GÜNDEM - 22 Mart 2016 Salı 07:27

Rıza Zarrab ABD'de tutuklandı!

A
A
A
Rıza Zarrab ABD'de tutuklandı!

ABD'de tutuklanan Azeri asıllı İranlı işadamı Rıza Zarrab'ın 75 yıl hapsi isteniyor.

Rıza Zarrab, ABD’nin Florida eyaletinin ikinci büyük kenti olan Miami’de geçtiğimiz cumartesi günü gözaltına alınmıştı. Dün hakim karşısına çıkarılan 33 yaşındaki işadamı, sulh hakimi tarafından tutuklandı. İran’a yönelik yaptırımlardan kaçınmak için İran hükümeti ve diğer kuruluşlar adına yüz milyonlarca dolarlık finansal işlemlerde bulunmakla suçlanan Zarrab hakkında 75 yıl hapis isteniyor. Zarrab ve Kamelia Jamshidy (29) adlı bir çalışanı ve Mallat Bankası İran şubesinde görevli memur Huseyin Najafzadeh (65) hakkında Manhattan’daki federal mahkeme tarafından bu suçlamalarda dava açılmıştı. Jamshidy ve Najafzadeh halen aranıyor.

Zarrab’ı tutuklatan savcı Preet Bharara 2010 ile 2015 yılları arasında Türkiye’de ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde şirketler ağına sahip olan ve bu şirketleri işleten Zarrab, Jamshidy ve Najafzadeh’nin ABD’ yaptırımlarından kaçınmak için İran vatandaşlarına ve İran’ın en büyük bankalarından biri olan Mellat Bankası’nın da aralarında bulunduğu kuruluşlara sahibi olduğu şirketleri aracılığıyla yardım ettiğini bildirdi. ABD’li savcı sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “Rıza Zarrab Manhattan’daki mahkemede Amerikan adaleti ile yüzleşecektir” dedi.

RIZA SARRAF KİMDİR?

12 Eylül 1983 yılı İran doğumlu Rıza Sarraf, Türkiye’ de yaşamını sürdüren İranlı iş adamıdır. Yaşamını Dubai’de ailesiyle sürdürmüş daha sonra asıl adı Reza Zarrab olan iş adamı adını Türkleştirerek Rıza Sarraf olarak değiştirmiştir. 1997 yılında kurulan Nafees Exchange ve Al Salam Center Exchange firmalarıyla beraber Dubai’ de para piyasalarında faaliyet göstererek iş yaşamına başlamıştır. Yirmi yaşından sonra Türkiye’ ye gelerek hayatını sürdüren Rıza Sarraf, ayrıca şarkı sözü yazarak müzik dünyasına adım atmıştır.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Giresun Bayram arefesinde mezar başında adalet istedi: "Asıl suçlular dışarıda" Giresun’da iki grup arasında çıkan tartışmayı ayırmak isterken bıçaklanarak hayatını kaybeden 18 yaşındaki Utku Konak’ın annesi, oğlunun mezarı başında gözyaşları içinde adalet çağrısında bulundu. Acılı anne, "Bir çocuk toprağa girdi, bir çocuk katil oldu. Asıl suçlular dışarıda geziyor" dedi. Kurban Bayramı arefesinde oğlunun Pınarlar köyündeki mezarını ziyaret eden anne Aysel Akkaya, mezar başında gözyaşlarına hakim olamadı. "Utku kavga eden değil, kavgayı ayıran bir çocuktu" Giresun’un Aksu Mahallesi’nde 29 Nisan akşamı meydana gelen olayda, iki grup arasında çıkan tartışmayı ayırmak için bulunduğu sırada şüpheli N.T. tarafından bıçaklanarak öldürülen Yeniden Refah Partisi Giresun İl Gençlik Kolları Başkanı Utku Konak’ın annesi Aysel Akkaya, "İki yavrum var, biri Utku’ydu. Daha 18 yaşındaydı. Üniversite öğrencisiydi. Siyasi hayatının başındaydı. Hayat dolu, çalışkan, vicdanlı bir çocuktu. Kavga eden değil, kavgayı ayırmaya çalışan bir çocuktu. Arabuluculuk için oraya gittiğini söylüyorlar ve ben de buna inanıyorum çünkü kavgacı değil, sevgi dolu, uzlaştırıcı bir çocuktu" dedi. "Asıl suçlular dışarıda" Cinayet zanlısının tutuklandığını ancak olayın azmettiricisi olduğunu iddia ettiği kişilerin halen serbest olduğunu savunan anne Akkaya, "Katil tutuklandı ama azmettirici olduklarını gösteren delillerin olduğu baba ve amca dışarıda. Asıl onların tutuklanmasını istiyoruz. Şahitler var, kamera kayıtları var, telefon görüşmeleri var. Kocaman insanların çocukları sakinleştirmesi gerekirken, bir çocuğun toprağa gitmesine, diğerinin katil olmasına sebep oldular. Bu kişiler ellerini kollarını sallayarak geziyor. Biz adalet istiyoruz. Katil ve azmettiricilerin en ağır cezayı almasını istiyoruz" dedi. "Annemi arayın" sözü yüreğine kazındı Oğlunun bıçaklandığı anlara ait görüntüleri hala izleyemediğini söyleyen anne Akkaya, "Kamera kayıtlarını izlemeye hala cesaret edemedim. Bana anlatıyorlar. En çok canımı yakan şey, yere düştüğünde insanların onu sadece izlemesi oldu. Oğlumun çevresindekilere telefonunu uzatıp ’annemi arayın’ dediğini öğrendim. Bu söz içimde kapanmayan bir yara oldu. Bu anlarda katil zanlısının amca ve babasının ise kimseyi yaklaştırmadıklarını söylüyorlar. Hastaneye kaldırıldı ama aşırı kan kaybından kurtarılamadı. Belki zamanında müdahale edilseydi bugün yaşıyor olacaktı" ifadelerini kullandı. "Sanki olacakları hissetmiş gibiydim" Oğlu ile son konuşmasını da anlatan anne Aysel Akkaya, o gün içinde yaşadığı huzursuzluğu unutamadığını da ifade ederek, "O gün defalarca konuştuk. Sürekli beni arar, fotoğraf gönderirdi. Ama belli bir saatten sonra ulaşamadım. İçime kötü bir his çöktü. Kahvaltıda ona içimde bir sıkıntı olduğunu söyledim. Bana, ’sıkılacak bir şey yok anne. Aynı anda 8 evladını kaybeden Gazzeli anneler var, haline şükret’ dedi. Beni teselli eden oydu. Maneviyatı çok güçlüydü. Çok karakterli bir çocuktu. Hayalleri vardı. Ben çocuklarımı babasız büyüttüm" diyerek gözyaşlarına boğuldu.