MAGAZİN - 01 Ağustos 2014 Cuma 18:29

Tuğçe Kazaz’dan Bülent Arınç’a destek

A
A
A
Tuğçe Kazaz’dan Bülent Arınç’a destek

Ünlü manken Tuğçe Kazaz, “Kadın herkesin önünde kahkaha atmayacak” diyen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a destek verdi.

Ünlü manken Tuğçe Kazaz, “Kadın herkesin önünde kahkaha atmayacak” diyen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a destek verdi. Kazaz, “Edepsizce göğüslerinin üzerine ‘eylem’ yazısı yazıp, kadının en mahrem yerini sokak ortasında açarak kendini basitleştiren bir kadın mı iffetlidir?” dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bursa’da yaptığı konuşmada, “Erkek zampara olmayacak. Eşine bağlı olacak. Kadın ise, iffetli olacak. Herkesin içerisinde kahkaha atmayacak” demişti. Ünlü manken Tuğçe Kazaz, yazılı bir açıklama yaparak Arınç’a destek verdi. Bülent Arınç’ın sözlerinin sadece bir kısmının alınarak kutuplaşma oluşturulmaya çalışıldığını savunan Kazaz, “Dünya tuhaflaşmadı mı? Bizler kendimize tuhaf gelmiyor muyuz? Neden kızıyoruz çıkıp da bir başbakan yardımcısı, sırf kendimizi ait hissetmediğimiz bir partiden diye söylediklerinin bir cümlesini alıp sadece onu söylemiş gibi kullanıp kendimizi ve karşıdakini kutuplaştırmaya çalışıyoruz. Neden; çünkü onlardan mı bizim için? Peki onlar dediğimiz karşı tarafa kızarken kendimizde bir taraf olmuyor muyuz aslında?” dedi.

“KENDİSİNİ BASİTLEŞTİREN BİR KADIN İFFETLİ MİDİR?”
Ünlü manken Kazaz, Bülent Arınç’ın ‘iffet’ üzerine yaptığı açıklamanın edep ve inançtan kaynaklandığının altını çizerek, “Bülent Arınç'ın söylediklerini okudum. Aslında söylediklerinin bugünlerde kaybolmuş fakat eskinin değerine değer katmış o edep ve inançtan kaynaklandığının farkındayım. Peki tam zıttı edepsizce göğüslerinin üzerine ‘eylem’ yazısı yazıp ortaya çıkanlar, kadının en mahrem yerini sokak ortasında açarak kendini basitleştiren bir kadın mı iffetlidir? Ve bunu açıp okuduğunda ‘Vay be çok iyi yapmış’ diyen ya da buna gülerek tepki veren kadınlara ne demeli? Kim bilir belki de bunu okuduğunuzda buda onlardan olmuş. Kim bilir ne menfaatleri vardır? Hayır, ne birilerindenim ne de kimse ile bir menfaat ilişkisi içerisindeyim. Sadece doğruyu doğru olarak göremediğimiz takdirde bir adım ilerleyemeyeceğimizi ve insanlara haksızlık ettiğimizi düşünüyorum” ifadelerine yer verdi.

“ZARARIN NERESİNDEN DÖNERSEN KARDIR”
Kendi yaşam tarzından örnek vererek, “Zararın neresinden dönersen kardır” diyen Kazaz, “Ya da yıllarca vücudunu sergileyerek yanlış bir hayat yaşadın da sen mi şimdi bize ahkam kesiyorsun diye düşünenleriniz olacaktır, olabilirde. Ancak insan keşfettiği her gerçeği kendi ile yüzleşmekten korkmadan kabul etmelidir. Zamanında bunları yapmış olmak bunların doğru olduğu anlamına gelmez ki. Keşke bunu daha erken yaşlarda fark etseydim. Olan oldu kaybolan kayboldu. Kadınlığın istediği her şeyi marjinallik ya da sıra dışı olmak adına istediği her şeyi özgürce yapmak olduğunu düşünmek ve tüm dünyada böyle var olma çabası gerçek kadınlık erdeminden uzaktır ve zayıflıktır. Değil mi? Ben bunu kabul ettim. Umarım sizlerde kabul edersiniz ki ‘zararın neresinden dönersen kardır’ sözü gibi en azından insanlık, toplum ve yeni gelen genç nesle örnek olma adına bundan sonra bir nebze bir katkımız olabilir diye inanıyorum. Biz kadınlığımızı inatla keşfetmediğimiz ve hakkını vermediğimiz sürece kendimizi ve çevremizi mutsuz ve huzursuz etmeye devam edeceğiz ki kadının bu dünyaya en büyük katkılarından biri bence huzurdur” diye konuştu.
Avrupa’daki yaşam tarzını örnek veren Kazaz, “Her ne kadar ataerkil toplumlarda yaşıyor olsak da gerçek, erdemli kadınların dünyayı bir nebze daha huzurlu bir yer haline getireceğimize inancımız vardır umarım. Peki ya soruyorum? Hangi kadın bu dünyada aklından anne olmayı geçirmemiş? Ve hatta zaman zaman annelik içgüdülerine karşı koyabilmiştir? Peki, buna hazırlık için seçimlerini yaparken, adımlarını atarken ileride söylem ya da görsellik ile çocuğunun önüne koyacağı zorlukları hesaplamamış mıdır? Bir kadın Avrupa ve Amerika’daki çökmüş olan yaşam biçimini, kendi örf adet ve geleneğini unutarak taklit etmeye çalışırsa, ileride kuracak olduğu aile ve doğacak çocuğu, kendi tercihleri sonucu yaşamış olduğu ve bu topraklarda doğurmak durumunda kalacağı çocuğunun sırtına büyük ve ağır bir yük yüklemiş olmaz mı?” dedi.

“BÜLENT ARINÇ’IN SÖZLERİNİ GÖRMEZDEN GELMEK MİDİR DOĞRU OLAN?”
Bülent Arınç’ın söylediği doğruları görmezden gelemeyeceğini kaydeden Tuğçe Kazaz, “Dolayısıyla yaşamlarımızı yaşarken sadece kendimiz bu dünyadaymışız gibi yaşarsak hem gelecek nesillere, hem topluma, hem ülkemize büyük zarar vermiş oluruz. Geçmişten günümüze gelen çok güzel bir benzetme vardır. Toprak kutsaldır. Ve bu toprak ne kadar temiz ise yetişen besinler de o kadar kaliteli çıkarlar. İşte kadında bir tarladır. Bu yüzden kendini çok kirletmemelidir. Peki yine sadece kendimizi ait hissetmediğimiz bir kesim diye, cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi bunu siyasi bir malzeme haline getirip oy çekmeye çalışmak adına Bülent Arınç’ın söylediği doğruları görmezden gelmek midir doğru olan?” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Ahlat’ta ‘Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun’ anma programı düzenlendi Eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun vefatının 5. yılında Bitlis’in Ahlat ilçesinde anıldı. Ahlat ilçesinde Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun anısına “Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun” anma programı düzenlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın katkılarıyla Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği tarafından düzenlenen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra konuşma yapan Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu, “Haluk Dursun’un hatırasına sahip çıkan bu anlamlı program dolayısıyla sizlerle beraber olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün ülkemizin yetiştirmiş olduğu mümtaz bir ismi anmak üzere buradayız. Prof.Dr.Haluk Dursun’u ebedi aleme uğurlayalı tam 5 yıl oldu. Van Erciş’te kendi aracıyla seyir halindeyken meydana gelen elim bir trafik kazası sonucu maalesef hocamızı 19 Ağustos 2019 tarihinde kaybettik. Kültür birikimi ve hitabetiyle araştırmayı, bildiğini ve gördüğünü meraklısına aktarmayı seven, hayatını görevine adayan bir bilim insanıydı. Ahmet hocamızı bir kez daha rahmetle, özlemle, şükranla yad ediyorum. Değerli ailesine, dostlarına, mesai arkadaşlarına tekrar başsağlığı diliyorum. Rabbim Haluk hocamızdan razı olsun, mekanı ali olsun. Bu anlamlı buluşmanın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Ardından konuşan AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, “Gerçekten bir ideal, ülkü ve niyet uğruna yola koyulanlardandı Haluk hoca ve bugün bizi burada bir araya getirdi. Bunu da yaparken bir mekan ve bellek ilişkisi kurmaya yönelik en önemli noktalardan birinde Ahlat’ta bizleri buluşturdu. Gerçekten nereden geldik nereye doğru yürüyeceğiz duygusunu bize pekiştirebilecek bir noktada bir araya gelmiş olduk” ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy’da, “Ahlatın maneviyatıyla gençliğin enerjisini bir araya getiren bu tarihi ve bu mukaddes şehirde Kubbet-ül İslam’da sizlerle beraber olmaktan tarihe adanmış, adanmış olduğu bir ülküsünde yol yürürken rahmeti rahmana kavuşmuş değerlerimizi anma vesilesiyle sizlerle olmaktan bende kıvanç duyuyorum. Ahlat’ı anlamak, tanımak ve bu değerler etrafında dertlenen Ahmet Haluk Dursun profili, şahsiyetleri, onun etrafında neşet etmiş yetiştirmiş olduğu gençlerin yeniden filizlenmesine iklim oluşturmaktır. Bizim muradımız ve mefkuremiz budur. Siyasetten de, devlet hayatından da anladığımızda budur, bu olmalıdır. Bu sebepten dolayı bugün bu saatte bu salonu dolduran her bir arkadaşım bu atmosferin bir parçası olmuştur. Bu programın hayat bulmasında dertlenerek Ahmet Haluk Dursun hocanın derdini kendine dert ederek yola çıkıp kamu imkanlarıyla bu iş yürümüyorsa milletle yürüyebiliriz, dernekleşiriz diyerek devletimizin kapısını çalarız diyerek yolculuğa başladı. Bugünün anlamını bir bütün halinde program bitene kadar hissedip yaşayalım” şeklinde konuştu. Bitlis Eren Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Ferit İzci ise, “Bizim medeniyetlerimiz başka medeniyetlere benzemez. Bizim medeniyetlerimiz işte böyle şahsiyetler ve gençler üzerine inşa edilmiş ilelebet varlığını devam ettirecek medeniyetlerdir. Başka medeniyetlerin hayal bile edemeyecekleri zirvelere çıkmış olan ecdadın nesilleriyiz. Hayatını bu şekilde mücadeleyle geçiren başta sayın Ahmet hocamız olmak üzere bu ülkede ve coğrafyada yetişmiş değerlerli şahsiyetlere huzurlarınızda saygıyla ve minnet duyuyorum” dedi. Düzenlenen program hakkında gazetecilere açıklamada bulunan Anadolu Tarih ve Kültür Birliği Derneği Başkanı Doğan Güngör, “Kültür ve Turizm Bakan yardımcısıyken çok sevdiği Ahlat’ı ziyaretinin hemen sonrasında geçirdiği trafik kazasıyla hayatını kaybeden Prof.Dr.Ahmet Haluk Dursun hocayı anmak, Ahlat’ı anlatmak ve gençlerle hemhal olmka için buradayız. Dernek olarak hocamızı anmak üzere yaptığımız ikinci program. İlkini Çanakkale’de yine tarihimizin müstesna mekanlarından birinde, bugünde Ahlat’ta yaptık” dedi. Anma programına katılan Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kızı Nilay Dursun’da duygularını şöyle ifade etti; “Babamın hayatının son yıllarında özellikle çok önem verdiği Anadolu Tarih ve Kültür Birliği projesinin yaşatılıyor olabildiğini görmek gerçekten çok mutluluk verici. Yıllar önce babamın vefatından sonra tanıştığım bu değerli ekiple 5.yılında da bu tarz etkinliklerle bir araya gelmeyi sürdürüyoruz. Babamı anmayı, onun öğretilerini, gençlere aktarmaya çalıştığı bilgileri bir arada tekrar hatırlayarak belki yeni kitlelere aktarmaya çalışıyoruz. Bu gerçekten çok önemli. Dolayısıyla bu etkinliklerde desteği olan herkese çok teşekkür ediyorum.” İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü son sınıf öğrencisi Kenan Toprak Çatkın’da, “Ahlat’a ikinci gelişim. Bundan önce de bir program aracılığıyla gelmiştim. Haluk hoca bizde çok önemli ve derin etkiler bıraktı. Zaten bu etkileri panelimizde de anlatacağız” dedi. Yapılan konuşmaların ardından program Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği Musiki Grubunun Haluk Dursun’un sevdiği müzikleri seslendirmesiyle devam etti. Arından Ahmet Haluk Dursun hocayla anısı olan çeşitli üniversite öğrencilerin paneli ve BEÜ öğretim üyesi Doç.Dr.Hasan Buğrul’un Ahlat’taki tarihi mezar taşları üzerindeki övgü içerikli yazılar adlı sunumuyla program sona erdi. Anma programı sonunda toplu hatıra fotoğrafı çektirildi. Ahlat Halk Eğitimi Merkezi konferans salonunda düzenlenen anma programına Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Bitlis İl Emniyet Müdürü Ortaç Şekeroğlu, Bitlis İl jandarma komutanı Tuğgeneral Eyüp Subaşı, bazı kurum amirleri, çok sayıda akademisyen, yazar, eğitimci ve öğrenci katıldı. Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kaza sonucu vefatı 2019 yılında Malazgirt Zaferi’nin 948. yıl dönümü etkinlikleri öncesi Ahlat’ta gezi ve incelemelerde buluna merhum Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, buradaki incelemeleri sonrası kara yoluyla Van’a hareket etmişti. Dursun’un içinde bulunduğu araç, Erciş’in Bayramlı Mahallesi yakınlarında kaza yapmış, kazada Ahmet Haluk Dursun hayatını kaybetmişti.
Antalya Otomobil su kanalına uçtu: Öldüğü düşünülen sürücünün yüzerek kaçtığı ortaya çıktı Antalya’da kontrolden çıkıp su kanalına uçan otomobildeki sürücü, kanaldan yüzerek çıkıp olay yerinden kaçtı. Aracın yaklaşık 1 buçuk ay önce satışını yapıp devrinin henüz alınmadığını belirten ruhsat sahibi kadın ise olay yerine geldiğindeki ilk sözü, “Allah’tan içinde kimse yok” oldu. Kazanın görgü şahidi bir genç ise, “Sürücü çok paniklemişti, yüzerek kanaldan çıktı, ardından kaçtı” dedi. Kaza, saat 22.00 sıralarında Kepez ilçesine bağlı Göksu Mahallesi’ndeki Nene Hatun Caddesi ile İbn-i Sinan Sokak kesişiminde meydana geldi. Henüz sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 16 LUB 73 plakalı otomobilin önce kaldırıma çarpıp ardından su kanalına uçtuğunu görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarın ardından olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Belirtilen adrese gelen itfaiye ekipleri, araçta yaptıkları kontrolde herhangi bir kişinin olmadığını tespit etti. Bunun üzerine görgü şahitlerinin ifadesine başvuran polis, sürücünün araçtan çıktıktan sonra yüzerek kanaldan çıktığını ve ardından panikleyerek kaçtığını belirledi. Trafik polisinin araç plakasından yaptığı sorgulamada, aracın Gülfer Hanedar adına kayıtlı olduğu belirlendi. “Arabayı sattım, parasını aldım ama devrini almadı” Ekiplerin haber vermesiyle kaza yerine gelen Hanedar, aracı Halil isminde bir galerice yaklaşık 1 buçuk ay önce sattığını, parasını almasına rağmen karşı tarafın devrini henüz üzerine almadığını söyledi. Gazetecilere de açıklamada bulunan Hanedar, “Arabayı satmıştım, parasını aldım ancak devrini henüz üzerine almadı. Kaza olunca beni aradılar. Allah’tan içinde kimse yok, ona sevindik. Galericiye satmıştım. Onun sürüp sürmediği de belli değil, ulaşamıyorum da” diye konuştu. Kazayı görenlerden Musa Kont isimli genç ise “Araba aniden fren yaptı ve kanala uçtuktan sonra sürücü yüzerek çıktı. Adam çok panik yapıyordu, sakinleştirmeye çalıştık ama kaçtı gitti” dedi. Polis ekipleri sürücüyü bulmak için çalışma başlatırken, araç çekiciyle su kanalından çıkartılarak otoparka götürüldü.