GÜNDEM - 16 Şubat 2016 Salı 15:54

Sur mağduru aile yaşadıklarını anlattı

A
A
A
Sur mağduru aile yaşadıklarını anlattı

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde, sokağa çıkma yasaklarının başlamasının ardından evini terk ederek, kaymakamlık tarafından bir otele yerleştirilen aile, "Artık savaş değil barış istiyoruz. Neyin savaşıdır onu da anlamadık. Gelenler de hep çoluk çocuk, çeteydi, bu duruma bunlar getirdi" dedi.

Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy’un eşi Hülya Aksoy, Sur ilçesinde çıkan olaylar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan ve valilik tarafından yapılan destekle otele yerleştirilen aileleri ziyaret etti. İlk olarak çocuklarla bir araya gelen Hülya Aksoy, burada miniklere oyuncak dağıtıp sohbet etti. Daha sonra çocukların doktor kontrolünden geçirilmesini izleyen Aksoy, ardından kadınlara yönelik gerçekleştirilen kadın hastalıkları ve korunma yöntemleri toplantısına katıldı. Hülya Aksoy, burada yaptığı konuşmada, kadınların meme kanseri ve cinsel yolla gerçekleşen hastalıklara dikkat etmesi gerektiğini belirtti.

“ÇOCUKLAR HENDEK KAZDILAR, MAYINLAR DÖŞEMEYE BAŞLADILAR”
Sur ilçesindeki olaylar nedeniyle evini terk etmek zorunda kalıp valiliğin yardımıyla otele yerleştirilen ismini vermek istemeyen 4 çocuk annesi kadın, olayların ilk çıktığı zamanlarda yaşadıklarını anlattı. 4-5 ay önce olayların çıktığını belirten kadın, “Geldiler hendekler kazdılar, ondan sonra mayınlar döşemeye başladılar çocuklar, gözümüzün önünde. Yapmamaları için çok dil döktük, neyin nesi olduğunu bilmiyorduk çünkü. Biz barış istiyorduk, evlerimizden olduk, çoluk çocuğumuzla dışarıda kaldık 3 aya yakındır dışarıdayız, otellere yerleşmek zorunda kaldık. Vali bey, kaymakam bey bize sahip çıktı sağ olsunlar. Bu sürecin bitmesini bekliyoruz” diye konuştu.

Evlerinin akıbetini bilmediğini aktaran 4 çocuk annesi şu ifadeleri kullandı:
“Evimizin ne olduğunu bilmiyoruz, yıkılmış diyorlardı. Eşyalarımızın hepsi oradaydı. Eşyalarımız olsun ki eve taşınabilelim, çocuklarımız okula gidemiyor, eğitimlerinden oldular. Burada sorunlar yaşıyoruz. Bir servis verilse çocuklarımıza iyi olur. Hiç olmazsa okullarını bitirsinler. Biz okuyamadık. Umudumuzu emeğimizi her şeyimizi bıraktık. En çok evimin ortamını özlüyorum. Sabah kalkıp çocuklarıma kahvaltı hazırlamak isterdim, çocuklarımla kahvaltı yapmak isterdim, her şey bitti bizim için, hayat durdu. Evimiz oturulacak durumdaysa dönmek isterim, neden dönmeyelim ki. Bizim yaşantımız Suriçi’nde geçti. Biz dışarıda ev tutamayız. Çoluk çocuğumuz orada, oraya alışmışız. Olursa, oturulacak şekildeyse evimizde otururuz. 4 çocuğum var. Eşim öğrenci yurdunda asgari ücret ile çalışıyor, kiracıyım zaten geçinemiyordum. 450 liraya kirada oturuyordum, şimdi bu fiyatta ev bulunmaz ki, doğalgazıdır, aidatıdır, gideridir, Suriçi uygundu bize. Sadece ben değim bütün insanlarımız bu mağduriyeti yaşıyor. Allah sonumuzu hayretsin. Artık savaş değil barış istiyoruz. Neyin savaşıdır onu da anlamadık. Gelenler de hep çoluk çocuk, çeteydi, bunları bu duruma getirenler bunlar.” 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bilecik Antrenörü Akgün, Antalya kampını değerlendirdi Bölgesel Amatör Lig (BAL) temsilcisi Söğütspor Antrenörü Savaş Akgün, Antalya kampını değerlendirerek, "Buradaki amacımız takımımızı fiziki olarak daha iyi duruma getirmek, güçlenmek, birlikte daha iyi hareket etmek, kaynaşmak. Bununla birlikte bu çalışmaları tamamlayıp ikinci etap kampımızda daha çok saha çalışmaları ve hazırlık maçlarıyla ikinci yarıya en iyi şekilde hazırlanmak oldu" dedi. Bölgesel Amatör Lig (BAL) 5. Grup’ta mücadele eden Bilecik temsilcisi Söğütspor, ligin ikinci yarı hazırlıkları için Antalya’da kampa girdi. Ligin ilk yarısını 19 puanla 6. sırada tamamlayan Söğütspor, son 6 haftada 4 galibiyet, 1 beraberlik alarak çıkış yakalamıştı. Ligin ikinci yarı hazırlıklarını Antalya’da hazırlanan takımın Antrenör Savaş Akgün, kampın çok verimli geçtiğini söyledi. Akgün, "İlk yarıyı tamamladıktan sonra takımımıza bir haftalık izin verdik. Dinlenmeleri ve toparlanmaları için verilen iznin ardından pazar günü Söğüt’te tekrar toplandık. Daha çok hazırlık maçları yapmak için kampımızı Antalya’da devam etme karartı aldık. Buradaki ilk amacımız takımımızı fiziki olarak daha iyi duruma getirmek, güçlenmek, birlikte daha iyi hareket etmek, kaynaşmak ve bununla birlikte bu çalışmaları tamamlayıp ikinci etap kampımızda daha çok saha çalışmaları ve hazırlık maçlarıyla ikinci yarıya en iyi şekilde hazırlanmak oldu" dedi. "Pazartesi günü takımımıza izin verip ondan sonra maç haftasına gireceğiz" Antrenör Savaş Akgün, açıklamasının devamında, "Takımımız belli bir seviyeye geldi ve bunun ardından da oradaki kamp çalışmalarımızı tamamlayıp hep beraber ikinci etap için Antalya’ya hareket ettik. Antalya kampımızın ilk gününde ilk antrenmanımızı gerçekleştirdik. Bugün içinde yine takımımızın iki antrenmanı vardı. Şimdi akşam antrenmanına en iyi şekilde hazırlanıp, dediğimiz gibi hazırlık maçları planlamamız olacaktı. Çarşamba günü tekrar bir hazırlık maçımız olacak. Sonra perşembe günü yine çalışmalarımızı tamamlayıp, buradaki kamp sürecini bitirmiş olacağız. Söğüt’te çalışmalarımız yine devam edecek. Pazartesi günü takımımıza izin verip ondan sonra maç haftasına gireceğiz ve sonraki maç temposuna, maç programına başlayacağız.İnşallah bu ilk etap çalışmalarımızı en güzel şekilde geçirip takımımızı ikinci yarıya en hazır şekilde sokacağız" dedi. "Söğüt halkı, futbolu çok seven bir halk; futbolla yatıp futbolla kalkan bir halk" Antrenör Savaş Akgün, "Şu anda her şey güzel geçiyor. Ortam güzel, arkadaşlık iyi, çalışmalarımız iyi geçiyor. Buradaki iklim şartları şu anda saha çalışmalarımızı engellemiyor. Onun için inşallah buradaki kaldığımız süre boyunca bu çalışmaları en güzel şekilde bitirip, dediğim gibi ikinci yarıya daha diri, daha tempolu, daha güçlü bir Söğütspor olarak inşallah seyircimizin karşısına çıkacağız. Söğüt halkı, futbolu çok seven bir halk; futbolla yatıp futbolla kalkan bir halk. Taraftarlarımız da öyle, bizi içeride dışarıda hiç yalnız bırakmadılar, desteklediler. Biz de onların bu desteklerine inşallah karşılık verip Söğütspor’u hak ettiği yere getirmeye çalışacağız. Bu bir süreçtir. Burada bütün camia bir arada olmalı, bütün dinamikler hep beraber aynı şeyi düşünmeli. Tek şey Söğütspor’un başarısıdır. Burada dediğimiz gibi taraftar, halk, üretim, basın, teknik ekip, futbolcular; bütün dinamikler aynı şeyi düşündüğü sürece Söğütspor inşallah hak ettiği yere gelecektir. Benim bundan hiçbir şüphem yok" dedi. "Burada da eksik yerlerimizi görüp buna göre transferler gerçekleştirdik" Antrenör Savaş Akgün son olarak transfer dönemini değerlendirerek, "Ara transfer dönemi, tabii ki her takımda olduğu gibi bizim de bir planlamamız muhakkak oldu. Buna istinaden birkaç tane genç oyuncu takımımıza kattık, birkaç tane de ayrılan oyuncumuz oldu. Burada amaç takımı nasıl yukarıya çıkartabiliriz, nasıl daha iyi seviyeye gelebiliriz; bütün amacımız bu. Burada da eksik yerlerimizi görüp buna göre transferler gerçekleştirdik. Genç oyunculardan oluşan bir oyuncu grubu var şu anda. İnşallah zaman içinde tekrar buradaki performanslarla alakalı değerlendirmeleri yapıp, gerektiği yerlere gerekli takviyeleri yapmayı planlıyoruz" ifadelerine yer verdi.
Kütahya 20 Ocak katliamı Kütahya’da da anıldı Azerbaycan tarihine "Kanlı Ocak" olarak geçen 20 Ocak 1990 katliamı, Kütahya’da düzenlenen anlamlı bir etkinlikle anıldı. Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesinin simgelerinden biri olan 20 Ocak Katliamı’nı anlatan fotoğraflar, Kütahya Azerbaycan Parkı’nda sergilendi. Sergi, vatandaşlardan yoğun ilgi görürken, duygu dolu anlar yaşandı. Etkinlikte konuşan Azerbaycan Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı İlgar İdrisov, 20 Ocak’ın Azerbaycan halkı için hem büyük bir acının hem de bağımsızlığa giden yolun simgesi olduğunu vurguladı. İdrisov, "20 Ocak katliamı, Azerbaycan halkının özgürlük mücadelesinin en önemli simgelerinden biridir. Sovyet ordusunun işgaline karşı halkımız büyük bir direniş göstermiş, özgürlüğü uğruna canlarını feda etmiştir. Bu tarih, şanlı mücadelemizin unutulmaz bir parçasıdır" dedi. "Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesi, Türk milletinin özgürlük ve bağımsızlık azmini de temsil etmektedir" diyen İdrisov, şehitlerin hatırasını yaşatmanın ve bu mücadeleyi gelecek nesillere aktarmanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti. Her yıl düzenlenen anma etkinliklerinin, Azerbaycan halkının bağımsızlık uğruna verdiği mücadeleyi unutturmamak ve bu uğurda hayatını kaybeden şehitlerin hatırasını yaşatmak amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi. Kütahya’da düzenlenen bu anlamlı etkinlik, Azerbaycan ve Türk halkları arasındaki kardeşlik bağlarını bir kez daha pekiştirdi.
Aydın Aydın’da piknik havasında zeytin hasadı Karla boğuşan Türkiye’ye inat, Aydın’ın Efeler ilçesinde zeytin hasadı, güneşli havada adeta piknik havasında devam ediyor. Türkiye genelinde karla mücadele devam ederken, Aydın’da güneşli hava etkisini sürdürüyor. Efeler ilçesinde zeytin sezonu da tüm hızıyla devam ederken, üreticiler hasadı adeta bahar havasında gerçekleştiriyor. Sabahın erken saatlerinde zeytin bahçelerine inen üreticiler, serilen brandalar üzerinde zeytinlerini topluyor. Son günlerde hava sıcaklıklarının düşmesine rağmen güneşli havanın yüzleri güldürdüğü Efeler’de, hasat molaları ise ayrı bir renk katıyor. Üreticiler, çaylarını demleyip kısa molalarda bir araya gelerek hem karınlarını doyuruyor hem de dinleniyor. Havaların güzelleşmesiyle birlikte hasadı sürdürdüklerini ancak geçtiğimiz haftalarda etkili olan kırağı sebebiyle zeytinlerde dökülmelerin çok olduğunu ifade eden zeytin üreticisi Bünyamin Uluada; "Geçtiğimiz haftalarda hava şartları çok el vermemişti. Şimdi ise hava güzel, hasadımıza devam ediyoruz. Soğuklardan dolayı, zeytinler çok döküldü dibine. Soğuk vurdu. Ağacın başında alabildiğimiz ürünü alıyoruz ama kırağı vurdu ve çok döküldü. Normalde 5 ila 6 kiloda bir yağ veriyor ve asidi çok şükür iyi. Ancak bu sene fiyatlar beklenenin altında. Çiçek yağında bile fiyat artarken iki yıldır zeytinyağında artış olmadı. Maalesef ürünümüz para etmiyor. Fiyatlar yükselmeden üretici rahata kavuşamayacak" dedi.