EĞİTİM - 15 Mayıs 2015 Cuma 15:24

Üstün yetenekli çocuklara özel atölye

A
A
A
Üstün yetenekli çocuklara özel atölye

Kağıthane Ferit Aysan Çağdaş Yaşam İlköğretim Okulu'ndaki başarılı ve üstün yetenekli çocuklar için özel resim ve müzik atölyeleri yapıldı.

Kağıthane Ferit Aysan Çağdaş Yaşam İlköğretim Okulu içerisinde, ilçedeki başarılı ve üstün yetenekli çocuklar için resim ve müzik atölyeleri yapıldı. Nişantaşı Üniversitesi’nin katkılarıyla yapılan atölyelerin projelendirmesini Kağıthane İlçe Milli Eğitim Müdürü Muhammet Çayır ve ilçe teşkilatı gerçekleştirdi. İlçede yaşayan öğrenci ve velilerin yoğun ilgi gösterdiği açılış törenine AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Haldun Ertürk, Kağıthane Kaymakamı A. Akın Varıcıer, Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç, Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Çakır, Nişantaşı Üniversitesi Genel Sekreteri Can Uysal, Kağıthane Ferit Aysan Çağdaş Yaşam İlköğretim Okulu Müdürü Ali Çakmak ve ilçe okullarının müdürleri katıldı.

Açılışın ardından yapılan slayt ve film gösteriminde projenin süreçleri ve hayata geçirilmesinden sonra çocukların yapabileceği çalışmalar anlatıldı. Gösterimin ardından projeye desteklerinden dolayı Kağıthane Kaymakamı A. Akın Varıcıer ve Nişantaşı Üniversitesi Genel Sekreteri Can Uysal’a teşekkür plaketleri verildi. İlçenin eğitimdeki başarısını arttırıcı bu çalışmaların desteklenmesindeki memnuniyetini dile getiren Kağıthane Ferit Aysan Çağdaş Yaşam İlköğretim Okulu Müdürü Ali Çakmak, “Eğitime desteğini esirgemeyen her türlü iş birliğine açık olmasıyla diğer üniversitelere örnek gösterilecek çalışmalara imza atan Nişantaşı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Levent Uysal başta olmak üzere tüm çalışanlarına verdikleri desteklerden ötürü teşekkür ederim” dedi. Konuşmaların ardından resim ve müzik atölyelerinin resmi açılışı Nişantaşı Üniversitesi Genel Sekreteri Can Uysal, Kağıthane Kaymakamı A. Akın Varıcıer ve AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Haldun Ertürk tarafından kurdeleleri kesilerek yapıldı. Atölyeler çocuklar ve velilerle birlikte gezilerek bu atölyelerde görev yapan öğretmenlerden çalışmalarla ilgili bilgi alındı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van Gölü’nün "gümüş" balıkları ekiplere emanet Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle başlattığı zorlu yolculuk devam ederken, Van İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesindeki ekipler kaçak avcılığı engellemek amacıyla denetimlerini sıkılaştırdı. Dünyada sadece Van Gölü havzasında yaşayan ve her yıl üreme döneminde tatlı sulara göç eden inci kefalini korumaya yönelik çalışmalar aralıksız sürüyor. 15 Nisan’da başlayan ve 15 Temmuz’a kadar sürecek olan av yasağı kapsamında; İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri göç yollarında tam zamanlı denetim yürütüyor. Gündüz saatlerinde akarsu mansap bölgelerinde gerçekleştirilen denetimlere katılan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, inci kefalinin bu yılki göç yoğunluğuna dikkat çekerek, kaçak avlanma konusundaki uyarılarını yeniledi. "Saha kontrollerimizi sürdürüyoruz" Konuya ilişkin konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, inci kefali popülasyonundaki artışın sevindirici olduğunu belirtti. İl Müdürü Şişman, "İnci kefalinin şu an üreme mevsimi. 15 Nisan’da başlayan av yasağımız devam ediyor. Biz de İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri olarak saha kontrollerimizi sürdürüyoruz. Özellikle kaçak avlanma ve kaçak ağ bırakma durumlarının tespiti için sürekli sahadayız. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasındaki üreme mevsiminde balığımızı rahat bırakırsak, emin olun bir sonraki nesil daha gür ve daha bol olacak. Biz de bunun için uğraşıyoruz. Taze balığın avlanması, nakledilmesi ve tüketilmesi yasaktır. Buradan halkımızı tekrar uyarmak ve bilinçlendirmek isterim" dedi. "Ekiplerimiz sahada sabahlara kadar nöbet tutuyor" Ekiplerin sahada 7 gün 24 saat esaslı çalışma yürüttüğünü dile getiren Şişman, "Tatlı suların gölle buluştuğu noktalarda, sazlık alanlarda yoğun bir balık popülasyonu yumurta bırakmak için hareket ediyor. Tam da mevsimindeyiz. Popülasyonda bir artış da söz konusu. Ekiplerimiz sahada sabahlara kadar nöbet tutuyor. Balıklar, yaklaşık bir hafta boyunca tatlı sularda yumurta bırakmak için çabalıyor ve ardından göle geri dönüyor. Biz de bu süreçte mümkün mertebe kaçak avlanmanın önüne geçmek için mücadelemizi sürdürüyoruz" diye konuştu.
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.