DÜNYA - 07 Eylül 2017 Perşembe 11:26

Suriye: 'İsrail kimyasal silah geliştirme tesisini vurdu'

A
A
A
Suriye: 'İsrail kimyasal silah geliştirme tesisini vurdu'

Suriyeli yetkililer, Hama’daki Bilimsel Çalışmalar ve Araştırma Merkezi'nin İsrail tarafından vurulduğunu iddia etti.

Suriye askeri yetkilileri, Suriye’nin Hama kentinde kimyasal ve nükleer silahlar konusunda faaliyet gösteren Bilimsel Çalışmalar ve Araştırma Merkezinin bombalanmasının arkasında İsrail’in olduğu şeklindeki haberleri doğruladı. Bombalamada iki Suriye askerinin de öldüğü belirtildi. Suriye, hava saldırısının Lübnan topraklarından yapıldığını ve iki askerin hayatını kaybettiğini açıklandı. Lübnan medyası ise, saldırıda 3 kişinin de yaralandığını kaydetti. İsrail saldırının kendileri tarafından yapıldığını doğrulamazken, inkar da etmedi.

Milli Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü Müdürü Amos Yadlin resmi internet sitesinde saldırıyı doğrularken, saldırının kim tarafından yapıldığını belirtmedi. Yadlin, “Gece yapılan saldırı alışılmış bir şey değil. Burası diğer şeylerin yanında, bazısının bir sonraki askeri harekatta önemli olacak ileri teknoloji füzeleri de üreten Suriye Askeri Bilimsel Araştırma Merkezi” şeklinde açıklamada bulundu. Yadlin, “Saldırı yapılan fabrika, binlerce sivili öldüren kimyasal silahların ve patlayıcıların üretildiği yerdir” dedi. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir ESO Başkanı Kesikbaş: "Büyüme var ama sanayideki daralma dikkate alınmalı" Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2026 yılı birinci çeyrek büyüme verilerini değerlendiren Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı Celalettin Kesikbaş, Türkiye ekonomisinin yıllık bazda yüzde 2,5 büyümesinin önemli olduğunu ancak sanayi sektöründeki daralmanın dikkatle okunması gerektiğini belirtti. Başkan Celalettin Kesikbaş, "Türkiye ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde büyümesini sürdürmesi elbette değerlidir. Ancak büyümenin hangi sektörlerden beslendiği, en az büyüme oranı kadar önemlidir. Bilgi ve iletişim faaliyetlerinde yüzde 9,5’lik güçlü artış yaşanırken, sanayi sektörünün yüzde 0,8 daralması ve imalat sanayindeki zayıflama, üretim ekonomisi açısından ciddi bir uyarı niteliğindedir. Bugün büyümenin ağırlıklı olarak tüketim ve hizmetler üzerinden ilerlediğini görüyoruz. Hane halkı tüketim harcamalarının yüzde 4,8 artması iç talebin canlılığını gösterse de, sürdürülebilir kalkınmanın ana omurgası üretim, yatırım, ihracat ve sanayidir. Sanayinin geride kaldığı bir büyüme yapısı, orta ve uzun vadede rekabet gücümüzü, istihdam kapasitemizi ve ihracat performansımızı baskılayabilir" dedi. "Güçlü sanayi, güçlü Türkiye demektir" Sanayicilerin yüksek finansman maliyetleri, küresel talepteki yavaşlama, enerji ve girdi maliyetleri, kur-enflasyon dengesi ve ihracat pazarlarındaki daralma gibi çok boyutlu baskılarla mücadele ettiğini vurgulayan Kesikbaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "İhracattaki yüzde 12,7’lik gerileme de bu tablonun en güçlü uyarılarından biridir. Dezenflasyon süreci elbette kararlılıkla sürdürülmelidir; ancak bu süreç reel sektörün üretme gücünü zayıflatmadan yönetilmelidir. Eskişehir gibi yüksek üretim kültürüne, ihracat kabiliyetine ve nitelikli sanayi altyapısına sahip şehirler için sanayinin güçlenmesi yalnızca yerel değil, ulusal bir meseledir. Kalıcı büyümenin yolu yüksek katma değerli üretimden, teknoloji yatırımlarından, yeşil ve dijital dönüşümden geçmektedir. Bugün bize düşen görev; sanayicinin yatırım iştahını yeniden güçlendirmek, finansmana erişimi kolaylaştırmak ve üretimi büyümenin merkezine yeniden yerleştirmektir. Çünkü güçlü sanayi, güçlü Türkiye demektir."