SAĞLIK - 08 Şubat 2015 Pazar 10:17

‘Sigarayı bırakmak stresi azaltıyor’

A
A
A
‘Sigarayı bırakmak stresi azaltıyor’

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Özgür Öz, sigaranın bırakılmasının ilk günlerinde kandaki oksijen seviyesinin artmasına bağlı olarak kişinin enerjisinin yerine geldiği ve stres faktörlerinde azalma yaşandığını söyledi.

9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü nedeniyle açıklama yapan Özel Medicana Konya Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Özgür Öz, sigarada bulunan nikotin maddesinin sağlığa zararlı olmasından çok bağımlılık yaptığını belirtti. Sigaranın toplumda sık tüketilen alışkanlık yapıcı bir madde olduğunu belirten Dr. Öz, şöyle konuştu: "Sigara kullanımı aynı zamanda bir madde bağımlılığıdır. İçerdiği maddelere göre çok ciddi zararlarının olduğunu biliyoruz. En çok bilineni nikotindir. Nikotin aslında sağlığa zararlı olmaktan ziyade daha çok bağımlılığı tetikleyici bir moleküldür. Esas yapısındaki diğer moleküller kişiye daha çok zarar vermektedir. Sigara özellikle kandaki proteinlere bağlanarak kanın oksijensiz kalmasına sebep oluyor. Bu vücutta halsizlik, yorgunluk gibi rahatsızlıklara yol açabiliyor. Bunun dışında sigaranın içerdiği diğer moleküller gittiği yerlerde oksident molekülleri olarak zarar verebiliyor. En çok sigaraya maruz kalan organlardan bir tanesi akciğerdir. O yüzden akciğer hastalığını herkes bilir ama sigaranın en büyük zararı aslında Kalp Damar Sisteminedir. Kalp damar hastalıklarının yaygınlığından dolayı akciğer kanserinin 10 katı kadar ölüm riski vardır.”

HAMİLELİK DÖNEMİNE DİKKAT EDİLMELİ
Gebelik süresinde kullanılan sigaranın çok daha tehlikeli olduğuna değinen Dr. Öz, çocuğa eş zamanlı olarak bu zararlı moleküllerin maruz bırakıldığını ifade ederek, “Çocuklarda hastalıkların ortaya çıkması, gelişim bozuklukları, damarsal problemlerin ortaya çıkması, düşüklerin olması gibi sorunlara yol açabiliyor. Gebelikten itibaren çocuklarımızı sigaradan korumamız gerekiyor. Doğumdan sonra çocuklar büyüklerini örnek alıyorlar. Onların yanında sigara içmek onları teşvik edebilir. O açıdan özellikle küçük çocukların yapısı çok narin olduğu için sigaradan çok daha fazla etkileniyor. Bizleri örnek alıp gelecekte sigara bağımlılığı olma potansiyellerini artırıyoruz. O yüzden çocukların yanında hiç sigaraya yaklaşmamız, hiç onlara göstermememiz gerekiyor” diye konuştu.

"SİGARAYI BIRAKMAK KİŞİYİ GÜÇLENDİRİYOR"
Sigaranın bırakılmasıyla birlikte vücutta bir takım değişiklikler olduğunu kaydeden Dr. Öz, şunları söyledi: “Öncelikle kandaki oksijen seviyesi artıyor. Bu kişi de bir iyilik hali oluşturuyor. Kişinin gücü, kuvveti ve enerjisi yerine geliyor. Bu durum sigarayı bırakmanın ilk günlerinde kendini belli etmeye başlıyor. Zaman içinde sigaranın vücuttaki zararlı etkileri vücudun kendini yeniden yapılandırmasıyla birlikte kısa zamanda atılmaya çalışıp vücut kendi kendini toparlamaya başlıyor. Yaklaşık 1 yıl kadar sonra hemen hemen kalp krizi geçirme riski sigara kullanmayan insanların seviyesine inebiliyor.” 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Yenişehir’de vefa: 18 Mart Şehitleri dualarla anıldı Bursa’nın Yenişehir ilçesinde, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü dolayısıyla düzenlenen programlarda duygu dolu anlar yaşandı. Gün boyu süren etkinlikler, akşam Sinanpaşa Külliyesi’ndeki anlamlı iftar sofrasıyla taçlandı. Yenişehir’de 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitler Günü dolasıyla çeşitli programlarda düzenlendi. Sabah saatlerinde Heykel Meydanı’nda gerçekleştirilen resmi tören çelenk sunumu ve saygı duruşuyla başladı. Protokol ve vatandaşların yoğun katılım gösterdiği resmi programın ardından ziyaretler şehitliklerle devam etti. Yenişehir, Selimiye ve Kıblepınar şehitliklerine giden heyet, vatan topraklarını müdafaa ederken canlarını feda eden kahramanları kabirleri başında Kur’an-ı Kerim tilaveti dinleyerek andı. Şehit ailelerinin de katıldığı ziyaretlerde duygusal anlar hakim olurken, kahramanların mezarlarına karanfiller bırakılarak şükran sunuldu. Günün maneviyatı, akşam saatlerinde Sinanpaşa Külliyesi’nde kurulan iftar sofrasında paylaşıldı. İlçe protokolü; şehit aileleri ve gazilerle aynı sofrada buluştu. Kalplerimiz Çanakkale ruhuyla atıyor Buradaki programda selamlama konuşması yapan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Çanakkale ruhunun önemine değinerek, "Bugün kalplerimiz 111 yıl önceki o büyük ruhla, Çanakkale ruhuyla atıyor. Çanakkale; bir milletin var oluş iradesidir. Eğer bugün bu ezanların gölgesinde, bu bereketli sofrada huzurla iftarımızı bekliyorsak; bu, canını vatana siper eden şehitlerimizin ve ’ölürsem şehit, kalırsam gazi’ diyerek cepheye koşan kahramanlarımızın sayesindedir" dedi. ’Sizler en mukaddes emanetimizsiniz’ Şehit ailelerine ve gazilere seslenen Başkan Ercan Özel, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: "Sizler bizim için bu milletin en mukaddes emanetlerisiniz. Şehitlerimizin geride bıraktığı aileleri bizim öz ailemiz, gazilerimiz ise başımızın tacıdır. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, tüm şehitlerimizi rahmetle ve minnetle anıyorum." ’Bu topraklarda huzur içindeysek onların sayesindedir’ İftar programında davetlilere hitap eden Yenişehir Kaymakamı Ümit Altay, dünyada yaşanan acılara dikkat çekerek şükür ve dua vurgusu yaptı. Kaymakam Altay konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Bu anlamlı günde, bayrama adım adım yaklaştığımız bu vakitlerde bir araya gelmek istedik. Maalesef Orta Doğu’da savaşlarla, ölümlerle sarsılan bir dünya var. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde vatanımızı savunmak için kanını ve canını feda eden şehitlerimizin kanıyla sulanmış bu topraklarda bugün huzur içinde yaşıyorsak onlara her zaman dua etmemiz lazım. Onları her zaman yâd etmemiz lazım. Allah gani gani rahmet eylesin." Yenişehir Gaziler Derneği Başkanı Hikmet Öztürk de programı düzenleyen İlçe Kaymakamı Ümit Altay ile Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel’e teşekkürlerini iletti.
İzmir Adalet için dijital rehber Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre; ülkemizde 2025 yılında açılan dava sayısı yaklaşık 8,8 milyon olarak gerçekleşti. Hakim başına 767, savcı başına ise bin 373 dosya düşüyor. Yaşar Üniversitesi Yapay Zeka Mühendisliği lisansüstü eğitim öğrencisi Doğa Kayra Yılmazarslan, tarafından geliştirilen uygulama davaların sonucunu saniyeler içinde tahmin ederek hukuk dünyasına hız ve yenilik kazandırmayı hedefliyor. Adalet Bakanlığı’nın 2025 yılına ilişkin UYAP verilerine göre; 2025’te ceza, hukuk ve idari olmak üzere toplam 8,8 milyon dava dosyası açıldı. Sayısal verilere göre hakim başına düşen 767 ve savcı başına düşen bin 373 dosya sayısı, hukuk dünyasındaki iş yoğunluğunu ortaya koyuyor. Yaşar Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Yapay Zeka Mühendisliği yüksek lisans öğrencisi Doğa Kayra Yılmazarslan’ın tez çalışmasında geliştirdiği proje avukatların yükünü hafifletmeyi hedefliyor. Sistem, kullanıcılardan aldığı dava metinlerini veya olay anlatımlarını gelişmiş algoritmalarla analiz ederek hukuk dünyasına yeni bir bakış açısı getiriyor. Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Korhan Karabulut ve Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emre Cumalıoğlu danışmanlığında geliştirilen uygulama, dava dosyalarını derinlemesine inceleyip anladıktan sonra, geçmişte verilmiş benzer Yargıtay kararlarını saniyeler içerisinde bularak kullanıcıya sunuyor. Bu teknoloji sayesinde, avukatların saatlerini alan emsal karar araştırmaları artık yalnızca birkaç dakikaya iniyor. Böylece hukuk uzmanları için strateji geliştirme süreçleri ciddi oranda hızlanıyor. İhtimalleri gösteriyor Davanın kazanılma ihtimalini sayısal verilerle ortaya koyması, projeyi literatürdeki diğer çalışmalardan ayıran en önemli özellik. Kullanıcılara davanın başarı şansını yüzdesel olarak sunan söz konusu uygulama, davanın açılmaya değer olup olmadığına dair kararların dakikalar içerisinde verilmesine imkan tanıyor. Ayrıca sistem, benzer başarılı davalarda izlenen hukuki yolları Yargıtay kararları üzerinden kullanıcıyla paylaşarak, mevcut davaların doğru stratejiyle ilerleyip ilerlemediğinin takip edilmesini mümkün kılıyor. Projeyi hayata geçiren Yaşar Üniversitesi Yapay Zeka Mühendisliği yüksek lisans öğrencisi Doğa Kayra Yılmazarslan, konuyla ilgili görüşlerini şöyle ifade ediyor: "Hem hukuk uzmanlarının profesyonel ihtiyaçlarını karşılayacak hem de hukuk bilgisi olmayan vatandaşların kolaylıkla anlayabileceği şekilde tasarlanan uygulama, adalete erişim konusunda dijital rehber görevi görüyor. Projem hukuki süreçlerdeki zaman kaybını minimize ederek hukukçuların ve vatandaşların iş yükünü hafifletmeyi amaçlıyor."
İstanbul Oğuz Murat Aci’nin mezarını ziyaret eden baba Özer Aci: "Bu beşinci bayram, elimizi öpecek bir evlat kalmadı" İstanbul Eyüpsultan’da 17 yaşındaki Timur Cihantimur’un çarparak ölümüne neden olduğu Oğuz Murat Aci’nin babası Özer Aci, bayramda oğlunun kabrini ziyaret etti. Basa Aci, "Bu beşinci bayram. Asıl biz sağken öldük. Bizim elimizi öpecek bir evlat kalmadı. Onun evladının da elini öpecek bir babası kalmadı. Kazanın başından iki yıl geçti. Ben ilk gün ne diyorsam bugün yine aynı duygularla, aynı acıyla, aynı üzüntüyle dile getiriyorum ve mücadeleme devam edeceğim’’ dedi. Eylem Tok ile Op. Dr. Bülent Cihantimur’un 17 yaşındaki oğlu Timur Cihantimur, 1 Mart 2024 ‘te iddiaya göre Kemerburgaz’da kullandığı lüks otomobille bozulan ATV’lerini yol kenarına çeken kişilere çarpmış, kazada Oğuz Murat Aci (29) hayatını kaybetmişti. Olayın ardından Cihantimur, annesi Eylem Tok tarafından önce Mısır’a, ardından ABD’ye kaçırılmıştı. ABD’de tutuklu bulunan anne ve oğul için iade kararı verilmişti. Oğuz Murat Aci’nin vefatının üzerinden 2 yıl geçerken, acılı baba Özer Aci Ramazan Bayramı’nda evladının mezarını ziyaret etti. ’’Ben ilk gün ne diyorsam bugün yine aynı duygularla, aynı acıyla, aynı üzüntüyle dile getiriyorum ve mücadeleme devam edeceğim’’ Evladının vefatının üzerinden geçen beşinci bayram olduğunu belirten acılı baba Özer Aci, ’’Asıl biz sağken öldük. Elimizi öpecek bir evlat kalmadı. Onun evladının da elini öpecek bir babası kalmadı. Kazanın üzerinden iki yıl geçti. Ben ilk gün ne diyorsam bugün yine aynı duygularla aynı acıyla aynı üzüntüyle dile getiriyorum ve mücadeleme devam edeceğim. Ömrüm vefa ettiği müddetçe adalet yerini bulana kadar mücadeleye devam edeceğim. Şu ana kadar bir başarı elde ettim diye düşünüyorum. Bir yerlere vardık diye düşünüyorum. Kaza olabilir ama kazadan sonra yaşananlar beni derinden üzdü, derinden yaraladı ve yaralamaya da devam ediyor. Özellikle belirtmek istediğim konu, onlar 2 saat içerisinde ülkeyi terk edebiliyorlar. Benim oğlum 80 dakika, neredeyse 2 saate yakın bir süre sonra hastaneye ulaşabiliyor. Ambulans aranmıyor, cep telefonları toplanıyor. Burada telefonu ben almadım diyor. Özellikle altını çizerek belirteyim bir telefon halen kayıp. Bu telefondan hiç bahsedilmiyor. Yani bu telefonu onlar mı aldı, başka tarafa mı gitti ne oldu. Burada yok olan bir telefon var. ’Telefonu ben aldım, o aldı’, sonuç olarak telefon Eylem Tok’un arabasında çıkıyor’’ diye konuştu. "Akın Gürlek ile inanıyorum ki yakında görüşeceğiz’’ Oğuz Murat Aci’nin ölümünden sonraki yaşanan süreçte önceki dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un kendileriyle bizzat ilgilendiğini kaydeden baba Özer Aci, yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek ile de yakın zamanda görüşeceklerine inandığını söyledi. Baba Aci, "Yeni Adalet Bakanımızla direkt bir görüşmemiz olmadı. Yalnız Adalet Bakanlığı ile görüşmelerimiz devam ediyor. Sağ olsunlar bizi bilgilendiriyorlar. Bilgilendirmeye de devam edeceklerini söylüyorlar. Adalet Bakanıyla da ben inanıyorum ki yakın bir zamanda görüşeceğiz. Bu görüşmeler bize güç veriyor, ayakta durmamızı sağlıyor ve umut veriyor. Bu umudun çerçevesinde ayakta duruyoruz’’ dedi. "Gelinin sessizliği devam ediyor, çünkü konuşacağı veya savunacağı bir şey yok’’ Torunu Pars’ın velayet davasının ertelendiğini ve bunun sebebinin karşı tarafın avukatından kaynaklandığını iddia eden Özer Aci, ’’Ne yazık ki davada sosyal uzman raporu, pedagog raporu ve psikolog raporu hazır olmasına rağmen karşı tarafın yani annenin avukatının ‘psikiyatri raporu da olması gerekiyor’ demesiyle şu an dava mayıs ayına ertelendi. Bu yaşta bir çocuğa, şu an 3 buçuk yaşında olan bir çocuğa psikiyatri acaba ne ilaç yazacak. Şu an sessizliği devam ediyor, çünkü konuşacağı veya savunacağı bir şey yok. Benim baştan beri savunduğum nokta, para alma konusu kendi düşüncesi çerçevesinde idrak ettiği bir olay değildi. Ben para alıp almadığını kendisine soramadım. Çünkü irtibat sağlayamıyoruz. Yani konuşmayan bir insanla zorla nasıl konuşacağız ki. İnsan olmadıktan sonra, insani davranışlarda bulunmadıktan sonra ben ne yapabilirim ki’’ dedi. Tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı da kutlayan Özer Aci, "Özellikle tüm evlat acısı çeken anneler ve babaların bayramlarını kutlarım. Acı ama gerçek. Evlatlarımız öldüler kurtuldular. Asıl ölenler sağlar. Anneler, babalar ve kardeşler acı çekmeye devam ediyoruz’’ ifadelerini kullandı.