GÜNDEM - 19 Nisan 2021 Pazartesi 11:15

Yargıtay'dan ilginç nafaka kararı

A
A
A
Yargıtay'dan ilginç nafaka kararı

Bir boşanma davasının temyiz müracaatını değerlendiren Yargıtay 2. Hukuk dairesi, eşine ‘Salak mısın, sen erkek misin, bana karışamazsın’ diyen kadını ağır kusurlu buldu. Boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu eş lehine yoksulluk nafakasına hüküm edilemeyeceğine dikkat çeken yüksek mahkeme; bu yöndeki Aile Mahkemesi kararını bozdu.

Bir süredir geçimsizlik yaşayan genç çift, Aile Mahkemesi’ne müracaat ederek karşılıklı boşanma davası açtı. Davacı - karşı davalı koca, eşinin sürekli olarak anne babasına; "Bu eve bir daha gelmeyin, sizden nefret ediyorum, kocamı sevmiyorum" şeklinde sözler söylediğini kaydetti. Kendisine de; “Sen kimsin bana karışamazsın, sen salak mısın, sen erkek misin" şeklinde mesaj attığı gerekçesi ile davalı-karşı davacı kadının tam kusurlu olduğunu öne sürdü.

Davalı - karşı davacı kadın ise eşinin kendisini ailesinin yanına bıraktığını ve bir daha almadığını öne sürdü. Mahkeme, davacı- karşı davalı erkeğin davasının kabulüne davalı-karşı davacı kadının davasının reddine karar verdi. Kadının temyiz müracaatını değerlendiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, olayda erkeğin de kusurlu olduğu gerekçesiyle mahkeme kararını bozdu.

Yeniden yapılan yargılamada mahkeme, tarafların karşılıklı boşanma davalarının kabulüne karar verdi. Tarafların kesinleşen kusurlu davranışlarına göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında eşit kusurlu oldukları gerekçesi ile davalı karşı davacı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmetti.

Kararı bu kez davacı - karşı davalı erkek temyiz edince devreye yine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi gidi. Geçtiğimiz günlerde kararını açıklayan Yüksek Mahkeme, kadının daha kusurlu olduğuna hükmetti. Yargıtay kararında şöyle denildi: “Kesinleşen kusurlu davranışlara göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davalı-karşı davacı kadın ağır kusurludur. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilemez. Davalı-karşı davacı kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi koşulları oluşmamıştır. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. Mahkeme kararının bozulmasına oy birliği ile hükmedilmiştir.”

Süleyman Aydın
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği hizmete başladı Eskişehir Şehir Hastanesi’nde yeni açılan Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği’nde görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer alan kumar ve oyun bağımlılığı gibi hastalıklarla ilgili bilgilendirmede bulundu. Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla hizmete başladı. Poliklinikte görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, uzun süreli takiplerle hastalara psikoterapi hizmeti sunmayı planladıklarını belirterek davranışsal bağımlılıklarla ilgili detaylara değindi. Dr. Türkel, "Kumar, internet, sosyal medya, oyun, alışveriş ve sürekli yeme ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yeni yeni değerlendirilmeye başlanmış bir alan. Aynı zamanda, önümüzdeki yıllarda psikiyatri literatüründe daha fazla araştırmaya açık bir alan. Ancak bu yeni olmasına karşın toplumda sıklığı da o derecede artmış bir durumda" dedi. "Uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" Kumar bağımlılığının ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer aldığını söyleyen Dr. Türkel, "Yakın dönemde psikiyatrik bir hastalık sınıfına girmeye başladı. İnsanların mesleki ve sosyal hayatını bozacak derecede kumar oynama/arama davranışı bir bağımlılık sınıfına girer. Kumar bağımlılığının ana mekanizması dopamin sistemi üzerinden çalışan ödül haz mekanizmasına dayalıdır. Bu konuda belirgin bir farmakolojik tedavi bulunmamakla birlikte, psikoterapinin etkili olduğu gözlenmiştir. Zaten biz de Davranışsal Bağımlılık Polikliniğimizde uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta faydaları var" Sözlerinin devamında oyun oynama bağımlılığına da değinen Dr. Türkel, şöyle konuştu: "Aslında oyun oynama 1960’lardan beri bilgisayarların gelişmesiyle başlamakla birlikte, son yıllarda konsol oyunlarındaki yükselişle arttı. Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta pek çok açıdan kişinin dikkat süresinin gelişimi ve strateji geliştirme adına faydaları da olan bir şey. Ancak oyun oynama davranışı ve buna yönelik arayış süresi kişinin işlevselliğini bozacak noktaya geldiyse diyoruz ki, artık bu bir bağımlılık."