EĞİTİM - 20 Ağustos 2015 Perşembe 09:33

Teknoloji desteği ile eğitimde fırsat eşitliği dönemi

A
A
A
Teknoloji desteği ile eğitimde fırsat eşitliği dönemi

Bu yıl “Geleceğin Eğitimini Tasarlıyoruz” temasıyla düzenlenen 25. Uğur Okulları Kurucular Toplantısı gerçekleşti. Toplantının içeriği ve yeni eğitim öğretim sezonunda yapılacak projeler hakkında konuşan Enver Yücel önümüzdeki eğitim öğretim yılında ‘’Uğur Raunt’’ adıyla yeni bir ürün ortaya çıkaracaklarını ve bu ürünün eğitimde fırsat eşitliğini sağlama yolunda önemli bir adım olacağını dile getirdi.

 Bu yıl “Geleceğin Eğitimini Tasarlıyoruz” temasıyla düzenlenen 25. Uğur Okulları Kurucular Toplantısı, Türkiye genelindeki 125 okulun kurucu ve temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşti. Oldukça yoğun bir gündemden oluşan toplantıda Uğur Okulları’nın yenilikçi ve kariyer odaklı eğitim sisteminin geleceği ve Türkiye’deki eğitim anlayışını yeniden düzenleyecek yeni atılımlar konuşuldu. Toplantının içeriği ve yeni eğitim öğretim sezonunda yapılacak projeler üzerine konuşan Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları Başkanı Enver Yücel önümüzdeki eğitim öğretim yılında ‘’Uğur Raunt’’ adıyla yeni bir ürün ortaya çıkaracaklarını ve bu ürünün eğitimde fırsat eşitliğini sağlama yolunda önemli bir adım olacağını dile getirdi. Uğur Raunt’un dünyanın eğitim teknolojisi içeriği anlamında en iyisi olacağını belirten Yücel, ‘’Bu ürünü ilk kez burada açıklıyorum. Uğur Raunt ile öğrencinin yapamadığı, öğrenemediği konuları teşhis ederek tedavi yöntemlerinin neler olabileceğini bilimsel verilerle değerlendiren, uzaktan öğretim yapan teknoloji içerikli bir ürün elde edeceğiz’’ dedi ve bu ürünü gerek Uğur Okulları’na gerek başka okullara giden her öğrencinin rahatlıkla alabileceğine dikkat çekti.

48 SENELİK TECRÜBE
Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları için yeni bir miladın başladığını söyleyen Enver Yücel, 48 yıl önce Uğur Dershaneleri ile eğitim öğretim hayatına başlayan kurumlarının bugün kolejleri ve üniversitesiyle büyük bir eğitim grubu haline geldiğini belirtti. Yasal çerçevelerden dolayı bu sene Uğur Dershaneleri’nin dönüşümünün başlangıç yılı olduğunu dile getiren Yücel, ‘’Bu yıl, Uğur Okulları’na adım atmamızın ilk yılı olacak. Anaokulundan üniversiteye kadar uzanan bir eğitim öğretim oluşumunun temellerini atıyoruz’’ dedi.

‘BUGÜNÜN DEĞİL GELECEĞİN OKULLARI’
Uğur Okulları’nın sadece maddi kaynaklara öncelik veren bir kurum olmaktan ziyade öncelikli olarak Türkiye’nin sorunlarına eğilen sevgi, barış, huzur, güvenlik dolu ve gelişime kalkınmaya alt yapı oluşturacak yarının beşeri sermayesini üreten okullar olacağını dile getiren Enver Yücel, ‘’Bu okullar bugünün değil geleceğin okulları olacaktır’’ diye konuştu. ‘’Biz, iletişim becerileri, yaşam kültürü, fen, teknoloji, matematik ve bunun yanına sanatı da katarak Türkiye’nin gurur duyabileceği bir okullar zinciri oluşturmaya çalışacağız’’ diyen Yücel, bu okulları ülkenin belli bölgelerinde değil her tarafında açmaya çalıştıklarına dikkat çekti. Hedeflerinin Türkiye’de okumak isteyen her öğrenciye ulaşmak olduğunun altını çizen Yücel, ‘’Köylere kadar gidip bu öğrencileri bulacağız. Geleceğin Türkiye’sini inşa ederken ona en büyük değeri katan sermayeyi biz üretmiş olacağız’’ diyerek sözlerini noktaladı.

’ÖNCELİKLE YABANCI DİL EĞİTİMİNE ÖNEM VERECEĞİZ’
Toplantıda konuşmasını yapan Uğur Eğitim Kurumları Genel Müdürü Lokman Durak Türkiye genelindeki 125 okullarında öncelikle iyi insan yetiştirmeyi amaçladıklarını vurguladı. ‘’Hukukun üstünlüğünü savunan, dünya vatandaşı olan, iyi yabancı dil bilen donanımlı insanlar yetiştirmek amacıyla yola çıktık. Okullarımızda öncelikle 5. Sınıftan itibaren ağırlıklı yabancı dil eğitimine önem vereceğiz. Bunu desteklemek adına öğrencilimize yaz aylarında Washington ve Toronto’daki okullarımızda ücretsiz yabancı dil eğitimi vermeye başladık’’ dedi.
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Salihli’de gençlerden Sardes’e sanatsal dokunuş Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yürütülen Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Salihli İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Kulübü tarafından hayata geçirilen "Jeopark ve Tarih Işığında Gençlerin Perspektifinden Sardes ve Jeopark" projesinin son etabı olan fotoğraf sergisi gerçekleştirildi. Gençlerin tarih ve doğal miras bilincini artırmayı, üniversite toplulukları ile genç ofisler arasındaki etkileşimi güçlendirmeyi ve gençlere yönelik faaliyetlerin niteliğini yükseltmeyi amaçlayan proje kapsamında hazırlanan fotoğraflar, Salihli’deki bir alışveriş merkezinde katılımcıların beğenisine sunuldu. Sergide, gençlerin bakış açısıyla Sardes Antik Kenti ve çevresindeki jeolojik zenginlikler sanatsal bir perspektifle yansıtıldı. Düzenlenen programa Salihli Kaymakamı Ali Güldoğan da katıldı. Sergiyi dolaşarak öğrencilerden çalışmalar hakkında bilgi alan Kaymakam Güldoğan, gençlerin kültürel ve tarihi değerlere sahip çıkarak bu değerleri sanatsal çalışmalarla görünür kılmasının son derece kıymetli olduğunu ifade etti. Proje kapsamında gerçekleştirilen serginin, gençlerin yaşadıkları coğrafyaya farklı bir gözle bakmalarına katkı sağladığı ve bölgenin tarihi ile doğal mirasının tanıtımına önemli destek sunduğu belirtildi.
İstanbul İstanbul’daki davulcular Şirinevler Meydanı’nda sessiz eylem yaptı İstanbul’da Ramazan ayı öncesinde bir araya gelen davulcular, bazı mahalle muhtarlarının kendilerinden para talep ettiğini iddia ederek Şirinevler Meydanı’nda sessiz eylem yaptı. Ramazan ayında sahura kaldırmak için gece boyunca çalınan ve sabahın ilk ışıklarına kadar mahalle aralarında dolaşan ramazan davulcuları, Şirinevler Meydanı’nda toplanarak basın açıklaması gerçekleştirdi. İstanbul’un farklı ilçelerinden gelen davulcular, davullarıyla alanda hazır bulunurken yapılan sessiz eylem ilginç görüntüler oluşturdu. Polis ekipleri meydanda geniş güvenlik önlemi aldı. Bir ay boyunca gece geç saatlerde mesaiye başlayan, mani söyleyerek vatandaşları sahura kaldıran ramazan davulcuları, yaşadıkları sorunları kamuoyuyla paylaştı. "Ramazan geldi hoş geldi - Sofralara nur geldi" ve "Uyanın ey ahali - Bereketli olsun sahur vakti" gibi manilerle vatandaşları uyandıran davulcular, geçimlerini büyük ölçüde yılda bir ay yaptıkları bu işten sağladıklarını ifade etti. Grup adına yapılan açıklamada, Ramazan ayında görev alabilmek için bazı mahalle muhtarlarının kendilerinden ücret talep ettiği öne sürüldü. Açıklamada, iddiaların araştırılması ve söz konusu uygulamaya son verilmesi çağrısında bulunuldu. Doğuş Partisi Genel başkanı Mahmut Karalar ise yaptığı konuşmada, ramazan davulcularının büyük bölümünün dar gelirli vatandaşlardan oluştuğunu belirterek, "Bu insanların kimse haklarını koruyamadı. Bu nedenle Doğuş Partisi’ni kurduk. Ramazan davulcuları gerçekten gariban insanlar. Yılda bir defa Ramazan’da çalışıyorlar. 150 bin TL, 200 bin TL para isteyen muhtarlar var. Bu insanlar ne kazanıyor ki bu paraları versin?" ifadelerini kullandı. Davulcular, yetkililere çağrıda bulunarak iddiaların incelenmesini ve mağduriyet yaşadıklarını öne sürdükleri uygulamalara son verilmesini istedi.
Antalya Antalya’da 20 yerinden bıçaklanarak öldürülen gencin cenazesi teslim alındı, cinayet zanlısı tutuklandı Antalya’da internette tanışarak evine çağırdığı kişi tarafından 20 yerinden bıçaklanarak hayatını kaybeden gencin cenazesi annesi ve yakınları tarafından teslim alınarak toprağa verilmek üzere memleketi Bursa’ya götürüldü. Cinayet zanlısı sevk edildiği mahkemece tutuklanırken, hayatını kaybeden gencin annesi cenaze alındığı sırada gözyaşlarına hakim olamadı. Dün akşam Konyaaltı ilçesi Toros Mahallesi 846. Sokak’ta bulunan 4 katlı bir apartmanın 3’üncü katında meydana gelen olayda, arkadaşlarının ulaşamadığı 26 yaşındaki İlhan Çobanoğlu, çilingir yardımıyla girilen ikametinde ölü olarak bulunmuştu. Vücudunda 20’ye yakın bıçak yarası olan Çobanoğlu’nun ölümü sonrası, Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından binanın güvenlik kameraları inceleyerek cinayet zanlısı Yusuf E.Ç’yi (21) olaydan 2 saat sonra Aksu ilçesinde yakalandı. Zanlı tutuklandı Adliyeye sevk edilip hakim karşısına çıkan zanlı Yunus E. Ç., Cumhuriyet Savcısına verdiği ifadenin ardından nöbetçi sulh hukuk mahkemesinde "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Annesi gözyaşlarına hakim olamadı Savcılık ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından İlhan Çobanoğlu’nun cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılırken, gencin Bursa’da yaşayan annesi ve yakınlarına haber verildi. Oğlunun ölüm haberini alarak Antalya’ya gelen İlhan Çobanoğlu’nun cenazesi annesi, dayısı ile yakınları tarafından teslim alındı. Evladının ölümü nedeniyle bir hayli üzgün olduğu görülen Çobanoğlu’nun annesi gözyaşlarına hakim olamadı. Annesinin gözyaşları içinde teslim alınan İlhan Çobanoğlu’nun cenazesi toprağa verilmek üzere Bursa’ya götürüldü. (RB-SM-
Ankara Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Kadınların sağlığını ruhsal ve sosyal yönleriyle birlikte takip ediyoruz" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, kadınların sağlığını ruhsal ve sosyal yönleriyle birlikte takip ettiklerini belirterek, "2025 yılında 5 bin 984 kadına intiharı önleme, 31 bin 701 kadına çocuk istismarını önleme ve çocuk izlem merkezi hizmetleri, 40 bin 790 kadına çocuk ve ergen ruh sağlığı, 47 bin 728 kadına yetişkin ruh sağlığı desteği sağladık" dedi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, TBMM Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’nda konuştu. Memişoğlu, en fazla kadın istihdamına sahip Bakanlık olduklarını söyleyerek, "Biz biliyoruz ki kadının sağlık olduğu bir toplumun geleceği de sağlıklıdır. Kurumsal politikalarımızı da bu anlayışla koruyucu, kapsayıcı ve eşitliği güçlendiren bir anlayışla şekillendiriyoruz. 12. Kalkınma Planı’nda Bakanlığımızın kadın-erkek fırsat eşitliği kapsamındaki sorumluluk ve işbirliği alanları açıkça belirlenmiştir. Bu kapsamda evlilik öncesi ve yeni doğan taramalarının yaygınlaştırılması, çocuk ve kadın sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi, anne ve bebek kayıplarının azaltılması, fırsat eşitliği eğitimlerinin verilmesi ve kadın istihdamının farklılaşması öncelikli çalışma alanlarımızdandır" dedi. Bakan Memişoğlu, kadın sağlığında önceliği koruyucu hizmetler ile birlikte tarama, izleme ve eğitim programlarına verdiklerini aktararak, "2025 yılında ülke genelinde yaklaşık 2 milyon 200 bin kadınımıza ücretsiz meme kanseri taraması yaptık. 1 milyon 800 bin vatandaşımıza ise rahim ağzı kanseri taraması gerçekleştirdik. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde başladılar. Normal doğum eylem planı ile tıbben gerekli olmayan SZL oranlarında ülkemiz tarihinde ilk kez yüzde 12.3’lük bir düşüş sağladık. 2025’in son 6 ayında 415 binin üzerinde gebemize birebir danışmanlık hizmeti sunduk. Misafir Anne uygulaması ile 7 bin 717 gebemizi güvenli ortamlarda ağırlayarak, risklerin önüne geçtik. Son bir yılda 1 milyon 38 bin 484 anne adayını izledik. Doğum sonu bakım programı kapsamında 925 bin 946 vatandaşımıza loğusalık döneminde destek verdik. Gebe okullarımızla 939 bin 538 anne adayını eğitim programlarımıza dahil ettik. Yüksek riskli gebe izlem sistemi ile riskli gruptaki vatandaşlarımıza ilgili branşlarda randevu önceliği sağlıyoruz. 211 kamu sağlık tesisimizi anne dostu hastane haline getirdik" diye konuştu. Bakan Memişoğlu, Sağlık Bakanlığı personelin yaklaşık yüzde 57’sinin kadın olduğunu belirterek, "Bakanlığımız kadın istihdama öncü kurumlardan biridir. Bakanlığımızda çalışan 1 milyon 896 bin 260 personelimizin 514 bin 280’i, yani yaklaşık yüzde 57’si kadındır. Yönetim kademelerinde ise merkez ve taşra teşkilatımızda şube müdürü ve üstü görevlerde 3 binden fazla kadın yöneticimiz ile yüzde 32’lik bir temsil oranına ulaşmış durumdayız. Bu oranı daha da yukarı taşımak, kadın personelimizin karar alma mekanizmalarındaki gücünü arttırmak öncelikli hedeflerimiz arasındadır. Kadın çalışanlarımızın iş ve aile hayatı dengesini korumak için somut adımlar atıyoruz" dedi. Bakan Memişoğlu, kreşleri yaygınlaştırmak için çalışmalarının devam ettiğini ifade ederek, "Halihazırda ülke genelinde sağlık tesislerimizde hizmet veren toplam 52 kreşte 3 binden fazla yavrumuza kucak açıyoruz. 2025 yılında yürürlüğe giren yasal düzenleme ile bin 932 kadın personelimiz, yarım zamanlı çalışma hakkından yararlanmıştır. Erkek personelimiz de talebi halinde ücretli normal izni kesintisiz olarak kullanabilmektedir. Mesleki ve kişisel gelişim eğitimleriyle kadın çalışanlarımızın kariyerlerini destekliyor, çalışma ortamlarını kalite standartları doğrultusunda iyileştiriyoruz" dedi. Bakan Memişoğlu, kadınların sağlığını ruhsal ve sosyal yönleriyle birlikte takip ettiklerini kaydederek şöyle konuştu: "Bu kapsamda 2025 yılında 5 bin 984 kadına intiharı önleme, 31 bin 701 kadına çocuk istismarını önleme ve çocuk izlem merkezi hizmetleri, 40 bin 790 kadına çocuk ve ergen ruh sağlığı, 47 bin 728 kadına yetişkin ruh sağlığı desteği sağladık. 44 bin 942 kadına aile işçi şiddetle mücadele, 41 bin 781 kadına madde kullanım bozukluğu, 127 bin 904 kadına davranışsal bağımlılıklar konusunda eğitim ve destek verdik. Ayrıca 160 bin 70 kadına, 0-18 yaş sağlıklı çocuklarda fizyoterapi ve rehabilitasyon desteği sağladık. Bununla birlikte 80 yaş ve üzeri vatandaşlarımız ile tam bağlı rapor kullanan hastalarımızın raporlarını randevu almaksızın yeniliyoruz. 27 Mayıs 2025’den bu yana 510 bin 716 vatandaşımızın raporunu evde bizzat giderek verdik."
Muğla Köyceğiz’de Ramazan Ayı’na özel anlamlı proje Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde, Köyceğiz Kaymakamlığı öncülüğünde hayata geçirilecek ’Gönüller bir, sofralar bir’ projesinin tanıtım programı düzenlendi. Kaymakamlık konferans salonunda gerçekleştirilen programa Köyceğiz Kaymakamı Mert Kumcu başta olmak üzere projeye destek verecek kurum amirleri katıldı. Projenin yürütücülüğünü ise Köyceğiz Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı üstlenecek. 19 Şubat-19 Mart tarihleri arasında Ramazan ayı boyunca uygulanacak olan proje kapsamında Ramazan ayının birlik, beraberlik, paylaşma ve dayanışma ruhunu hep birlikte yaşanacak, şehit aileleri, gaziler, gazi aileleri, gençler ve kadınlar ile ihtiyaç sahibi vatandaşların yanında olduğumuzu sadece sözde değil fiilen de hissettirilecek. Proje kapsamında kurum amirleri ve eşleri yada kurum amirleri ve personellerinden oluşan en az 2 en fazla 4 kişilik ve içinde bir katılımcının yer aldığı ekipler tarafından hanelere iftar ziyaretleri gerçekleştirilecek. Bu ziyaretlerde sadece aynı sofralar paylaşılmakla kalınmayarak ailelerimizin talep ve ihtiyaçlarını yerinde dinleyerek gönül köprülerini güçlendirilecek. Ayrıca ihtiyaç sahibi ailelere Ramazan ayında temel ihtiyaçlarını karşılamalarında katkı sunacak şekilde nakdi destek sağlanacak. Şehit aileleri ve gaziler ile yapılacak ziyaretlerde ise vefa ve minnet duyguları ifade edilerek devletin her zaman onların yanlarında olduğu vurgulanacak. Planlı bir takvim çerçevesinde yürütülecek olan her ziyaret sonrasında geri bildirimler alınarak ihtiyaç durumları kayıt altına alınacak. "Devlet vatandaşının kapısını çaldığında anlam kazanır" Programda konuşan Köyceğiz Kaymakamı Mert Kumcu, "Köyceğiz Kaymakamlığı olarak hayata geçireceğimiz ‘Gönüller bir, sofralar bir’ projemizi tanıtmak amacıyla bir araya gelmiş bulunmaktayız. Ramazan ayının yalnızca oruç tutulan bir zaman dilimi değil, aynı zamanda gönüllerin yumuşadığı, kapıların çalındığı, sofraların paylaşıldığı, birlik ve beraberliğin en güçlü şekilde hissedildiği müstesna bir aydır. Bu ay ‘Ben’den ‘biz’e geçişin, paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin zirveye ulaştığı bir rahmet mevsimidir. Biz de Köyceğiz’de bu ruhu daha güçlü şekilde yaşatmak, devletimizin şefkat elini vatandaşların sofralarına ve gönüllerine daha yakından ulaştırmak amacıyla bu projeyi başlatıyoruz. Projemiz kapsamında kurum amirlerimiz, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı mütevelli heyeti üyelerimiz Ramazan ayı boyunca her gün şehit ailelerimiz, gazilerimiz ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfımızın belirlediği hanelere konuk olarak onlarla iftar sofralarında bir araya gelecektir. Bu proje ile amacımız kıymetli ailelerimizi yalnız hissettirmemek, onlarla aynı sofrada aynı sofrada oturup aynı ekmeği bölüşmek, onların taleplerini doğrudan dinlemek ve en önemlisi devlet ve millet arasındaki gönül bağlarını daha da güçlendirmektir. Bizler kamu görevlileri olarak görevimizi sadece mesai saatleri içerisinde ve resmi mekanlarda yerine getirmiyoruz. Cumhurbaşkanımızın her daim ifade ettiği gibi bizim devlet anlayışımız vatandaşının derdi ile dertlenen, sevincine ortak olan, kapısını çalan, halini yerinde gören bir anlayıştır. Ramazan ayı da bu anlayışı daha görünür ve daha samimi bir şekilde hayata geçirmek için önemli bir fırsattır" dedi. Köyceğiz’in tarih boyunca dayanışma kültürü güçlü, paylaşmayı bilen, komşuluk hukukuna önem veren bir ilçemiz olduğunu hatırlatan Kumcu, "Bizler de bu kadim kültürü yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmakla sorumluyuz. Bu proje aynı zamanda kurumlarımız arasında güçlü bir koordinasyon ve gönüllülük ruhu ortaya koymaktadır. Kurum amirlerimizin ve personellerimizin gönüllü olarak bu programa dahil olması devletimizin sosyal sorumluluk bilincini en güzel göstergelerinden biridir. Her bir kurum amirimize şimdiden teşekkür ediyorum. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfımızın titiz çalışmaları ile belirlenen ailelerimizi ziyaret ederken yalnızca bir iftar programı gerçekleştirmeyeceğiz. Aynı zamanda onların ihtiyaçlarını yerinde tespit edecek ve varsa çözüm bekleyen konuları hızlıca değerlendirecek, maddi ve manevi destek vererek gerekli adımları atacağız. Bu yönüyle proje sosyal devlet anlayışının sahadaki güçlü bir yansıması olacaktır. Ayrıca sofralarına konuk olacağımız ailelerimizin birçoğunda öğrencilerimiz de bulunuyor. Bu yönüyle de projemiz bizim için büyük bir anlam taşıyor. Çünkü Ramazan ayının en güzel heyecanı çocuklarımızın ve gençlerimizin gözlerinde ışıltıda saklıdır. İlk kez oruç tutmanın heyecanı, iftar saatini beklerken yaşanan sabırsızlık, birlikte edilen dualar hafızalarda iz bırakan hatıralardır. Bizler o sofralarda yalnızca büyüklerimiz ile değil geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızla da bir araya gelerek onların hayallerini dinleyerek eğitim yolculuklarında yanlarında olduğumuzu hissettirecek, başarıları için destek olacağımızı bir kez daha hep birlikte ifade edeceğiz. Bir çocuğun kalbine dokunmak aslında geleceğe dokunmaktır. Bir öğrencimizin yüzündeki tebessüm toplumumuzun yarınlarına duyduğumuz umudun en güzel göstergesidir" diye konuştu. Ramazan Ayı’nın paylaşmayı, sabrı ve şükretmeyi öğrettiğini sözlerine ekleyen Kaymakam Kumcu konuşmasını şu sözlerle noktaladı; "Bizler de bu değerleri ailelerimiz ve gençlerimiz ile birlikte yaşayarak dayanışma kültürümüzü nesilden nesile aktarmayı hedefliyoruz. Ramazan ayı boyunca her gün bir ailemizle kurulacak bu gönül köprüsünün ilçemizde dayanışma ruhunu daha da pekiştireceğine yürekten inanıyorum. Unutmayalım ki; devlet vatandaşının kapısını çaldığında anlam kazanır. Birlik, aynı sofrada oturunca güçlenir. Devletimizin kapısı da gönlü de her zaman açık olup, bu proje bu anlayışın bir ifadesidir. Bu vesile ile projeye katkı sunan tüm kurum amirlerimize, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı çalışanlarımıza, emeği geçen herkese ve kapılarını bize açacak tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyor, bu güzel buluşmaların ilçemize güzellik ve hayır getirmesini temenni ediyorum"