GÜNDEM - 16 Temmuz 2016 Cumartesi 19:53

TBMM'de 4 partinin uzlaştığı ortak metin okundu

A
A
A
TBMM'de 4 partinin uzlaştığı ortak metin okundu

Darbe girişimi nedeniyle olağanüstü toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda siyasi parti temsilcilerinin yaptıkları konuşmaların ardından 4 partinin uzlaştığı ortak metin okundu.

TBMM Başkanı İsmail Kahraman tarafından okunan ortak metinde şu ifadeler yer aldı: "Bizler AK Parti, CHP, HDP ve MHP grupları olarak, aziz milletimizin kendisine, milli iradeye, devletimize, özellikle de millet iradesinin temsilcisi olan milletvekilleri ve Gazi Meclis'e yönelik 15 Temmuz gecesi başlatılan ve 16 Temmuz sabahı etkisiz hale getirilen darbe girişimini ve Meclis'e yönelik saldırıları şiddetle kınıyoruz. Milletimiz darbenin karşısında durmuş ve kanlı darbe girişimi engellenmiştir. Türkiye Cumhuriyeti ve kurumlarını canı pahasına karşı koruyan bu aziz millet her türlü övgü ve takdiri ziyadesiyle hak etmektedir. Bu uğurda canlarını veren şehitlerimize milletçe minnettarız ve o kahramanlarımızı da asla unutmayacağız. Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu aziz ve kahraman Meclis'in temsilcisi olarak milletimizin verdiği yetkiyle bombalanan ve kurşunların altında görevini icra etmiş, bir kez daha milletimize layık bir Meclis olduğunu göstermiştir. Meclisimiz, tek yürek, tek vücut olarak büyük bir cesaret olarak darbeye karşı haysiyetli bir duruş sergilemiştir. Meclis'in darbe girişimine karşı sergilediği kararlılık, demokrasinin daha da gelişmesi adına son derece değerlidir. Herkes bilmelidir ki bugün olduğu gibi gelecekte de milletimize, milli iradeye, gazi meclise uzanacak her el karşısında Meclis'in çelikten iradesini bulacaktır. TBMM, milletin demokrasiye sarsılmaz inancını yansıtmayı sürdürecektir.

Meclisimizde bulunan tüm siyasi parti gruplarının darbe girişimine ortak bir tavır ve ortak dile karşı durmaları tarihe geçecektir. Bu ortak tavır milli irade ve milletimizi daha da güçlendirecektir. Meclis görevinin başındadır ve milletin meclisi, millete ve egemenliğine yönelik bu saldırıya girişenlere hukuk içerisinde bedelini en ağır şekilde ödetecektir. Türkiye'de hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının en somut ispatı da bu ortak bildiridir. Dört parti olarak farklı görüşlerimiz olsa da hepimiz tüm milletvekillerimizle, tüm teşkilatlarımızla milli iradenin yanındayız, milli iradeye hep birlikte sahip çıkıyoruz ve ebediyen sahip çıkacağız. Milletimiz müsterih olsun.
Demokratik tepki sınırlarını aşan, ülkemize yakışmayan şiddet eylemlerinden uzak durulmasını da halkımızdan rica ediyoruz. Şehitlerimizi saygı, millet ve rahmetle anıyoruz. Yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz, milletimize geçmiş olsun diliyoruz. Türkiye'nin yanında duran destek mesajları ileten tüm dost ve kardeş ülkeleri de buradan selamlıyoruz." 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kayseri’deki cinayetin şüphelisi özel ekip ve 575 saatlik kamera kaydı ile Mersin’de yakalandı Kayseri’de 29 Mart 2026 tarihinde meydana gelen cinayetin asli şüphelisi, kurulan özel ekibin 575 saatlik kamera kaydını izlemesi ile Mersin’de yakalandı. Edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı Yıldırım Beyazıt Mahallesi Hür Sokak’ta müstakil bir ikamette meydana gelen olayda, E.A., ismin öğrenilemeyen bir arkadaşıyla oturduğu sırada ikamete kimliği belirsiz şahıslar geldi. E.A. ile şahıslar arasında yaşanan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine, E.A. tabancayla başından vurularak yaralandı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, sağlık ekipleri de olay yerindeki ilk müdahalenin ardından E.A.’yı ambulansla hastaneye kaldırdı. Hastaneye kaldırılan E.A., yapılan bütün müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybederken, olayla ilgili D.K. (19) ekipler tarafından yakalanarak cezaevine teslim edildi. Meydana gelen olayın aslı şüphelisi A.K. (51) ise olay yerinden kaçarken, firari şüpheliyi yakalamak için Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından özel ekip kuruldu. Kurulan ekip tarafından yapılan saha çalışmaları ve yaklaşık 575 saatlik kamera incelemeleri sonucu şüpheli A.K.’nin Mersin’e kaçtığı tespit edildi. Yapılan tespit üzerine ekipler Mersin’e giderek şüpheli şahsı yapılan operasyonla yakalayarak gözaltına alarak Kayseri’ye getirdi.
İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: "Türkiye olarak son 24 yılda kadınların sosyal ve ekonomik hayattaki konumunu güçlendirmek için önemli adımlar attık" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Kadınların bu ekosistemdeki varlığı her geçen yıl daha da artıyor. Ar-Ge ve tasarım merkezleri ile teknoparklarda çalışan kadın Ar-Ge personeli sayısı son 10 yılda yaklaşık sekiz kat artarak, 61 binin üzerine çıkmıştır. Bunun yanı sıra Türkiye, uluslararası patent başvurularında yüzde 26’yı aşan kadın buluşçu oranıyla dünyada ilk sırada yer almaktadır" dedi. Belçika Ekonomik Misyonu’nun ziyareti kapsamında İstanbul Ticaret Odası (İSO) ev sahipliğinde ‘Kadınların Ekonomik Katılımı ve İş Dünyasında Kadın Hakları Paneli’ düzenlendi. İSO’da yapılan panele Belçika Kraliçesi Mathilde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Belçika heyeti ve çok sayıda davetli katıldı. Panelin açılış konuşmasını İSO Başkanı Bahçıvan yaptı. "Dünya ekonomisi dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yapay zeka, yeni üretim teknolojileri ve küresel tedarik zincirlerindeki değişimlerle yeniden şekilleniyor" Dünya ekonomisinin dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yapay zeka, yeni üretim teknolojileri ve küresel tedarik zincirlerindeki değişimlerle yeniden şekillendiğini söyleyen Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, "Bugün ele aldığımız konu, sadece kadınların iş hayatındaki temsiliyle sınırlı değildir. Bu mesele kalkınmanın yönü, üretimin niteliği, toplumsal refahın derinliği ve gelecek nesillere bırakacağımız ekonomik düzenle doğrudan ilgilidir. Dünya ekonomisi dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yapay zeka, yeni üretim teknolojileri ve küresel tedarik zincirlerindeki değişimlerle yeniden şekilleniyor. Bu yeni dönemde ülkelerin gücü, sermaye birikimi, pazar büyüklüğü ya da doğal kaynaklarla sınırlı kalmayacak. Asıl belirleyici olan insan kaynağını harekete geçirme, bilgiyi değere dönüştürme ve fırsatları toplumun tüm kesimlerine açma kabiliyeti olacak" dedi. "Kadınların bu ekosistemdeki varlığı her geçen yıl daha da artıyor" Kadınların ekosistemdeki varlığının her geçen yıl daha da artığını ifade eden Bakan Göktaş, "Türkiye olarak son 24 yılda kadınların sosyal ve ekonomik hayattaki konumunu güçlendirmek için önemli adımlar attık. Kadınlara eğitim, dijital beceri, teknolojiye erişim, mentorluk, pazara açılma, finansmana erişim imkanları sunuyoruz. Güvenli çalışma koşullarını güçlendiriyor, karar alma süreçlerinde daha fazla temsil edilmelerini destekliyoruz. Geçtiğimiz yıl başlattığımız ‘Yükselen Kadınlar, Kendi İşim, Benim İzim’ programıyla girişimcilik desteklerini yerelden ulusala uzanan güçlü bir ekosisteme dönüştürüyoruz. Bugün ülkemiz, küresel ölçekte rekabet eden dinamik girişimcilik ekosistemiyle kadın girişimcilere güçlü üretim ve inovasyon fırsatları sunuyor. Kadınların bu ekosistemdeki varlığı her geçen yıl daha da artıyor. Ar-Ge ve tasarım merkezleri ile teknoparklarda çalışan kadın Ar-Ge personeli sayısı son 10 yılda yaklaşık sekiz kat artarak 61 binin üzerine çıkmıştır. Bunun yanı sıra Türkiye, uluslararası patent başvurularında yüzde 26’yı aşan kadın buluşçu oranıyla dünyada ilk sırada yer almaktadır. Bu başarı, kadınların bilim, teknoloji ve inovasyon alanlarındaki güçlü potansiyelini ortaya koymaktadır. Diğer yandan Türkiye’de kadınlar, yazılımdan yapay zekaya, savunma sanayiinden temiz teknolojilere, ileri üretimden dijitale kadar pek çok stratejik alanda başarı hikayeleri yazıyor. Belçika Kraliyet Ekonomik Misyonu’nun Türkiye ziyareti, ülkelerimiz arasında ticaret, yatırım, teknoloji ve inovasyon alanlarında yeni temaslara kapı aralıyor. Bugünkü panelin de bu temaslara stratejik bir boyut kazandıracağına inanıyorum. Şunu özellikle vurgulamak isterim ki, kadınların iş dünyasında güçlenmesi, sadece ulusal politikalarla sınırlı kalamayacak kadar büyük bir meseledir. Türkiye olarak, kadınların üretimde, girişimcilikte, teknolojide ve liderlikte daha etkin yer almasını sağlayacak her ortak çabaya katkı sunmaya hazırız" şeklinde konuştu. "Çalışma hayatında kadının güçlenmesi; güvenli, saygın ve onurlu çalışma ortamlarından ayrı düşünülemez" Çalışma hayatında kadının güçlenmesi, güvenli, saygın ve onurlu çalışma ortamlarından ayrı düşünülemeyeceğine değinen Belçika Kraliçesi Mathilde, "Belçika deneyimine dayanan üç düşüncemi sizlerle paylaşmama izin verin: Birincisi, kadınların ekonomik ve siyasi karar alma süreçlerine eşit ve anlamlı katılımı; kapsayıcı ekonomik büyüme, inovasyon ve toplumsal direnç için bir ön koşuldur. Belçika’nın deneyimi, eşitliğin tesadüfen değil, bilinçli ve yapısal seçimlerle elde edildiğini göstermektedir. Geleceği şekillendirmek istiyorsak şimdi harekete geçmeliyiz. İlerleme, ücret şeffaflığı ve sosyal diyalog girişimleri ve ayrıca erişilebilir, yüksek kaliteli çocuk bakımına yönelik sürdürülebilir yatırımlar gerektirir. Aynı zamanda, eğitimde, mentorlukta ve mesleki ağlarda gerçek eşitlik, kadınları ve kız çocuklarını güçlendirmek için gerekli olsa da bu yeterli değildir; buna ayrımcılık ve stereo tipleştirme gibi kalıcı engelleri ortadan kaldırma çabaları da eşlik etmelidir. İkincisi, çalışma hayatında kadının güçlenmesi; güvenli, saygın ve onurlu çalışma ortamlarından ayrı düşünülemez" ifadelerini kullandı. Bugün kadınlara ve kız çocuklarına bilinçli bir şekilde yatırım yaparak, sadece daha adil değil, aynı zamanda gelecek için daha donanımlı bir işgücü piyasası inşa ettiklerini belirten Kraliçe Mathilde, "Belçika, kapsamlı bir yasal ve politika çerçevesi aracılığıyla önleme, koruma ve hesap verebilirliği birleştiren entegre bir yaklaşım benimsemektedir. Mevzuatı; işverenler için önleyici yükümlülükler, gizli danışmanlık mekanizmaları, misillemelere karşı korumalı resmi şikayet prosedürleri, gayri resmi uyuşmazlık çözüm prosedürleri ve son olarak gerektiğinde iş müfettişlerine ve mahkemelere erişim gibi stratejiler sunar. Uygulamada, gizli ve gayri resmi mekanizmalar hayati bir rol oynamaktadır: Belçika’daki iş yeri vakalarının yüzde yetmişinden fazlası, sesini çıkarmakta tereddüt edebilecek mağdurlar için güvenli alanların önemini yansıtacak şekilde arabuluculuk veya gayri resmi prosedürler yoluyla çözülmektedir. Uluslararası düzeyde Belçika, iş yerinde şiddet veya tacizin önlenmesini güçlendiren ve mağdurları koruyan mekanizmaları güçlü bir şekilde desteklemektedir. Bu hedefleri teşvik ederek ve en iyi uygulamaları paylaşarak, dünya çapında daha güvenli ve daha kapsayıcı iş yerlerine doğru ilerleme kaydedeceğiz. Bu sadece kadınlara değil, bir bütün olarak topluma fayda sağlayacaktır. Bugün kadınlara ve kız çocuklarına bilinçli bir şekilde yatırım yaparak, sadece daha adil değil, aynı zamanda gelecek için daha donanımlı bir işgücü piyasası inşa ediyoruz" diye konuştu. Konuşmaların ardından panele geçildi. Etkinlikte kadınların ekonomik yaşama tam katılımı, iş dünyasında fırsat eşitliği, girişimcilik ve kadın haklarının ekonomik alanda desteklenmesine ilişkin konular ele alındı.