ASAYİŞ - 31 Aralık 2020 Perşembe 09:35

Yargıtay’dan flaş şikayet kararı

A
A
A
Yargıtay’dan flaş şikayet kararı

Adli olaylarda şikayetten vazgeçtikten sonra kolluk kuvvetine giderek yeniden şikayetçi olanlara Yargıtay’dan kötü haber geldi. Yüksek Mahkeme; şikayetten vazgeçtikten sonra tekrar şikayetçi olunamayacağına hükmetti.

Üç arkadaşıyla ziyaret ettiği kuafördeki tanıdığını ziyaret eden genç, kuaför çalışanıyla tartışmaya başladı. Tartışmanın kısa sürede kavgaya dönüşmesiyle kuaför çalışanı, elindeki makası gence doğru fırlattı. Bu esnada, makasın koltuk altına isabet ettiği genç yaralandı. Hastaneye kaldırılan genç, polise konuyla alakalı şikayetçi olmayacağını ifade etti. Bir süre sonra polise şikayetçi olacağını belirten genç, olaydan ötürü kuaför çalışanından şikayetçi oldu. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davada sanık kuaför çalışanı ceza aldı. Kararı sanık temyiz edince devreye Yargıtay 12. Ceza Dairesi girdi.

Olayda yaralanan gencin aynı gün iki kez fikir değiştirdiğine dikkat çekilen Yargıtay, mahkumiyet kararını bozdu. Kararda şöyle denildi: “Dosya kapsamına göre, olay günü katılanın üç arkadaşı ile birlikte sanığın çalıştığı kuaför dükkanının önüne geldiği anlaşılmaktadır. Tarafların arasında çıkan tartışma neticesinde sanığın elinde bulunan kuaför makasını katılana doğru sallaması neticesinde makasın katılanın koltuk altına isabet ettiği ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına neden olduğu ortadadır. Meşru savunmada kast olmaksızın sınırın aşılması halinin söz konusu olmayacağı, sanığın yüklenen eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğu anlaşılmaktadır. Sanığın üzerine atılı taksirle yaralama suçunun Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddesine göre soruşturulmasının ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu, kaza neticesinde yaralanan mağdurun zorunlu vekil eşliğinde kollukça alınan beyanında şikayetçi olmadığını belirttiği, aynı gün tekrar kolluğa gelerek şikayetçi olduğunu ifade etmiştir. Ancak şikayetten vazgeçtikten sonra tekrar şikayetçi olmanın hukuki sonuç doğurmayacağı, ayrıca olayda bilinçli taksir halinin de bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkındaki kamu davasının şikayet yokluğu sebebiyle düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmiş olması, kanuna aykırıdır. Asliye Ceza Mahkemesi’nin hükmünün bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği hizmete başladı Eskişehir Şehir Hastanesi’nde yeni açılan Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği’nde görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer alan kumar ve oyun bağımlılığı gibi hastalıklarla ilgili bilgilendirmede bulundu. Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla hizmete başladı. Poliklinikte görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, uzun süreli takiplerle hastalara psikoterapi hizmeti sunmayı planladıklarını belirterek davranışsal bağımlılıklarla ilgili detaylara değindi. Dr. Türkel, "Kumar, internet, sosyal medya, oyun, alışveriş ve sürekli yeme ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yeni yeni değerlendirilmeye başlanmış bir alan. Aynı zamanda, önümüzdeki yıllarda psikiyatri literatüründe daha fazla araştırmaya açık bir alan. Ancak bu yeni olmasına karşın toplumda sıklığı da o derecede artmış bir durumda" dedi. "Uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" Kumar bağımlılığının ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer aldığını söyleyen Dr. Türkel, "Yakın dönemde psikiyatrik bir hastalık sınıfına girmeye başladı. İnsanların mesleki ve sosyal hayatını bozacak derecede kumar oynama/arama davranışı bir bağımlılık sınıfına girer. Kumar bağımlılığının ana mekanizması dopamin sistemi üzerinden çalışan ödül haz mekanizmasına dayalıdır. Bu konuda belirgin bir farmakolojik tedavi bulunmamakla birlikte, psikoterapinin etkili olduğu gözlenmiştir. Zaten biz de Davranışsal Bağımlılık Polikliniğimizde uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta faydaları var" Sözlerinin devamında oyun oynama bağımlılığına da değinen Dr. Türkel, şöyle konuştu: "Aslında oyun oynama 1960’lardan beri bilgisayarların gelişmesiyle başlamakla birlikte, son yıllarda konsol oyunlarındaki yükselişle arttı. Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta pek çok açıdan kişinin dikkat süresinin gelişimi ve strateji geliştirme adına faydaları da olan bir şey. Ancak oyun oynama davranışı ve buna yönelik arayış süresi kişinin işlevselliğini bozacak noktaya geldiyse diyoruz ki, artık bu bir bağımlılık."