EKONOMİ - 25 Nisan 2023 Salı 09:42

Türkiye'nin 60 yıllık nükleer enerji hayali gerçek oluyor

A
A
A
Türkiye'nin 60 yıllık nükleer enerji hayali gerçek oluyor

Cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımlarından biri olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde geri sayım başladı. 27 Nisan tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katılımıyla ilk üniteye taze yakıt yüklemesi yapılacak olan santral, 'nükleer tesis' statüsü kazanırken, Türkiye'nin 60 yıllık nükleer enerji hayali de gerçekleşmiş olacak.

3 Nisan 2018'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından temeli atılan Mersin'in Gülnar ilçesindeki Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin ilk ünitesinde sona gelindi. 4 üniteden oluşan ve Türkiye'nin ilk nükleer güç santrali olma özelliği taşıyan Akkuyu NGS'de, birinci üniteye taze yakıt yüklemesi 27 Nisan tarihinde yapılacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katılacağı törende, yakıt yüklenmesiyle birlikte santral, 'nükleer tesis' statüsü kazanmış olacak. Törene, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise video konferans yöntemiyle katılacak.

Türkiye'nin 60 yıllık nükleer enerji hayali gerçek oluyor

Her biri 1200 megavatlık VVER-1200 tipi 'III+' nesil reaktörlü 4 üniteden oluşan ve toplam 4 bin 800 megavat kurulu güce sahip olacak santralden ilk elektrik, 2024 yılı ortalarında elde edilecek. Diğer 3 ünitenin de birer yıl arayla 2026 sonuna kadar faaliyete geçmesi hedefleniyor. Tam kapasite devreye girdiğinde yılda yaklaşık 35 milyar kilovatsaat elektrik üretecek santralin, tek başına Türkiye'nin elektrik talebinin yüzde 10'unu karşılayacağı öngörülüyor.

Türkiye'nin 60 yıllık nükleer enerji hayali gerçek oluyor

"İlk yakıtın gelmesiyle tesisimiz, nükleer tesis statüsü kazanacaktır"

Mersin'de bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Akkuyu Nükleer Güç Santrali sahasında katıldığı bir programda, santralin, çağın en modern reaktörleriyle ve toplam 4 bin 800 megavat kurulu güç kapasitesi olan 4 güç ünitesiyle Türkiye'nin ilk nükleer enerji santrali olduğuna dikkat çekti. Nebati, "27 Nisan 2023 tarihinde ilk nükleer yakıtın güç santraline gelmesiyle tesisimiz, 'nükleer tesis statüsü' kazanacaktır. Santralin ilk ünitesi 2023 yılı içinde, diğer 3 türbin ise 2026 yılına kadar birer yıl arayla devreye alınacaktır. Akkuyu Nükleerden ilk elektrik üretimini de 2024 yılında sağlamış olacağız" dedi.

Türkiye'nin 60 yıllık nükleer enerji hayali gerçek oluyor

"Tamamlandığında yılda 35 milyar kilovatsaat elektrik üretilecek"

Santralin inşaatının tamamlanmasıyla santralden yılda 35 milyar kilovatsaat elektrik üretileceğini ve Türkiye'nin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10’luk kısmının karşılanacağını dile getiren Nebati, "Nükleer enerjinin elektrik enerjisi üretim portföyümüze dahil olması, ithal enerji kaynaklarına bağımlılığımızı azaltırken, kaynak çeşitliliğimizi de artıracak ve ülkemizin enerji bağımsızlığına giden yolda tam anlamıyla bir milat olacaktır" diye konuştu.

Türkiye'nin 60 yıllık nükleer enerji hayali gerçek oluyor

Hüseyin Kar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Yüksel Yıldırım: "Kaleci İrfan Can Eğribayat transferi için Fenerbahçe ile anlaştık" Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, 2-0 mağlup oldukları Fenerbahçe maçı sonrası, "Kaleci İrfan Can Eğribayat transferi için Fenerbahçe ile anlaştık" dedi. Samsunspor, Turkcell Süper Kupa yarı finalinde Yeni Adana Stadyumu’nda karşılaştığı Fenerbahçe’ye 2-0 mağlup oldu. Maç sonu açıklamalarda bulunan Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, "Van Drongelen’i oynatırsak, en az 6-8 hafta yok olacak dediler. Oynatmayalım dedik. Bizimle devam ediyor. Satma şansım yok. Samsunspor’un hedefleri var. O isteniyor, Holse isteniyor, Marius’u istiyorlar. Talepler var. Musaba’yı bırakmak istemedik. Serbest kalma maddesi vardı. Onu kullandı kendisi ve engelleyemedik. Onun dışında oyuncu vereceğimi sanmıyorum. Çok astronomik teklif gelirse olabilir" ifadelerini kullandı. "Musaba seyirciyi coşturma hareketini Samsunspor maçında yapmamalıydı" Anthony Musaba ile ilgili de konuşan Yüksel Yıldırım, "Musaba’yı çok seviyorum. Alırken iki ay pazarlık yaptım. İkinci babası gibiyim. Bizden ayrıldı, Fenerbahçe’ye hayırlı olsun. Güzel de başladı. Seyirciyi coşturma hareketi Samsunspor maçında yapmamalıydı, üzdü. Pek çok hoş olmadı. Bazı televizyonlar beni yanlış anlamış. Bedava aldılar dedim. 6 milyon euro’ya aldılar. Nene’yi 18 milyona aldılar, Musaba’yı 6’ya aldılar dedim. Bana göre Musaba, Nene’den daha iyi futbolcu. Kıyaslama yaptık. Bunu zaman gösterecek. Musaba’yı normalde veriyor olsaydım, bir sonraki satışından pay alacaktım, bonus alacaktım, Fenerbahçe şampiyon olursa bonus alacaktım. O rakam belki 10-15’e çıkacaktı. Ben bunun için ’bedava’ dedim. Yoksa bedavaya gitmedi. Oyuncu, 3 milyon istedi (Samsunspor’a transfer süreci) sonrasında pazarlıkla 5 milyon yaptık. Samsunspor tarihinde 5 ay kalıp 6 katı para kazandıran bir oyuncu olmamıştı. Ekonomik katkılarından dolayı Musaba’ya teşekkür ettik ama onu da bazı taraftarlarımız da yanlış anladı. Nene’ye karşı yanlış bir şey söylemedim ama Musaba bana göre daha iyi futbolcu dedim" açıklamasını yaptı.
Ankara Bakan Tunç: "Avukatlık vakarına uygun davranış göstermeyen avukat hakkında soruşturma başlatıldı" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlarla avukatlık mesleğinin vakarına uygun davranış göstermeyen ve İzmir Barosu’na kayıtlı olduğu tespit edilen avukat hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştır" dedi. Adalet Bakanı Tunç sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Avukatlık Kanunu’nun 1. maddesi, avukatlığın kamu hizmeti olduğunu; avukatın ise yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil ettiğini açıkça vurgular. Yargının kurucu unsuru olmanın yüklediği sorumluluk; avukatların yalnızca temsil ettikleri hakkı savunmayı değil, adalete duyulan güveni de güçlendirmeyi gerektirir. Hukukun ciddiyetini zedeleyen, kanun hükümlerini keyfî biçimde yorumlayarak yanlış yönlendirmeye kapı aralayan her tutum; toplumun adalete olan inancına zarar verir" dedi. İzmir Barosu’na kayıtlı bir avukatın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar dolayısıyla hakkında soruşturma başlatıldığını açıklayan Bakan Tunç, "Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi, avukatlık görevinin özen, doğruluk ve onur içinde yürütülmesini; avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun davranmayı ve meslek kurallarına bağlılığı esas alır. Türkiye Barolar Birliği meslek kuralları da aynı doğrultuda; avukatın, mesleğin itibarını zedeleyecek tutum ve davranışlardan kaçınmasını, bu hassasiyeti yalnızca mesleki faaliyetinde değil özel hayatında da gözetmesini gerekli kılar. Sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlarla avukatlık mesleğinin vakarına uygun davranış göstermeyen ve İzmir Barosu’na kayıtlı olduğu tespit edilen avukat hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştır. Avukatlık Kanunu’nun disiplin hükümleri uyarınca ilgili baro tarafından da meslek kurallarına aykırılık teşkil edip etmediği yönünden inceleme ve gerekli değerlendirmeleri yapılmak üzere disiplin süreci başlatılmıştır" ifadelerini kullandı.