GÜNDEM - 24 Ağustos 2017 Perşembe 12:03

Servisçiler, Alperen'in ardından bir kez daha haykırdı

A
A
A
Servisçiler, Alperen'in ardından bir kez daha haykırdı

İzmir Otobüsçüler ve Umum Servis Araçları İşletmecileri Odası Başkanı Basri Bostancı, kreşe gittiği servis aracında unutulduğu için hayatını kaybeden minik Alperen’in ölümünün ardından korsan taşımacılığa tekrar dikkat çekerek önerilerini Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım’a sunacağını açıkladı.

İzmir Otobüsçüler ve Umum Servis Araçları İşletmecileri Odası Başkanı Basri Bostancı, kreşe gittiği servis aracında unutulduğu için hayatını kaybeden 3 yaşındaki Alperen Sakin’in babası Serkan Sakin ile basın toplantısı düzenledi.

Bostancı, vatandaşları S plakalı araçlardan hizmet almaya çağırırken, “Korsan taşımacılığa 'dur' demenin zamanı geldi de geçti. Artık sabırlar taştı. Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri korsan taşımacılıktır. Bu alandaki sıkıntıyı yıllardır her platformda dile getirdik. Şimdi de konuyu Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Başbakanımız Binali Yıldırım’a sunacağız” dedi.

“8 bini aşkın korsan araç var”

Türkiye'de 8 bini aşkın korsan araç olduğunu vurgulayan Bostancı, şöyle konuştu:
“Her birinde ortalama 20 kişi olsa 170 binlere, 200 binlere varan bir yolcu taşımacılığı söz konusu. Tabii ki bizim araçlarımız da denetlensin ama yanımızdan korsan geçiyor elleyen yok. Bizim araçlarımız zaten S plakalı.

Burada artık tribüne oynama zamanı, Hatice’yi konuşma zamanı geldi geçti. Biz neticeye bakıyoruz. Başka Alperenler ölmesin. Anaokul, etüt, kreş ve buna benzer okulların, servis taşımacılığını rant aracı olarak görmemesi lazım. Anaokul, etüt, kreş gibi özel okulların servis taşımacılığı yapmasını engellememiz lazım.”

“Kanun maddeleri düzenlenmeli”

Korsan taşımacılık yapan araç suçüstü yakalansa dahi araç sahibi direksiyonda olmadığından 60 gün bile trafikten men edilmediğini ifade eden Bostancı, bu sebeple 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanununun ek 2-3 maddesinin acilen düzenlenmesi gerektiğini söyledi.

Sorunun çözümü için mobil denetim ekipleri kurulması gerektiğini kaydeden Bostancı, “Herkes işi ehline vermeli. O eğitim kurumlarının görevi eğitim vermek. Servis taşımacılığı bizim işimiz. Artık korsan taşımacılığa ‘dur’ diyoruz. Önemli olan ceza yazmak değil, denetim yapmak. Yeterli bir denetim olsaydı bu olaylar yaşanmayacaktı” diye konuştu.

“Başka Alperenler ölmesin”

Alperen'in babası Serkan Sakin de, “Benim burada bulunma sebebim, başka Alperenlerin ölmemesi için. Devletimiz büyük bir devlet. Kanunlarımız işliyor. Herkes cezasını bulacak. Bu saatten sonra tek amacımız başka Alperenler ölmesin. Hiçbir anne ve babanın ciğeri yanmasın. İnşallah korsan taşımacılığı konusunda kanunlar çıkarılır ve kimsenin bırakın canının yanmasını, başı bile ağrımaz” ifadelerini kullandı. 

Ceren Atmaca - Sinan Yeniçeri
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli Adliyesi personellerinin yaşadığı sorunlar çözüm odaklı ziyaretlerde masaya yatırıldı Denizli’de kamu çalışanlarının gür sesi olan Büro Memur-Sen, adalet personelinin sorunlarını en üst makamlara taşımak için Adalet Komisyonu Başkanı Bahattin Arıkan ve Denizli Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Ataman’ı ziyaret adliye çalışanlarının taleplerini masaya yatırdı. Büro Memur-Sen Denizli Adliye Şube Başkanlığı, kamu çalışanlarının haklarını savunma ve çalışma koşullarını iyileştirme noktasında saha çalışmalarına ara vermeden devam ediyor. Adliye personelinin çalışma koşullarını iyileştirmek ve sahada yaşanan aksaklıkları gidermek amacıyla yürütülen diplomasi trafiğinde Şube Başkanı Ömer Şeker ve Şube Başkan Vekili Ramazan Çetin, Denizli Adalet Komisyonu Başkanı Bahattin Arıkan’ı makamında ziyaret ederek kapsamlı bir istişare gerçekleştirdi. Ziyaretin ana gündem maddesini, adalet mekanizmasının işleyişinde kritik rol oynayan personelin yaşadığı idari ve operasyonel zorluklar oluşturdu. Özellikle İcra Müdürlüğü bünyesinde artan dosya yoğunluğunun çalışanlar üzerindeki yüküne dikkat çeken Şube Başkanı Ömer Şeker, personel eksikliğinden kaynaklanan aksaklıkların giderilmesi için acil çözüm beklediklerini vurguladı. "Mülakat adliyeleri unutulmadı" Merkez adliyenin yanı sıra mülakat (bağlı ilçe) adliyelerinde görev yapan personelin yaşadığı idari sorunları da gündeme getiren heyet, tüm personelin talep ve beklentilerini Komisyon Başkanlığına sundu. Ziyaret sonrası bir açıklama yapan Başkan Ömer Şeker; "Adalet mekanizmamızın her bir ferdi bizim için kıymetlidir. Alın terinin karşılığı ve çalışma huzuru için sahadan aldığımız her bir talebi muhataplarına iletmeye devam edeceğiz. ‘Hayatın Her Anında Büro Memur-Sen’ sloganıyla çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz" dedi. "Nöbet Bürosu" artık bir ihtiyaç değil, zorunluluk Denizli Adalet Komisyonu Başkanı Bahattin Arıkan’ın ardından Denizli Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Ataman’ı makamında ziyaret eden Şube Başkanı Ömer Şeker ve Şube Başkan Yardımcısı Burcu Acar, adliye personelinin çözüm bekleyen taleplerini kapsamlı bir rapor halinde sundu. Ziyaretin en dikkat çeken başlığı, personelin iş yükünü hafifletecek olan "Nöbet Bürosu" teklifi oldu. Şube Başkanı Ömer Şeker, nöbet hizmetlerinin daha düzenli ve verimli yürütülebilmesi adına müstakil bir birim kurulmasının şart olduğunu vurguladı. Mevcut ön büro sisteminin geliştirilmesi ve personel üzerindeki baskının azaltılması yönünde hazırlanan çözüm önerileri Başsavcı Ataman ile paylaşıldı. Görüşmede sadece idari değil, personelin günlük yaşamını etkileyen ekonomik konular da unutulmadı. Adliye çay ocağındaki fiyatlandırmaların, Türkiye genelindeki emsal adliyelerle kıyaslanarak personel lehine revize edilmesi ve indirim yapılması talebi iletildi. "Dinlenme hakkı, verimliliğin temelidir" Görüşmenin en hassas başlıklarından birini personel izinleri oluşturdu. Adliye çalışanlarının yüksek tempo ve stres altında görev yaptığını hatırlatan Şube Başkanı Ömer Şeker, personelin en doğal hakkı olan "dinlenme ihtiyacının" daha sağlıklı karşılanması gerektiğini vurguladı. Şeker, dinlenmiş bir personelin hizmet kalitesinin de artacağına dikkat çekti. Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan Şube Başkanı Ömer Şeker, adliye personelinin her zaman yanında olduklarını belirterek; "Sendika olarak önceliğimiz üyelerimizin huzurlu bir çalışma ortamına kavuşmasıdır. Başsavcımız Ahmet Ataman’a yapıcı ve çözüm odaklı yaklaşımı için teşekkür ediyoruz. İlettiğimiz her talebin sonuçlanana kadar takipçisi olacağız" diye konuştu.