ÇEVRE - 21 Haziran 2013 Cuma 12:32

Türkiye'nin en büyük yer altı barajı

A
A
A
Türkiye'nin en büyük yer altı barajı

Başkentlilerin sağlıklı, kaliteli ve tertemiz içme suyu tüketebilmeleri için yıllardır örnek çalışmalara imza atan Büyükşehir Belediyesi, Elmadağ ilçesinin uzun yıllardır süren su sorununu çözüme kavuşturdu ve ülkenin en büyük yer altı barajıyla yine bir ilke imza attı.

Elmadağ’ın içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayacak olan barajın yarısının yerin 14 metre altında inşa edildiğini kaydeden Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, “Yapım aşaması tamamlanan ve şu anda dolu olan barajımız 2,5 milyon metreküp su tutma rezervine sahip ve Türkiye’nin içme suyu temini amaçlı en büyük kapasiteli yeraltı barajıdır. ASKİ’nin kendi imkanlarıyla yaptığı bu baraj, Kargalı Deresi’nden gelen suyu depoluyor” dedi.

Daha önce Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen çeşitli yatırımlarla su sorunu büyük ölçüde çözülen Elmadağ’a, şimdi de Türkiye’nin içme suyu temini amaçlı en büyük kapasiteli yer altı barajını inşa ettiklerini kaydeden Gökçek, barajın suyu yer altında depolayacağını ifade etti. Gökçek, barajın hizmet aşamalarını ise şöyle anlattı:

“Yurtdışında gelişmiş ülkelerde kullanılan yer altı barajı Türkiye’de sınırlı sayıda bulunuyor. Yaptığımız bu çalışmayla yerin 14 metre altında Kargalı Deresi’nin suyunu tutacağız. Su yer altında toprak gözenekleri içerisinde tutulduğundan, suyun buharlaşma düzeyi oldukça düşük oluyor. Ayrıca su toprağın içerisinde süzülerek baraja ulaştığı için kalitesi daha yüksek oluyor. 2,5 milyon metreküplük bu barajımızdaki su, barajın ilerisine inşa ettiğimiz 2 bin 500 metreküplük bir su deposuna, oradan da pompalarla Elmadağ merkezdeki 1200 metreküplük İsmetpaşa Su Deposu’na aktarılıyor. Oradan da yaklaşık 10 mahalleye su temini sağlıyor. Suyun barajdan itibaren katedeceği hat uzunluğu ise toplam 6 bin 389 metre.”

Dağıtım hattında bulunan Kemalpaşa, Gümüşpala, Yenimahalle, Yenipınar, Üçevler mahallelerinin tamamının, Yenidoğan, Yenice, Taplıca ve İsmetpaşa mahallelerinin de bir kısmının suya kavuştuğu müjdesini veren Gökçek, “Daha sonra yapacağımız ilavelerle diğer mahallelerin de bu sudan yararlanmasını sağlayacağız” dedi.

DÜŞÜK MALİYETLİ, UZUN ÖMÜRLÜ VE ENERJİ CİMRİSİ BARAJ

Yer altı barajlarının ömrünün uzun ve maliyetinin daha düşük olduğunu da ifade eden Başkan Gökçek, “Yer üstüne inşa edilen klasik barajlara oranla altıda bir oranında daha düşük maliyete gerçekleştirdiğimiz baraj inşaatı yapılmadan önce Elmadağ ilçesi, 30 kilometre uzaklıktaki mevcut kuyulardan pompalar yardımıyla 500 metre yukarı basılarak suyuna kavuşuyordu. Bu da çok büyük enerji sarfiyatına neden oluyordu. Yer altı barajını yapmamızın ardından şimdi Elmadağ’ın eski pompa sistemi devreden çıkarıldı ve elektrik enerjisinden de yıllık 1,5 milyon TL miktarında tasarruf sağlanması için düğmeye basıldı. Cazibe hatlarıyla su temini sağlayan yeni yeraltı barajıyla hem yatırımdan hem de işletmeden büyük ölçüde tasarruf sağladık” diye konuştu.

Yaklaşık bir yıl gibi kısa bir sürede inşaatı tamamlanan barajın Elmadağlılara hayırlı olması temennisinde bulunan Başkan Gökçek, “Büyükşehir Belediyesi olarak yaptığımız su temin çalışmaları ile hem Başkent Ankaramızın suyunu garanti altına alıyoruz hem de Başkentlilerimizin sağlıklı, temiz ve kaliteli suya kavuşmasını sağlıyoruz” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Uzmanı açıkladı: "Oruç tutmak vücudu dinlendirip birçok fayda sağlıyor" Sivas Medicana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, iftar ve sahurda aşırıya kaçılmaması halinde orucun vücutta toparlanma ve dinlenme etkisi oluşturduğunu vurgulayarak, oruç tutmanın sindirim sistemini rahatlattığını ifade etti. Ramazan ayıyla birlikte oruç ibadeti devam ederken, değişen beslenme düzeninin insan sağlığına etkileri de dikkat çekiyor. Gün boyu süren açlığın ardından yapılan sahur ve iftar öğünlerinin dengeli ve ölçülü tüketilmesi, vücudun dinlenme sürecine girmesine katkı sağlıyor. Bu süreçte sindirim sisteminin çalışma temposu düşerken, mide ve diğer organların daha az zorlanmasıyla birlikte bünyenin kendini toparlama imkânı buluyor. Ramazan döneminde abur cubur tüketiminin azalması ve gereksiz kalori alımının düşmesi, özellikle sindirim organlarının daha sakin çalışmasına imkan tanıyor. İftar ve sahurda aşırı ve hızlı yemek tüketilmemesi halinde bu olumlu etkinin daha belirgin hale geliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, oruç tutun bir bünyenin kendini dinlemeye aldığını söyleyerek, "Bu ayda zararlı şeylerden uzak duruyoruz ve gereksiz yere kalori almıyoruz. Oruç tutmanın bu iyi yönlerinden faydalanarak, iftarda ve sahurda da vücuda aşırı yüklenmeyi yapmazsak vücudumuz dinlenme haline geçer" dedi. "Midenin en güzel dinlendiği ay, Ramazan ayıdır" Gerektiği gibi oruç tutulduğunda insan vücuduna faydası olduğunu söyleyen İbrahim Emre Kurtça, "Ramazan ayında abur cubur tarzı yiyeceklerin yenmesi azalıyor. Bu ayda böyle şeylerden uzak duruyoruz ve gereksiz yere kalori almıyoruz. Oruç tutmanın bu iyi yönlerinden faydalanarak, iftarda ve sahurda da vücuda aşırı yüklenmeyi yapmazsak vücudumuz dinlenme haline geçer. Herhangi bir yerimiz sakatlandığı zaman kendimizi dinlenmeye alıyoruz. Bizimde midemizin en güzel dinlendiği ay, Ramazan ayıdır. Eğer biz kurallara uyarak oruç tutarsak ve sağlık uzmanlarının verdiği önerilere uyduğumuz zaman bu durum bizim hem bağırsaklarımız, pankreasımız ve midemiz açısından da dinlenmemizi sağlamaktadır. Gerektiği gibi oruç tutarsak bize faydaları daha çok olur. Oruç tutmadan önce herhangi bir rahatsızlığımız varsa doktor görüşü alınmalıdır. Eğer mide ve şeker gibi çeşitli rahatsızlıklar varsa uzman görüşü alınmalıdır. Oruç tutacağız diye sağlığımızdan olmamalıyız" dedi.
Erzurum Rektör Hacımüftüoğlu öğrencilerle iftar sofrasında buluştu Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Ramazan ayı dolayısıyla üniversite öğrencileriyle düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Merkezi yemekhanede gerçekleştirilen ve yoğun katılımın olduğu programda birlik, beraberlik ve dayanışma vurgusu ön plana çıktı. Rektör Yardımcıları ve birim yöneticilerinin de yer aldığı iftar programında konuşan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Ramazan ayının manevi atmosferinde öğrencilerle aynı sofrayı paylaşmanın kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını belirterek: "Bu müstesna Ramazan sofrasında sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu bereketli ayın manevi ikliminde aynı sofrayı paylaşmak, gönül birlikteliğimizi daha da güçlendirmektedir" ifadelerini kullandı. Öğrencilerin üniversite yönetimi için büyük bir emanet olduğunu vurgulayan Hacımüftüoğlu: Atatürk Üniversitesinin öğrenci odaklı yaklaşımına dikkat çekti. "Sizler bizlere en başta ailelerinizin emanetisiniz. Güvenliğiniz, huzurunuz ve mutluluğunuz; alacağınız akademik eğitim kadar bizim için kıymetlidir" diyen Hacımüftüoğlu, üniversite olarak yalnızca akademik başarıyı değil; öğrencilerin sportif, sanatsal ve kültürel alanlarda da çok yönlü gelişimini önemsediklerini ifade ederek tüm birimlerin öğrencilerin ihtiyaç ve taleplerini karşılamak üzere her zaman hazır olduğunu belirtti. Rektör Hacımüftüoğlu: "Yeter ki bir fikriniz, bir hayaliniz, bir projeniz olsun. Bizler her zaman yanınızdayız" Program kapsamında öğrencilerin istihdamına yönelik çalışmalara da değinen Rektör Hacımüftüoğlu, İŞKUR programı çerçevesinde yaklaşık 4 bin öğrencinin üniversitenin çeşitli birimlerinde çalışma imkânı bulduğunu hatırlatarak, önümüzdeki yıl bu sayıyı artırmayı hedeflediklerini kaydetti. Öğrencilerin hem eğitim hayatlarını sürdürürken hem de çalışma deneyimi kazanmalarının önemine işaret eden Hacımüftüoğlu, bu uygulamanın gençlerin mesleki gelişimine önemli katkı sunduğunu dile getirdi. Teknoloji ve inovasyon alanındaki çalışmalara da özel bir parantez açan Hacımüftüoğlu, özellikle Teknofest ruhunun üniversite bünyesinde güçlü bir şekilde yaşatıldığını belirtti. Yerli ve millî teknoloji hamlesine katkı sunan tüm öğrenci projelerinin bilimsel araştırma projeleri kapsamında desteklendiğini vurgulayan Hacımüftüoğlu: "Yeter ki bir fikriniz, bir hayaliniz, bir projeniz olsun. Bizler her zaman yanınızdayız" dedi. Program, yapılan duaların ardından sona ererken Rektör Hacımüftüoğlu, "Bu mübarek günde birlik ve beraberliğimizi pekiştiren bu ulvi sofrada sizlerle buluşmaktan bir kez daha mutluluk duyuyorum. Hepinize hayırlı Ramazanlar diliyorum. Ailelerinize selam ve dualarımı iletmeyi unutmayın" sözleriyle öğrencilerin Ramazan ayını tebrik etti.
Diyarbakır Diyarbakır’da günlük tatlı tüketimi tonları aştı: İşletmeler üç vardiyaya geçti Diyarbakır’da Ramazan ayında 3-4 katına çıkan tatlı tüketimine yetişmek için işletmeler üç vardiya çalışıyor. Hacıbaba Pastaneleri, Ramazan ayında talebi karşılamak için üç vardiya tatlı üretimini sürdürüyor. İndirimli ürünler ve Ramazan ayının yoğunluğu ile satışlar 3-4 katına çıktı. Yaklaşık 70 tatlı ustasını daha firma bünyesine katan Hacıbaba Pastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Elaldı, satışların artmasının orantısal olarak istihdamın da artmasına sebep olduğunu belirterek, mutlu olduğunu dile getirdi. Elaldı, 40 yıllık bir firma olduklarını ve temel ilkelerinin ’’en iyisi, en ucuza’ olduğunu söyledi. Elaldı, "O yüzden 5-6 aydır yaptığımız kampanya ile beraber piyasaya tatlı sunduk. Bu vesileyle herkesin evine tatlı girmesini istedik. Ramazan ayında yoğunluk var. Normalde iki vardiya olan çalışmamızı üç vardiya çıkardık. Amacımız tüm evlere tatlı girsin. Bunun için yetiştirmeye çalışıyoruz" dedi. Kampanya vesilesiyle diğer rakiplerinin küçüldüğünü fakat kendilerinin daha da büyüdüğünü aktaran Elaldı, şu ifadeleri kullandı: ’’İstihdam adına çok faydalı oldu. Son 3-5 ayda biz 50-60 personel işe aldık. Ramazan ayı geldi yine bir yoğunluk oluştu. Bu vesileyle bu kez 15-20 kişi daha işe aldık üçüncü vardiyayı oluşturmak için. Türkiye’deki tatlıcılar genelde Ramazan ayında zam yapmazlar. 40 yıldır bu işin içerisindeyim. Ramazan ayında veya bayramda zam yapmadık, yapmayacağız. Kendini bilmez fırsatçılar olabilir. Bayram ağzı zammı, Ramazan ayı zammı, bazı fırsatçılar hariç ülke genelinde olmaz. Bizim bu kampanyalarımız sadece Diyarbakır ya da güneydoğuda değil. İstanbul’da da 8 tane şubemiz var. İstanbul’da da aynı kampanyalar devam ediyor ve çok yoğun ilgi görüyor. Yoğun ilgiye yetişmeye çalışıyoruz. 7 gün 24 saat imalatımız durmadan çalışıyor. Her eve, her sofraya Hacıbaba Pastaneleri mutlaka misafir olacaktır diye bu büyük kampanyayı başlattık." Günlük 1 buçuk ton üretim Baklava ustası Ali Kaya, Ramazan ayının başından bugüne kadar günlük 1 buçuk tonu aşan bir üretimlerinin olduğunu söyledi. Kaya, "Ramazan ayı boyunca baklavada 45-50 ton, kadayıf ve diğer çeşitleri de eklersek bu 80 tonu bulacak gibi duruyor. Bayram için şimdiden siparişler alıyoruz. Şu ana kadar sadece baklava birimi olarak aldığımız siparişler toplam 35-40 tona yaklaştı. İndirimde olan ürünlerimiz var. Talep de çok fazla oluyor. O nedenle üç vardiya sistemine geçtik. Eleman sayısı da yükseldi. Yani istihdama da neden oldu bu sirkülasyon. Siparişleri yetiştirmeye çalışıyoruz. Şu an genel olarak soğuk baklavamız zaten sürekli revaçta olan bir ürünümüz. Cevizlilerden de indirimde olan ürünlerimiz var. Hem indirimli ürünler hem de Ramazan ayı işlerimizi 3-4 kat artırdı diyebiliriz’’ diye konuştu.