KENT HABERLERİ - 30 Ağustos 2013 Cuma 16:29

Salih Yüce, 'Yaşarken öğrendiklerimi halka anlatıyorum'

A
A
A
Salih Yüce, 'Yaşarken öğrendiklerimi halka anlatıyorum'

Salih Yüce, “Yumuşak doku kanseri nedeniyle uzun yıllar tedavi görmüştüm. Şimdi yaşarken öğrendiklerimi halka anlatıyorum” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başarı hikayesinden dolayı övgüyle söz ettiği Genç Birikim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Salih Yüce, “Yumuşak doku kanseri nedeniyle uzun yıllar tedavi görmüştüm. Şimdi yaşarken öğrendiklerimi halka anlatıyorum” dedi.Genç Gönüllüler Derneği’nin düzenlediği Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun da desteklediği "2023 Ulusal Stratejimiz İçin Gençlik Kurultayı" paneli Kağıthane Belediyesi Meclis Salonu’nda düzenlendi. Panele konuşmacı olarak katılan Genç Birikim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Salih Yüce, genç girişimcilere, sağlık ve sosyal güvenliği, Türkiye’de mevcut olan sağlık ve sosyal sistemini, 2023’te planlanması gereken sağlık sistemi hakkında bilgiler verdi.Panel, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz aylarda katıldığı 81 İl 81 Proje’de Salih Yüce’yi anlattığı sinevizyon gösterisiyle başladı. Başbakan Erdoğan’ın kanseri yenerek azmiyle sosyal girişimcilik adına çok büyük adımlar attığını bunun sonucunda da Avrupa Birliği (AB) Komisyonu tarafından Brüksel’e davet edildiği gösteri yayınlandıktan sonra Yüce, katılımcılar tarafından büyük alkış aldı.Sinevizyon gösterisi sonrasında düşüncelerini dile getiren Salih Yüce, “Başbakan Erdoğan, AB’nin düzenlemiş olduğu programda Türkiye’nin gençlikle ilgili yapılan projeleri anlatılan bir konferansta benden bahsetti. O anda televizyonda izleyemedim bana gelen telefonlarda başbakan senden bahsediyor denildiğinde bir an böyle bir şey olamaz dedim. Başbakanımızın sivil toplum kuruluşlarını bu şekilde ön plana tutması beni de rol model olarak anlatması bizim için bir onurdur” ifadelerini kullandı.

Başarı hikayesini de anlatan Salih Yüce şunları söyledi:
“Hastalandığım yumuşak doku kanseri nedeniyle uzunca yıllar tedavi gördüm. Yaşadığım bu süreçte eğer bu kanseri yenersem yendikten sonra bu yaşadıklarımı, yaşarken öğrendiklerimi halka anlatacağımı kendi kendime söz vermiştim. 2004 yılından itibaren de sivil toplum kuruluşları ile birlikte kanserle mücadele ediyoruz. Bu kanserle mücadele ederken de çeşitli çalışmaların içerisinde de bulundum. 2006 yılında ilk Avrupa Birliği’nde (AB), ilk defa kanserle ilgili bir proje yaptık. Ve bu projemizde AB tarafından kabul edildi. Bu projeyle birlikte de kanseri gençlere anlatmaya başladık.”

Türkiye’de mevcut olan sağlık ve sosyal sistemini ele alan Yüce, “Herkes için sağlıklı olmak çok önemlidir. Bireyin sağlık hakkı, uluslararası hukuk belgelerinin yanı sıra bazı devletlerin anayasasında düzenlenmiş sosyal bir haktır. Türkiye'de de 1982 Anayasası uyarınca devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermekle yükümlüdür” dedi.

Dünyadaki ölüm oranlarından bahseden Yüce sözlerini şöyle tamamladı: “Kalp ve ölüme sebebiyet veren hastalıkların 2010, 2011 ve 2012 yılları oranlarına bakıldığımızda en fazla ölüm nedeninin ( kalp damar) dolaşım sistemi hastalıkları olduğu görülmektedir. İkinci sırada ise kötü huylu tümörler (kanser) gelmektedir.2012 yılında bu iki ölüm nedeni, toplam ölümlerin yüzde 59’unu oluşturmaktadır.”

AHMET FARUK SARIKOÇ - ŞENGÜL KARAKIŞ

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Fatih’te beslenmediği iddia edilen 2 aylık bebeğin şüpheli ölümüyle ilgili 4 tutuklama Fatih’te 3 gün beslenmediği iddia edilen 2 aylık bebeğin ölümü üzerine gözaltına alınan anne, baba, anneanne ve dede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay 30 Aralık’ta Fatih’te meydana gelmişti. İddiaya göre dini nikahlı Y.Y. ve B.Y.’nin 5 Kasım’da dünyaya gelen bebekleri 30 Aralık 2025 tarihinde hayatını kaybetmişti. Anne Y.Y.’nin bebeğinin hareketsiz durduğunu fark etmesi üzerine durumu polis ve sağlık ekiplerine haber vermişti. Yapılan ilk incelemelerde bebeğin 5 Kasım 2025’te İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde dünyaya geldiği belirlenmişti. 7 Kasım’da ise 3 kilo 200 gram ağırlığında taburcu edilen bebeğin, hayatını kaybettiği gün yaklaşık 2 kiloya düştüğü ve karın bölgesinde içe çökme olduğu tespit edilmişti. Anne Y.Y.’nin evde dini nikahlı eşi B.Y., annesi A.Y. ve Y.E.Y ile beraber yaşadığı, bebeğin saat 08.00 sıralarında öldüğü ancak ambulansın 12 saat sonra arandığı öğrenilmişti. 19 yaşındaki Y.Y.’nin çelişkili ifade vermesi üzerine, annenin bebeği 3 gün beslemediğini söylediği öğrenildi. Soruşturma kapsamında Y.Y., B.Y. ile aynı evde yaşayan anneanne A.Y. ve dede Y.E.Y. "kasten öldürme" suçundan gözaltına alınmıştı. Emniyette işlemleri biten 4 şüpheli adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından anne Y.Y., baba B.Y, anneanne A.Y. ve dede Y.E.Y, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olayla ilgili ’kasten öldürme’ suçundan başlatılan soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.