GÜNDEM - 11 Ocak 2015 Pazar 16:02

Sıfır Meridyen İstanbul çalışmaları konferansta ele alındı

A
A
A
Sıfır Meridyen İstanbul çalışmaları konferansta ele alındı

Arz ve Zamanın Sıfır Noktası İstanbul çalışmaları Türkiye gündemine oturdu. Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi'nin "Sıfır Meridyen İstanbul" çalışmaları, bu kez Avrasya Bir Vakfı'nda bir konferansta ele alındı.

Konferansta, Araştırmacı-Yazar Abdurrahman Dilipak, Araştırmacı-Yazar Celal Tahir, Astrolog Yonca Olamaz ve Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nden Orhan Sakin birer konuşma yaptı.
Araştırmacı Yazar Abdurrahman Dilipak, Karaköy-Galata dediğimiz yerin dünyanın ilk serbest finans bölgesi olduğunu belirterek “Bütün değerli taşlar, madenler, para, buraya gelirdi. Osmanlı Sultanı'nın paraya ihtiyacı olduğunda İngiliz bankerlerine, İsviçre bankerlerine değil, Galata’ya giderdi. Galata’yı bize düşman kıldılar, Galata’yı yeniden ihya etmemiz gerek" dedi.

İstanbul’un, Doğu'yla Batı'nın, Kuzey'le Güney'in kesişme noktasında, mukaddes bir noktada bulunduğunu anlatan Dilipak, “Burası aynı zamanda Belde-i Muhayyire’dir. İstanbul’un jeopolitik, jeostratejik öneminden öte başka anlamları daha vardır” diye konuştu..

Zaman tasavvurunun, zaman içerisinde bizim saati geliştirmemize sebep olduğunu anlatan Dilipak, şunları söyledi: “Saati biz bulmuştuk. 1940’a kadar Türkiye’de ciddi anlamda saat imalatı vardı. Dünyanın en önemli saat imalatı Türkiye’de yapılıyordu. İstanbul’da yapılan saatler, Dünya’nın en uzak noktalarına gittiğinde, o ülkeler de, kendi güçlerini göstermek için, onun üstünde bir saat yapmak üzere saat yapıp Saray'a hediye gönderiyorlardı. Şimdi Dolmabahçe Sarayı’ndaki saat müzesinde dünyanın çeşitli yerlerinden gelen bu saatleri görebilirsiniz. Osmanlı da o saatlerden daha güzelini yapıp, o ülkelere hediye gönderiyordu. Bu saat fabrikası hâla çalışıyor.” 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Tarih ve müzik buluştu Düzce’de yaşayan 6 yaşındaki Mehmed Selim Biçer, henüz bir yıl önce başladığı piyano eğitiminde gösterdiği büyük başarıyı bu kez Düzce Belediyesi’nin daveti üzerine Konuralp Antik Tiyatrosu’nda sergiledi. Minik piyanist, geçmişi Milattan Önce 3. yüzyıla dayanan tarihi alanda piyano çalarak hem yeteneğini hem de azmini gözler önüne serdi. Konuralp’te antik taş duvarların arasında yankılanan piyano ezgileri, tarih ile müziğin etkileyici buluşmasına sahne oldu. Düzce Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün gerçekleştirdiği özel çekimde 6 yaşındaki Mehmed Selim Biçer, tarihi Milattan Önce 3. Yüzyıl’a dayanan Konuralp Antik Tiyatrosu’nda piyano performansı sergiledi. Türk Marşı, Nazende Sevgilim, Tuna Dalgaları, Passacaglia ve Field eserlerini başarıyla icra eden Biçer, küçük yaşına rağmen eserlere olan hâkimiyetiyle dikkat çekti. Bir yılda üç uluslararası birincilik Uzun Mustafa İlkokulu 1. sınıf öğrencisi olan Mehmed Selim, ailesinin büyük desteği ile yaklaşık bir yıldır Müzik Öğretmeni Onur Koçak ile yaptığı disiplinli çalışmaların ve gösterdiği azmin sonucunda kısa sürede önemli bir gelişim gösterdi. Minik piyanist, henüz bir yıldır piyano çalmasına rağmen katıldığı üç ayrı uluslararası organizasyonda dereceler elde etti. Polonya Gdansk’ta Universal Maestro Society ortaklığıyla düzenlenen "Classical Music Stars" yarışmasında kendi yaş kategorisinde birinci olan Biçer, ardından "Beethoven International Music Competition"da 110 yarışmacı arasından 6-8 yaş kategorisinde "Gold Prize" kazandı. Yine Polonya’da düzenlenen "Bach International Music Competition"da 98 yarışmacı arasından finale kalan Mehmed Selim, kendi yaş kategorisinde birincilik elde ederek üçüncü uluslararası başarısına imza attı. "Ludovico gibi olmak istiyorum" Konuralp Antik Tiyatrosu’ndaki başarılı performansı sonrası duygularını dile getiren Mehmed Selim Biçer, "6 yaşındayım, birinci sınıfa gidiyorum ve bir yıldır piyano çalıyorum. Bazen zorlandığım oluyor ama çalışmayı seviyorum. Ludovico Einaudi, Mozart ve Beethoven’ı beğeniyorum. Ludovico gibi olmak istiyorum. En çok ‘Nazende Sevgilim’i çalmayı seviyorum. Sabah, öğlen ve akşam çalışıyorum. Bazen önce dinliyorum, sonra çalıyorum. Dinlemeyi de çok seviyorum" dedi. "Başarı, doğru eğitim ve disiplinle geliyor" Müzik Öğretmeni Onur Koçak ise, Mehmed Selim ile yollarının Düzce’de kesiştiğini belirterek, "Yaklaşık bir yıldır birlikte çalışıyoruz. İstikrarlı ve düzenli çalışmalarımız sayesinde çok güzel sonuçlar aldık. Mehmed Selim çok yetenekli bir öğrenci. Aslında çocuklarımızın çoğu yetenekli. Doğru eğitim ve velilerin bilinçli desteğiyle başarı artıyor. Bu yaş grubunda çocuklara sadece ders verip ‘evde çalış’ demek yeterli olmaz. Sürekli bir takip ve yönlendirme gerekiyor. Polonya’da düzenlenen yarışmalara çevrim içi olarak katıldık. Gönderdiğimiz videolarla Beethoven ve Bach adına düzenlenen yarışmalarda kendi yaş kategorisinde birincilikler elde etti. Mehmed Selim ileride müziği seçebilir ya da farklı bir meslek tercih edebilir; ancak şimdiden kazandığı disiplin ve çalışma alışkanlığı sayesinde hangi alanı seçerse seçsin başarılı olacağına inanıyorum. Düzce Belediyesi’ne de ayrıca teşekkür ediyorum. Konuralp Antik Tiyatrosu gibi tarihi bir mekânda piyano çalması bizim için çok anlamlı oldu. Tarih ile sanatı bir araya getirmek işin güzelliğini daha da artırdı."
Kars 15 yıllık hasret Rusya’da bitti, imzalar Kars’ta tarihi istasyonda atıldı Kars’ta başlayan, Rusya’da filizlenen ve 15 yıl aradan sonra tarihi bir istasyonda taçlanan Katja Klimenko ile Serhad Suçsuz’un hikayesi, "Aşk tesadüfleri sever" sözünün canlı kanıtı oldu. Kars’ın tarih kokan topraklarında 15 yıl önce ekilen sevgi tohumları, binlerce kilometre ötede, Rusya’nın soğuk ikliminde yeniden yeşerdi. Osmanlı-Rus Savaşı öncesi Kars’tan Rusya’ya göç eden Malakan bir ailenin torunu olan Katja Klimenko ile Serhad Suçsuz’un yarım kalan aşkı, başladığı yerde, asırlık Benliahmet Tren İstasyonu’nda mutlu sona ulaştı. Bundan tam 15 yıl önce Kars’ta tanışan ancak zamanın ve mesafelerin araya girmesiyle bağları kopan Katja Klimenko ve Serhad Suçsuz, bu süreçte farklı hayatlar sürdü. Ancak yıllar sonra Rusya’da hiç beklemedikleri bir anda karşı karşıya geldiler. Tesadüfen gerçekleşen bu karşılaşma, küllenen bir aşkı dev bir alev haline getirdi. Geçen yılların özlemiyle birbirine sarılan çift, hayatlarını birleştirme kararı aldı. "Tarihi Benliamet İstasyonu’nda nostaljik teklif" Serhad Suçsuz, hayatının en önemli sorusunu sormak için sıradan bir mekanı değil, Kars’ın saklı hazinelerinden biri olan ve çam ağaçları arasında bulunan tarihi Benliahmet İstasyonu’nu seçti. Rus mimarisinin izlerini taşıyan ve geçmişin ruhunu barındıran bu istasyon, Katja Klimenko ve Serhad Suçsuz için "yeniden başlangıcın" sembolü oldu. "Aşkımız bu topraklarda başlamıştı. 15 yıl sonra Rusya’da birbirimizi bulduğumuzda, bu hikayeyi ancak Kars’ın o asil ruhu tamamlayabilirdi" Sevgilisi Katja Klimenko ile birlikte Kars’ın Selim ilçesinde bulunan tarihi Benliahmet İstasyonu’na gelen çift, diz boyu kara bata çıka çam ağaçları arasında bulunan rayların üzerine çıktı. Serhad Suçsuz, daha sonra yanında getirdiği tek taş pırlanta yüzüğü çıkararak Katja Klimenko’ya evlenme teklifinde bulundu. Serhad Suçsuz, "Su anda neredeyim diye sorarsanız. Aslında hikayenin en önemli parçası olan Kars’tayım. Burada hikayemiz başladı. 2011 yılında bu hikaye 2016 yılında Samandağ’ına düşen Rus uçağıyla birlikte Türk-Rus ilişkilerinin gerilmesiyle birlikte ayrılmıştık. Ama bu sene birbirimizi tekrar bulduk. Kendisinin bir Malakan olduğunu öğrendiğimde, kendisi de Kars’a gelmeyi istedi. Şuan da Selim’de rayların üzerinde hikayenin başladığı yerdeyim. Aynı zamanda Malakanların geri dönüş hikayesinin bittiği rayların üzerindeyiz. Ve burada kendisine bir evlenme teklifinde bulundum. Bu birlikteliğin doğduğu, köklerinin izlerinin olduğu yerde biz de yeni bir birlikteliğe doğru adım atıyoruz. Bundan sonra inşallah her şey çok güzel olur" dedi. "Rayların üzerinde bir ömre "Evet" İstasyonun karla kaplı rayları ve tarihi taş binası eşliğinde rayların üzerinde Serhad Suçsuz, Katja Klimenko’ya evlilik teklifinde bulundu. Mutlulukla evlilik teklifini kabul eden Katja Klimenko, 15 yıl önce başlayan bu yolculuğun en mutlu durağına vardıklarını ifade etti. Katja Klimenko, "Köklerimin doğduğu Selim’de bu istasyonun olduğu yerde ailemin hikayesi başlamıştı. Ve ben de anne annemim yüzüğü ile buraya geldim. Bu yüzük beni yeni bir yüzük ile yeni bir birlikteliğe doğru, bir evliliğe doğru yönlendirdi. Ve işte köklerimin doğduğu yerde, yeni bir evliliğe, yolculuğa doğru Türk eşim ile birlikte adım attım" diye konuştu. "Kalbimiz hep bu şehirde kalmış" Katja Klimenko’nun Malakan kökenleri, bu aşkı bölge tarihi açısından da anlamlı kılıyor. Barışçıl kimlikleri ve çalışkanlıklarıyla Kars tarihinde derin izler bırakan Malakanların bir ferdi olan Katja Klimenko, dedelerinin ayrıldığı topraklarda "gelin" olarak dönmenin gururunu yaşıyor. Katja Klimenko, Serhad Suçsuz, çiftinin bundan sonraki yaşamlarını İstanbul’da sürdürecekleri öğrenildi.
Samsun Hayvancılıkta Samsun farkı: 19 bin 495 manda ile ilk sırada Samsun, 19 bin 495 manda varlığı ile Türkiye’de ilk sırada yer alarak ülke genelindeki toplam manda popülasyonunun yüzde 12,3’ünü tek başına karşılıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre Samsun’un hayvan varlığı istatistikleri belli oldu. Buna göre Türkiye genelinde 162 bini aşkın manda bulunurken, Samsun sahip olduğu 19 bin 495 manda ile bu alanda lider konumda bulunuyor. İl genelinde ayrıca 98 bin 392 kültür sığırı, 200 bin 755 melez sığır ve 39 bin 799 yerli sığır yer alıyor. Mandalarla birlikte Samsun’daki toplam büyükbaş hayvan varlığı 358 bin 441’e ulaşıyor. Samsun, yerli sığır sayısında Türkiye üçüncüsü, melez sığır varlığında dokuzuncu, kültür sığırı varlığında ise 27’nci sırada bulunuyor. Küçükbaş hayvan varlığına bakıldığında ise il genelinde 232 bin 315 koyun ve 24 bin 849 keçi olmak üzere toplam 257 bin 164 küçükbaş hayvan bulunuyor. Samsun, koyun varlığında ülke genelinde 51’inci, keçi varlığında ise 61’inci sırada yer alıyor. Kanatlı hayvan varlığı 3 milyon 899 bine ulaşan Samsun, Türkiye toplamının yüzde 1,01’ine sahip olarak bu alanda 25’inci sırada bulunuyor. Bal üretiminde de ilk 25 il arasında yer alan Samsun’da yıllık 926 ton bal üretiliyor. İl genelindeki 94 bin 885 kovan sayısı ile Samsun, kovan varlığı bakımından Türkiye’de 32’nci sırada yer alıyor.