GÜNDEM - 26 Eylül 2014 Cuma 14:01

Türkiye'de kaç Suriyeli mülteci var?

A
A
A
Türkiye'de kaç Suriyeli mülteci var?

Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Fuat Oktay, IŞİD saldırısı altındaki Kobane’den, Şanlıurfa’nın Suruç ilçesine göç eden mülteciler için çadırkente dönüştürülen Suruç Bölge Yatılı İlköğretim Okulu’nda ziyarette bulundu.

IŞİD saldırıları nedeniyle Türkiye'ye sığınan Kobanelilerle birlikte Suriye'den Türkiye'ye göç eden mülteci sayısının 1.5 milyonu aştığı öğrenildi.

KAMPTA 3 BİN MÜLTECİ HAYAT MÜCADELESİ VERİYOR
IŞİD’in Kobane’ye saldırılarını artırmasıyla birlikte Şanlıurfa’nın Suruç ilçesine göç akını devam ediyor. Eşyalarını bile toparlayamadan savaştan kaçıp Türkiye’ye sığınan mülteciler, Suruç sınırında ve kent merkezinde hayat mücadelesi veriyor. Mültecilerin konaklaması için AFAD organizesiyle çadır kente çevrilen Suruç Bölge Yatılı İlköğretim Okulu’nda 3 bin Suriyeli mülteci yaşıyor. Saldırıların şiddetlendiği son 1 haftalık süreçte inşaat çalışmalarının hızla devam ettiği çadırkentte, konteyner tuvaletler, çocuk parkı, elektrik tesisatı gibi eksiklikler giderilmiş durumda.

MÜLTECİLERE PSİKOLOJİK DESTEK VERİLİYOR
Çadırkentte incelemelerde bulunup mültecilerle sohbet eden Fuat Oktay, IŞİD saldırıları nedeniyle Kobane’den gelen 140 bin 153 mülteciyle birlikte Suriye’den toplam gelen mülteci sayısının 1.5 milyon’u aştığını söyledi. “Acıları mümkün olduğunca dindirmeye çalışıyoruz” diyen Oktay, şöyle konuştu:

“İlk günden beri çalışmalarımız devam ediyor. ‘Allah razı olsun Türk Milleti’nden, Türk Devleti’nden, hükümetten’ diyorlar. Biz de elimizden geldiğince şartları iyileştirmeye çalışıyoruz. İhtiyaçları, geride bıraktıkları evleri, yakınları. Çadırkenttekiler biraz daha rahatlar. Şehir merkezinde olanlar var, onlara da buralarda yerlerimiz olduğunu ve misafir edeceğimizi ifade ediyoruz kendilerine. Onlar da bu şartları gördükçe çok daha rahat bir şekilde burada misafir olarak kalabileceklerini düşünüyoruz. Psikolojik destek noktasında Aile Sosyal Politikalar bakanlığımız, AFAD ekiplerimiz ve Sağlık Bakanlığı ekiplerimiz çalışmalara fiilen başlamış durumda.” 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği hizmete başladı Eskişehir Şehir Hastanesi’nde yeni açılan Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği’nde görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer alan kumar ve oyun bağımlılığı gibi hastalıklarla ilgili bilgilendirmede bulundu. Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla hizmete başladı. Poliklinikte görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, uzun süreli takiplerle hastalara psikoterapi hizmeti sunmayı planladıklarını belirterek davranışsal bağımlılıklarla ilgili detaylara değindi. Dr. Türkel, "Kumar, internet, sosyal medya, oyun, alışveriş ve sürekli yeme ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yeni yeni değerlendirilmeye başlanmış bir alan. Aynı zamanda, önümüzdeki yıllarda psikiyatri literatüründe daha fazla araştırmaya açık bir alan. Ancak bu yeni olmasına karşın toplumda sıklığı da o derecede artmış bir durumda" dedi. "Uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" Kumar bağımlılığının ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer aldığını söyleyen Dr. Türkel, "Yakın dönemde psikiyatrik bir hastalık sınıfına girmeye başladı. İnsanların mesleki ve sosyal hayatını bozacak derecede kumar oynama/arama davranışı bir bağımlılık sınıfına girer. Kumar bağımlılığının ana mekanizması dopamin sistemi üzerinden çalışan ödül haz mekanizmasına dayalıdır. Bu konuda belirgin bir farmakolojik tedavi bulunmamakla birlikte, psikoterapinin etkili olduğu gözlenmiştir. Zaten biz de Davranışsal Bağımlılık Polikliniğimizde uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta faydaları var" Sözlerinin devamında oyun oynama bağımlılığına da değinen Dr. Türkel, şöyle konuştu: "Aslında oyun oynama 1960’lardan beri bilgisayarların gelişmesiyle başlamakla birlikte, son yıllarda konsol oyunlarındaki yükselişle arttı. Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta pek çok açıdan kişinin dikkat süresinin gelişimi ve strateji geliştirme adına faydaları da olan bir şey. Ancak oyun oynama davranışı ve buna yönelik arayış süresi kişinin işlevselliğini bozacak noktaya geldiyse diyoruz ki, artık bu bir bağımlılık."