ASAYİŞ - 23 Ağustos 2016 Salı 21:39

Soma davası sanığı Can Gürkan’dan test merkezi talebi

A
A
A
Soma davası sanığı Can Gürkan’dan test merkezi talebi

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden Soma davasında söz alan Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, facianın oluş sebebinin tam olarak aydınlatılması için bir test merkezi kurulmasını talep etti. Gürkan, bu merkezde yapılacak bilimsel deneylerle facianın oluş sebebine ilişkin gerçek bir sonuca ulaşılabileceğini söyledi.

Manisa'nın Soma ilçesinde 301 işçinin yaşamını yitirdiği, 162 işçinin yaralandığı maden faciasına ilişkin yürütülen 6'sı tutuklu 46 sanıklı Soma davasının 10. duruşması devam ediyor. Bugün mahkemeye sunulan yeni bilirkişi raporunun okunmasının ardından, sanık, mağdur ve sanık avukatlarının bilirkişi raporu hakkındaki görüşleri alındı. Mahkeme başkanından izin isteyerek ikinci bir söz alan Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, raporda kendisiyle ilgili olarak atılan suçlamalara cevap verdi. Gürkan, “Ben raporda yer aldığı gibi ‘yatırım yapılmadı’ suçlamalarını asla kabul etmiyorum. Hangi yatırımı yapmamışım, bana söylensin. Ben mühendis değilim. Bana gelen talepler ne ise onu inceler ve karşılarım. Bu olayın aydınlatılmasının tek yolu bir test merkezinin oluşturulmasıdır. Bu merkezde metan gazı, kömür ve diğer tüm değişkenler kullanılarak bilimsel deneyler yapılmalı. Bu merkez için gerekirse bizde şirket olarak destek sağlayabiliriz. Bu sadece Soma için değil, Türkiye’deki madencilik sektörü için yararlı olacaktır. Bu test merkezinde üniversiteler, TÜBİTAK ve bilim adamları görev alsın. Cezaevinde yatmak ya da ölmek artık pek bir şey ifade etmiyor benim için. Ne olursa olsun ben burada ne olduğunu öğrenmek için her şeyi yapmaya hazırım” dedi.

Yine tutuklu sanıklardan Ertan Ersoy da bilirkişi raporuna itiraz ederek, suçlamalarla ilgili somut delillerin ortaya çıkmadığını savundu. Ersoy, “Bu olayın çözülebilmesi için yer üstünde ocağın bire bir maketinin yapılması ve bilimsel deneylerle olayın aydınlatılması somut verileri bize verecektir. Bilirkişi raporu tamamen kurgudur. Burada bir şeyler dönüyor. Kimsenin ifadesi birbiriyle tutmuyor. Bilirkişi heyeti mahkemedeki ifadelerin hiç birini okumamış. Olayın ardından verilen savcılık ifadelerine göre değerlendirmelerde bulunmuş.” diye konuştu.
Madenci ailelerin avukatları raporu olumlu bulurken, sanık avukatları ise yeni raporu eksik ve hatalı buldu. Sanık avukatları, yeni bilirkişi raporunda facianın nedenin önceki bilirkişi raporunda yer alan kömürün yanması sebebiyle olmadığı, metan gazı kaynaklı bir yangın nedeniyle yaşandığının vurgulandığını belirterek, yeni bilirkişi raporuyla birlikte önceki bilirkişi raporunun tamamen yanlış olarak hazırlandığının ispat edildiğini iddia etti. Avukatlar, yeni bilirkişi raporunda da büyük hata ve yanlışların olduğunu öne sürdü. Yeni bilirkişi raporunda facianın oluş sebebinin metan gazından kaynaklandığı ibarelerinin de kesinlikle doğruyu yansıtmadığını kaydeden sanık avukatları, raporda bilimsel dayanağın olmadığını ifade ettiler.
 

Aykut Yeniçağ - Önder Aydın
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MİT’ten 1940 tarihli "acele" ibareli şüpheli takibi belgesi paylaşıldı Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) resmi sitesi üzerinden 1940 yılına ait Ankara’nın Ulus semtinde yabancı bir istihbarat şüphelisi hakkında üzerinde "acele" ibaresi bulunan bir belge paylaştı. Milli İstihbarat Teşkilatı, resmi sitesi üzerinden belge paylaşımlarına devam ediyor. Tarihe ışık tutmak amacıyla paylaşılan son belge ise yabancı bir istihbarat şüphelisinin Ankara’nın Ulus semtinde faaliyetlerinin açıklığa kavuşturulması amacıyla MAH Riyasetinden Ankara B Amirliğine 16 Ağustos 1940 tarihli talimat oldu. Paylaşılan belgede kimliği henüz tespit edilmeyen ve Rus veya Bulgar olduğu anlaşılan bir şahsın Ulus meydanındaki Tan kırtasiyesinden bir fotoğraf makinesi alması, aldığı fotoğraf makinesi ile yazı kopyası ve bunun büyütülmesinin nasıl olacağı hakkında bilgi edinmeye çalışmasının dikkati çektiği belirtiliyor. Belgede, şüpheli şahsın bir fotoğrafın büyütülerek çıkarılması için kullanılan agrandisman cihazı satın almak istemesi ve cihazın Tan kırtasiyesinde olmadığı bilgisi yer aldı. Şüphelinin yarın (17 Ağustos 1940) öğleden önce veya sonra kırtasiyeye gelip cihazı göreceği bilgisi de ayrıca belgede yer aldı. Kısa boylu ve sarışınca olan şüphelinin teşhisi ve kimliğinin tespiti lazım olduğu belirtilen belgede, şüphelinin aldığı fotoğraf makinesi ile almak istediği agrandisman cihazı ile neler yapmakta olduğu ve neler yapacağının tespitinin ehemmiyetine vurgu yapıldı. Karşı istihbarat çalışmaları MİT tarafından yayımlanan belgede karşı istihbarat çalışmaları hakkında bilgiler de yer alıyor. Belgede, şüphelinin teşhisi için kırtasiye sahiplerinden istifade etmenin şüphelinin takip edildiğini anlamasına yol açabileceği belirtiliyor. Ayrıca belgede bu sebeple mağazanın gizlice gözlenmesi ve mağaza çalışanlarından birinin dükkandan çıkarak agrandisman cihazını almak için gitmesi ile kırtasiyeye geri dönüşünün gözetilmesi ve o sırada Tan kırtasiyesinde bulunularak cihazı teslim alacak kısa boylu, sarışın şüphelinin peşini bırakmayarak kimliğini ve faaliyetlerini tespit etmeye gayret etme zarureti olduğu belirtiliyor. "Gizli istihbarat servislerinin karakteristik mesailerinden olan alametlerden ipucu temin ederek meseleyi aydınlatmanın Ankara merkezinin uyanık ve gayretli memurlarından beklenir" ifadeleri yer alan belgede, hiç olmazsa bu alışverişin zararlı maksatla yapılmadığının tespitinin başarı olduğu belirtildi ve icabına tevessül edilmesi rica edildi. Vatandaşlar paylaşılan belgeye MİT’in resmi sitesinde yer alan "Özel Koleksiyon" sekmesi altında bulunan "Belgeler" kısmından ulaşabiliyor.