POLİTİKA - 20 Kasım 2015 Cuma 13:43

Umut Oran’dan Kılıçdaroğlu’na çağrı: Eşik aşıldı!

A
A
A
Umut Oran’dan Kılıçdaroğlu’na çağrı: Eşik aşıldı!

CHP Genel Başkanlığı’na aday olan Umut Oran, “Son olağanüstü kurultaydan bugüne kadar geçen sürede 177 imza eşiği aşılmıştır. Sayın Genel Başkanımıza çağrıda bulunuyorum; son olağanüstü kurultaydan bugüne 5’te 1 imza eşiği aşılmıştır” dedi.

CHP Genel Başkanlığı için adaylığını açıklayan Umut Oran, olağanüstü kurultay süreci ile ilgili olarak Büyükhanlı Park Otel’de bir basın toplantısı düzenledi. Olağanüstü kurultay ve imza toplama çalışmalarıyla ilgili son bir haftadaki gelişmeleri paylaşacağını bildiren Oran, geçen hafta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmeyi hatırlattı. Oran, “Kendisinden şunu rica etmiştim; partinin tartıştırılmaması lazım. Bu sonuçta memleket, parti meselesi, onun bunun meselesi değil. Hepimiz için son derece kutsal olan CHP ve bu konuda da hepimizin çok duyarlı olması gerekiyor. Bu parti içi muhalefet meselesi değil, bu partinin iktidar olması için hareket olduğunu kendisine ifade etmiştim” diye konuştu.

“İMZA TOPLAMA KONUSUNDA BÜTÜN KRİTİK EŞİKLER AŞILMIŞTIR”

Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmeden sonra 1 haftalık süreçte ne olduğuyla ilgili Oran, şöyle konuştu:

“İmza toplama konusunda bütün kritik eşikler aşılmıştır. İmza toplama konusunda bütün psikolojik barajlar yıkılmıştır ve sayısal sorun kalmamıştır. Bu durumda Sayın Genel Başkanımıza bir hafta önce yapmış olduğumuz görüşmeyi bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Sayın Genel Başkan son olağanüstü kurultay çağrınızı birkaç arkadaşımızın kamuoyunda basın yoluyla talepleri doğrultusunda almıştınız ve kurultayı çağırmıştınız. Bunu size hatırlatmak istiyorum. Sayın Genel Başkan son olağanüstü kurultaydan bugüne kadar geçen sürede 177 imza eşiği aşılmıştır. Siz sözlü beyanları dikkate alarak, onları ciddiye alarak olağanüstü kurultayı çağırdınız. O zaman rakip olan arkadaş 177 imzayla başvuruda bulundu. Bugün o eşik aşılmıştır. Yine Sayın Genel Başkanımıza çağrıda bulunuyorum; son olağanüstü kurultaydan bugüne 5’te 1 imza eşiği aşılmıştır. Yüzde 20 imzayla zaten olağanüstü kurultay toplanabiliyor. Bugün bu sayı aşılmıştır. Bugün kurultay delegelerimiz ortaya koydukları iradeyle zaten olağanüstü kurultay şartları mevcuttur ancak seçimli olmamakla beraber. Son olağanüstü kurultayda size karşı oy veren 415 kişilik tercih eşiği de aşılmıştır. Bugün artık imza toplamada bütün bu eşikler, bu psikolojik barajlar aşılmıştır. Birde Genel Merkezin baskıları sebebiyle isminin açıklanmamasını isteyen, dosya genel merkeze gittiği zaman dosya içinde isminin yer almasını isteyen arkadaşlarımız var. Yine imza veren ama isminin şuanda açıklanmamasını isteyen partide yönetici konumunda veya sorumluluk sahibi olan arkadaşlarımız var.”

“BİR ÖNCEKİ OLAĞANÜSTÜ KURULTAYDA OLDUĞU GİBİ SİZİN İÇİN İMZA ATANLARIN BİLE ASLINDA SİZE OY VERMEYECEĞİNİ GÖRECEKSİNİZ”

Kılıçdaroğlu’na bir kez daha seslenmek istediğini söyleyen Oran, “Bizler başarısızlığı kader olarak görmeyen AKP karşısında boyun eğmeyen ve iktidar dışında hiçbir seçeneği kabul etmeyen ‘ya iktidar ya iktidar’ diyen CHP’liler olarak sizin rakibiniz veya düşmanınız değiliz. Bizler doğrudan ve haktan yana tavır olan parti emekçileriyiz. Unutmayın ki biraz daha beklerseniz, delegelerimizin özgür iradeleriyle attığı imzalar Genel Merkeze ulaştığında tüm meşruluğunuzu yitirmiş olacaksınız ve kaybedeceksiniz. Tıpkı bir önceki olağanüstü kurultayda olduğu gibi sizin için imza atanların bile aslında size oy vermeyeceğini göreceksiniz. Geçen seçimde de baskılar yapıldı. Sayın Genel Başkan 944 imzayla adaylık başvurusunu yaptı. Çıkan oy 740’tı. Hemen bugün artık tüm eşiklerin aşıldığını kabul ederek kendinizi ve partinizi lütfen tartıştırmayın. CHP’yi kamuoyunda yıpratmayın. Kendinizi tarihe doğru kelimelerle emanet edin. Olağanüstü kurultayın kaçınılmaz olduğunu artık lütfen görün. Aksi durumda olağanüstü kurultay kararını değil, istifa kararını vermek zorunda olacağınızı asla unutmayın. Olağanüstü kurultay çalışmalarıyla ilgili hem imza toplama çalışmalarıyla ilgili bu konuda daha evvel bu işin arkasında olan parti örgütü, seçilmiş il başkanları, kurultay delegeleri o çalışmaları yürütüyor. Önümüzde son 5 gün var. Bu çalışmalara bizlerde bu çağrıyı yapanlar olarak, olağanüstü kurultayda da kurultay toplanması halinde aday olanlar olarak bizlerde dayanışma içerisinde bu çalışma sürecini yürüten komisyona desteklerimizi sürdürüyoruz ” ifadelerini kullandı.

İmzaların her geçen gün arttığını ifade eden Oran, “Umut ediyorum ki bu çağrımızı Sayın Genel Başkanımız dikkate alacaktır” dedi.

“PARTİ İÇERİSİNDE BİR MUHALEFET ÇALIŞMASI YAPILMIYOR”

Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Oran, bir gazetecinin 7 Haziran sonrası 1 Kasım’ın kaybedilme sürecinde Meclis Başkanlığı seçiminin kritik olduğuna dair genel bir görüş olduğu hatırlatarak, Deniz Baykal’ın adaylığı karşısında Kılıçdaroğlu’nun liderlik tavrını ortaya koyamadığı yönünde görüşler ile Deniz Baykal ile yürüttükleri muhalif çalışma içerisinde işbirliğinin olup olmadığını sorulması üzerine, “Şuanda parti içerisinde bir muhalefet çalışması yapılmıyor. Parti içerisinde partimizin iktidar olmasıyla ilgili bir çalışma yapılıyor. Bu bir Umut Oran meselesi olmadığını baştan da söyledim. Bu bir memleket meselesi. CHP olarak biz bir olmalıyız, iri olmalıyız, diri olmalıyız ve güçlü olmalıyız. Bu noktada bu hareket, parti içi muhalefet hareketi değildir” diye konuştu.

“7 HAZİRAN SEÇİMLERİNİ SEÇİM GECESİ BÜYÜK BİR BAŞARI OLARAK DEĞERLENDİRDİK VE KUTLADIK, HAVAİ FİŞEKLERLE KUTLADIK, BU YANLIŞTI”

7 Haziran’da halkın ortaya çok önemli bir irade koyduğunu ve bunun adının koalisyon olduğunu belirten Oran, şöyle konuştu:

“CHP olarak bu süreçte her ne kadar diğer partilere göre daha yapıcı, daha sorumlu davranmış olsak da yine CHP olarak bazı şeyleri itiraf etmeliyiz. 7 Haziran seçimlerini seçim gecesi büyük bir başarı olarak değerlendirdik ve kutladık, havai fişeklerle kutladık. Bu yanlıştı. Çünkü oyumuz artmamıştı, milletvekili sayımız artmamıştı, tek başına iktidar olmamıştık. 7 Haziran’da olaylara ters baktık. 7 Haziran’da gerçeklerle yüzleşmediğimiz için 1 Kasım’da yine aynı sonuçlarla karşı karşıya kaldık. Koalisyonun biraraya gelmesi, oradan bir hükümet çıkması temelde ana muhalefetin görevidir. Biz CHP olarak iktidara alternatif bir parti olarak o koalisyonu bir şekilde kurdurmalıydık. MHP kaçıyor, kaçırmayacaktık. Başka türlü bir ilişki kuracaktık. Ana muhalefet partisi olarak biz hükümeti kurmalıydık her şeye rağmen. Ana muhalefet partisi olarak Meclis Başkanlığı seçiminde ağırlığımızı ortaya koymalıydık. Meclis Başkanlığı seçiminde CHP iktidara sayısal çoğunluğa sahip olan o muhalefeti organize etmeliydi ve o muhalefetin ortak adayının Meclis Başkanı olması gerekiyordu. 32 gün AKP ile koalisyon görüşmeleri sürdürüldü ve sonunda da denildi ki bize koalisyon teklif edilmedi. Bu da son derece yanlış, eksik, zayıf bir ana muhalefet tutumuydu. Bu dört unsuru göz önünde bulundurarak 7 Haziran’ın sonuçlarını gerçeklerle yüzleşememek, hatalarımızı kabul edip üstesinden gelemediğimiz için kendimizi eleştirip daha farklı tutum içerisinde bulunamadığımız için Türkiye bugün 1 Kasım ile karşı karşıya. CHP bu süreçte başarılı diyemeyiz. Zaten 1 Kasım’da aldığımız sonuçta da ne milletvekili sayımız arttı, ne oyumuz arttı. AKP ile aramızda 25 puan makas açılması oldu. Bizim hedeflediğimiz tek başına iktidar olma hedefimizi gerçekleştiremedik.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Lokanta ve kafelerde KDV oranında değişiklik Resmi Gazete’de Lokanta ve kafelerde yüzde 8 olan KDV, yüzde 10’a, yüzde 18 olan KDV’nin, yüzde 20’ye çıkarılmasına ilişkin tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Katma Deper Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Tebliğe göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 26 Nisan 2014 tarihli Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde yer alan ’yüzde 8’ ibarelerinin ’yüzde 10’, ’yüzde 18’ ibarelerinin ’yüzde 20’ olarak değiştirilmesine karar verildi. Buna göre, lokantaların hizmetlerini, et, su, meyve suyu gibi gıda malzemesi satışı göstererek yüzde 10 yerine yüzde 1 KDV ile faturalandırmasının önüne geçilecek. Hizmet sunan lokanta, kafe, pastane gibi işletmeler kendilerinin hazırlayıp sundukları yiyecek ve içecekler ile dışarıdan temin edilerek buralarda sattıkları ürünler için yüzde 10 oranında KDV hesaplayacak. Bu işletmelerin telefonla veya internet üzerinden sipariş suretiyle adrese gönderme, gel-al gibi yöntemlerle yaptıkları tüm satışlar da aynı kapsamda değerlendirilecek. Öte yandan, yiyecek ve içecek hizmetlerine yönelik işyeri ruhsatı bulunmadığı halde müşterilerine masa, oturma yeri, tezgah gibi servis yapılabilen alanlarda yiyecek ve içecek hizmetleri sunanların bu yerlerde yaptıkları satışlar da bu kapsamda olacak. Tebliğin yayımını izleyen ayın başında yürürlüğe gireceği belirtilirken hükümlerinin Hazine ve Maliye Bakanınca yürütüleceği belirlendi.
Bitlis Ahlat’ta ‘Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun’ anma programı düzenlendi Eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun vefatının 5. yılında Bitlis’in Ahlat ilçesinde anıldı. Ahlat ilçesinde Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun anısına “Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun” anma programı düzenlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın katkılarıyla Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği tarafından düzenlenen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra konuşma yapan Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu, “Haluk Dursun’un hatırasına sahip çıkan bu anlamlı program dolayısıyla sizlerle beraber olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün ülkemizin yetiştirmiş olduğu mümtaz bir ismi anmak üzere buradayız. Prof.Dr.Haluk Dursun’u ebedi aleme uğurlayalı tam 5 yıl oldu. Van Erciş’te kendi aracıyla seyir halindeyken meydana gelen elim bir trafik kazası sonucu maalesef hocamızı 19 Ağustos 2019 tarihinde kaybettik. Kültür birikimi ve hitabetiyle araştırmayı, bildiğini ve gördüğünü meraklısına aktarmayı seven, hayatını görevine adayan bir bilim insanıydı. Ahmet hocamızı bir kez daha rahmetle, özlemle, şükranla yad ediyorum. Değerli ailesine, dostlarına, mesai arkadaşlarına tekrar başsağlığı diliyorum. Rabbim Haluk hocamızdan razı olsun, mekanı ali olsun. Bu anlamlı buluşmanın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Ardından konuşan AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, “Gerçekten bir ideal, ülkü ve niyet uğruna yola koyulanlardandı Haluk hoca ve bugün bizi burada bir araya getirdi. Bunu da yaparken bir mekan ve bellek ilişkisi kurmaya yönelik en önemli noktalardan birinde Ahlat’ta bizleri buluşturdu. Gerçekten nereden geldik nereye doğru yürüyeceğiz duygusunu bize pekiştirebilecek bir noktada bir araya gelmiş olduk” ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy’da, “Ahlatın maneviyatıyla gençliğin enerjisini bir araya getiren bu tarihi ve bu mukaddes şehirde Kubbet-ül İslam’da sizlerle beraber olmaktan tarihe adanmış, adanmış olduğu bir ülküsünde yol yürürken rahmeti rahmana kavuşmuş değerlerimizi anma vesilesiyle sizlerle olmaktan bende kıvanç duyuyorum. Ahlat’ı anlamak, tanımak ve bu değerler etrafında dertlenen Ahmet Haluk Dursun profili, şahsiyetleri, onun etrafında neşet etmiş yetiştirmiş olduğu gençlerin yeniden filizlenmesine iklim oluşturmaktır. Bizim muradımız ve mefkuremiz budur. Siyasetten de, devlet hayatından da anladığımızda budur, bu olmalıdır. Bu sebepten dolayı bugün bu saatte bu salonu dolduran her bir arkadaşım bu atmosferin bir parçası olmuştur. Bu programın hayat bulmasında dertlenerek Ahmet Haluk Dursun hocanın derdini kendine dert ederek yola çıkıp kamu imkanlarıyla bu iş yürümüyorsa milletle yürüyebiliriz, dernekleşiriz diyerek devletimizin kapısını çalarız diyerek yolculuğa başladı. Bugünün anlamını bir bütün halinde program bitene kadar hissedip yaşayalım” şeklinde konuştu. Bitlis Eren Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Ferit İzci ise, “Bizim medeniyetlerimiz başka medeniyetlere benzemez. Bizim medeniyetlerimiz işte böyle şahsiyetler ve gençler üzerine inşa edilmiş ilelebet varlığını devam ettirecek medeniyetlerdir. Başka medeniyetlerin hayal bile edemeyecekleri zirvelere çıkmış olan ecdadın nesilleriyiz. Hayatını bu şekilde mücadeleyle geçiren başta sayın Ahmet hocamız olmak üzere bu ülkede ve coğrafyada yetişmiş değerlerli şahsiyetlere huzurlarınızda saygıyla ve minnet duyuyorum” dedi. Düzenlenen program hakkında gazetecilere açıklamada bulunan Anadolu Tarih ve Kültür Birliği Derneği Başkanı Doğan Güngör, “Kültür ve Turizm Bakan yardımcısıyken çok sevdiği Ahlat’ı ziyaretinin hemen sonrasında geçirdiği trafik kazasıyla hayatını kaybeden Prof.Dr.Ahmet Haluk Dursun hocayı anmak, Ahlat’ı anlatmak ve gençlerle hemhal olmka için buradayız. Dernek olarak hocamızı anmak üzere yaptığımız ikinci program. İlkini Çanakkale’de yine tarihimizin müstesna mekanlarından birinde, bugünde Ahlat’ta yaptık” dedi. Anma programına katılan Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kızı Nilay Dursun’da duygularını şöyle ifade etti; “Babamın hayatının son yıllarında özellikle çok önem verdiği Anadolu Tarih ve Kültür Birliği projesinin yaşatılıyor olabildiğini görmek gerçekten çok mutluluk verici. Yıllar önce babamın vefatından sonra tanıştığım bu değerli ekiple 5.yılında da bu tarz etkinliklerle bir araya gelmeyi sürdürüyoruz. Babamı anmayı, onun öğretilerini, gençlere aktarmaya çalıştığı bilgileri bir arada tekrar hatırlayarak belki yeni kitlelere aktarmaya çalışıyoruz. Bu gerçekten çok önemli. Dolayısıyla bu etkinliklerde desteği olan herkese çok teşekkür ediyorum.” İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü son sınıf öğrencisi Kenan Toprak Çatkın’da, “Ahlat’a ikinci gelişim. Bundan önce de bir program aracılığıyla gelmiştim. Haluk hoca bizde çok önemli ve derin etkiler bıraktı. Zaten bu etkileri panelimizde de anlatacağız” dedi. Yapılan konuşmaların ardından program Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği Musiki Grubunun Haluk Dursun’un sevdiği müzikleri seslendirmesiyle devam etti. Arından Ahmet Haluk Dursun hocayla anısı olan çeşitli üniversite öğrencilerin paneli ve BEÜ öğretim üyesi Doç.Dr.Hasan Buğrul’un Ahlat’taki tarihi mezar taşları üzerindeki övgü içerikli yazılar adlı sunumuyla program sona erdi. Anma programı sonunda toplu hatıra fotoğrafı çektirildi. Ahlat Halk Eğitimi Merkezi konferans salonunda düzenlenen anma programına Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Bitlis İl Emniyet Müdürü Ortaç Şekeroğlu, Bitlis İl jandarma komutanı Tuğgeneral Eyüp Subaşı, bazı kurum amirleri, çok sayıda akademisyen, yazar, eğitimci ve öğrenci katıldı. Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kaza sonucu vefatı 2019 yılında Malazgirt Zaferi’nin 948. yıl dönümü etkinlikleri öncesi Ahlat’ta gezi ve incelemelerde buluna merhum Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, buradaki incelemeleri sonrası kara yoluyla Van’a hareket etmişti. Dursun’un içinde bulunduğu araç, Erciş’in Bayramlı Mahallesi yakınlarında kaza yapmış, kazada Ahmet Haluk Dursun hayatını kaybetmişti.
Antalya Otomobil su kanalına uçtu: Öldüğü düşünülen sürücünün yüzerek kaçtığı ortaya çıktı Antalya’da kontrolden çıkıp su kanalına uçan otomobildeki sürücü, kanaldan yüzerek çıkıp olay yerinden kaçtı. Aracın yaklaşık 1 buçuk ay önce satışını yapıp devrinin henüz alınmadığını belirten ruhsat sahibi kadın ise olay yerine geldiğindeki ilk sözü, “Allah’tan içinde kimse yok” oldu. Kazanın görgü şahidi bir genç ise, “Sürücü çok paniklemişti, yüzerek kanaldan çıktı, ardından kaçtı” dedi. Kaza, saat 22.00 sıralarında Kepez ilçesine bağlı Göksu Mahallesi’ndeki Nene Hatun Caddesi ile İbn-i Sinan Sokak kesişiminde meydana geldi. Henüz sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 16 LUB 73 plakalı otomobilin önce kaldırıma çarpıp ardından su kanalına uçtuğunu görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarın ardından olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Belirtilen adrese gelen itfaiye ekipleri, araçta yaptıkları kontrolde herhangi bir kişinin olmadığını tespit etti. Bunun üzerine görgü şahitlerinin ifadesine başvuran polis, sürücünün araçtan çıktıktan sonra yüzerek kanaldan çıktığını ve ardından panikleyerek kaçtığını belirledi. Trafik polisinin araç plakasından yaptığı sorgulamada, aracın Gülfer Hanedar adına kayıtlı olduğu belirlendi. “Arabayı sattım, parasını aldım ama devrini almadı” Ekiplerin haber vermesiyle kaza yerine gelen Hanedar, aracı Halil isminde bir galerice yaklaşık 1 buçuk ay önce sattığını, parasını almasına rağmen karşı tarafın devrini henüz üzerine almadığını söyledi. Gazetecilere de açıklamada bulunan Hanedar, “Arabayı satmıştım, parasını aldım ancak devrini henüz üzerine almadı. Kaza olunca beni aradılar. Allah’tan içinde kimse yok, ona sevindik. Galericiye satmıştım. Onun sürüp sürmediği de belli değil, ulaşamıyorum da” diye konuştu. Kazayı görenlerden Musa Kont isimli genç ise “Araba aniden fren yaptı ve kanala uçtuktan sonra sürücü yüzerek çıktı. Adam çok panik yapıyordu, sakinleştirmeye çalıştık ama kaçtı gitti” dedi. Polis ekipleri sürücüyü bulmak için çalışma başlatırken, araç çekiciyle su kanalından çıkartılarak otoparka götürüldü.