GÜNDEM - 24 Aralık 2015 Perşembe 12:22

Türkiye'yi ayağa kaldıran o görüntülerin ardından Kayseri Valisi İHA'yı suçladı

A
A
A
Türkiye'yi ayağa kaldıran o görüntülerin ardından Kayseri Valisi İHA'yı suçladı

Vali Orhan Düzgün yaptığı basın açıklamasında, Türkiye’yi sarsan üvey anne dehşeti haberini servis eden İhlas Haber Ajansına (İHA) suç duyurusunda bulunduklarını söyledi.

Türkiye’yi sarsan üvey anne dehşeti ile ilgili soru sorulması üzerine konuşan Vali Orhan Düzgün, “Bu olay Şubat ayında gerçekleşti. Tabi olayı ilk duyduğumuzda bana görüntüler anlatıldığında ben izlemek dahi istemedim. Çünkü gerçekten çok vahşi bir muamele. Bu geçen süreç içerisinde de bu olayı gerçekleştiren üvey anne yargılandı ve mahkememizden 46 yıl cezaya mahkum oldu. Bizde olayın hemen akabinde 2 çocuğa hem psikolojik destek hem de tıbbi destek sağlanması bakımından gerekli tedbirleri aldık. Çocuğumuz 2 aylık bir süre zarfında bir tedaviye tabi tutuldu ve şuanda sağlıklı. Kendi babasıyla işte teyzesi, babaannesi gibi akrabalarının yanında kalıyor. Yani şuanda sağlıklılar. Psikolojik desteğimiz zaman zaman devam ediyor. Şuanda o ağır durumu atlattılar diyebiliriz” diye konuştu. 

‘Görüntülerin yayınlanması ile ilgili bir çalışmanız oldu mu?’ sorusunu yanıtlayan Düzgün, “Görüntülerin yayınlanması tabi çok üzüntü verici. Bu görüntüleri servis edenlerle ilgili Cumhuriyet Başsavcılığımıza suç duyurusunda bulunduk. Tabi baba da bundan son derece rahatsız. Tabi bunların basında yer alması olumsuz olarak nitelendirebiliriz. Onun için bunları servis edenlerle ilgili gerekli adli tahkikatın başlatılması için talepte bulunduk. Cumhuriyet Başsavcımızla az önce de konuştuk. Konuyu takip ediyorlar. Tabi basın kuruluşlarımızın da bu tür olumsuz görüntüleri bir basın sorumluluğu içerisinde yayınlamamasını arzu ediyoruz. Zaten görüntülere yasak gelmesi ile ilgili de muhtemelen mahkeme bugün bir karar verecek” şeklinde konuştu .

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Oğlunun gözü önünde anneyi öldüresiye dövdüler: "’Küfür etmeyin’ dedik diye bu hale geldim" Kocaeli’nin İzmit ilçesinde bayram günü gittikleri kafede küfür eden grubu uyaran anne ve oğlu feci şekilde darbedildi. Şahısların tekme ve yumruklarına maruz kalarak tanınmaz hale gelen ve yüzünde çok sayıda kırık oluşan 39 yaşındaki Meryem Yıldırım tedavi altına alınırken, yaşananlar da kameraya yansıdı. Dehşet anlarını anlatan Yıldırım, "İnsan olan yapamaz bunu" dedi. Olay, Ramazan Bayramı’nın birinci günü İzmit’teki bir kafede meydana geldi. Meryem Yıldırım (39) ve oğlu Talha Kaan İzal (21), vakit geçirmek için mekana gitti. İddiaya göre, kafe önünde bir şahsın darbedildiğini gören Yıldırım, bu kişiye yardım etmek amacıyla onu içeriye çağırdı. Bu sırada şahsı darbeden grup da kafeye girerek küfür etmeye başladı. Talha Kaan İzal’ın, gruptakileri "Burada kadınlar var, küfür etmeyin" şeklinde uyarması üzerine arbede çıktı. Gözü dönmüş grubun saldırısına uğrayan anne ve oğlu darbedildi. Yüzüne ve vücuduna aldığı tekmelerle ağır yaralanan anne Meryem Yıldırım, kanlar içinde kaldı. Oğlu tarafından çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan kadının yüzünde çok sayıda kırık ve kaburgasında çatlak tespit edildi. Olayın ardından şahıslar gözaltına alındı. Saldırı anı kameraya yansıdı Anne ve oğlunun olay günü kafede saldırı öncesinde birlikte geçirdikleri mutlu anlardan geriye çektirdikleri fotoğraf ve videolar kalırken, feci darp olayının anları çevredeki vatandaşların cep telefonu kameralarına yansıdı. Kaydedilen görüntülerde, şüphelilerin öfkeli tavırları, küfür ve hakaretler savurdukları ve aralarından bir kadının bardak fırlattığı anlar yer aldı. "Tek hatırladığım yere düşüş anım" Hastanede tedavisi süren ve yüzünde kalıcı hasar oluşma riski bulunan Meryem Yıldırım, yaşadığı dehşet anlarını İHA’ya anlattı. Olaya sadece insani bir tepki verdiklerini belirten Yıldırım, şunları kaydetti: "Darp edilen garsona ’içeri gel’ dedim. O sırada benim oğlum da yanımdaydı. Döven kişi peşinden geldi. Küfür etti. Oğlum ’küfür etme, kadınlar var’ dedi. Benim oğluma saldırdı. Mekanın sahibi Uğur bey oğluma tekme attı. Ben de dışarı çıktım, oğlumu dövmeye başladılar ve duramadım. Kürşat bey tekme attı yüzüme, Emrah bey vücudumun her yerine tekme attı. Komple yüzümde kırk var şu an. Orası kalabalıktı. Tek hatırladığım yere düşüş anım ve yüzüme tekme atan suratı unutamıyorum. Şu anda da tehdit ediliyorum. Kız kardeşim ve oğlum arandı. Hastaneye farklı şekilde geleceklerini, şikayeti geri çekmemizi söylediler. Şikayetimi geri çekmeyeceğim. Oğlum beni kanlar içinde kucağında taşıdı ve ben bu haldeyim." "İnsan olan yapamaz bunu" Özellikle yüzünde ve kaburgasında ağır hasarlar bulunduğuna dikkati çeken Meryem Yıldırım, "Kaburgamda çatlak var, yüzüm zaten eski haline dönmeyecek, kalıcı şekilde çukurlar oluşma ihtimali çok yüksek. Beyne pıhtı atma ihtimalinden dolayı ameliyat da ertelenebilir. Yüzümde kırık olan yerlerde çöküntü kalabilirmiş. Ortada hiçbir şey yokken ’küfür etmeyin’ dedik diye bu hale geldim, hak ettiği cezaları almalarını istiyorum. Bana ettikleri para teklifini de kabul etmedim. Hayatımda ilk kez böyle bir şey yaşıyorum. İnsan olan yapamaz bunu. Oğlumun gözünün önünde bana bunu yaptılar, ceza almadan çıkmalarını istemiyorum. Aralarında bir kadın vardı ve gerisi erkekti. Kadın yüzüme bardak fırlattı. Oğlumla her bayramın birinci günü vakit geçirirdim. Arkadaşımın mekanına gittik, yemek yedik sonra Rita’ya geldik. Orası da arkadaşımın mekanıydı. Arkadaşım oğlumu o adamların arasına atmasaydı biz bugün burada değildik" ifadelerini kullandı. "Annemi kanlar içinde gördüm" Olayın şokunu atlatamayan Talha Kaan İzal ise yaşananları şöyle anlattı: "Sadece keyifle vakit geçirmek için Rita diye bir mekana oturduk. Bir şeyler içip kalkacaktık. O sırada kavga kıyamet koptu dışarıda. Annem de dışarıda dayak yiyen birine, ’içeri geç’ dedi. Annem müdahale edince ben de onu korumak amacıyla ayağa kalktım. Annem kapının eşiğinde oturuyordu ve sırtı dönüktü. Ben de başında duruyordum. Çocuğa küfürler ederek içeriye girdiler. Ben de ’kadınlar var, küfür etmeyin’ şeklinde uyarılar yaptım. Lafımı bitirmeden şahıslardan biri sol gözüme vurdu. Can havliyle ittirdim, zaten arkadaşları üstümüze çullandı. Sema diye bir kadındı, hayatımda ilk kez gördüm onları. O kadın bize bardak fırlattı. Ondan sonra beni dışarıya attılar. Mekanın sahibi tekme vurdu sırtıma, ben dışarıya düştüm. Etrafımı sardılar, tekme yumruk atmaya başladılar. Ben etrafımı görmüyordum, bir de annemi içeride zannediyordum. Arka tarafımı hiç görmedim. Kadın olduğu için vurmazlar diye düşündüm. Ben öyle yetişmedim çünkü, annem beni ’kadına el kalkmaz’ diyerek yetiştirdi. Can havliyle kalabalıktan kendimi kurtardım. Polislerin yanına gittim. polisleri yanıma aldım, annemin yanına dönmek istedim." "Annemi kanlar içinde gördüm" Annesini gördüğü hali anlatırken gözyaşlarını tutamayan genç, "Kanlar içinde annemi görünce kucakladım ve merdivenlerden inerken ayağım kaydı, beraber düştük. Düştükten sonra taşıyamadım ve elim ayağım boşaldı. Bir tane abi annemi aldı, ben de o an sinir krizi geçirdim. ’Anne anne’ diye hıçkırarak ağladım. O abi bir tane sağlam bir tokat attı bana, kendime geldim ve annemin başındaydım. Ambulans geldi, hastaneye geçtik" ifadelerini kullandı. "Herkes yumruk, tekme sallıyordu" Saldırı anında yaşananları detaylandıran ve şüphelilerin en ağır cezayı almasını talep eden İzal, şunları söyledi: "3 kişilerdi. Bana yumruk atan Kürşat’tı. Ben ona ’kadınlar var, küfür etme’ dediğimde direkt yüzüme vurdu. Ben de ona vurdum ve vurduktan sonra Emrah bana yumruk sallamaya başladı. Sırtıma vuran ise mekan sahibi Uğur. Ben hiç kimseyi tanımıyorum. Zaten darp edilince kapandım. Herkes yumruk, tekme sallıyordu. Yere düşseydim büyük ihtimalle sonu ölümle biterdi. Kendimi kurtardım ve polislerin yanına gittim. Adaletin yerini bulacağını temenni ediyorum. Umarım yanlarına kalmaz."