GÜNDEM - 26 Temmuz 2012 Perşembe 15:55

Türkiye'nin 'yeni' yüzleri bir arada

A
A
A
Türkiye'nin 'yeni' yüzleri bir arada

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hastanesi'nde Türkiye'nin dördüncü yüz nakli olarak literatüre geçen 35 yaşındaki Turan Çolak, ilk kez basının karşısına çıktı. Çolak, yüzünü ilk gördüğünde donup kaldığını belirterek, hayatının bundan sonra daha iyi olacağını söyledi.

ÇAĞDAŞ YILDIRIM-İSA AKAR
ANTALYA


Türkiye’nin dördüncü yüz nakli yapılan hastası olma özeliğini taşıyan 34 yaşındaki Turan Çolak, ameliyatının üstünden geçen 72 günlük sürenin ardından ilk kez basın mensuplarının karşısına çıktı. AÜ Hastanesi B Blok Mor Salon’da düzenlenen basın toplantısına Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı'nda görevli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan, Yrd. Doç. Dr. Özlenen Özkan, Mikrocerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Ferit Demirkan, Mikrocerrahi Derneği Yönetim Kurulu üyeleri Prof. Dr. Sühan Ayhan ve Prof. Dr. Murat Topalan, Ruh Sağlığı ve Psikayatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Geçici ile Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi'de görevli Uzman Dr. Ahmet Duymaz katıldı. Toplantıyı Türkiye'nin ilk yüz nakli olan Uğur Acar, basın mensuplarının bulunduğu bölümden takip etti.

Prof. Dr. Ömer Özkan, AÜ olarak mutlu günlerden daha birini yaşadıklarını ifade ederek, “Bu ameliyata burada olan ve olamayan birçok arkadaşımız katkıda bulundu. Bugün Turan Çolak'ın naklinde 65. gündeyiz. Biraz temkinli davrandık. Oldukça sorunsuz şekilde bu dönemi atlattık, en ufak sorun yok. Önümüzdeki 3-4 ay içinde Turan'ın yüzünün motor aktiviteleri, yani yüz hareketleri başlayacak. O zaman daha da mutlu olacağız" diye konuştu.

Prof. Dr. Özkan şöyle devam etti:

“Çolak’ın gözyaşı aksın diye göz kapaklarına müdahale edeceğiz. Açma kapamasında müdahale yok. Ama tam olarak açıp kapatmasını 6. aydan itibaren bekliyoruz. Haftaya taburcu edeceğiz. Göz kapağına müdahale ettik. Gözünü açıp kapamasını bizim dengelememiz gerekiyor. Göz kaslarına sinir hareketler geldiği zaman gözlerindeki dışa dönmeleri ayarlayacağız. His gelmeye başladı. Bunlar subjektif.”

Prof. Dr. Özkan, yüz naklinde listeyi geniş tutmadıklarını, 3 kişi ile sınırlandırdıklarını da sözlerine ekledi.

“YÜZÜME İLK BAKTIĞIMDA DONDUM KALDIM”

Basın toplantısında yüzünü sık sık kağıt mendille silen Turan Çolak, “Ömer hocama teşekkür ediyorum. Bir de bu yüzü bağışlayan aileye teşekkür ediyorum. Benim için her şey değişti. Daha önce hayatımı yaşamış gibi bir şeyim yoktu. Sorunlarım oldu. Ben gerçekten çok mutlu oldum. Aynaya baktığımda dondum kaldım. Bu kadar güzel olacağını bilmiyordum. Annem, babam da beni gördüğünde şaşırdı. Gerçekten çok güzel, beğendim. Yüzümü ilk gördüğüm andan itibaren çok mutluyum. Hayatımda çok değişiklik oldu. Ama daha da güzel olacağını düşünüyorum. Hocalarım çok ilgileniyor. Her gün kontrol ediyorlar. Yüzümün güzel olması için ellerinden geleni yaptılar” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti de ifade eden Çolak, “Yeni yüzümle ilk çıktığımda aileye teşekkür ve baş sağlığı ziyareti yapmak istiyorum. Uğur'un basın toplantısında, hissediyordum, yüz nakli olacağım için umutluydum. Bu kadar erken olacağını düşünmüyordum. Şansım iyi ilerledi ve oldum. Çok mutluyum” ifadelerini kullandı.
Daha sonra toplantıyı takip eden Uğur Acar da Turan Çolak’ın yanına davet edildi. Yüz nakli yapılan iki hastada baş parmaklarını havaya kaldırarak, ‘İşlem tamam’ işareti yaptı.

UĞUR ACAR, ÇOLAK’A DESTEK OLACAK

Turan Çolak’a destek olan Uğur Acar, Türkiye’nin ilk yüz nakli yapılan hastası olduğu için mutlu olduğunu belirterek, “Türkiye’de üç hasta daha yüz nakli oldu. Aynı hastanede Turan’la olduğum için mutluyum. Kendisine her türlü yardımı edeceğim. Sorunu olursa, ihtiyacı olursa yardım edeceğim. Kendisi de bu nedenle çok mutlu. Kendisi için de gurur verici olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

Uğur Acar, Turan Çolak’ın ameliyatının daha geniş olduğunu söyleyerek, “Turan’ın yüzü güzel olmuş, beğendim. Zamanla çok daha iyi olacak” dedi.

AÜ Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe ise, 25 Eylül 2010 tarihinde Akdeniz Üniversitesi’nin Türkiye'de ilk çift kol naklini yaparak kompozit doku naklinde yeni bir dönem başlattığını söyledi. Bu durumun gözlerin Türkiye'de kompozit doku nakline çevrilmesine neden olduğunun altını çizen Rektör Kurtcephe, "Türkiye'de ilk defa yüz naklini yapan AÜ olmuştu. Şu an karşınızda AÜ tarafından yapılan yüz nakillerinin kahramanı Turan Çolak ve bu başarılı operasyona katkı sağlayan ekip ile hocalarımız var" şeklinde konuştu.

Mikrocerrrahi Derneği Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. Murat Topalan ise, karşılarında dünyada yapılan en geniş çaplı transplantasyonlardan birini gördüklerini belirterek, "Bu konuda çok mutluyuz. Bu iş Türk tıbbının, plastik cerrahinin ve ülkemizin başarısıdır. Bu anlamda başta rektör olmak üzere Ömer Özkan ve ekibini kutluyorum. Gerçekten çok iyi bir sonuç oldu" dedi.
Prof. Dr. Topalan, Türk tıbbının ilerlemesi için bu tür başarılı operasyonların bir fırsat olduğunun altını çizerek, "Turan Çolak ta bu işlere en güzel örneklerden birisidir. Turan gerçekten yüz nakli açısından iyi bir örnek. En iyi sonuçlardan bir tanesidir. Bu grubun bir parçası olmaktan gurur duyuyorum. Burada da bir sinerji ve birlikte çalışmanın kıvancını paylaşıyorum" diye konuştu.
Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Koray Coşkunfırat, ekipleri ile bu operasyonu heyecan ve şevkle gerçekleştirdiklerini belirterek, "Sonucun böyle olması bizi mutlu ediyor. Artık yüz naklinde dünyanın en güzel örneklerinden birine sahibiz" dedi.

AÜ Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Geçici ise, çok kaliteli ve çok yetenekli bir ekibin içinde olmanın gurur verici olduğuna değinerek, “Bu işler üniversitemiz ve ülkemiz adına güzel işler. Hastaların başlangıcı ve sonrası adına bizi mutlu eden sonuçlar var. Hastamız çok fazla ihtiyaç duymayacak derecede hayatlarını güzel bir şekilde yönlendirebiliyorlar. Ekibe teşekkür ediyorum” dedi.

Mikrocerrahi Derneği Başkanı Prof. Ferit Demirkan, Turan Çolak'ın yüz nakli en geniş yapılan transplantasyonlardan birisi olduğunu kaydederek, “AÜ başarılı şekilde yaptığı nakillerle camiada yüzümüzü güldürüyor. Ekibi tebrik ediyorum. Bu başarılar bizi dünya çapında önemli bir yere getirdi. Bu ameliyatların devam etmesi ile istekli olan diğer hastalar açısından da güzel örnekler olacak" ifadelerini kullandı.

Turan Çolak, 22 Şubat 2012 tarihinde Uğur Acar'ın ilk kez basının karşısına çıktığı toplantıyı takip etmiş ve burada ''Ben de Uğur gibi yüz nakli olmak istiyorum'' sözleri ile gündeme gelmişti. Turan Çolak'ın 15 Mayıs'ta gerçekleştirilen yüz nakli ameliyatında 73 gün geride kaldı. Uşak'ta intihar sonucu hayatını kaybeden 19 yaşındaki lise öğrencisi Tevfik Yılmaz'ın yüzü 15 Mayıs’ta Turan Çolak'a başarılı bir operasyonla nakledildi. Turan Çolak’ın haftaya taburcu edileceği bildirildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya El emeği eserler beğenildi Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde üç yıl önce bir hayalle yola çıkan Şerife Çelik Sanat Atölyesi, Bedesten AVM’de açtığı stantla kursiyerlerinin el emeği eserlerini görücüye çıkardı. Tavşanlı ilçesinde sanatseverler anlamlı bir sergide buluştu. Şerife Çelik Sanat Atölyesi bünyesinde eğitim alan kursiyerlerin uzun süren çalışmaları neticesinde ortaya koydukları eserler, Bedesten AVM’de düzenlenen sergiyle vatandaşların beğenisine sunuldu. İki gün boyunca açık kalan sergi, sanatseverlerden tam not aldı. Serginin açılışında konuşan atölye kurucusu Şerife Çelik, sanat yolculuğuna üç yıl önce büyük bir hayalle başladıklarını ifade etti. Başarının tesadüf olmadığını vurgulayan Çelik, "Üç yıl önce bir hayalimiz vardı ve bu yola çıktık. Ancak hiçbir hayalin sihirle gerçekleşmeyeceğinin, gerçekten büyük bir çaba gerektirdiğinin farkındaydık. Biz de çok çalıştık, pes etmeden emek verdik" dedi. Atölyenin yakaladığı başarının bir ekip işi olduğunu belirten Şerife Çelik, eğitmen kadrosuna ve kursiyerlerine teşekkür etti. Çelik, "Arkamızda gerçekten güçlü bir ordumuzun olduğunu söyleyebilirim. Hocalarımızla birlikte çok güzel ve özel işler yaptığımıza inanıyorum. Bugün burada sergilenen eserler, o disiplinli çalışmanın ve sanat aşkının bir meyvesidir" ifadelerini kullandı. Bedesten AVM’de kurulan stantta sergilenen tablolar ve el sanatı ürünleri, ziyaretçiler tarafından büyük bir ilgi ve beğeniyle karşılandı. Kursiyerlerin heyecanına ortak olan vatandaşlar, Tavşanlı’daki sanat faaliyetlerinin bu denli kaliteli bir boyuta ulaşmasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler. İki gün süren etkinlik, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle son buldu.
Bursa Kışla birlikte gelen göz enfeksiyonlarına dikkat Kış aylarında gribal enfeksiyonların artmasına paralel olarak göz hastalıklarında da artış görülürken, uzmanlar vatandaşları bu konuda dikkatli olma konusunda uyardı. Kış aylarında sık karşılaşılan göz problemleri konusunda bilgi veren Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Hastalarımıza kış aylarında rahatsızlık veren sorunlardan biri de göz kuruluğudur. Kışın havalar yağışlı ve karlı geçmesine rağmen nem oranı düşük olduğundan hava oldukça kurudur. Ayrıca kış boyunca yanan kaloriferler, çalışan klimalar yeterince havalandırılmayan kapalı ortamlar bu etkilerin daha da artmasına yol açar. Özellikle uzun süre bilgisayar karşısında çalışan meslek grupları kuru göz rahatsızlığı açısından risk altındadırlar. Çünkü uzun süreli konsantrasyon gerektiren durumlarda insanlardaki mevcut göz kırpma sayısı azalmakta ve gözler daha çabuk kurumaktadır. Gözlerde batma, sulanma ve kızarıklık şeklinde kendini gösteren göz kuruluğunda, hastalara önerilerimiz, çalışılan ortamın nemlendirilmesi, bilgisayar karşısında daha sık göz kırpma ve göz hekiminin önereceği gözyaşı damlalarının kullanılması şeklindedir" dedi. Bir diğer problemin de gözde sulanma, kızarıklık, çapaklanma ile başlayan konjonktivitler olarak adlandırılan sorun olduğunu ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Kış aylarında virüslere bağlı hastalıkların artmasına paralel olarak özellikle gribal enfeksiyonların artış gösterdiği dönemlerde viralkonjonktivitin görülme sıklığı artmaktadır. Toplu yaşam alanları bu açıdan risk altındadır. Hastalık gözde kızarıklık, sulanma, çapaklanma ve ışığa karşı hassasiyet artışı şeklinde şikayetlere neden olur. Genellikle tek gözde başlayıp daha sonra diğer gözde de şikayetler ortaya çıkar. Gözün kornea dediğimiz saydam tabakasını tutarak görme azalması yapabileceğinden en kısa zamanda bir göz hekimine başvurmak gerekir. Hastalıktan korunmak için özellikle gözlerin çok ovulup kaşınmamasına, başkasına ait havlu, makyaj malzemesi ve benzeri şahsi eşyaların kullanılmamasına, bu tür hastalık belirtileri olan kişilerle yakın temastan kaçınılmasına ve el hijyenine dikkat edilmesi gerekir" diye konuştu. Ultraviyole ışınlarının da göz açısından riskleri olduğunu belirten İpçioğlu, "Kış aylarında sıcaklığın az olması, ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerinin de daha az olduğu anlamına gelmiyor. Kışın karların oluşturduğu parlama ve yansımalar bu etkileri daha da arttırmaktadır. Bu nedenle dışarıda uzun süre vakit harcama eğiliminde olan çocuklar, açık havada çalışan işçiler ve kar sporu yapanlar risk altındadır. Yaşa bağlı katarakt, yaşa bağlı makula dejeneresansı, pterjium, ve göz çevresi cilt kanserleri güneş ışığına bağlı göz hastalıklarından bazılarıdır" şeklinde konuştu.