GENEL - 17 Aralık 2007 Pazartesi 10:04

"PKK kampları BBG evi"

A
A
A
"PKK kampları BBG evi"

Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt, “Bizim için PKK’nın oradaki kampları ve hareketleri BBG evi gibidir" dedi.

"Sabah evime gelirken huzur içindeydim"

Orgeneral Büyükanıt, Kanal D’ye yaptığı değerlendirmede, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile gurur duyduğunu dile getirerek, “TSK’nın geldiği noktayı gördüm. Bütün geceyi orada geçirdim. Sabah evime gelirken huzur içindeydim. Bütün gece karargahta harekatı canlı izledik” dedi. 

"Harekatı çıplak gözle izledik"

Harekatı çıplak gözle izleyip izlemediği sorusu üzerine de Büyükanıt, “Evet, çıplak gözle izledim. Bütün komutanlar birlikte izledik. TSK’nın olanakları bildiğiniz gibi değil” diye konuştu.

"Büyük heyecan içindeydim"

Büyükanıt, “Dün gece hiç uyumadım, büyük heyecan içindeydim. TSK, Türk halkına ve bütün dünyaya şu mesajı vermiştir, ‘Kış da olsa, kar da yağsa, mağarada da yaşasalar biz onları bulup vururuz" dedi.

"Amerika, Kuzey Irak hava sahasını bize açtı"

Orgeneral Büyükanıt "Amerika istihbarat verdi. Ama istihbarat kadar önemli olan başka bir nokta var. Asıl önemlisi Amerika dün gece, Kuzey Irak hava sahasını bize açtı. Amerika dün gece Irak hava sahasını açarak bu harekata onay vermiştir. İstihbarat açısından da hiçbir sıkıntımız yoktur" dedi

"Ayaklarını denk alsınlar"

Büyükanıt, "PKK artık ayağını denk alsın. Unutmasın ki artık bizim için PKK’nın oradaki kampları ve hareketleri BBG evi gibidir. Yeter ki gidip vurabilme imkanı sağlansın. Oraları artık elimizin, avucumuzun içi gibi biliyoruz” diye konuştu.

"Bir tek sivil hedef, köy vurulmamıştır"

Büyükanıt, “Şimdi deniyor ki, ’10 köy vuruldu, bir köylü öldü’. Size kesinlikle şunu belirtebilirim ki, bir tek sivil hedef, köy vurulmamıştır. Daha önceden kesinlikle saptanmış olan PKK kampları vurulmuştur; kaza bile söz konusu değildir. Zaten 10 köy vurulmuş olsa, bir kişi değil, çok daha fazlası ölürdü.” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul 28 Şubat zulmünün sembol ismi Yakup Köse: "Hu der Allah diyen çocuklara tahammülsüzlük 28 Şubat refleksidir" Gazeteci-Yazar Yakup Köse, "Hu Der Allah" ilahisini çocukların söylemesini hazmedemeyenlerin 28 Şubat zihniyetini yeniden diriltmeye çalıştığını savunarak, "Hu der Allah deyince kaos diyenler 28 Şubat’ı hortlatmak istiyor. 28 Şubat bitmedi, sadece uyuyor" dedi. 28 Şubat ‘Postmodern Askeri Darbe’ olarak bilinen süreçte henüz 14 yaşında İmam Hatip öğrencisi olan Yakup Köse, Çeçenistan ile ilgili katıldığı bir gösteri nedeniyle tutuklandı ve idam cezası aldı. Yaşadığı zorlu süreçte dönemin sembol isimlerinden olan Köse, küçük yaşlarda soğuk zindanlarda işkenceler gördü. Gazeteci-Yazar Yakup Köse 28 Şubat’ta zihniyetinin bitmediğini sadece uyuduğu konusunda uyarılarda bulundu. Çocukların "hav hav" diyerek şarkı söylemesinden rahatsız olmayanların, çocukların ilahi ve Allah demesinden rahatsız olanların 28 Şubat’ı yeniden ayağa kaldırmak isteyenler olduğunun altını çizdi. "Hu Der Allah deyince birden kaos diyorlar" Son dönemde Ramazan ayıyla birlikte çocukların ve Türkiye’nin dilinden düşmeyen" Hu Der Allah" ilahisi üzerinden yürütülen tartışmalara değinen Köse, "Hu Der Allah, deyince birden bu iş kaos haline dönüştürülüyor. ‘Gençlerin beyni yıkanıyor’ deniliyor. Oysa mübarek Ramazan ayıyla birlikte neredeyse bütün okullarda, sınıflarda, parklarda çocukların ağzında bu ilahi var. Bir çocuğun ilahi söylemesi, oruç tutması, Kur’an okuması ya da namaz kılması kime ne zarar verebilir" dedi. Geçmişte gençlerin bazı şarkılarla farklı söylemlere yönlendirildiğini hatırlatan Köse, "Birkaç yıl önce gençlere ‘hav hav’ diye şarkılar söyletildi. O zaman kimse çıkıp ‘Çocuklarımızı niye hayvan yerine koyuyorsunuz?’ demedi. Ama Allah deyince birileri ayağa kalktı. Bu yaklaşım Türkiye’nin gençliğine yakışmıyor. Bu açıkça bir 28 Şubat refleksidir" ifadelerini kullandı. "28 Şubat uyuyor ama hortlamaya hazır" 28 Şubat sürecinde 14 yaşında tutuklandığını, yaklaşık 10 yıl cezaevinde kaldığını ve daha sonra beraat ettiğini hatırlatan Köse, "Türkiye mahkemelerinde beraat etmiş bir insanım. Beraat eden insan suçsuzdur. Ama bugün resmi bir işlemim olduğunda arşiv kayıtlarından 28 Şubat fişlemeleri çıkıyor ve birçok işimi çözemiyorum. Bu da 28 Şubat’ın hala bitmediğini gösteriyor. 28 Şubat’ın sadece geçmişte kalmış bir süreç değildir. 28 Şubat artıkları ve 28 Şubat’ın uyuyanları var. Şu an uyuyor olabilirler ama fırsat bulduklarında Hu Der Allah diyen çocuklara ve ailelerine aynı zulmü yaşatmak isterler. 28 Şubat zulümdü; çocuklara, kadınlara, yaşlılara yönelik baskıydı. 28 Şubat’la gerçek anlamda hesaplaşmak darbeyle hesaplaşmaktır" dedi.
Artvin ÇAYKUR cam şişe su satışlarına başladı ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, cam şişe su satışlarının başladığını açıkladı. Geçtiğimiz yıl damacana suyu piyasaya sunduklarını hatırlatan Alim, kısa süre içinde bardak su ve pet şişe suyun da üretime alınarak hem yurt içinde hem de yurt dışında satışa sunulacağını belirtti. Artvin’in Arhavi ilçesinde açıklamalarda bulunan Alim, çay hasadı, bölgedeki rekolte beklentisi ve kurumun ürün yelpazesinin genişletilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim burada yaptığı açıklamada, "Her yıl finansal durum doğrultusunda yeni yatırımlar gerçekleştiriyoruz. Artvin’in Arhavi ilçesinde Kavak mevkiinde 105 dekarlık bir yerimiz var. Bu alanı sadece çay depolama olarak kullanıyoruz. Arhavi’nin içindeki merkezde olan fabrikayı bir şekilde Kavak’a taşımak istiyoruz. Bu hem kapasite artışını sağlayacak, bundan kaynaklı ilçede bulunan fabrikada yaşanan gürültü kirliliği, toz ve sair ters durumlar ortadan kalkmış olacak. Bu bile Artvin için, Arhavi için farklı bir çalışma şekli olacak. Çayın yüzde 67’si Rize’de hasat ediliyor. Yüzde 19’u Trabzon’da, yüzde 12’si Artvin’de, yüzde 2’lik bir kısmı ise Ordu ve Giresun’da hasat ediliyor. Yıllık olarak da genelde 1 milyon 300 bin ton ile 1 milyon 450 bin ton arasında rekolte var. Bu rekolte hava şartlarına bağlı olarak bazen aşağıda bazen yukarıda oluyor. Geçen sene sadece Artvin bölgemizden 105 bin ton yaş çay alımı yaptık" dedi. ÇAYKUR olarak içme suyu sektörüne girdiklerini hatırlatan Alim, "2025 yılında damacana suyumuzu çıkardık. Birçok yerde damacana olarak satışta. Bunun yanında tüm Türkiye’de dağıtabileceğimiz cam şişe suyu, bardak su ve pet şişe su ürünlerimizi de kısa zaman içerisinde üretip tüm Türkiye genelinde hatta yurt dışına dahi satabileceğiz" ifadelerini kullandı.