EKONOMİ - 26 Ocak 2022 Çarşamba 15:46

Türkiye gaz kesintisi konusunda temkinli hareket ediyor

A
A
A
Türkiye gaz kesintisi konusunda temkinli hareket ediyor

Türkiye’nin uluslararası doğalgaz ithalatında İran’dan tedarik ettiği günlük 28 milyon metreküp gazda basınç azlığı gerekçe gösterilerek 10 günlük kesintiye gidilmesi, ülkemizdeki doğalgaz depolama alanlarını yeniden gündeme getirdi.

BOTAŞ’ın Türkiye’nin sıkıntısız bir kış geçirmesini sağlamak için yaptığı Konya Tuz Gölü altındaki depolama sahasına yapılan yatırımları yeniden gündeme geldi.

Televizyon programında konuşan BOTAŞ International eski Genel Müdürü İbrahim Palaz, İran’da yaşanan aksaklığa karşı Türkiye’nin konutlara arz güvenliğini sağlamak için çok temkinli hareket etmesinin doğru bir yaklaşım olduğuna işaret ederek, “İran’dan günlük 28 milyon metreküp gazın kesilmesi günlük ihtiyacımızın yüzde 10 gözüküyor. Ancak sanayide arz eksikliği yüzde 40 seviyelerinde tutularak, temkinli bir organizasyon gerçekleştirildi.

Türkiye’de Silivri açıklarındaki eski doğalgaz sahası kullanılarak denizaltı depolaması yapılıyor. Burada yaklaşık 3 milyar metreküp stok gazımız vardı. Buradan BOTAŞ kriz ile birlikte günlük 15 milyon metreküp gaz almaya başladı. Doğalgazdan elektriğe çevrim santrallerinin bazıları durduruldu. Türkiye enerjide çeşitliliğe gitmesinin ne kadar doğru kararlar olduğu bugünlerde daha iyi anlaşılıyor.

Şu anda BOTAŞ günlük 280-300 milyon metreküp olan ihtiyacın 28 milyon metreküpünü de Tuz Gölü altındaki doğal depodan çekiyor. Bu seviyede çekim devam ederse 10 gün sonra Tuz Gölü’nden de kesinti bekleyeceğiz. Burada 1 milyar metreküp gaz stoklanmıştı. Sanayide yapılan kesinti (gaz arzı azalması) yüzde 10 değil, yüzde 40-50 civarında tutuldu. (günlük 50-55 milyon metreküp kesinti) Bunun sebebi, İran’dan olan sıkıntının uzun olma ihtimalinin bulunmasıdır.

Türkiye’de boru hatlarına kısa sürede müdahale, en büyük sıkıntı olan pompa istasyonunun tamiri bile 10 günde halledilebilir. Ancak İran, batıdan malzeme alamadığı sadece Çin’den tedarik yaptığı için sıkıntının giderilmesinin ne kadar süreceği öngörülememektedir. Bu sebeple Türkiye’nin kış ortasında konutlarda kesintiye gitmemek adına, sanayide fazla eksiltme yapması doğru bir karardır” dedi.

Konya’daki Tuz gölünün altında 10 milyar metreküplük depolama alanı planlandığını ancak bu sene 1 milyar metreküplük gaz basılabildiğini de ifade eden İbrahim Palaz, “Tuz gölünde doğal mağaralar var. Bunların düzenlenmesi gerekiyor. Ancak 9 milyar metreküplük bir alan daha bulunmasına rağmen, inşaat ve depolama konusunda 1 milyarda kalınması yeterli inşa ve depolamanın olmadığını akıllara getiriyor. Tuz gölü altındaki depolama tam olarak bitirilse 10 milyar metreküp gaz basılarak bir kaynaktaki kesinti hiç dert edilmeden atlatılabilir. Türkiye’nin hiç gaz gelmese ihtiyacını, Silivri ile birlikte kışın 1.5 ay karşılayabilecek bir seviyede depolama imkanına ulaşmamızı sağlar.

Gönül bu depolama imkanlarının hızlıca tamamlanmasından yanadır. Türkiye’de gaz tedariğinin yüzde 90’lık kısmında bir sıkıntı bulunmuyor. Azerbaycan, Rus ve Mavi Akım kanallarından ihtiyacımızın yüzde 90’ı sağlıklı bir şekilde geliyor. İran’daki basınç azalması gerekçesinin de doğru olduğunu ümit ediyor, 10 gün olarak belirtilen sürede sıkıntının giderilmesini bekliyoruz” diye konuştu.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Yüksel Yıldırım: "Kaleci İrfan Can Eğribayat transferi için Fenerbahçe ile anlaştık" Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, 2-0 mağlup oldukları Fenerbahçe maçı sonrası, "Kaleci İrfan Can Eğribayat transferi için Fenerbahçe ile anlaştık" dedi. Samsunspor, Turkcell Süper Kupa yarı finalinde Yeni Adana Stadyumu’nda karşılaştığı Fenerbahçe’ye 2-0 mağlup oldu. Maç sonu açıklamalarda bulunan Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, "Van Drongelen’i oynatırsak, en az 6-8 hafta yok olacak dediler. Oynatmayalım dedik. Bizimle devam ediyor. Satma şansım yok. Samsunspor’un hedefleri var. O isteniyor, Holse isteniyor, Marius’u istiyorlar. Talepler var. Musaba’yı bırakmak istemedik. Serbest kalma maddesi vardı. Onu kullandı kendisi ve engelleyemedik. Onun dışında oyuncu vereceğimi sanmıyorum. Çok astronomik teklif gelirse olabilir" ifadelerini kullandı. "Musaba seyirciyi coşturma hareketini Samsunspor maçında yapmamalıydı" Anthony Musaba ile ilgili de konuşan Yüksel Yıldırım, "Musaba’yı çok seviyorum. Alırken iki ay pazarlık yaptım. İkinci babası gibiyim. Bizden ayrıldı, Fenerbahçe’ye hayırlı olsun. Güzel de başladı. Seyirciyi coşturma hareketi Samsunspor maçında yapmamalıydı, üzdü. Pek çok hoş olmadı. Bazı televizyonlar beni yanlış anlamış. Bedava aldılar dedim. 6 milyon euro’ya aldılar. Nene’yi 18 milyona aldılar, Musaba’yı 6’ya aldılar dedim. Bana göre Musaba, Nene’den daha iyi futbolcu. Kıyaslama yaptık. Bunu zaman gösterecek. Musaba’yı normalde veriyor olsaydım, bir sonraki satışından pay alacaktım, bonus alacaktım, Fenerbahçe şampiyon olursa bonus alacaktım. O rakam belki 10-15’e çıkacaktı. Ben bunun için ’bedava’ dedim. Yoksa bedavaya gitmedi. Oyuncu, 3 milyon istedi (Samsunspor’a transfer süreci) sonrasında pazarlıkla 5 milyon yaptık. Samsunspor tarihinde 5 ay kalıp 6 katı para kazandıran bir oyuncu olmamıştı. Ekonomik katkılarından dolayı Musaba’ya teşekkür ettik ama onu da bazı taraftarlarımız da yanlış anladı. Nene’ye karşı yanlış bir şey söylemedim ama Musaba bana göre daha iyi futbolcu dedim" açıklamasını yaptı.
Ankara Bakan Tunç: "Avukatlık vakarına uygun davranış göstermeyen avukat hakkında soruşturma başlatıldı" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlarla avukatlık mesleğinin vakarına uygun davranış göstermeyen ve İzmir Barosu’na kayıtlı olduğu tespit edilen avukat hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştır" dedi. Adalet Bakanı Tunç sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Avukatlık Kanunu’nun 1. maddesi, avukatlığın kamu hizmeti olduğunu; avukatın ise yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil ettiğini açıkça vurgular. Yargının kurucu unsuru olmanın yüklediği sorumluluk; avukatların yalnızca temsil ettikleri hakkı savunmayı değil, adalete duyulan güveni de güçlendirmeyi gerektirir. Hukukun ciddiyetini zedeleyen, kanun hükümlerini keyfî biçimde yorumlayarak yanlış yönlendirmeye kapı aralayan her tutum; toplumun adalete olan inancına zarar verir" dedi. İzmir Barosu’na kayıtlı bir avukatın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar dolayısıyla hakkında soruşturma başlatıldığını açıklayan Bakan Tunç, "Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi, avukatlık görevinin özen, doğruluk ve onur içinde yürütülmesini; avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun davranmayı ve meslek kurallarına bağlılığı esas alır. Türkiye Barolar Birliği meslek kuralları da aynı doğrultuda; avukatın, mesleğin itibarını zedeleyecek tutum ve davranışlardan kaçınmasını, bu hassasiyeti yalnızca mesleki faaliyetinde değil özel hayatında da gözetmesini gerekli kılar. Sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlarla avukatlık mesleğinin vakarına uygun davranış göstermeyen ve İzmir Barosu’na kayıtlı olduğu tespit edilen avukat hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştır. Avukatlık Kanunu’nun disiplin hükümleri uyarınca ilgili baro tarafından da meslek kurallarına aykırılık teşkil edip etmediği yönünden inceleme ve gerekli değerlendirmeleri yapılmak üzere disiplin süreci başlatılmıştır" ifadelerini kullandı.