KÜLTÜR SANAT - 14 Mayıs 2013 Salı 16:41

‘TRT Belgesel Ödülleri’ sahiplerini buldu

A
A
A
‘TRT Belgesel Ödülleri’ sahiplerini buldu

Bu yıl 5. kez düzenlenen ‘TRT Belgesel Ödülleri’ muhteşem bir törenle sahiplerini buldu. Gecede, ‘Uluslar arası’, ‘Ulusal Profesyonel’ ve ‘Ulusal Amatör’ olmak üzere üç farklı kategoride toplam 10 film ödül aldı.

SEMA PINAR SAYAN/ANKARA


Bu yıl 5. kez düzenlenen “TRT Belgesel Ödülleri”, dün gece TRT İstanbul Tepebaşı Stüdyoları’nda düzenlenen muhteşem bir törenle sahiplerini buldu. Geceye TRT üst düzey yöneticileri, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, televizyon ve gazetelerin genel yayın yönetmenleri ve genel müdürleri ve medya dünyasının yakından tanıdığı isimler katıldı. TRT Genel Müdürlüğü ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirilecek Asya Pasifik Yayın Birliği ve Güneydoğu Avrupa Kamu Yayıncıları Birliği toplantıları için İstanbul’da bulunan birçok yabancı televizyon kuruluşunun üst düzey yöneticisi de gala gecesinde yerlerini aldı.

Yurt içinden ve yurt dışından belgesel film yönetmenlerinin yoğun ilgi gösterdiği festivalin gala gecesi, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin’in yaptığı açılış konuşması ile başladı. Şahin, konuşmasında festivale bugüne kadar bin 467 film için başvuruda bulunulduğunu belirterek, ilginin her geçen yıl artarak devam ettiğini söyledi. Türkiye Radyo Televizyon Kurumu olarak belgesel sinemanın öneminin farkında olduklarını ve belgesel sinemaya desteklerinin artarak devam edeceğini vurgulayan Şahin, bu süreçte organizasyona destek olan sponsorlara ve organizasyon komitesine teşekkür etti.
Gecede, Türkiye’de belgesel sinemanın kilometre taşlarından biri olan Hasan Özgen’e alanındaki başarılı çalışmalarından dolayı “TRT Belgesel Ödülleri Onur Ödülü” takdim edildi. 2011 yılından itibaren verilmeye başlanan “TRT Belgesel Ödülleri Onur Ödülü” geçtiğimiz yıllarda usta belgeselciler Aziz Albek ve Ertuğrul Karslıoğlu’na verilmişti.
TRT Belgesel Ödülleri’nde kazanan filmler, akademisyenler, belgesel sinema ve televizyon dünyasının önemli isimlerinden oluşan seçici kurul tarafından belirlendi. Festivale bu yıl 54 farklı ülkeden toplam 431 filmin başvuruda bulunduğu ve toplam 38 filmin finale kaldığı belirtildi. 5.TRT Belgesel Ödülleri’nde ‘Uluslar arası’, ‘Ulusal Profesyonel’ ve ‘Ulusal Amatör’ olmak üzere üç farklı kategoride toplam 10 film ödül aldı.

Ödül alan belgesel filmler önümüzdeki günlerde başta TRT Belgesel ve Turizm kanalı olmak üzere TRT televizyon kanallarında yayınlanacak.
İşte 5. TRT Belgesel Ödülleri sonuçları:

“Onur Ödülü’nü, Hasan Özgen, Ulusal Amatör Kategori’de En İyi Film Ödülü, yönetmenliğini Ömer Güneş’in üstlendiği ‘45 Gün’ adlı belgesel film kazandı.
Ziraat Bankası Özel Ödülü’nü, yönetmenliğini Gökhan Akmeşe, Ayberk Karakurum, Umut Kayacan’ın üstlendiği ‘Bir Ümit’ adlı belgesel film kazandı.
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülü’nü, yönetmenliğini Mustafa Uluç’un üstlendiği ‘Sınırın Ötesindeki Gelinler’ adlı belgesel film kazandı.
Kadir Has Üniversitesi Özel Ödülü’nü, yönetmenliğini Cansu Şahin’in üstlendiği ‘Unutulmuşlar Adası’ adlı belgesel film kazandı.
Profesyonel Kategori; En İyi Film Ödülü’nü, yönetmenliğini Halil Aygün’ün üstlendiği ‘Dom’ adlı belgesel film kazandı.
Ziraat Bankası Özel Ödülü, yönetmenliğini Burak Dal ve Bahriye Dal Kabadayı’nın üstlendiği ‘Boğaziçi Balıkları’ ve yönetmenliğini Mehmet Şafak Türkel’in üstlendiği ‘Tutku: Meriç Sumen’ isimli iki ayrı belgesel film tarafından paylaşıldı.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülü’nü, yönetmenliğini Erhan Cerrahoğlu’nun üstlendiği ‘İskoçya’dan Gelen Arma’ isimli belgesel film kazandı.
Uluslararası Kategori; En İyi Film Ödülü’nü, yönetmenliğini Lidia Duda’nın üstlendiği ve festivale Polonya’dan katılan ‘Karmaşık’ (Entangled) isimli belgesel film kazandı.
Ziraat Bankası Özel Ödülü’nü, yönetmenliğini Anneloek Sollart’ın üstlendiği ve festivale Hollanda’dan katılan ‘Çiğ Yiyen’ (Rawer) isimli belgesel film kazandı.
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülü’nü yönetmenliğini İllian Metev’in üstlendiği ve festivale Bulgaristan’dan katılan ‘Sofya’nın Son Ambulansı’ (Sofia’s Last Ambulance) adlı belgesel film kazandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir’de dev yasa dışı bahis operasyonu: 49 tutuklama İzmir’de, yasa dışı bahis faaliyetlerini ’finans evleri’ üzerinden yürüten ve yaklaşık 2 milyar liralık işlem hacmine ulaştığı tespit edilen suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda, adliyeye sevk edilen 55 şüpheliden 49’u tutuklandı. Menemen Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; Menemen İlçe Emniyet Müdürlüğü, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince geniş kapsamlı bir çalışma başlatıldı. "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "Futbol ve diğer spor müsabakalarında bahis ve şans oyunları düzenlenmesi hakkında kanuna muhalefet" ve "Kara para aklama" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, şüphelilerin hiyerarşik bir yapı içerisinde hareket ettikleri belirlendi. Finans evleri ve 2 milyar TL’lik hacim Yapılan teknik ve fiziki takipler sonucunda, suç örgütünün Menemen ilçesinde 3 ayrı adresi ’finans evi’ olarak kullandığı tespit edildi. Belirlenen adreslerde yasa dışı bahis sitelerine entegre panel sistemleri üzerinden para transferlerinin yönetildiği ve canlı destek faaliyetlerinin sürdürüldüğü tespit edildi. Şüphelilerin, üçüncü şahıslar adına açılmış banka ve kripto varlık hesaplarını kullanarak suç gelirlerini yönettikleri, bu paraları daha sonra kripto varlıklara dönüştürüp soğuk cüzdanlara aktardıkları deşifre edildi. İncelemeler sonucunda söz konusu hesaplardaki toplam işlem hacminin yaklaşık 2 milyar TL olduğu tespit edildi. 49 şahıs tutuklandı Operasyon kapsamında gözaltına alınan ve 20 Şubat’ta adli makamlara sevk edilen 55 şüpheliden 49’u, çıkarıldıkları Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. 1 şüpheli hakkında ev hapsi kararı verilirken, diğer şüphelilerle ilgili adli süreçlerin devam ettiği bildirildi.
Yalova Yalova’da 14 aylık bebeğin yaralandığı komşu kavgasıyla ilgili baba ve anne ifade verdi Yalova’nın Çınarcık ilçesinde aralarında husumet bulunan komşularının saldırısında, kucağındaki 14 aylık çocuğuyla birlikte yaralanan baba ile eşi savcılıkta ifade verdi. Olayla ilgili tutuklanan saldırganın ifadesinde, "Benim amacım Muhammed Baca’ya vurmaktı. Ancak savurduğum cisim kucağındaki çocuğa denk geldi" dediği ortaya çıktı. Alınan bilgiye göre, Çınarcık’a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak bina yapıları nedeniyle çok sayıda tartışma yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammed Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.’nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken, kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra’nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce uzaklaştırma kararı verilen diğer şüpheli Servet E. ise serbest kaldı. Minik İkra, 3 günlük tedavinin ardından taburcu edildi. "İfadelerde hem Servet hem de Şener vurulduğunu kabul etmiştir" Olayla ilgili Muhammed Baca ve eşi B. Baca, Yalova Adliyesi’ne gelerek savcılıkta ifade verdi. Adliye çıkışı açıklama yapan Baca ailesi avukatlarından avukat Tolga Taylı, son günlerde sanki çocuğun yaralanmasının torpidoya çarparak olduğu gibi bir algı oluşturulmak istendiğini belirterek, "Servet E.’nin veyahut da Şener E.’nin ifadeleri de apaçık ortadadır. Muhammed Baca’ya karşı yapılan bir saldırı neticesinde Muhammed Baca’nın elinde çocuğu olduğu görülmesine rağmen cisim vurulmaya ve fırlatılmaya devam edilmiştir. Kaza da olsa elinde bir çocuk olan babaya karşı böyle bir eylemin yapılmasının hiçbir anlamı yoktur ve bunu farklı yerlere çekmeye de gerek yoktur" diye konuştu. "Kalıcı bir hasar olduğu da tespit edilmiştir" Adli Tıp raporunun da dosyada yer aldığını belirten Taylı, "Rapor içerisinde çocuğun kafatasının arka kısmında ciddi ve kalıcı bir hasar olduğu da tespit edilmiştir. Torpidoya çarpmayla oluşacak bir hasar değildir. Nitekim medya servis edilen görüntülerde 18.55 anlarında Muhammed Baca’nın 112’yi arayarak ve aynı zamanda kaymakamlık makamını arayarak yardım istediği bir görüntü sızmış ve burada ‘çocuğun yüzüne ne oldu’ ifadesi geçmiştir. Bu ifade farklı yerlere çekilmektedir. 18.59’da aynı tarihte çocuğun ev içerisindeki bir video kaymakama gönderilirken yüzü burada apaçık ortadır. Herhangi bir hasar yoktur. İkra bebeğin son günlerdeki, hastanedeki görüntüler de hepinizin zaten malumudur. Yani bir torpidoyla çarpmakla değil. Zaten 18.59’da çocuğun yüzünde herhangi bir hasar olmamasına rağmen 3-4 saat sonrasında hastanelik oluyor. Yani torpidoyla ulaşan bir şey değildir. Burada farklı yerlere, farklı yorumlara çekmeye veyahut da sürüklemeye gerek yoktur. Muhammed Baca ve ailesi mağdurdur. Tekrardan mağdur edilmeye çalışılmaktadır. Bu süreçle ilgili dosyaya girmiş ve süreci takip etmeye başlamış bulunmaktayız. İfadelerde hem Servet hem de Şener vurulduğunu kabul etmiştir. Kasti olarak çocuğa yapmadık ama çocuğu Muhammed’in kucağında gördük olarak ifadelerini net olarak söylemişlerdir." "Muhammed Baca bir hedef olarak göstermiştir" Servet E. ile ilgili de şikayetçi olacaklarını kaydeden Taylı, "Son birkaç gündür sanki Muhammed Baca bilinçli olaraktan burnundan akan kanları İkra Bebek’in üzerine akıtaraktan bir mağduriyet oluşturma, mağdur edebiyat yapma çabasında olduğuna yönelik birkaç tane röportajını gördük. Burada halkı da yanlış yönlendirmektedir. Keza gerek x hesabında gerekse diğer sosyal mecralarda Muhammed Baca ve ailesine karşı şu an bir itibar suikastı vardır. Burada halkı kim ve düşmanlığa yöneltmektedir. Muhammed Baca bir hedef olarak göstermiştir. Bugün için buraya gelirken bile sokakta kendisine ters ters bakılaraktan suçlu baba psikolojisi içerisine sokulmuştur. Bu durumla ilgili de ayrıca hukuki süreçler başlatılacaktır" dedi. Avukat Berika Kurt ise sanıkların suçlamaları kabul ettikleri beyanları olduğunu belirtti. Kurt, sosyal medya üzerinden yapılmaya çalışılan algı operasyonlarına halkın inanmaması gerektiğini kaydetti. Baba Muhammed Baca ise sanıkların suçlamaları kabul ettiğini ve Türk adaletine güvendiğini söyledi. "Kasıtlı olarak çocuğa vurmadım" Öte yandan tutuklanan Şener E.’nin ise ifadesinde, "Muhammed’in elinde çocuğu varmış ve savurduğum cisim Muhammed ile çocuğuna çarpmış. Ben olayın siniri ve heyecanı ile kucağındaki çocuğu fark etmemişim bile. Müteakip jandarma müdahale etti ve bizleri ayırdı. Yengem N. ile Muhammed’in eşi arasında da bir kargaşa oldu ancak birbirlerini darbedip etmediklerini görmedim. Olaylar sona erdikten sonra jandarma tarafından karakola getirildik. Muhammed Baca isimli şahıstan şikayetçi ve davacıyım. Benim amacım Muhammed Baca’ya vurmaktı. Ancak savurduğum cisim kucağındaki çocuğa denk geldi. Kasıtlı olarak çocuğa vurmadım" dediği öğrenildi.