GÜNDEM - 11 Kasım 2017 Cumartesi 04:52

Türkiye limancılık sektörü raporu yayınlandı

A
A
A
Türkiye limancılık sektörü raporu yayınlandı

Türkiye Liman İşletmecileri Derneği’nin (TÜRKLİM), sektör raporunun 2017 sayısı yayınlandı. Raporda; liman sektörüne yönelik değerlendirmelerden, dünya ekonomisine, sektör zorluklarından, limanlara kadar geniş bir yelpazede ele alınıyor.

TÜRKLİM, Türkiye Limanları Kapasite çalışması kapsamında 114 adedi konteyner, genel kargo ve kuru dökme yüke hizmet veren 70 adedi ise petrol ve türevlerini elleçleyen tesisler (iskele, şamandra vb.) olmak üzere toplam 184 adet terminalin kapasitesini hesaplayarak 'Türkiye Limancılık Sektörü 2017 Raporu'nu yayınladı. Raporda beş ana başlıkta 2016 yılındaki ekonomik gelişmeler ile birlikte ileriye yönelik beklentiler ve öngörüler yer alırken, küresel ticaret ve üretim dünyasındaki değişimler ve bu değişimlerin hayatımıza kattığı 'Yeni Küreselleşme Modeli' ve 'Bir kuşak bir yol' projelerinin geldiği noktalar da ilk bölümde detaylarıyla masaya yatırıldı.

Türk limanlarında 2016 yılında 8.8 milyon konteyner elleçlendi

Raporu değerlendiren Türklim Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kenan Selçuk; "2016 yılında limanlarımızda elleçlenen konteyner 6.8 milyon TEU Dış ticaret ve kabotaj, 2 milyon TEU transit konteyner olmak üzere toplam 8.8 milyon TEU oldu. Limanlarımızda konteyner elleçlemesi toplamda yüzde 8, dış ticaret ve kabotaj konteyner toplamda yüzde 6.8, transit konteyner ise yüzde 12,2 oranlarında artış gösterdi. Son üç yılda büyüme hızı düşmekle birlikte 2009 yılından 2015 yılına kadar kesintisiz büyüyen RO-RO taşımacılığı 2016 yılına geldiğinde; yüzde 3.7 azalarak 451 bin araca düştü. 2016 yılında Kabotaj hatlarında ise 13 milyon araç taşındı" dedi.

En fazla yük elleçlenen bölge 2016 yılında da Marmara Bölgesi oldu

Türkiye limanlarında 2016 yılında 121 milyon ton yükleme, 242 milyon ton boşaltma ve 66 milyon ton transit olmak üzere toplam 430 milyon ton yük elleçlendi. Elleçlenen yükün yüzde 65’i boşaltma, yüzde 28’i yükleme ve yüzde 16’sını ise transit yükler oluşturdu. Limanlarda elleçlenen yük bir önceki yıla oranla ton bazında yüzde 3.4 büyüdü. Ton bazında en büyük artış yüzde 9.1 ile konteyner yüklerinde yaşandı. Sıvı dökme yük ve Ro-Ro da ise ton bazında yüzde 1 azalma oldu. Bölgesel bazda en fazla yük elleçlenen bölge 2016 yılında da Marmara Bölgesi oldu. Bölgeler itibarı ile elleçlenen yük açısından ton bazında en yüksek artış son üç yılda olduğu gibi 2016 yılında da yine Ege Bölgesi’nde gerçekleşti.
Elleçlenen yük tipleri içerisinde geçmiş yıllarda olduğu gibi 2016 yılında da sıvı yükler 144 milyon ton ile ilk sırada geldi. Sıvı yük yüklemeleri 76 milyon tona ulaşırken boşaltma 68 milyon tonda kaldı. Sıvı dökme yükler içinde en yüksek ürün 84.9 milyon ton ile ham petrol oldu. Toplam elleçleme hacmi bakımından ikinci sırada yer alan kuru dökme yüklerde yükleme hacmi 25 milyon ton iken boşaltma 91 milyon tonu aştı.

İhraç yüklerde ilk sırayı İtalya aldı

2016 yılında limanlarda yüklenen ihraç ülkelerde ilk sırayı İtalya aldı. İtalya; aynı zamanda transit yükler açısından 40 milyon ton ile de ilk sıradaki yerini aldı. Boşaltılan ithal yükler içerisinde 39 milyon ton ile Rusya limanlarından gelen yükler ilk sırada yer aldı. Toplam elleçleme dikkate alındığında ilk üç ülke olan İtalya, Rusya Federasyonu ve Mısır, toplam yükün yüzde 34’ünü oluşturduğu görüldü.

Türkiye’de transit konteyner elleçleyen limanlardaki yük gelişimi

Limanlarda elleçlenen konteyner yükünün yüzde 23’ünü transit konteyner oluşturdu. Aynı zamanda 2016 yılında transit yükler bir önceki yıla oranla yüzde 12 artarak konteyner yüklerindeki artışın esas dinamiğini oluşturdu. Rapordaki rakamları baz alınarak 2016 yılında Marport, Asyaport, Mersin (MIP) ve Kumport limanı en yüksek transit konteyner elleçleyen limanlar olarak dikkat çekti.

2016 yılında toplamda 15,9 trilyon dolarlık mal ihraç edildi

2016 yılında toplamda yüzde 3 gerileme ile 15,9 trilyon dolarlık mal ihraç edildi. Çin yüzde 13.2 pay ve 2 trilyon doları geçen bedel ile halen açık ara en fazla ihracat yapan ülke konumunda. ABD yüzde 9.1 pay ve 1.5 trilyon dolar ile 2'nci sırada yer alırken onu yüzde 8.4 pay ve 1.3 trilyon dolar bedel ile Almanya izledi. İlk iki sırada yer alan Çin ve ABD, mal ihracatında bir önceki yıla göre sırasıyla yüzde 8 ve yüzde 3 oranında azalma yaşadı.

2016 yılında toplamda yüzde 3 gerileme ile 16.2 trilyon dolar olarak gerçekleşen dünya mal ithalatında ise ABD yüzde 13.9 pay ve 2.3 trilyon dolar bedel ile en önemli mal ithalatçısı oldu. ABD’yi yüzde 9.8 pay ve 1.6 trilyon dolar ile Çin ve yüzde 6 pay ve 1 trilyon dolar bedel ile Almanya izledi. Almanya bir önceki yıla göre ithalatındaki değeri korurken ABD yüzde 3 ve Çin yüzde 5 oranında daraldı. Dünyanın en önemli ithalatçılarının genellikle ithalat oranlarının daraldığı görüldü. Türkiye’nin ihracattaki payı geçen yıla oranla yüzde 1 düşüşle yüzde 11 olurken, 2016 yılında 143 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. 2016 yılında deniz yoluyla 199 milyon dolarlık ithalat gerçekleştiren Türkiye’nin payı ithalatta yüzde 4 düşüşle yüzde 12 oldu.

Kruvaziyer yolcu ve gemi sayısında büyük düşüş

Raporda dikkat çeken bir diğer araştırma ise kurvaziyer yolcu ve gemi sayılarındaki düşüş oldu. 2013 yılında kurvaziyer rakamları Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesi olan 2,2 milyon yolcu rakamına ulaştığı belirtilirken, 2016 yılında kruvaziyer yolcu ve gemi sayısında büyük bir düşüş yaşandığı görüldü. 2016 yılında kurvaziyer gemi sayısı 590 gemiye, yolcu sayısı ise 628 bin yolcuya düştü.

Dünyada taşınan konteyner adedi TEU bazında 180.6 milyona ulaştı

2016 yılında dünyada taşınan konteyner adedi TEU bazında 180.6 milyona ulaştı. Bu sayının limanlara yansıması yaklaşık 700 milyon TEU olarak gerçekleşti. Bir önceki yıla göre artış oranı ise yüzde 3.2 gibi düşük bir seviyede kaldı. Rota bazında bakıldığında en önemli artış yüzde yüzde 4.9 ile Çin denizi gibi iç taşıma bölgelerinde, özellikle transit konteynerin etkisiyle gerçekleşti.

Denizyolu ile taşınan yükler 11.1 milyar tona ulaştı

Dünyada neredeyse tüm yük türlerinde gelişim, geçmiş yıllara göre düşük seyretti. 2016 yılında dünyada denizyolu ile taşınan yükler yüzde 2.6 oranında artış göstererek 11.1 milyar tona ulaştı. En fazla taşınan yük gurubu olan kuru dökme yükler 2016 yılında yüzde 1.3 artış göstererek 4.8 milyar tonluk bir hacimde gerçekleşti. En fazla taşınan ikinci yük grubu ise ham petrol oldu.

2016’da 3 milyar ton ham petrol taşındı

Dünya genelinde yüzde 4.1 oranında artışla 3 milyar ton ham petrol taşındı. Ham petrol taşımalarını ton bazında yüzde 3.5 artışla konteyner izledi. 2016 yılında dünyada neredeyse tüm yük türlerinde gelişim, geçmiş yıllara göre düşük seyretti. 2016 yılında dünyada denizyolu ile taşınan yükler yüzde 2,6 oranında artış göstererek 11,1 milyar tona ulaştı.
Uluslararası Ulaştırma Forum (ITF) tahminine göre, 2016-2030 yılları arasında dünyada taşınan mal miktarının yıllık yüzde 4.2 gibi bir oranda artış göstereceği ve 2030 sonrasında ise bu oranın yüzde 3.3’e gerileyeceği öngörüldü. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Doç. Dr. Ökdemir: "D vitamini eksikliği kadar fazlalığı da ciddi sağlık sorunlarına yol açar" D vitamini eksikliği kadar fazlalığının da ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını belirten Çocuk Endokrinoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz Ökdemir, "Yağda eriyen bir vitamin olduğu için vücutta depolanır ve aşırı alındığında zehirlenmeye neden olabilir" dedi. Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz Ökdemir, D vitamininin önemi, eksikliğinde görülen hastalıklar ve doğru kullanımına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. D vitamininin kas ve kemik metabolizması için hayati öneme sahip olduğunu aktaran Doç. Dr. Ökdemir, "Eksikliğinde rikets adı verilen ciddi bir hastalık ortaya çıkıyor. Rikets hastalığında kemikler yeterince sertleşmiyor. Bu durum özellikle yürümeye başlayan çocuklarda kemik eğriliklerine yol açar. İki yaşına gelmesine rağmen bıngıldağın kapanmaması, dişlerin geç çıkması önemli belirtiler arasındadır. Örneğin 10 aylık bir bebekte alt kesici dişler henüz çıkmamış, 18 aylık bir çocukta ise azı dişleri görülmemiş olabilir" diye konuştu. D vitamini eksikliği olan bebeklerin genellikle huzursuz olduğunu ve baş bölgesinde aşırı terleme görüldüğünü ifade eden Ökdemir, "Daha büyük çocuklarda ise kas ağrıları ve krampları ortaya çıkabilir. Kan kalsiyumunun düşmesine bağlı olarak şiddetli kramplar sonrasında nöbet ve epileptik tablolar da gelişebilir. Türkiye’de uygulanan sağlık politikası kapsamında sağlık ocaklarında bebeklere doğumdan itibaren 1 yaşına kadar ücretsiz günlük 400 ünite D vitamini veriliyor. Ailelerin bu desteği her gün düzenli olarak kullanması, rikets hastalığından korunmada son derece önemlidir. Bir yaşından sonra D vitamini sentezinde en önemli kaynak güneş ışınlarıdır. Özellikle ultraviyole B (UVB) ışınları gereklidir. UVB ışınları saat 10.00 ile 15.00-16.00 arasında yeryüzüne ulaşır. Vücudun yaklaşık dörtte birinin hafif kızaracak düzeyde güneşe maruz kalması, günlük D vitamini ihtiyacını fazlasıyla karşılamış demektir" şeklinde konuştu. Öğle saatlerinde yoğun güneşlenmenin sakıncalı olduğunu vurgulayan Ökdemir, "Öğle sıcağında radyasyon yükü daha fazladır ve cilt kanseri riski artar. Bu nedenle 10.00-11.00 saatleri arasında ya da 15.00 civarında güneşlenmek daha doğrudur. Ayrıca cam arkasında güneşlenmenin hiçbir faydası yoktur, çünkü UVB ışınları camdan geçmez. Özellikle 8 ve üzeri koruma faktörlü kremler, UVB ışınlarını engelleyerek D vitamini sentezini azaltır. D vitamini medyada sıkça gündeme gelir ve bilinçsiz kullanımı artıyor. D vitamini eksikliği kadar fazlalığı da ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Yağda eriyen bir vitamin olduğu için vücutta depolanır ve aşırı alındığında zehirlenmeye neden olabilir. Bir ampulde 300 bin ünite D vitamini bulunmaktadır. Bu ampullerin kırılıp içildiğini görüyoruz. Bu durum böbrek taşlarına, beyin ve büyük damarlarda kireçlenmelere kadar uzanan ciddi sorunlara yol açabilir. Hekim kontrolü olmadan D vitamini kullanılmaması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Ankara Bakan Uraloğlu: "Turistik Doğu Ekspresi, 10 bin 166 yolcumuza hizmet verdi" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Turistik Doğu Ekspresi, 8 yataklı vagon ve bir yemek vagonuyla 10 bin 166 yolcumuza hizmet verdi" dedi. Bakan Uraloğlu, dünyanın en güzel demiryolu rotaları arasında yer alan Ankara ile Kars arasında işletilen Turistik Doğu Ekspresi’nin 2025-2026 kış sezonunda 10 bin 166 yolcuya hizmet vererek sezonu tamamladığını açıkladı. Uraloğlu, TCDD Taşımacılık AŞ tarafından işletilen Turistik Doğu Ekspresi’nin sezonunun son seferini Kars-Ankara yönünde 3 Mart’ta tamamladığını bildirdi. "91 bini aşkın seyahatsever, Turistik Doğu Ekspresi ile unutulmaz bir deneyim yaşadı" Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "2019 yılından beri her yaştan, her coğrafyadan insanı Anadolu’nun eşsiz doğası, kültürüyle buluşturan Turistik Doğu Ekspresi, her yıl olduğu gibi bu yıl da büyük bir ilgiyle karşılandı. Sadece yerli turistlerin değil, yabancı turistlerin de ilgi odağı olan ekspres, ülkemizin zenginliklerini demiryolları ile dünyaya tanıtmanın en etkili araçlarından biri haline geldi. Bugüne kadar toplam 91 bini aşkın seyahatsever, fotoğraf tutkunu, Turistik Doğu Ekspresi ile unutulmaz bir deneyim yaşadı." "Turistik Doğu Ekspresi, 10 bin 166 yolcumuza hizmet verdi" Bakan Uraloğlu, Turistik Doğu Ekspresi’nin Ankara-Kars ve Kars-Ankara yönlerinde toplam 60 sefer gerçekleştirdiği bilgisini vererek, "2025-2026 kış sezonu seferlerine 22 Aralık’ta başlayan Turistik Doğu Ekspresi, Ankara-Kars yönünde 30, Kars-Ankara yönünde 30 olmak üzere 60 sefer gerçekleştirdi. Turistik trenimiz, 8 yataklı vagon ve bir yemek vagonuyla 10 bin 166 yolcumuza hizmet verdi. Ekspres, Ankara-Kars yönünde Erzincan’da 2 saat 30 dakika, Erzurum’da 4 saat, Kars-Ankara yönünde de İliç’te 3 saat, Divriği’de 2 saat 30 dakika ve Sivas’ta 3 saatlik turizm amaçlı duruşlar gerçekleştirdi. Bu molalarda yolculara güzergâh üzerindeki şehirlerin doğal, tarihi ve kültürel mirası tanıtıldı" ifadelerini kullandı. Sezonda 126 üniversite öğrencisi misafir edildi Uraloğlu, ayrıca Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından üniversitelerde düzenlenen U-FEST kapsamında çekilişe katılan 126 öğrencinin Turistik Doğu Ekspresi’nde misafir edildiğini kaydetti. Gençlerin Anadolu’nun kültürel ve doğal mirasının yanı sıra demiryollarını keşfetme fırsatı bulduğuna dikkati çeken Uraloğlu, "UFEST Ulaştırma Gençlik Festivalleri kapsamında kura ile belirlenen üniversite öğrencilerimiz, ’UFEST Gençliği ile Turistik Doğu’da Buluşuyoruz’ temasıyla yapılan çalıştaylarda demiryolu sektörünü de yakından tanıma fırsatı buldu. Hem keyifli hem de öğretici bir programla öğrencilerimizin yolculuk deneyimini zenginleştirdik. Yolculuk süresince gençlerin tren içi hizmetler, gar ve istasyon duruşlarına ilişkin gözlemleri ve önerilerini de dikkate aldık, onların geri bildirimleri bizim için çok önemli. Demiryollarının geleceğini inşa ederken gençlerimizin vizyonuna ihtiyacımız var" şeklinde konuştu.
İstanbul OYAK Çimento yeni sosyal sorumluluk projesi CEMENTA’yı hayata geçirdi Ağır sanayide toplumsal cinsiyet eşitliği vizyonuyla hareket eden OYAK Çimento, kadınların teknik ve mavi yaka rollerinde istihdamına odaklanan "CEMENTA" projesini hayata geçirdi. Kadınları teknik uzmanlıktan operatörlüğe açılan geniş bir yelpazede üretimin her kademesinde geleceğe hazırlayacak projenin ilk fazında 15 kadın çalışan üretim sahalarında göreve başladı. Türkiye çimento ve beton sektörünün önde gelen şirketlerinden OYAK Çimento, toplumsal cinsiyet eşitliği vizyonu kapsamında kadınların mesleki gelişimini ve istihdamını merkezine alan yeni sosyal sorumluluk projesi CEMENTA’yı hayata geçirdi. Ankara, Mardin ve Adana’da pilot uygulamayla start alan proje, özellikle teknik uzmanlık ve mavi yaka pozisyonlarda kadın temsilini güçlendirerek sanayi sektöründeki geleneksel kalıpları kırmayı hedefliyor. CEMENTA’lar; üretim hattı operatörlüğü, mekanik ve elektrik bakım-onarım birimleri ile laboratuvar ve kalite kontrol departmanlarında görev alıyor. Proje, özellikle dijitalleşen üretim süreçleri ve sürdürülebilirlik odaklı teknik pozisyonlara kadın istihdamını teşvik edecek. CEMENTA Projesi, sanayi sektöründeki geleneksel kalıpları kırmak, toplumsal cinsiyet eşitliğini üretimin tam merkezine taşımak ve kadınlara alternatif bir meslek alanı açmak vizyonuyla hayata geçirildi. OYAK Çimento’nun sürdürülebilirlik hedefleriyle doğrudan örtüşen bu girişim, ağır sanayide kadın temsilinin sadece ofislerle sınırlı kalmaması, üretimin kalbi olan fabrikalarda da güçlenmesi gerektiği inancıyla ortaya çıktı. Şirket, kadınların teknik yetkinliklerini modern teknolojiyle birleştirerek hem "erkek egemen" algısını dönüştürmeyi hem de kapsayıcı bir istihdam modeliyle toplumsal kalkınmaya katkı sağlamayı amaçlıyor. "Uçtan uca tasarlanmış bir kariyer yolculuğu" OYAK Çimento İnsan Kaynakları Ülke Direktörü Eda Güzeldemir Demiray, "CEMENTA ile genç kadınlara yalnızca bir iş fırsatı değil, uçtan uca tasarlanmış bir kariyer yolculuğu sunuyoruz. Teknik eğitimler, iş başı uygulamalar, sertifikasyon programları ve mentorluk desteğiyle çalışanlarımızın hem mesleki hem kişisel gelişimlerini destekliyoruz. Amacımız, üretimin en kritik noktalarında kadın uzman sayısını artırmak ve sanayide kalıcı bir dönüşüme katkı sağlamak. Proje toplumsal cinsiyet eşitliğini vizyonunu üretim alanlarında da görünür kılmak açısından da önemli bir işleve sahip. CEMENTA, özellikle sanayi ve üretim gibi alanlarda geleneksel olarak erkeklere atanmış pek çok rolün kadın çalışanlar tarafından da başarıyla üstlenilebileceğini göstermek ve ezberlerde kadına kapalı gibi algılanan alanlarda genç kadınlara iş ve gelişim fırsatı sunmak açısından da son derece önemli. İlk aşamadan itibaren eğitimler ve uygulamalarla donanacak olan CEMENTA’larımız; kendi alanlarında hızla ilerleyerek hem mesleki hem de kişisel gelişim bağlamında yol alabilecekler. İnanıyoruz ki aşama aşama geliştirmeyi hedeflediğimiz CEMENTA Projesi, Türkiye Sanayisi için çok kıymetli kadın teknik uzmanlar yetiştirmenin yanı sıra sektörümüz açısından algısal bir dönüşüme de öncülük edecektir. Bugün bu yolculuğa başlayan genç CEMENTA’lar, başarı hikayeleriyle gelecekte başka genç kadınlara ilham ve cesaret aşılayacak" şeklinde konuştu. Murat Sela: "Kültürümüzde vaatleri eyleme dönüştürmek var" CEMENTA Projesi hakkında bir değerlendirme yapan OYAK Çimento Genel Müdürü Murat Sela ise şunları söyledi: "OYAK Çimento olarak kültürümüzde yer alan en temel özelliklerden biri taahhütlerimizi ve değerlerimizi gerçek anlamda sahiplenmemiz, şeklen değil katma değere dönüşecek şekilde hayata geçirmeyi sevmemizdir. CEMENTA Projesi tam da OYAK Çimento’nun bu yönünü yansıtan simge projelerden biri oldu. Sürdürülebilirlik ve toplumsal cinsiyet eşitliği hedeflerimiz çerçevesinde kadınların iş gücüne katılımını ofislerle ve yönetim kademeleriyle sınırlı görmüyor, bunun eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığına inanıyoruz. Üretimin en kritik noktalarında da kadın çalışanlarımızın sayısını artırmayı stratejik bir öncelik olarak ele alıyoruz. CEMENTA ile ağır sanayide kapsayıcı ve sürdürülebilir bir istihdam modeli oluşturmayı hedefliyoruz. Bugün farklı illerde pilot uygulama kapsamında göreve başlayan genç kadın çalışma arkadaşlarımız CEMENTA’nın bayraktarları olarak uzun vadede pek çok genç kadının sanayi sektöründe kariyer hedeflemesinin yolunu açacak. Projenin tasarlanmasından uygulanmasına emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyor, genç CEMENTA’larımıza kariyer yolculuklarında başarılar diliyorum." CEMENTA adayları sisteme nasıl dahil oluyor? Proje kapsamında adaylara ulaşmak için dijital platformlar, yerel yönetimler ve meslek yüksekokullarıyla iş birliği içeren çok kanallı bir strateji izleniyor. Başvurular, şirketin kariyer portalları ve bölge müdürlükleri aracılığıyla toplanıyor. Özellikle teknik liselerden ve meslek yüksekokullarından mezun olan, sahada çalışma motivasyonu yüksek kadınlara ulaşılmasına öncelik veriliyor. Seçim süreci; teknik testler, yetkinlik bazlı mülakatlar ve iş sağlığı güvenliği standartlarına uygun değerlendirmeleri kapsayan titiz bir eleme sisteminden oluşuyor. Projenin ilk fazında Ankara, Mardin ve Adana illerindeki fabrikalarda toplam 15 kadın çalışan istihdam edildi. Bu çalışanlar; çimento üretim süreçlerinin en kritik noktaları olan üretim hattı operatörlüğü, mekanik ve elektrik bakım-onarım birimleri ile laboratuvar ve kalite kontrol departmanlarında görevlendirildi. Kapsamlı gelişim ve kariyer takibi CEMENTA bünyesinde istihdam edilen kadınlara sadece bir iş imkânı değil, sağlanan mesleki ve kişisel gelişim becerilerini destekleyici imkanların da katkısıyla bütünsel bir kariyer yolculuğu sunuluyor. Şirket, çalışanlarının teknik uzmanlıktan yönetimsel sorumluluklara uzanan yoldaki gelişimlerini profesyonel olarak takip ediyor ve sürdürülebilir bir kariyer ilerlemesi için gerekli tüm kaynakları sağlıyor. Teknik uzmanlıklarını artıracak iş başı eğitimleri ve sertifikasyon programlarına katılan çalışanlar ayrıca İletişim, problem çözme ve liderlik gibi becerilerini geliştirecek mentorluk destekleri alıyor.