SAĞLIK - 29 Eylül 2017 Cuma 12:44

'Türkiye’nin beslenme haritası çıkarılacak'

A
A
A
'Türkiye’nin beslenme haritası çıkarılacak'

Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, ’Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması 2017’ adını verdikleri çalışmanın önemli bir hedefe dönük olduğunu belirterek, "Toplumumuzda ciddi bir şekilde gözlenen giderek artan kilo artışı ve hareket azlığı sorunuyla karşı karşıyayız. Bütün Türkiye’de yapılıyor bu çalışma. Ülkenin tümünde yapılacak ve harita bu şekilde çıkarılacak” dedi.

Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması tanıtım programı kapsamında Yenimahalle Atatürk Aile Sağlığı Merkezini ziyaret etti. Araştırma kapsamında Demircan, ankete katılarak boy ve kilo ölçümü yaptırmasının ardından kan verdi. Ölçümlerde Bakan Demircan’ın boyu 1,86.5, kilosu ise 91,5 kilogram çıktı. Demircan’ın beden kitle endeksi ise 26.1 olarak belirlendi. Daha sonra Bakan Demircan, basın mensuplarına ’Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması’ ile ilgili açıklamalarda bulundu. Önemli bir etkinliğin Ankara’da başlatıldığını belirten Demircan, “Türkiye’de daha önce de iki defa yapılmış olan önemli bir araştırmanın şimdi üçüncüsünü yapıyoruz. Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması 2017 adını verdiğimiz bu çalışma önemli bir hedefe dönük. Toplumumuzda ciddi bir şekilde gözlenen giderek artan kilo artışı ve hareket azlığı sorunuyla karşı karşıyayız.

Bunun doğurmuş olduğu sonuçlar sadece vücuttaki kilo artışıyla sınırlı kalmıyor, zaman içerisinde bu durumun üzerine eklenen gelişen hastalıklarla karşı karşıya bizi bırakıyor. Bunların önemlilerinden bir tanesi diyabet. Maalesef Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında diyabet sıralamasında ikinci sırada. Bu düşündürücü bizim için. Bir uyarı çanlarının çaldığı bir süreç olarak görmemiz lazım bunu. Bununla mücadele etmemiz lazım. Sağlık Bakanlığının temel görevi halkımızın sağlığını korumak ve bozulan sağlık durumunda ise tedavisini sağlamak, rehabilitasyonunu sağlamak. Bu koruyucu sağlık hizmetlerinin önemli bir alanını teşkil edecek bir konu. Çünkü sadece diyabete yönelik kalmıyor, obeziteyle, fazla kiloyla ilgili başka kronik hastalıklarla karşı karşıya kalıyoruz. Bunların toplumumuzun sağlığı üzerindeki olumsuz etkisi toplumun diğer bütün alanlarına da, diğer konulara da yansıyacak konular. Biz aşırı kilo ve obezite ve hareketsizliği bulaşıcı olmayan salgın hastalıklar olarak değerlendirebiliriz. Böyle bir tehlikeyle de mücadele etmemiz gerekir. Araştırmanın amacı toplumumuzun genel beslenme alışkanlıklarını 2010’da yapılan değerlendirmenin üzerine bir kere daha gözden geçirmiş olacağız” şeklinde konuştu.

“BESLENME DURUMUMUZ SÜT, ET GİBİ PROTEİN AĞIRLIKLI OLMUYOR, KARBONHİDRAT AĞIRLIKLI BESLENİYORUZ”

2010 çalışmalarında elde edilen rakamlarla ilgili bilgi veren Demircan, şunları kaydetti:

"Toplumumuzda fazla kilolu yüzde 35, bu büyük bir rakam. Obezite yüzde 30, özellikle hanımefendilerde biraz daha önde görünüyor. Beslenme durumumuz süt, et gibi protein ağırlıklı olmuyor, karbonhidrat ağırlıklı besleniyoruz. Bir de tuza karşı tedbirli değiliz. Tuz tüketiminde de maalesef ülkemiz belli bir rakamı aşıyor. Ekmek, tahıl, meyve tüketiminde ne durumdayız bunları göreceğiz. Bunları elbetteki bilim adamlarımız, Sağlık Bakanlığımız toplumla paylaşacak ve bunun yorumlarını yapacağız. Bunlara karşı çalışmalarımızı yürüteceğiz. Bu araştırmada üç tane soru kağıdımız var. TÜİK aracılığıyla tespit edilmiş araştırmaya dahil olan insanımız geldiğinde bu soruları cevaplayacak. Sorulardan sonra da kilo, boy ölçümü endeksi tespit etmek için ve aynı zamanda kan tahlili alınarak bu kan tahlili aracılığıyla kişinin beslenme ve beslenmesine bağlı olarak laboratuvar sonuçlarını gözden geçirmiş olacağız. Buna bağlı olarak da Türkiye’nin genel bir örneklemesini çıkarmış olacağız. Hacettepe Üniversitemiz, Kalyoncu Üniversitemiz bize bu konuda destek sağlıyor. Sağlık Bakanlığı olarak biz bu işin yürütücüsü olarak sürdürüyoruz. Aynı zamanda bu konudaki en büyük destekçimiz ve pay sahibimiz medya olacak. Medya bu konuyu halkımızda bir kereliğine değil, gerektiği şekilde sürekli bir şekilde paylaşırsa, halkımızın bu konuda uyarılması konusunda gereken desteği sağlarsa biz bu mücadelede önemli bir başarı elde ederiz. Bu toplulumuz ve ülkemiz için de sağlıklı faydalı sonuçlar doğuracaktır.”

“22 BİN KİŞİ ÜZERİNDE YAPILACAK BİR ÇALIŞMA”

Basın mensuplarının sorularını cevaplayan Demircan, bu araştırmanın tüm vatandaşları mı kapsadığı yoksa belli yaş aralığını mı kapsadığı sorusuna, “Bu TÜİK tarafından belirlenen araştırma. 15 yaş üzeri yetişkinlerde yüzde 2 hata payıyla 22 bin kişi üzerinde yapılacak bir çalışma. Elbette teste çocuklar da dahil olacak. Belli oranda çocuklarımızı da bu çalışmanın içine alıyoruz” dedi.

“ÜLKENİN TÜMÜNDE YAPILACAK VE HARİTA BU ŞEKİLDE ÇIKARILACAK”

Pilot uygulama yapıldığını belirten Demircan, “Şimdi bütün Türkiye’de yapılıyor bu çalışma. Ülkenin tümünde yapılacak ve harita bu şekilde çıkarılacak” dedi.

Bakan Demircan, araştırmanın ne zaman biteceğiyle ilgili ise kesin bir tarihin olmadığını ifade etti. 2010’da yapılan çalışmada diyabet oranlarının ne olduğunun sorulması üzerine Demircan, “Yüzde 10-11’e kadar çıkıyor. Bizde bu konuda toplumdaki çalışmalar yeterli olarak tamamlanmış değil. Bu çalışma bize yön verecek. Bunun da katkısı olacak. Ama yüzde 10-11’lik rakam çok yüksek Türkiye için. Avrupa’da ikinci olmamız işin vahametini gösteriyor. Bunu durdurmazsak diyabet karşısında biz sıkıntı içinde kalmış oluruz. Bunu çözmek zorundayız” açıklamasında bulundu.

Pelin Üzek Kılıç - Nurullah Geylani

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Ahlat’ta ‘Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun’ anma programı düzenlendi Eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun vefatının 5. yılında Bitlis’in Ahlat ilçesinde anıldı. Ahlat ilçesinde Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun anısına “Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun” anma programı düzenlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın katkılarıyla Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği tarafından düzenlenen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra konuşma yapan Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu, “Haluk Dursun’un hatırasına sahip çıkan bu anlamlı program dolayısıyla sizlerle beraber olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün ülkemizin yetiştirmiş olduğu mümtaz bir ismi anmak üzere buradayız. Prof.Dr.Haluk Dursun’u ebedi aleme uğurlayalı tam 5 yıl oldu. Van Erciş’te kendi aracıyla seyir halindeyken meydana gelen elim bir trafik kazası sonucu maalesef hocamızı 19 Ağustos 2019 tarihinde kaybettik. Kültür birikimi ve hitabetiyle araştırmayı, bildiğini ve gördüğünü meraklısına aktarmayı seven, hayatını görevine adayan bir bilim insanıydı. Ahmet hocamızı bir kez daha rahmetle, özlemle, şükranla yad ediyorum. Değerli ailesine, dostlarına, mesai arkadaşlarına tekrar başsağlığı diliyorum. Rabbim Haluk hocamızdan razı olsun, mekanı ali olsun. Bu anlamlı buluşmanın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Ardından konuşan AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, “Gerçekten bir ideal, ülkü ve niyet uğruna yola koyulanlardandı Haluk hoca ve bugün bizi burada bir araya getirdi. Bunu da yaparken bir mekan ve bellek ilişkisi kurmaya yönelik en önemli noktalardan birinde Ahlat’ta bizleri buluşturdu. Gerçekten nereden geldik nereye doğru yürüyeceğiz duygusunu bize pekiştirebilecek bir noktada bir araya gelmiş olduk” ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy’da, “Ahlatın maneviyatıyla gençliğin enerjisini bir araya getiren bu tarihi ve bu mukaddes şehirde Kubbet-ül İslam’da sizlerle beraber olmaktan tarihe adanmış, adanmış olduğu bir ülküsünde yol yürürken rahmeti rahmana kavuşmuş değerlerimizi anma vesilesiyle sizlerle olmaktan bende kıvanç duyuyorum. Ahlat’ı anlamak, tanımak ve bu değerler etrafında dertlenen Ahmet Haluk Dursun profili, şahsiyetleri, onun etrafında neşet etmiş yetiştirmiş olduğu gençlerin yeniden filizlenmesine iklim oluşturmaktır. Bizim muradımız ve mefkuremiz budur. Siyasetten de, devlet hayatından da anladığımızda budur, bu olmalıdır. Bu sebepten dolayı bugün bu saatte bu salonu dolduran her bir arkadaşım bu atmosferin bir parçası olmuştur. Bu programın hayat bulmasında dertlenerek Ahmet Haluk Dursun hocanın derdini kendine dert ederek yola çıkıp kamu imkanlarıyla bu iş yürümüyorsa milletle yürüyebiliriz, dernekleşiriz diyerek devletimizin kapısını çalarız diyerek yolculuğa başladı. Bugünün anlamını bir bütün halinde program bitene kadar hissedip yaşayalım” şeklinde konuştu. Bitlis Eren Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Ferit İzci ise, “Bizim medeniyetlerimiz başka medeniyetlere benzemez. Bizim medeniyetlerimiz işte böyle şahsiyetler ve gençler üzerine inşa edilmiş ilelebet varlığını devam ettirecek medeniyetlerdir. Başka medeniyetlerin hayal bile edemeyecekleri zirvelere çıkmış olan ecdadın nesilleriyiz. Hayatını bu şekilde mücadeleyle geçiren başta sayın Ahmet hocamız olmak üzere bu ülkede ve coğrafyada yetişmiş değerlerli şahsiyetlere huzurlarınızda saygıyla ve minnet duyuyorum” dedi. Düzenlenen program hakkında gazetecilere açıklamada bulunan Anadolu Tarih ve Kültür Birliği Derneği Başkanı Doğan Güngör, “Kültür ve Turizm Bakan yardımcısıyken çok sevdiği Ahlat’ı ziyaretinin hemen sonrasında geçirdiği trafik kazasıyla hayatını kaybeden Prof.Dr.Ahmet Haluk Dursun hocayı anmak, Ahlat’ı anlatmak ve gençlerle hemhal olmka için buradayız. Dernek olarak hocamızı anmak üzere yaptığımız ikinci program. İlkini Çanakkale’de yine tarihimizin müstesna mekanlarından birinde, bugünde Ahlat’ta yaptık” dedi. Anma programına katılan Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kızı Nilay Dursun’da duygularını şöyle ifade etti; “Babamın hayatının son yıllarında özellikle çok önem verdiği Anadolu Tarih ve Kültür Birliği projesinin yaşatılıyor olabildiğini görmek gerçekten çok mutluluk verici. Yıllar önce babamın vefatından sonra tanıştığım bu değerli ekiple 5.yılında da bu tarz etkinliklerle bir araya gelmeyi sürdürüyoruz. Babamı anmayı, onun öğretilerini, gençlere aktarmaya çalıştığı bilgileri bir arada tekrar hatırlayarak belki yeni kitlelere aktarmaya çalışıyoruz. Bu gerçekten çok önemli. Dolayısıyla bu etkinliklerde desteği olan herkese çok teşekkür ediyorum.” İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü son sınıf öğrencisi Kenan Toprak Çatkın’da, “Ahlat’a ikinci gelişim. Bundan önce de bir program aracılığıyla gelmiştim. Haluk hoca bizde çok önemli ve derin etkiler bıraktı. Zaten bu etkileri panelimizde de anlatacağız” dedi. Yapılan konuşmaların ardından program Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği Musiki Grubunun Haluk Dursun’un sevdiği müzikleri seslendirmesiyle devam etti. Arından Ahmet Haluk Dursun hocayla anısı olan çeşitli üniversite öğrencilerin paneli ve BEÜ öğretim üyesi Doç.Dr.Hasan Buğrul’un Ahlat’taki tarihi mezar taşları üzerindeki övgü içerikli yazılar adlı sunumuyla program sona erdi. Anma programı sonunda toplu hatıra fotoğrafı çektirildi. Ahlat Halk Eğitimi Merkezi konferans salonunda düzenlenen anma programına Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Bitlis İl Emniyet Müdürü Ortaç Şekeroğlu, Bitlis İl jandarma komutanı Tuğgeneral Eyüp Subaşı, bazı kurum amirleri, çok sayıda akademisyen, yazar, eğitimci ve öğrenci katıldı. Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kaza sonucu vefatı 2019 yılında Malazgirt Zaferi’nin 948. yıl dönümü etkinlikleri öncesi Ahlat’ta gezi ve incelemelerde buluna merhum Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, buradaki incelemeleri sonrası kara yoluyla Van’a hareket etmişti. Dursun’un içinde bulunduğu araç, Erciş’in Bayramlı Mahallesi yakınlarında kaza yapmış, kazada Ahmet Haluk Dursun hayatını kaybetmişti.
Antalya Otomobil su kanalına uçtu: Öldüğü düşünülen sürücünün yüzerek kaçtığı ortaya çıktı Antalya’da kontrolden çıkıp su kanalına uçan otomobildeki sürücü, kanaldan yüzerek çıkıp olay yerinden kaçtı. Aracın yaklaşık 1 buçuk ay önce satışını yapıp devrinin henüz alınmadığını belirten ruhsat sahibi kadın ise olay yerine geldiğindeki ilk sözü, “Allah’tan içinde kimse yok” oldu. Kazanın görgü şahidi bir genç ise, “Sürücü çok paniklemişti, yüzerek kanaldan çıktı, ardından kaçtı” dedi. Kaza, saat 22.00 sıralarında Kepez ilçesine bağlı Göksu Mahallesi’ndeki Nene Hatun Caddesi ile İbn-i Sinan Sokak kesişiminde meydana geldi. Henüz sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 16 LUB 73 plakalı otomobilin önce kaldırıma çarpıp ardından su kanalına uçtuğunu görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarın ardından olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Belirtilen adrese gelen itfaiye ekipleri, araçta yaptıkları kontrolde herhangi bir kişinin olmadığını tespit etti. Bunun üzerine görgü şahitlerinin ifadesine başvuran polis, sürücünün araçtan çıktıktan sonra yüzerek kanaldan çıktığını ve ardından panikleyerek kaçtığını belirledi. Trafik polisinin araç plakasından yaptığı sorgulamada, aracın Gülfer Hanedar adına kayıtlı olduğu belirlendi. “Arabayı sattım, parasını aldım ama devrini almadı” Ekiplerin haber vermesiyle kaza yerine gelen Hanedar, aracı Halil isminde bir galerice yaklaşık 1 buçuk ay önce sattığını, parasını almasına rağmen karşı tarafın devrini henüz üzerine almadığını söyledi. Gazetecilere de açıklamada bulunan Hanedar, “Arabayı satmıştım, parasını aldım ancak devrini henüz üzerine almadı. Kaza olunca beni aradılar. Allah’tan içinde kimse yok, ona sevindik. Galericiye satmıştım. Onun sürüp sürmediği de belli değil, ulaşamıyorum da” diye konuştu. Kazayı görenlerden Musa Kont isimli genç ise “Araba aniden fren yaptı ve kanala uçtuktan sonra sürücü yüzerek çıktı. Adam çok panik yapıyordu, sakinleştirmeye çalıştık ama kaçtı gitti” dedi. Polis ekipleri sürücüyü bulmak için çalışma başlatırken, araç çekiciyle su kanalından çıkartılarak otoparka götürüldü.