GÜNDEM - 23 Ocak 2018 Salı 16:24

Suriyeli mülteciler Afrin’de savaşmak için askerlik şubesine başvurdu

A
A
A
Suriyeli mülteciler Afrin’de savaşmak için askerlik şubesine başvurdu

Şanlıurfa’nın Suruç ilçesindeki çadırkentte kalan yaklaşık 70 Suriyeli mülteci, Afrin'de Zeytin Dalı Harekatı'na destek için askerlik şubesine başvurdu.

Suruç ilçesindeki çadırkentte kalan yaklaşık 70 Suriyeli mülteci, Afrin’e yönelik düzenlenen Zeytin Dalı Harekatı'na katılmak için Şanlıurfa Askerlik Şubesine gitti. Suriyeliler, Zeytin Dalı yazılı kağıtlarla terör örgütü YPG/PYD aleyhinde sloganlar attı.

"Türkiye’ye destek için buradayız"

Harekatta savaşmak için askerilik şubesinin önüne gelen Suriyeli mültecilerden Osman Vaiz, ”Allah, Recep Tayyip Erdoğan’dan razı olsun. O olmasaydı bizim halimiz perişan olurdu. Namusumuzu kurtardı, bize çok yardımları oldu. Allah Türkiye hükumetinden razı olsun. Türkiye olmasaydı DEAŞ/PYD bizi öldürürdü. Türkiye Devleti bize yardım etti. Biz de Türkiye'ye destek vermek istiyoruz” dedi.

"Savaşmaya hazırız"

Mültecilerden Ali İbrahim ise savaşmaya hazır olduklarını ifade ederek, "Biz buradayız ve çok memnunuz Türkiye’den. Allah, Recep Tayyip Erdoğan’dan razı olsun. Türkiye’ye destek için buradayız, savaşmaya da hazırız” ifadelerini kullandı.

"70 kişi bize dilekçe verdi"

Çadırkent Birim Amirliğinde çalışan Ahmet Demir ise "Türkiye’ye tamamen destek veriyorlar. Özellikle Afrin operasyonunda gerekirse biz de savaşmaya gideriz, bizim tek sığındığımız devlet Türkiye Cumhuriyetidir, diyorlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çok destek veriyorlar ve 70 kişi dilekçe verdi. Gerektiğinde savaşa gideriz, maddi manevi her zaman Türkiye’nin yanındayız diyorlar” diye konuştu. 

Ahmet Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mardin DEM Parti grup toplantısını Nusaybin’de yaptı DEM Parti, grup toplantısını Mardin’in Nusaybin ilçesinde yaptı. DEM Parti Meclis Grubu, Mardin’in Nusaybin ilçesindeki Sınır Parkı’nda toplandı. Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, partililerle birlikte Suriye’deki gelişmeleri protesto etmek için yürüdü. Yürüyüş sonrası açıklama yapan Hatimoğulları, "Partilerin birçoğunun grup yaptığı gün bizler DEM Parti olarak normal şartlarda bugün grubumuzu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapmalıydık ancak şu anda olağanüstü şartlardan geçiyoruz. Şu an Nusaybin’de sınırın sıfır noktasındayız. Birkaç adım ötesinde Kamışlı’da Kürt kardeşlerimiz şiddetli bir savaş tehlikesi altındalar. 10 Mart Mutabakatı’yla ilgili hala görüşmeler devam ederken Suriye’de geçici Şam yönetimi ve SDG arasında öz yönetim arasında görüşmeler devam ederken, birden masayı devirip savaş ve çatışmanın önü açıldı. Halep’te öncelikle Şeyh Maksud, Eşrefiye mahallelerinde Kürt halkına yönelik amansız bir katliam başlatıldı. Bu katliamı başlatan HTŞ güçlerini kınıyoruz. Savaşa hayır barış hemen şimdi diyoruz" dedi Bakırhan ise, "10 Mart Mutabakatı’na uymayan El Şara’dır. Suriye rejimidir. Onun arkasındaki o sahtekar, o iki yüzlü güçlerdir. Emin olun tek bir Kürt yaşayıncaya kadar ne bu saldırıları ne o saldırıların arkasındaki güçleri unutmayacaktır. Bu Kürt karşıtlarını, bu Kürt düşmanlarını unutursak kalbimiz kurusun" diye konuştu.
İstanbul Altın ve gümüşte sert yükseliş Altın ons fiyatının 4 bin 700 doların üzerine, gümüş ons fiyatının ise 94,40 dolar seviyelerine yükselmesi, küresel piyasalarda alışılmışın dışında bir sürece girildiğini ortaya koydu. Uzmanlara göre bu yükseliş, sadece fiyat artışı değil, küresel ekonomik ve finansal sisteme duyulan güven kaybının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, değerli metallerde yaşanan yükselişin klasik piyasa dinamikleriyle açıklanamayacağını belirterek, altın ve gümüşteki değişimin geçici bir dalgalanma olmadığını küresel sistemin kendi kırılganlığının fiyatlandırmasının neticesi olduğunu vurguladı. Son dönemde altın ve gümüşte yaşanan sert yükselişlerin arkasında birçok güçlü faktörün bulunduğunu ifade eden Kitiş, jeopolitik risklerin artması, merkez bankalarının rezerv politikalarındaki değişim, doların geleceğine dair belirsizlikler ve enflasyonun kalıcı hale gelmesinin yatırımcıyı güvenli limanlara yönlendirdiğini söyledi. Bu süreçte değerli metallerin sadece bir yatırım aracı değil, sistemsel risklere karşı bir koruma unsuru haline geldiğine dikkat çekti. "Piyasalar artık bugünü değil, yaklaşan riskleri satın alıyor" Mevcut fiyat seviyelerinin geçmiş dönemlerdeki kısa vadeli yükselişlerden ayrıştığını vurgulayan Kitiş, "Bugün altın ve gümüşte ulaşılan seviyeler, geçmişteki kısa vadeli ralli dönemlerinden net biçimde ayrışıyor. Önceki yükselişler genellikle faiz kararları ya da sınırlı krizlerle tetiklenirken, mevcut fiyatlama küresel finansal sisteme duyulan güvenin zayıflamasına dayanıyor. Piyasalar artık bugünü değil, yaklaşan riskleri satın alıyor. Son dönemde dikkat çeken bir diğer unsur ise fiziki altın ve gümüş talebindeki belirgin artış" dedi. Gümüş cephesinde de dikkat çekici bir yükseliş potansiyeli bulunduğunu ancak bu hareketin altına kıyasla daha spekülatif bir zeminde ilerlediğini belirten Kitiş, "Altın ve gümüş, spekülatif kazançtan çok, satın alma gücünü koruma aracı olarak değerlendirilmelidir. Bugün konuştuğumuz rakamlar bir zirve değil, yeni bir dönemin eşiğidir. Değerli metaller, sabırlı ve bilinçli yatırımcı için önümüzdeki süreçte de güvenli bir liman olmayı sürdürecektir" ifadelerini kullandı.