EKONOMİ - 05 Eylül 2019 Perşembe 17:34

Trabzon, Rusya'ya ihracatta Karadeniz Bölgesi'nin lideri

A
A
A
Trabzon, Rusya'ya ihracatta Karadeniz Bölgesi'nin lideri

Yılın Ocak-Ağustos dönemini kapsayan 8 aylık dönemde Karadeniz Bölgesi'nden Rusya Federasyonu’na yapılan ihracat 127 milyon 525 bin 450 dolar olarak gerçekleştirildi.

Toplam 18 ilin yer aldığı Karadeniz Bölgesi illerinden Rusya Federasyonu'na en fazla ihracat gerçekleştiren il Trabzon olurken, bölgeden gerçekleştirilen toplam ihracatın yüzde 57’lik kısmı tek başına Trabzon tarafından gerçekleştirildi. 8 aylık dönemde Rusya Federasyonu’na 73 milyon 93 bin 270 dolar ihracatla 1. sırada yer alan Trabzon'u 23 milyon 136 bin 602 dolar ihracatla Samsun takip etti. Üçüncü sırada ise 15 milyon 946 bin 808 dolar ihracatla Rize yer aldı. Trabzon ve Rize illeri Karadeniz Bölgesi'nden Rusya Federasyonu’na yapılan ihracatın yüzde 70'lik kısmını gerçekleştirdi. Yılın 8 aylık döneminde ülke genelinden Rusya Federasyonu’na gerçekleştirilen toplam ihracat ise 2 milyar 394 milyon 321 bin 414 dolar oldu.

Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Saffet Kalyoncu, Rusya Federasyonu’nun Karadeniz Bölgesi'nin birinci sıradaki ihracat pazarı olduğunu, yaklaşık 30 yıldır bölgeden yoğun olarak Rusya Federasyonu’na ihracat yapıldığını belirtti. Kalyoncu, yapılan ihracatta Trabzon’un başı çeken il olduğunu ve bölge illerinden yapılan ihracatın yarısından fazlasının da tek başına Trabzon tarafından gerçekleştirildiğini ifade etti. 1990'lı yıllardan itibaren Trabzonlu ihracatçıların Rusya pazarında faaliyet gösterdiğini ve bu pazar hakkında önemli tecrübe sahibi olduklarını kaydeden Kalyoncu, “Trabzon ili ihracatçılarının Rusya Federasyonu’na ihracat yanında bu ülkeye yapılan taşımacılıkta ve lojistik sektöründe de önemli yatırımlarda bulundu. 1990-2008 yılları arasında Trabzon-Sochi limanları arasında sürdürülen tarifeli gemi ve Ro-Ro taşımacılığını, Sochi Limanı'nın kapatılması akabinde Samsun Limanı üzerinden Rusya Federasyonu’nun Novorossisk, Tuapse ve Kavkaz limanlarına yönelik halen aktif olarak sürdürüyor. Kazanılan bu tecrübeler sayesinde Rusya ile Trabzon ili arasındaki ticari ilişkiler önemli noktalara ulaştı. Rusya ile Doğu Karadeniz Bölgesi ve bölgenin merkez ili işlevini gören Trabzon ili arasındaki ticari ilişkilerin hacmini yeterli görmüyoruz. Trabzon ile Rusya Federasyonu limanları arasında yeniden tarifeli gemi ve Ro-Ro seferlerinin başlatılması ve iki ülke iş insanları arasında karşılıklı ortak yatırımların gelişmesine ve ihracatı daha üst noktalara ulaştırma konusuna büyük önem veriyoruz. Bu konuda önümüzdeki dönemdeki çalışmalar daha etkin bir şekilde sürdüreceğiz” dedi.

Trabzon’dan Rusya Federasyonu’na en çok ihracatı yapılan ürünler yaş meyve sebze ile fındık olurken, Rize'den ise dondurulmuş balık (Karadeniz somonu), çay ve elektrikli mutfak ürünleri ihracatı gerçekleştirildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.