SAĞLIK - 20 Ocak 2016 Çarşamba 10:42

Obezitede ölüm riski var mı?

A
A
A
Obezitede ölüm riski var mı?

Obezite rahatsızlığı, önlenebilir ölümler arasında sigaradan sonra ikinci sırada yer alıyor. Obezite konusunda bilgiler veren Opr. Dr. Erol Vural, obezite rahatsızlığının belirtileri, ölüm riski ve hipertansiyon ile olan ilişkisine değindi.

Obezitenin, gıdaların özellikle yüksek kalorili gıdaların aşırı tüketilmesine bağlı olarak vücuttaki yağlı doku oranının artış göstermesi olduğunu söyleyen Opr. Dr. Erol Vural, ‘’Obezite, günümüzde önlenebilir ölümler arasında sigaradan sonra ikinci sırada yer alıyor. Obezite, özellikle hipertansiyon (yüksek tansiyon), kolesterol artışı, diyabet, solunum yolu hastalıkları, eklem hastalıkları, kalp ve damar hastalıkları hatta bazı kanser çeşitlerini tetikleyerek, hayati risk içeren hastalıkların bütünlüğü olarak ifade edilebilir’’ dedi.

OBEZİTENİN BELİRTİLERİ NELERDİR?
Obezite rahatsızlığı olan kişilerde ortaya çıkan şikayetlere değinen Vural, hastalığın belirtilerini, aşırı terleme, depresyon, uyku apnesi, horlama, uyku bozukluğu, eklem ve sırt ağrısı, cilt dokusunda tahrişe bağlı olarak enfeksiyon artışı, gün içerisinde uykulu ve yorgun hissetme, küçük hareketlerde yorulma ve nefessiz kalma olarak sıraladı. 

OBEZİTENİN ÖLÜM RİSKİ NEDİR?
Obezitenin özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde epidemik bir salgın haline gelen problemler topluluğu olduğunu dile getiren veren Opr. Dr. Erol Vural, ‘’Yapılan araştırmalara göre obezitenin neden olduğu hastalıklar çerçevesinde hayati risk ve hayatını kaybedenlerin oranı her geçen gün artıyor. Ayrıca obezite ile beraber kronik böbrek hastalığı prevelansı da son dönemlerde böbrek yetmezliği, kanser, Tip 2 diyabet, metabolik sendrom ve erken ölüm riskinde önemli rol oynuyor. Kısacası obezite metabolik sendromla birlikte birçok hastalığın ortaya çıkması ile ölüm riskini arttıran günümüzün en tehditkar sorunu. Ancak erken tedavi seçenekleri ile metabolik sendrom öncüleri engellenerek oluşabilecek hasar boyutu ve hastalığın ilerlemesi durdurulabiliyor. Bu nedenle obezite hastalarının bu risk faktörleri doğrultusunda, vakit kaybetmeden uzman bir doktora başvurması gerekir. Yapılan araştırmalara göre gelişmiş ülkelerde en sık karşılaşılan ölüm nedeni kardiyovasküler (KHV) hastalıklardır. Bu nedenle obezite odaklı gelişebilecek bu hastalık, obezitenin ölüm riskleri arasında yer alabilir. Obezite KHV için bağımsız bir risk faktörü olarak kabul edilse de, hipertansiyon gibi diğer risk faktörlerine davetiye çıkarması ve olumsuz etkilerinin görüldüğü bilimsel olarak kanıtlanmıştır’’ diye konuştu.

OBEZİTE VE HİPERTANSİYON İLİŞKİSİ
Yüksek tansiyon gibi hayati risk içeren bir sağlık sorununun en önemli nedenlerinden birisinin obezite olduğunu vurgulayan Vural, ‘’Obezite ile beraber alkol kullanımı, asitli içecekler, aşırı yağlı, tuzlu beslenme ve hareketsiz yaşam hipertansiyon riskini arttırır. Yapılan araştırmalara göre BKİ değeri 35 kg/m2’nin üstünde olan obezite hastalarının hipertansiyon riski, ideal kiloya sahip olan bireylere göre 3 kat daha yüksektir. Uzmanlar beden ağırlığının, olması gerekenin yani yüzde 20’nin üzerinde olan kişilerde hipertansiyonun görülme sıklığının normal kiloya sahip olanlara göre 2 kat fazla olduğunu belirtiyor. Ayrıca bu düşünce bel ve kalça oranının kan basıncı ile oldukça önemli bir korelasyon olduğunu gösteriyor. Bu nedenle obezite koroner kalp hastalığının gelişimine zemin hazırlayan birçok dislipidemi soruna eşlik ederek, ciddi sağlık sorunları ile ölüm riskinin artmasına yol açıyor’’ ifadelerinde bulundu.

OBEZİTE AMELİYATLARININ ÖLÜM RİSKİ NEDİR?
Obezite ile ilgili yapılan cerrahi ameliyatlar sonrasındaki ölüm oranının yüzde 0,3 ile 0,8 arasında değiştiğini belirten Vural, ‘’Genellikle obezitenin ileri evrelerinde ameliyat tercih edilse de, obezite kaynaklı ameliyat komplikasyon oranları VKI’ nın artışına paralel olarak artabiliyor. Bu nedenle ameliyattan önce diyet tedavisi, davranış değişikliği ve egzersiz tedavisi ile beraber ilaç tedavisinin uygulanması öneriliyor. Ancak bu tür tedaviler özellikle morbid obezlerde daha çok işe yaramıyor’’ dedi. Obezite ameliyatlarının başarılı bir şekilde sonuçlanması için anestezi ve operasyonla ilgili karşılaşabilecek risklerin değerlendirilmesi ve konsültasyonların yapılması gerektiğine dikkat çeken Vural, ‘’Ancak öncelikle hastanın beslenme alışkanlıklarının değerlendirilmesi ile uygun tedavi yöntemlerinin belirlenmesi, karşılaşılabilecek risklerin hastaya bildirilmesi ve onay alınması gerekir. Her cerrahi operasyonun kendine göre risk faktörleri olsa da, tıbbi müdahale gereği ortaya çıkabilecek risk faktörleri standarttır. Ancak obezite hastalarının uygulanacak tedaviye bağlı olarak ortaya çıkabilecek risk faktörleri daha çok artış gösterir. Fakat hastanın obezite sorunun neden olduğu doğal risk faktörlerinde cerrahi karşılaştırıldığında obezitenin ve yandaş hastalıklarının yol açtığı sorunlar çok daha fazladır ve obezite ameliyatları doğru evrede ve doğru yöntemlerin uygulanmasına bağlı olarak başarılı bir şekilde sonuçlanır’’ diyerek sözlerini noktaladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ataşehir’de rüşvet iddiasında soruşturma dosyasına milyon dolarlık talepler yansıdı İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ataşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen rüşvet soruşturmasında, teknik takip kayıtları ve ifadeler dosyaya girdi. Edinilen bilgilere göre, dosyada yer alan iddialarda, ruhsat süreçlerine ilişkin taleplerin toplamda yaklaşık 13,5 milyon dolar seviyesine ulaştığı öne sürüldü. İfadesine başvurulan iş insanı H.Ö., ilk aşamada yaklaşık 6,5 milyon dolar ödeme yaptığını, ikinci aşamada ise 7 milyon dolar civarında yeni bir talep ile karşılaştığını iddia etti. H.Ö.’nün ifadesinde, ruhsat süreçlerine ilişkin şu değerlendirmeleri yaptığı öğrenildi: "İBB operasyonundan sonra kimse imza atmak istemedi. Eskiden bir istiyorlarsa, beş istemeye başladılar. ‘Zaten herkes içeride, parti kimseye sahip çıkmıyor. Bize de operasyon gelmeden ne koparırsak kar’ anlayışındalar. Bu yüzden para vermek zorunda kaldım." Soruşturma dosyasına giren teknik takip kayıtlarında ise taraflar arasında geçtiği öne sürülen bazı diyaloglar şu şekilde yer aldı: M.K. (Avukat): "Ne kadar yonttular seni?" H.Ö. (İş insanı): "265 net rakam. 6 buçuk milyon dolar." H.Ö. (İş insanı): "Fena yani, parçala Behçet oldum resmen." Soruşturmada ağırlamalar ve onaylar arasındaki takvim şu şekilde oluşturuldu: "1. Temmuz 2024: Müteahhit H.Ö., ‘Yapı Tadilat Ruhsatı’ öncesi Belediye Başkan Yardımcısı Birkan Birol Yıldız’ı Bodrum’daki yatında ağırladı. 2. Aralık 2024: Bodrum koylarındaki pazarlık, 6,5 milyon dolarlık rüşvetin ödenmesinin ardından, 16 ve 30 Aralık 2024 tarihlerinde projenin yapı tadilat ruhsatı onaylandı. 3. Temmuz 2025: İskan ruhsatı aşamasında Başkan Yardımcısı Yıldız ile birlikte Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in sağ kolu olarak bilinen Cengiz Gündoğan, 11-15 Temmuz tarihleri arasında müteahhidin lüks yatında ağırlandı. 4. Ağustos 2025: İkinci yat ağırlamasından bir ay sonra, 26 Ağustos 2025 tarihinde iskan ruhsatı jet hızıyla onaylandı. İkinci blok iskanı için 7 milyon dolarlık rüşvet pazarlığı sürecine girildi. Bir başka görüşmede ise şu ifadelerin yer aldığı iddia edildi: E.C. (Muhasebeci): "Günün bombasını duydun mu? İskan için 7 milyon dolar istiyorlarmış." E.E. (Mühendis): "Ne için istiyorlarmış? E binayı onların üzerine yapalım o zaman. 2-3 milyon dersin bir yere bağlarsın da 7 milyon dolar nedir?" E.C. (Muhasebeci): "Yediden başlayıp bire-ikiye razı edecekler. Pazarlık için yapıyorlar. Ben bu heriflere ‘operasyon siyasi’ diye kızıyordum ama bunlar harbiden hak ediyorlar bazen." Öte yandan soruşturma kapsamında, yapı tadilat ruhsatının Aralık 2024, iskan ruhsatının ise Ağustos 2025 tarihinde onaylandığı, bu süreçlerde taraflar arasındaki temasların ve zamanlamanın da inceleme konusu olduğu öğrenildi. Savcılık tarafından yürütülen soruşturmada, teknik takip kayıtları, seyahat ve konaklama verileri ile diğer belgelerin birlikte değerlendirildiği, rüşvet, irtikap ve görevi kötüye kullanma suçlamalarına ilişkin iddianame hazırlıklarının sürdüğü bildirildi.
Erzurum Erzurum’da "İş Kadınları Platformu" kuruluyor Erzurum’da kadın iş insanları, yalnızca üretimin değil, karar mekanizmalarının da güçlü bir parçası olmak için harekete geçti. Yaklaşık 50 kadın girişimci, "İlhamdan Liderliğe Kadın İzi" sloganıyla Palandöken’in zirvesinde bir araya geldi. Buluşma, sıradan bir toplantının ötesine geçerek, Doğu’da yükselen kadın gücünün somut bir adımına dönüştü. Erzurum’da kadın iş insanlarının bir araya geldiği zirvede ihracattan sanayiye, KOBİ’lerden esnafa kadar pek çok sektörün sorunları ele alındı. Ancak konuşmalar ilerledikçe ortak bir gerçek daha net ortaya çıktı. Kadınlar artık tek tek değil, birlikte daha güçlü olmak istiyor. Bu nedenle toplantının en önemli çıktısı, Erzurum merkezli bir "İş Kadınları Platformu" kurma kararı oldu. Türkiye genelinde kadınların üretime katılım oranı artarken, Doğu Anadolu’da bu yükseliş artık daha görünür ve daha iddialı bir noktaya taşınıyor. Palandöken İnovasyon Kadın Girişimciler Üretim ve İşletme Kooperatifi (PAL-KOOP) ile Genç Finansçılar Derneği’nin ev sahipliğinde düzenlenen zirve, farklı sektörlerden kadın patronları ilk kez bu ölçekte bir araya getirdi. Katılımcılar yalnızca birbirleriyle tanışmakla kalmadı iş birlikleri, ortak yatırımlar ve bölgesel kalkınma için somut adımları da masaya yatırdı. "Hakkımızı almaya geliyoruz" Zirvede söz alan PAL-KOOP Başkanı Işılay Çakır, konuşmasıyla salondaki kararlılığı adeta özetledi: "Amacımız kentte ticaret yapan kadın iş insanlarını bir araya getirip tanışmalarını sağlayarak ticaretlerine katkı sunmaktı. Ancak burada oluşan sinerji ve ortaya çıkan talepler, şehir ekonomisine yön veren kadınların artık güçlenmesi ve örgütlenmesi gerektiğini açıkça gösterdi. Bugün burada sadece mekanın aldığı kadar kadın iş insanını davet edebildik. Yaklaşık 50 iş kadını burada ama toplantıya katılamayan onlarca kadın iş insanı var. Açıkçası ben bu kadar çok olduğumuzu bilmiyordum. Artık bekleme değil, harekete geçme zamanı. Tüm kadın iş insanlarıyla birlikte İş Kadınları Platformu’nu kurmak için yola çıkıyoruz. Biz yok sayılamayacak kadar fazlayız. Siyasette de ticarette de hakkımızı almaya geliyoruz." "Bu zirve bir dönüm noktası" Zirvenin organizasyonunu üstlenen Genç Finansçılar Derneği Başkanı Meryem Bingöl ile Dernek Onursal Başkanı Doç. Dr. Fırat Altınkaynak da yaptıkları konuşmada bu buluşmanın önemine dikkat çekerek "Bugüne kadar birçok ekonomi zirvesi düzenledik. Ancak bu zirvenin yeri bizim için çok farklı. Erzurum’da kadınların, özellikle de iş dünyasında söz sahibi olan kadınların ayağa kalkması, şehir adına son derece kıymetli bir gelişme. Kadın elinin değdiği her şey değişir, gelişir ve güzelleşir. Bu nedenle ‘İşte kadın, işte hayat’ diyerek yola çıktık. Bu zirve bizim için en kıymetli buluşma" dedi. Hedef: Erzurum’dan yükselen bir güç Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’de ve özellikle bölgede kadın odaklı güçlü bir ekonomik hareketin eksikliğine dikkat çekildi. Katılımcılar bu eksikliği gidermek için ilk adımın Erzurum’dan atılması gerektiği konusunda hemfikir oldu: "Madem güneş doğudan doğuyor, o halde bu hareket de doğudan başlamalı. Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Erzurum’dan kadınların ekonomik gücünü ortaya koyan bir platform kurmak istiyoruz. Biz artık sadece kendi işimizin patronu değiliz, aynı zamanda ekonomiye yön veren bir gücün temsilcileriyiz. Bu şehirden kadın oda başkanları, meclis başkanları, milletvekilleri ve belediye başkanları çıkarmak istiyoruz. Ekonomik gelişmeleri sadece izleyen değil, karar süreçlerinin tam merkezinde yer alan bir yapı olacağız." Platform Erzurum ile sınırlı kalmayacak Kadın iş insanları, kent ekonomisinin gelişimine katkı sunacak projelerde daha aktif rol almak, yatırım süreçlerinde söz sahibi olmak ve bölgesel kalkınmayı hızlandıracak adımların doğrudan parçası olmak istediklerini vurguladı. Bu hedef doğrultusunda kurulacak platformun yalnızca Erzurum ile sınırlı kalmayacağı, tüm Doğu Anadolu’yu kapsayan bir yapıya dönüşeceği ifade edildi. Zirvenin sonunda alınan en somut karar ise merkezi Erzurum’da olacak "İş Kadınları Platformu"nun kurulması oldu. Katılımcılar, bu yapının kısa sürede resmiyet kazanması ve daha geniş katılımlı yeni toplantılarla büyütülmesi konusunda görüş birliğine vardı. Bir sonraki buluşmanın tarihi de belirlenerek süreç resmen başlatıldı. Palandöken’in zirvesinde atılan bu adım, yalnızca bir organizasyonun başlangıcı değil; Erzurum’dan yükselen güçlü, kararlı ve örgütlü bir kadın hareketinin habercisi olarak görülüyor. Kadınlar artık sadece üretimde değil, yönetimde de söz sahibi olmak için sahneye çıkıyor.
Manisa Mesir coşkusu sporla başladı Manisa’da 486’ncısı düzenlenen Uluslararası Mesir Macunu Festivali, satrançtan atıcılığa, briçten gençlik organizasyonlarına kadar uzanan geniş katılımlı spor etkinlikleriyle renkli görüntülere sahne oldu. Bu yıl 486’ncısı gerçekleştirilen Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, birbirinden heyecanlı spor organizasyonlarıyla başladı. Türkiye’nin farklı illerinden yüzlerce sporcunun katıldığı satranç, briç, trap ve skeet turnuvaları büyük rekabete sahne oldu. Festival kapsamında bu yıl ikincisi düzenlenen Mesir Satranç Turnuvası, Saruhan Otel’de 178 sporcunun katılımıyla gerçekleştirildi. Turnuvanın açılış hamlesi, Türkiye Satranç Federasyonu (TSF) Eğitim Kurulu Başkanı Gürkan Aydeniz, Yönetim Kurulu Üyesi Olcay Ak Nalbant, Başhakem Hasan Karaköse ve Manisa Büyükşehir Belediyesi Sosyal Projeler, Gençlik ve Spor Şube Müdürü Müjde Günderen tarafından birlikte yapıldı. TSF Yönetim Kurulu Üyesi Olcay Ak Nalbant, geçen yıl ilki düzenlenen turnuvanın bu yıl da aynı kararlılıkla sürdürüldüğünü belirterek destek veren kurumlara teşekkür etti. Müjde Günderen ise bu tür organizasyonların çocuklar ve gençler için önemli fırsatlar sunduğunu ifade ederek, "Amacımız gençlerimizin geleceğe daha umutla bakmasını sağlamak" dedi. Trap ve skeet atışlarında kıyasıya mücadele Festivalin dikkat çeken etkinliklerinden trap ve skeet turnuvaları da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Salihli’de düzenlenen trap yarışmasına 85 sporcu katılırken, Manisa merkezde yapılan skeet turnuvasında ise 57 sporcu dereceye girebilmek için yarıştı. Briç turnuvasına yoğun ilgi Zeka sporlarının önde gelen branşlarından briçte ise 220 sporcu mücadele etti. Turnuvanın açılışında konuşan Briç İl Temsilcisi Hasan Ulusoy, spora sağladığı katkılar nedeniyle Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’ya teşekkür etti. Manisa Büyükşehir Belediyesi Sosyal Projeler, Gençlik ve Spor Şube Müdürü Müjde Günderen, belediye olarak spora ve sporcuya desteklerinin artarak devam edeceğini belirterek, tüm katılımcılara başarılar diledi.