SPOR - 09 Mayıs 2016 Pazartesi 10:01

'Şampi ne demek' dedi, Twitter'da TT oldu

A
A
A
'Şampi ne demek' dedi, Twitter'da TT oldu

Beşiktaş'ın yıldızı Olcay Şahan derbi sonrası gazetecinin 'Beşiktaş için 'Şampi...' diyebilir miyiz?' sorusuna 'Şampi ne demek' diye sorunca Twitter'da TT oldu.

Beşiktaş'ın yıldızı Olcay Şahan derbi sonrası gazetecinin "Beşiktaş için 'Şampi...' diyebilir miyiz?" sorusuna "Şampi ne demek" diye sorunca twitter'da TT oldu.

Spor Toto Süper Lig'de Beşiktaş, deplasmanda Galatasaray'ı 1-0 yendi. Siyah-Beyazlıların milli futbolcusu Olcay Şahan, sahadan galip ayrıldıkları için mutlu olduklarını söyledi. Olcay, "Galatasaray normal şartlarda beklentiler neyse onu yaptı ama futbol böyle dürüstçe oynanınca güzel oluyor. Bugün iki takım da bunu kanıtladı. Biz önümüze bakıyoruz, arkamızdakiler de hâlâ bize bakıyor" dedi.

ŞAMPİ NE DEMEK?

Olcay, bir gazetecinin "Beşiktaş için 'Şampi...' diyebilir miyiz?" sorusuna "Şampi ne demek" yanıtını verince gülüşmeler yaşandı. Olcay'ın bu cevabı Twitter'da 'TT' (Trend Topic) oldu.

Gomez'in golü öncesi Oğuzhan-­Cenk paslaşmasının daha önemli olduğunu anlatan Olcay, "Takımda herkes işini yapıyor. Tolga ağabey, defans, orta saha işini süper yapıyor. Gomez'in işi de gol atmak. Onun için para kazanıyor. Benim işim gol attırmak ben de onun için para kazanıyorum" diye konuştu.

OLCAY ŞAHAN KİMDİR?

Olcay Şahan (d. 26 Mayıs 1987, Düsseldorf), Sol açık mevkinde forma giyen Türk millî futbolcu. Süper Lig ekiplerinden Beşiktaş'ta ve Türk Millî Takımı'nde forma giymektedir .14 haziran 2015 tarihinde Almanya'da evlenmiştir.

Borussia Mönchengladbach
Futbola Bayer Leverkusen ve Fortuna Düsseldorf altyapılarında başladı. 2004'te ise Borussia Mönchengladbach altyapısına geçti. 2005 yılında Mönchengladbach'ın ikinci takımı ile birlikte dördüncü lig olan Oberliga Nordrhein'de forma giymeye başladı. 27 Kasım 2005'te ilk maçına Junkersdorf 1946 karşısında çıktı ve ilk golünü de bu maçta kaydetti. İlk sezonunda 9 maçta 3 gol atan futbolcu, lig şampiyonluğu yaşadı.

Dönemin üçüncü ligi Regionalliga'da 32 maçta forma şansı bulsa da küme düştüler. Sonraki sezon yine başarılı bir performans gösterdi. 12 gol attığı ligde bir kez daha lig şampiyonluğu yaşıyordu. Ancak A takımda forma şansı bulamıyordu.

Duisburg
2008-2009
2008-09 sezonunda 2. Bundesliga ekiplerinden MSV Duisburg'a bir yıllığına transfer oldu. Sezonun beşinci hafta maçında Alemannia Aachen karşısında ilk kez forma giydi. Performansı beğenilen futbolcunun sözleşmesi uzatıldı.
2009-2010
2009-10 sezonunda oynadığı maç sayısını arttıran futbolcunun kendini göstermesi 2010-11 sezonunda oldu.

Olcay, 1.FC K´lautern formasıyla.
2010-2011
34 maçın hepsinde forma giyen 3 futbolcudan biriydi. Attığı 7 golle takımın en golcü isimlerinden biri de oldu. Kendini gösterdiği platform ise Almanya Kupası olan DFB-Pokal olmuştu. İkinci lig ekibi finale kadar yükselmiş, Olcay bütün maçlarda oynayıp yarı finalde bir asist de yapmıştı. Ancak finalde Schalke 04'e 5-0 yenilip kupayı alamadılar.

Kaiserslautern
2011-2012
2011-12 sezonunda 1. FC Kaiserslautern'a transfer olup ilk kez Bundesliga seviyesine çıktı. 30 Temmuz 2011'de Berliner FC Dynamo ile oynanan Almanya Kupası maçı ile ilk resmi maçını oynayıp, bir asist yaptı.
6 Ağustos 2011'de ilk hafta maçı olan SV Werder Bremen karşısında ilk Bundesliga maçına çıktı ve 90 dakika forma giydi. 11 Aralık 2011'de ise Borussia Dortmund'a ilk golünü attı ve beraberliği getiren isim oldu. 2011-2012 sezonu boyunca Bundesliga 1'de 27 maçta forma giyen Olcay 1 gol attı.

Beşiktaş
2012-2013

Uzun bir süre adı Galatasaray ile ardından da Bursaspor ile anılan Olcay,20 Haziran 2012'de Beşiktaş'a transfer oldu. Transferle ilgili Beşiktaş kulübü tarafından İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'na gönderilen açıklamada:
“ Futbolcu Olcay Şahan'la 4 yıllığına anlaşılmıştır. Futbolcunun kendisine yıllık 1.000.000 euro garanti ücret ödenecektir. ”
denildi. Olcay Beşiktaş formasıyla ilk maçına Manchester City karşısında 20 Temmuz 2012'de çıkmıştır. Olcay bu maçta 10 numaralı formayı terletmiştir. 19 Ağustos 2012 tarihinde 2012-13 Süper Lig sezonun ilk maçında Samet Aybaba tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyespor karşısında ilk on birde görev verilmiştir.Olcay, Beşiktaş kariyerindeki ilk golünü 22 Eylül 2012 tarihinde Gaziantepspor'a atmıştır. Attığı bu golle takımını 1-0 öne geçirmesine rağmen takımı bu maçı 3-2 kaybetti. Olcay, 3 Mart 2013 tarihinde, Fenerbahçe’ye karşı attığı son dakika golüyle maçın skorunu 3-2'ye getirmiş ve Beşiktaş'a İnönü Stadyum'unda oynanan son derbi maçını kazandırmıştır. Beşiktaş'taki bu ilk sezonunda skorer oyunuyla göze batan Olcay, takımının gol yükünü taşıyan önemli oyuncular arasında yer almıştır.
 

'Şampi ne demek' dedi, Twitter'da TT oldu

2013-2014

Olcay, 2013-14 sezonunda BJK formasıyla
Bir önceki sezon 11 golle takımının en golcüsü ünvanını kazanan ve bu unvana 2005-2006 sezonunda 7 gol atan Gökhan Güleç'den sonra ulaşan ilk yerli oyuncu olan Olcay, 2013-2014 sezonunun ilk haftasında Trabzonspor karşısında takımının ilk golünü atıp ikinci golün de asistini yaparak bu sezon için de etkili bir başlangıç yapmıştır. Ancak oyuncu, ligin ilk 8 haftasında başka gol bulamadı, 8. haftadan sonra ilk yarının sonuna kadar 9 maçta 5 gol atarak yeniden golcü kimliğine büründü.12. hafta karşılaşmasında Konyaspor'a karşı takımının ilk golünü atarken bu sezon için 4. golünü atmış oluyor ve önceki bütün gollerin takımının ilk golü olması nedeniyle Beşiktaş adına rakip savunmaların kilidini açan oyunculardan biri olmuştur. Ligin birinci devresi itibariyle Olcay'ın Beşiktaş'ta forma giydiği bir buçuk sezon boyunca dikkat çeken bir başka özelliği ise devamlılığı olmuştur. Takımı, cezalı ve sakat futbolcular nedeniyle zaman zaman sıkıntılı süreçler yaşarken, hiç cezalı duruma düşmeden ve sakatlık problemi yaşamadan tüm maçlarda görev almış ve takımının en istikrarlı oyuncusu olmuştur. Dönem dönem skorer oyunuyla ön plana çıkan ve attığı 8 golle takımının en golcü ikinci oyuncusu olan Olcay, ayrıca takımının tüm maçlarında görev almaya devam etmiş ve bu alanda takımının en istikrarlı oyuncusu olmuştur.
2014-2015

Şahan, 2014-15 sezonunda Beşiktaş formasıyla.
5 Haziran 2014 tarihinde Olcay'ın 2016 yılında bitecek olan sözleşmesi 2 yıl uzatıldı. Beşiktaş'tan, KAP'a gönderilen açıklamada, Olcay Şahan'ın transferi duyuruldu. Siyah Beyazlı kulüpten yapılan açıklamada;
“ 2014-2015 sezonunda 1.200.000 Avro garanti ücreti ve 10.000 Avro maç başı ücreti, 2015-2016 sezonunda 1.300.000 Avro garanti ücreti ve 10.000 Avro maç başı ücreti, 2016-2017 sezonunda 1.400.000 Avro garanti ücreti ve 10.000 Avro maç başı ücreti, 2017-2018 sezonunda 1.500.000 Avro garanti ücreti ve 10.000 Avro maç başı ücreti ödenecektir. ”

denildi.2014-15 sezonundaki ilk golünü, Olimpiyat Stadında ağırladıkları Çaykur Rizespor ile 1-1 berabere kalınan Süper Ligin ikinci hafta maçında attı. Ertesi hafta Bursaspor deplasmanındaki maçın 86. dakikasında attığı golle Beşiktaş'a üç puanı kazandırmış, sakatlık ve cezalı oyuncular nedeniyle sıkıntılı başlayan sezonun ilk haftalarında attığı gollerle takımının gol sorununu çözerek bu süreçten az hasarla çıkmasında önemli bir rol oynamıştır.Beşiktaş forması giydiği önceki sezonlar gibi bu sezon da skorer oyunu ve devamlılığı ile dikkat çeken Olcay, takım arkadaşı Serdar Kurtuluş'un cezalı olduğu Trabzonspor deplasmanında yabancı oyuncu kuralı nedeniyle oyun içerisinde müdahale şansı kısıtlanan teknik direktör Slaven Biliç'e sağ bek mevkiinde görev yapan Daniel Opare'nin Demba Ba ile değiştirilmesi kararında Opare'nin mevkisine geçerek hamle şansı tanımıştır. Yapılan bu hamle etkisini hemen göstermiş, sağ bekte Olcay'ın kazandığı topun Gökhan Töre tarafından oyuna yeni giren Demba Ba'ya aktarılması sonucu kazanılan gol, maçın kazanılmasını doğrudan etkilemiştir.Oyuncu, attığı 8 golle takımının en golcü ikinci oyuncusu olarak sezonu tamamlamıştır.

2015-2016
Sezon öncesi Biliç'in ayrılmasıyla takımın başına Şenol Güneş'in geçmesine ve mevcut kadroya Quaresma'nın da katılmasıyla zenginleşen kanat oyuncusu seçeneklerine rağmen Olcay, ilk onbirdeki yerini çoğunlukla korudu ancak oluşan yeni durumda neredeyse otomatikleşen bir rotasyonun parçası oldu. İlk haftalar itibariyle önceki sezonlara oranla daha az skor üretttiği bu sezonda takımı ise en gollü sezonlarından birini geçiriyordu. Buldukları goller çoğunlukla hızlı ve kısa paslar neticesinde oluşuyor ve Olcay, gerek yaptığı gol pasları gerek pas istasyonluğu rolüyle hücumlara katkıda bulunuyordu. İlk devrenin ilk dokuz haftalık döneminde takımının farklı kazandığı güney deplasmanlarında (Mersin İdman Yurdu, Gaziantepspor ve Antalyaspor) attığı birer golle yine de etkili bir başlangıç yapmış oldu. Ancak 9. haftadaki Antalyaspor maçından sonra uzun süreli bir suskunluk dönemi geçirdi. Bu dönemde zaman zaman olumsuz eleştiriler alsa da Güneş'in kadro tercihlerinde sürekli olarak yer buldu ve hem önceki sezonlardaki istikrarına hem de pas trafiğindeki etkili görevine devam etti. 4 ayı aşkın suskunluğunu 16 Mart'ta deplasmanda Trabzonspor'a karşı oynanan erteleme maçının 86. dakikasında bulduğu takımının ikinci golüyle sonlandırmış oldu.
Millî takım kariyeri

Olcay, Türkiye formasıyla.

Olcay Şahan, altyapı döneminde 1 kez Almanya U-17 millî takım formasını giymiştir.[21]
Türkiye ve Almanya A millî takımlarını seçebilme şansı bulunan futbolcu, tercihini Türkiye'den yana kullanmıştır. 25 Mart 2011'de ilk kez Türkiye A2 Millî Futbol Takımı forması giydi. Olcay, 22 Mart 2013 tarihinde oynanan Andorra maçı ile ilk defa A Millî Takım forması giymiştir.[22]
Olcay, millî formayla ilk golünü ise 28 Mayıs 2013 tarihinde Almanya'nın Duisburg şehrindeki Schauinsland-Reisen-Arena stadyumunda Letonya ağlarına yollamıştır.[23][24]

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Denetimli serbestlik kapsamındaki 16 katılımcı, Atatürk Üniversitesinde Gastronomi ve mutfak sanatları eğitimi alacak Atatürk Üniversitesi, toplumsal sorumluluk anlayışı doğrultusunda önemli bir projeye daha ev sahipliği yapıyor. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, Erzurum Ticaret Borsası ve Atatürk Üniversitesi iş birliğinde hayata geçirilen "Gastronomi ve Mutfak Sanatları Eğitimi Programı", denetimli serbestlik statüsünde bulunan bireylerin mesleki becerilerini geliştirmeyi ve topluma kazandırılmalarını amaçlıyor. Atatürk Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ATASEM) tarafından yürütülen ve Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) Teknik Destek Programı kapsamında desteklenen projenin açılış programı; Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum Ticaret Borsası Başkanı Hakan Oral, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökalp Nuri Selçuk ile akademisyenler, öğrenciler ve kursiyerlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Dört hafta sürecek olan eğitim programı kapsamında, denetimli serbestlik statüsünde bulunan 16 katılımcıya teorik bilgilerin yanı sıra uygulamalı mutfak eğitimi verilecek. Eğitimler, Atatürk Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğretim elemanları Öğr. Gör. Burak Başar ve Öğr. Gör. Ferhat Boztoprak tarafından, uygulama mutfakları ile merkezi yemekhane alanlarında gerçekleştirilecek. Program sonunda katılımcılara sertifika verilerek, Erzurum’daki lokanta ve catering işletmelerinde istihdam edilmeleri hedefleniyor. Rektör Hacımüftüoğlu: "Sosyal Yaşama Dokunan Bu Tür Projeleri Son Derece Kıymetli Buluyoruz" Açılış programında değerlendirmelerde bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversitelerin yalnızca akademik bilgi üretmekle kalmayıp, aynı zamanda toplumsal dönüşüme katkı sunan kurumlar olduğunu vurguladı. Hacımüftüoğlu: "Toplumun farklı kesimlerine dokunan, onların yeniden üretken bireyler olarak sosyal hayata katılmalarını sağlayan bu tür projeleri son derece kıymetli buluyoruz. Denetimli serbestlik kapsamındaki bireylerimizin meslek edinmeleri, özgüven kazanmaları ve ekonomik hayata katılmaları, hem bireysel hem de toplumsal açıdan önemli kazanımlar sağlayacaktır. Atatürk Üniversitesi olarak paydaş kurumlarımızla birlikte bu tür sosyal sorumluluk projelerini desteklemeye ve yaygınlaştırmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Projenin, katılımcıların mesleki yeterliliklerini artırmanın yanı sıra iş gücü piyasasına entegrasyonlarını kolaylaştırması ve girişimcilik kapasitelerini geliştirmesi hedefleniyor. Eğitim sürecinde edinilen bilgi ve deneyimlerin, katılımcıların kendi iş yerlerini kurmalarına da zemin hazırlaması bekleniyor.
Ağrı Ağrı Spor Lisesi Kız Futbol Takımı Türkiye finallerine yükseldi Kars’ta düzenlenen Okul Sporları Bölge Müsabakaları’nda mücadele eden Ağrı Spor Lisesi Kız Futbol Takımı, sergilediği başarılı performansla Türkiye finallerine katılma hakkı kazandı. Turnuva boyunca etkili bir oyun ortaya koyan Ağrı temsilcisi, ilk maçında Hakkari Spor Lisesi’ni 4-0 gibi farklı bir skorla mağlup ederek organizasyona iyi bir başlangıç yaptı. İkinci karşılaşmada ise güçlü rakibi Van Spor Lisesi ile karşılaşan ekip, sahadan 2-1 galip ayrılarak adını Türkiye finallerine yazdırdı. İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, elde edilen başarıdan dolayı öğrencileri ve öğretmenleri tebrik etti. Genç sporcuların disiplinli çalışmaları ve azimleri sayesinde önemli bir başarıya imza attıklarını belirten Kökrek, "Öğrencilerimizin sporun birleştirici gücüyle elde ettiği bu başarı bizleri son derece gururlandırmıştır. Ağrı Spor Lisesi Kız Futbol Takımımızın Kars’ta düzenlenen bölge müsabakalarında gösterdiği mücadele, disiplin ve takım ruhu takdire şayandır. Bu önemli başarıda emeği geçen başta Okul Müdürümüz Kerem Güngör olmak üzere, antrenörlerimize, öğretmenlerimize ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum. Eğitimle birlikte sporun da gençlerimizin gelişiminde önemli bir yer tuttuğuna inanıyoruz. Türkiye finallerinde de aynı azim ve kararlılıkla mücadele edeceklerine yürekten inanıyorum. Tüm sporcularımıza başarılar diliyorum."dedi.
Kars Arpaçay’da "Köydes Yatırım Programı" toplantısı yapıldı Arpaçay’da köylerin ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik toplantı düzenlendi. Kaymakam Muhammed Burak Akköz başkanlığında Kaymakamlık makamında gerçekleştirilen "Köydes Yatırım Programı Toplantısı"nda, 2026 yılı içerisinde köylere yapılması planlanan yatırımlar ele alındı. Toplantıya İl Genel Meclis Üyeleri Lütfü Çelik ve Erdi Yıldırım ile Birlik Müdürü Erdem Tazegül katıldı. Muhtarlar tarafından iletilen talepler doğrultusunda hazırlanan yatırım programı, tüm yönleriyle değerlendirilerek öncelikli ihtiyaçlar masaya yatırıldı. Toplantıda özellikle köylerin altyapı sorunlarının çözümüne yönelik projeler üzerinde duruldu. İçme suyu, yol yapım ve onarım çalışmaları, kanalizasyon sistemleri ile çevre düzenlemeleri gibi temel hizmetlerin 2026 yılı programında öncelikli olarak yer alması gerektiği vurgulandı. Ayrıca mevcut hizmetlerin iyileştirilmesi ve yaşam kalitesinin artırılması amacıyla yapılacak çalışmalar da gündeme geldi. Kaymakam Akköz, köylerde yaşayan vatandaşların ihtiyaçlarının hızlı ve etkin bir şekilde karşılanmasının önemine dikkat çekerek, kaynakların en verimli şekilde kullanılacağını ifade etti. Köylerin gelişimine katkı sağlayacak projelerin titizlikle planlandığını belirten Akköz, muhtarların taleplerinin sürecin en önemli belirleyicisi olduğunu vurguladı. Toplantı, karşılıklı görüş alışverişi ve değerlendirmelerin ardından sona ererken, belirlenen yatırım programının önümüzdeki süreçte hayata geçirilmesiyle Arpaçay köylerinde önemli hizmetlerin gerçekleştirilmesi hedefleniyor.
İstanbul Kanserle mücadeleye yeni vakıf: Önleme, erken tanı ve bilimsel araştırma hedefleniyor Kanserle mücadelede önleme, erken tanı ve farkındalığı artırmayı hedefleyen Türkiye Kanser Kontrol, Önleme ve Araştırma Vakfı’nın tanıtımı Bahçeşehir Üniversitesi’nde yapıldı. Tanıtım toplantısında uzmanlar, kanserin yalnızca tıbbi değil toplumsal bir boyutu olduğuna dikkat çekerek, çevresel faktörler, bilinç eksikliği ve toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Türkiye’de kanserle mücadeleye bilimsel ve bütüncül katkı sağlamak amacıyla ‘Türkiye Kanser Kontrol, Önleme ve Araştırma Vakfı (TKÖAV)’ kuruldu. Kurucu başkanlığını Prof. Dr. Berrin Pehlivan’ın üstlendiği vakfın tanıtımı, Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Yerleşkesi’nde düzenlenen toplantıyla gerçekleştirildi. Vakıf, kanserin önlenmesi, erken tanının yaygınlaştırılması, bilimsel araştırmaların desteklenmesi ve toplumda farkındalık oluşturulmasını hedefliyor. Vakfın tanıtım toplantısına AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sağlık Politikaları Başkanı Halit Yerebakan, AK Parti İstanbul Milletvekili Avukat Şengül Karslı, TKÖAV Kurucusu Prof. Dr. Berrin Pehlivan, TKÖAV Mütevelli Heyet Başkanı ve Üyesi Prof. Dr. Türker Kılıç, BAU Mütevelli Heyeti üyesi Saygın Şenel, BAU Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç ve tiyatro oyuncusu Mert Fırat katıldı. Prof. Dr. Berrin Pehlivan: "Kanser örgütlü mücadeleden korkuyor" "Onkoloji, hayatımın merkezine yerleşti. Bunun ilk nedeni, en çok emek verdiğim alan olması" diyen Prof. Dr. Berrin Pehlivan, "İkinci nedeni ise en çok yaşadığım alan olması. Çünkü ailemde, sevdiklerimde ve çevremde kanserle ilgili yaşananlar, bu hastalığın yalnızca bir meslek olarak kalmasına izin vermedi; neredeyse hayatımın tamamı haline geldi" dedi. Prof. Dr. Pehlivan, "Bu nedenle kansere bir radyasyon onkoloğu, bir akademisyen, bir hasta yakını ve bir insan olarak pek çok açıdan bakmak durumunda kaldım. Öğrendiklerim ise oldukça çarpıcıydı. İlki; kanser aslında yalnızca bir hastalık değil, bir fenomen. İkincisi; sadece hastayı değil, çevresini de derinden etkiliyor. Son olarak ve belki de en önemlisi kanser, örgütlü mücadeleden çok korkuyor. Türkiye Kanser Kontrol, Önleme ve Araştırma Vakfı, bilimin ve insan hikâyelerinin kesiştiği bir noktada doğdu. Çünkü biz kanserin yalnızca bir hastalık olmadığını gördük. Bir aileyi, bir çocuğu, bir hayatı kökten değiştiren derin bir süreç olduğunu yaşayarak öğrendik" diye konuştu. Kanserle mücadelenin yalnızca tedaviyle kazanılmayacağını belirten Prof. Dr. Pehlivan, "Önleme, farkındalık, erken tanı ve bilinç bu mücadelenin en kritik unsurlarıdır. Doğru bilginin doğru zamanda ve doğru şekilde verilmesi bir hayatı değiştirebilir" dedi. Prof. Dr. Türker Kılıç: "Kanser önemli bir halk sağlığı problemi" Her gün yaklaşık 650 kişinin kanser tanısı aldığını belirten Prof. Dr. Türker Kılıç ise şunları söyledi: "350 kişi ise kanser nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye’de her yıl her 100 bin kişiden yaklaşık 220’sine kanser tanısı konuluyor. Bu yönüyle kanser, önemli bir halk sağlığı problemi olarak karşımıza çıkıyor. Kanser yalnızca tanı alan kişiyi değil, çevresini de etkileyen bir hastalık. Bu nedenle ben de bir beyin cerrahı olarak kanserle mücadele eden grubun içindeyim. Akademi tarafında uzun yıllardır edindiğim deneyimle şunu söyleyebilirim: Her akademisyenin kendi alanında gelişmenin yanı sıra bir enstitü kurma hedefi olmalı ve bu yapıyı bir vakıf aracılığıyla desteklemelidir. Bu düşünceyi her platformda dile getirdim. Berrin Hocamız da bu çağrıya kulak vererek bu vakfın kurulmasına öncülük etti." Dr. Özlem Koç: "Mücadele yalnızca tıbbi değil, toplumsal" Dr. Özlem Koç, "Türkiye Kanser Kontrol, Önleme ve Araştırma Vakfı’nın ilk resmi etkinliğinde yer almaktan büyük bir heyecan duyuyorum. Bu vakfın bilimi ve insan hayatını odağına alan güçlü bir vizyonun ürünü olduğunu düşünüyorum. Kanserle mücadelenin yalnızca tıbbi bir konu olmadığını, aynı zamanda toplumsal bilinç oluşturma süreci olduğunu biliyoruz" şeklinde konuştu. "Erken tanı, doğru bilgiye erişim ve farkındalık son derece önemli" diyen Koç, sözlerini "Ancak bunun yanında toplumsal dayanışmanın da güçlendirilmesi gerekiyor. Eğitim, toplumu geliştiren en büyük güçtür ve biz de bu bilinçle hareket ediyoruz" şeklinde sonlandırdı. Prof. Dr. Esra Hatipoğlu: "Önleme vurgusu daha da güçlenmeli" Prof. Dr. Esra Hatipoğlu da, "Bugün önemli bir vakfın açılışına tanıklık ediyoruz. Özellikle ‘önleme’ kavramının altının daha güçlü çizilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü son dönemde bu hastalıkla ilgili çok daha fazla örnekle karşılaşıyoruz. Kanserle mücadele eden bireyler ve yakınları çoğu zaman tıbbi destekten çok, sosyal yaşamlarını sürdürebilmek ve kendilerini iyi hissedebilmek adına destek arıyor. Bu nedenle erken tanının yanı sıra önleme konusunun da daha fazla vurgulanması gerekiyor. Bu mücadelenin ancak bütüncül bir yaklaşımla ve toplumsal iş birliğiyle yürütülebileceğine inanıyorum" dedi. Mert Fırat: "Farkındalık ve önleme hayati önem taşıyor" Kanserle ilgili Türkiye’de atılan her adımın son derece önemli olduğuna dikkat çeken Mert Fırat, "Her gün yaklaşık 350 kişiyi bu hastalık nedeniyle kaybettiğimiz bir coğrafyada yaşıyoruz. Çevresel faktörlerden beslenmeye kadar pek çok unsur kanser riskini artırıyor. Bu nedenle farkındalık oluşturmak, araştırma yapmak ve önleyici adımlar atmak büyük önem taşıyor" dedi. Fırat sözlerini şöyle sonlandırdı: "Türkiye’nin bu alanda önemli bir birikimi var. Bu vakfın önlenebilir vakaların azaltılması ve mevcut vakaların daha etkili yöntemlerle ele alınması konusunda önemli çalışmalara öncülük edeceğine inanıyorum."