GÜNDEM - 02 Nisan 2015 Perşembe 18:54

OMÜ, mezunlarıyla buluştu

A
A
A
OMÜ, mezunlarıyla buluştu

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) 40. yıl etkinlikleri kapsamında mezunlarını bir araya getirdi.

Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen mezunlar buluşmasına birçok başarılı OMÜ mezunu katıldı. Törene OMÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Akan, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Orbay, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tarık Yarılgaç, Canik Başarı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yunus Pekdemir, Canik Belediye Başkanı Osman Genç, Kredi Yurtlar Kurumu Samsun Bölge Müdürü İsmail Hakkı Kasapoğlu, İl Sağlık Müdürü Dr.Yusuf Köksal, Samsun Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Uzm. Dr. Dursun Mehmet Mehel, teknik direktör Ertuğrul Sağlam, eski Avrupa, Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu Mahmut Demir, rektör yardımcıları, dekanlar, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.
Törenin açılış konuşmasını yapan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Akan, “OMÜ yılda yaklaşık 9 bin mezun veriyor. Mezunlarımızdan birçoğu belediye başkanı, önemli futbol adamı, spor adamı, dünya şampiyonu, yüksek kademelerde bürokrat, siyasetçidir. Birçok üniversitede hocalık yapan profesörlerin, doçentlerin, yardımcı doçentlerin önemli bir kısmı OMÜ mezunu. Birçok alanda bu üniversite önemli insanlar yetiştirdi ve yetiştirmeye de devam edecek. Hepimiz OMÜ mensubu olmaktan gurur duyuyoruz. Hepinize bir teklifim var. İkinci bir 40 yılı görmemiz mümkün gözükmüyor ama muhtemelen 50. yılda yine bir tören yapılacaktır. O zaman davet etseler de etmeseler de buraya gelip burada yine buluşalım” dedi.
Rektör Akan’ın konuşmasının ardından OMÜ’de mezun olan tek tek kürsüye çıkarak teşekkür konuşması yaptılar. Daha sonra kendilerine ‘OMÜ 40. Yıl’ plaketi verildi.
İlk mezunlarını verdiği 1979 yılından bugüne 100 bini aşan mezunu ile toplumsal aydınlanmanın öncüsü olan OMÜ, farklı alanlarda mesleki ve kariyer başarıları elde etti. Mezunların buluşma töreninde OMÜ’den ilk mezun olan Prof. Dr. Cazip Üstün, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Metin Orbay, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Tarık Yarılgaç, Canik Başarı Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Prof. Dr. Yunus Pekdemir, Bosna Hersek İslam Birliği Mostar Jablanica Başimamı Suljo Çikotiç, Canik Belediye Başkanı Osman Genç, Gençlik ve Spor Bakanlığı Yüksek Öğrenim Kredi Yurtlar Kurumu Samsun Bölge Müdürü İsmail Hakkı Kasapoğlu, Samsun Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Uzm. Dr. Dursun Mehmet Mehel, Eski Avrupa, Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu Mahmut Demir, teknik direktör Ertuğrul Sağlam, Kırgızistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Din İşleri Devlet Komisyonu Başuzman Nurbek Shamraliev, olimpiyatlarda madalya elde eden ilk Türk kadın sporcu Hülya Şenyurt, Diyanet İşleri Başkanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Yurtdışı Türkler Daire Başkanı Kazım Türkmen, iş adamı Dr. Ersin Yılmaz ve iş kadını Nevin Ulusoy törene katılarak teşekkür konuşmalarının ardından plaketlerini aldılar.
653. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Başpehlivanı Fatih Atlı, Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Şuayıp Birinci, Medikal Park Hastanesi Grup Koordinatörü Opr. Dr. Hikmet Çavuş, eski Avrupa ve Dünya Şampiyonu Milli Grekoromen Güreşçi Selçuk Çebi ve İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok ise yoğun programlarından dolayı törene katılamadı.

DEMİR: “OMÜ BENİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”
Samsun’un ve OMÜ’nün kendisi için çok önemli olduğunu belirten eski Avrupa, Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu Mahmut Demir, “Bu güzel şehir benim için hüznün ve mutluluğun başkentidir. Acıların ve mutluluklarının en büyüklerini burada tattım. En çok sevdiğim iki insanı yani babamı ve kayınpederimi burada kaybettim. Avrupa, Dünya ve Olimpiyat Şampiyonluklarımı burada öğrenciyken kazandım. Çocuklarımın annesi sevgili eşimle de burada tanıştım ve evlendim. Bunun için Samsun ve OMÜ bizim için çok önemlidir. Her türlü etkinlikte ve organizasyonda görev almayı emir talep ederim. Ben bu üniversitede öğrenci iken sevgiyi, saygıyı, sabrı, çalışmayı ve mutlaka başarmayı öğrendim” diye konuştu.
Demir, konuşmasının ardından OMÜ Rektörü Akan’a kendisinin öğrencilik yıllarda müsabakalardaki seremonide Türk bayrağını taşıdığı fotoğrafı hediye etti.

ERTUĞRUL SAĞLAM: “İYİ ÖĞRENCİYDİM AMA FUTBOL DERSİNDEN BÜTÜNLEMEYE KALDIM”
Teknik direktör Ertuğrul Sağlam, “Samsun şehri benim hayatımın çok önemli bir yerinde. Aslen Gümüşhane Torullu olmama, Zonguldak Ereğli’de doğup büyümeme rağmen ülkedeki sporla ilgilenen birçok insan beni Samsunlu olarak tanıdı ve bana ‘hocam Samsunlu musun’ dediklerinde ben de gururla ve samimiyetle ‘evet Samsunluyum’ diyebiliyorum” ifadelerini kullandı.
Futbol yaşantısından dolayı birçok üniversite kazandığını fakat fırsatı olmadığı için gidemediğini belirten Sağlam, “Samsun’a geldim ve burada Beden Eğitimi Spor Öğretmenliği Bölümü’nün ilk öğrencileri olarak hem de futbolculuk hayatımda yükseliş dönemimi okulla beraber burada geçirdim. Aslında iyi bir öğrenciydim ama ‘futbol dersinden bütünlemeye kalana’ kadar. Beden eğitim spor öğretmenlerinin ilk mezunları olarak 1994 yılında mezun olduk. Sonra Beşiktaş’a gittim ve futbol oynadığım dönemlerde Sakarya Üniversitesi’nde yüksek lisansa başladım. Yine yoğun bir dönemde oraya da devam edemedim. Beşiktaş’tan ayrıldıktan sonra tekrar Samsunspor’a döndüm. İmdadıma yine OMÜ yetişti. Yarım kalan yüksek lisansımı burada tamamladım. Gerek futbolculuk hayatımda, gerekse antrenörlük hayatımda elde ettiğimiz başarıları açıklarken OMÜ’nün bize kattıklarını ve bize öğrettiklerini hep gururla bu başarıların içersine koydum” şeklinde konuştu.
Daha sonra Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam, 2003 yılında OMÜ’den mezun olduğu yüksek lisans diplomasını 12 yıl sonra OMÜ Rektörü Prof.Dr. Hüseyin Akan’ın elinden aldı. 

GÖKHAN İÇKİLLİ

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.