özelinde yapılan değerlendirmede, projelerin büyük bölümünün tamamlandığı, devam eden yatırımların ise vaatlerle birebir örtüştüğü tespit edildi. Analiz sonuçlarına göre; Başkan Büyükkılıç’ın yönetim anlayışında ’vaat-planlama-uygulama’ sürecinin güçlü bir uyum içinde yürütüldüğü vurgulandı. Özellikle ulaşım yatırımları, raylı sistem projeleri, çevreci uygulamalar, sosyal destek programları ve dijital belediyecilik alanındaki çalışmalar raporda öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Hazırlanan raporda ayrıca, kamuoyunun belediye hizmetlerine ilişkin bilgiye erişimini kolaylaştıran dijital sistemlerin şeffaflık açısından önemli rol oynadığı belirtildi. Başkan Memduh Büyükkılıç’ın Türkiye genelinde belediye başkanları arasında vaatlerini en yüksek oranda gerçekleştiren isim olarak öne çıkması, Kayseri’nin istikrarlı kalkınma sürecinin somut bir göstergesi olarak değerlendirildi.
Muğla Bakan Yardımcısı Gizligider: "Geçen yıla oranla yağışlar yüzde 66 arttı" Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, Muğla’da son bir hafta içinde yoğun yağış nedeniyle taşan Dalaman Çayı’nda ve Köyceğiz Kavakçalı Mahallesi’nin ulaşımını sağlayan çöken yolda incelemelerde bulundu. AK Parti Muğla milletvekilleri ve DSİ Genel Müdürü’nün hazır bulunduğu incelemede Dalaman Çayı makineli çalışma alanında incelemelerde bulunan Bakan Yardımcısı Gizligider, burada DSİ 21. Bölge Müdürü Birol Çınar’dan brifing aldı. "Bu yıl Türkiye’nin uzun yıllar yağış ortalaması arasında yüzde 16 artış yaşandı" Dalaman Çayı üzerinde son yağışlar hakkında açıklama yapan Bakan Yardımcısı Gizligider, "Son günlerde Türkiye’de yoğun bir yağış söz konusu. Bir yandan bu yağışlar için ne kadar şükretsek azdır. Zira geçtiğimiz yılla bu yılın ortalamasını karşılaştıracak olursak, geçen yıla göre tüm Türkiye’de bugün tarih itibarıyla mukayese ettiğimizde yağışlar yüzde 66 arttı. Bu bizim için harika bir haber. Yine uzun yıllar ortalamasına baktığımızda da Türkiye’nin yağış ortalamasıyla bu yılın yağış ortalaması arasında da yüzde 16 bir artış var. Yani onun için ne kadar şükretsek azdır. Ama elbette şöyle bir gerçek var, artık buna yeni normal diyorlar. Aslında normal falan da değil, anormal belki. Öyle bir zaman geliyor ki bir yılda alınması gereken yağış bazen bir ayda, bazen bir haftada ya da birkaç aylık alınması gereken yağış birkaç günde adeta yeryüzüne boşalıveriyor. Ve bu yeni normale de bizim uyum göstermemiz gerekiyor. Bu tabii tüm dünyada olan bir durum, bir değişiklik, iklim değişikliği deniyor buna. Özellikle de Akdeniz çanağı ülkeleri bundan çok fazla etkilendi ve elbette bizler Türkiye olarak bundan etkilenmekteyiz. İnşallah bundan sonra olmasın bu afetler ama bizim hazırlığımız bundan sonra olacaklara göre de olacak. Yani bu yeni normale hazırlanmak bizim şu anda en önemli görevimiz" dedi. "Yeni iklim düzenine alışmamız lazım" Dünyada iklim değişikliğine bağlı yeni bir düzen oluştuğunu belirten Gizligider, "Burada akla gelen en büyük müdahale, en büyük çözüm nedir? Sigorta sistemidir. Tarımsal üretimde sigorta, yani buna kısaca biz TARSİM diyoruz ve burada Muğla’da belli bir oranda TARSİM’imiz var ama bunu doğrusu yeterli bulmuyoruz biz. Bitkisel üretimde Muğla’da TARSİM oranı yüzde 10, seracılıkta yüzde 30, hayvancılıkta yüzde 60, arıcılıkta biraz daha yüksek bir oran. Özellikle üreticilerimize sesleniyorum. Bundan sonra da bu doğa olaylarının yaşanması muhtemeldir. 13 Nisan gecesi Türkiye’de 67 vilayette don olayı yaşandı. 8 saati aşan ve eksi 20’lere kadar uzanan ve aralıksız olarak bu don meselesinden dolayı hem enflasyona yansıma hem birçok ürüne ulaşamadık ve başka aksaklıklar. Yeni normal dönemi, yeni dünya düzeninde, yeni iklim düzeninde bundan sonra da yaşanması muhtemel riskler vardır, olacaktır. Yüzde 50 ile başlıyor, yüzde 70’e kadar uzanıyor devletin prim desteği. Yani sizin ödeyeceğiniz pirimin yüzde 50 ile yüzde 70’e kadar ulaşacak kısmını devlet karşılıyor. "Muğla’da 11 bin 500 taşkın koruma yaptık" Muğla genelinde 11 bin 500 adet taşkın koruma yaptıklarını, eğer bu taşkın korumalar yapılmasaydı, bugün Muğla’da durumun daha vahim bir durumu ortaya çıkacağını belirten Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, "Seralarımızda diğer bitkisel üretim alanlarında zararlar var. Burada da alanların bazısına girilebilir düzeyde, bazen girilemeyecek alanlar var. Tüm Türkiye’de 18 ilde taşkın meydana geldi arkadaşlar. Ve biz DSİ ekipleri olarak 604 adet iş makinesi, ekipmanla birlikte 881 adet personel şu anda arkamda da gördüğünüz örnekte olduğu gibi arazide ve duruma vaziyet etmekte. Elbette en büyük tesellimiz şu ana kadar bir can kaybı söz konusu değil. Muğla’da ne oldu, ne olacak biraz bundan bahsetmek istiyorum. Sadece Muğla’da 11 bin 500 taşkın koruma tesisi yapmışız. Eğer bunlar olmasaydı ne olurdu? Bu sorunun cevabı en kritik cevap. İşte o zaman her yer çok daha büyük bir felaketle, Allah esirgesin hem can kaybıyla hem katlanır şekilde mal kaybıyla karşılaşacaktı. Ancak 11 bin 500 adet taşkın korumamıza rağmen dedik ya yeni normal, doğanın farklı farklı cilveleri bunlar yaşanabiliyor. Ama bunlara da gerekli inşallah tedbirleri alıyoruz. Özellikle Dalaman Çayı’na ilişkin. Dalaman Akköprü Barajı’nın son yağışlarla maksimum işletme seviyesine gelmesi söz konusu. Yani artık bundan sonrasının taşması söz konusu olur. İşte bu olmasın diye şu anda saniyede 342 metreküp su Dalaman Çayı’na buraya kontrollü olarak veriliyor. Yine Dalaman Çayı setli onarımı için de bugüne kadar 17 iş makinesi ve 27 personelle çalışmamız sürüyor. Yine Muğla ile ilgili bir bilgi verelim. On binlerce tesis yapıyoruz. Sadece devlet su işleri eliyle 5.7 milyarlık bir yatırım yapmışız Muğla’ya. 63 adet taşkın kontrol tesisi yapılmış. Ve şu önemli bilgi arkadaşlar, 70 bin dekar alan taşkından korunmuş bu şekilde" ifadelerini kullandı.