SAĞLIK - 15 Mayıs 2015 Cuma 10:58

Yaza beden aklı ile zayıflayarak girin!

A
A
A
Yaza beden aklı ile zayıflayarak girin!

Yaz mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte fazla kilolarından kurtulmak isteyenler çareler aramaya başladı. Obezite ile ilgili çalışmalar yapan Dr. Fevzi Özgönül, “Beden aklını kullanarak fazla kilolardan kurtulmak mümkün” dedi.

Beslenme ve kilo kontrolü konusunda yapılan yanlışlara değinen Dr. Fevzi Özgönül, fazla kilolardan kurtulmak ve daha fit bir görünüm kazanmak için beden aklının nasıl kullanılması gerektiğini şöyle anlattı:
Akşam yemeğe davetliyim düşüncesiyle sabah kahvaltısı veya öğle yemeğini atlamak/azaltmak: Davetli olduğunuz günlerde sabah ve öğlen çok iyi doyun, akşam gittiğiniz davette tok olduğunuz için yiyemediğiniz yemekleri tabakta bırakın.

Ödem olduğunu düşünerek; ödem söktürücü kürler yapmak veya ilaçlar kullanmak: Bedenimiz eğer ödem yaptıysa bir bildiği vardır. Bırakın o istediği zaman ödemi atsın. Fakat çok çay ve kahve içiyorsanız azaltın, bol su içmeye gayret edin, çok tuzlu yemeyin.

Daha çok kilo veririm düşüncesiyle çok fazla spor yaparak çok fazla enerji harcamak: Hareketi, sindirim sistemini çalıştırmak için yapmalısınız, spor yapmanın da en iyi zamanı akşam saatidir. Akşam saatlerinde spor yapmak, yediğiniz sabah kahvaltısı ve öğle yemeklerinin sindirimine yardımcı olur, yediklerinizin içerisinde bulunan, sindirimi en zor olan protein ve yağların sindirimini sağlar. Sporu enerji harcamak için değil, enerji kazanmak için yapmalısınız.
Daha çok kilo veririm düşüncesiyle sabah kahvaltısı ve öğle yemeğinde daha az yemek: Daha az yerseniz hem akşamları acıkırsınız hem de yetersiz beslendiğiniz için bağ dokunuzu tamir edemezsiniz, küçülemez ve kilo kaybedemezsiniz.

Daha hızlı kilo veririm düşüncesiyle, yeşil kahve çekirdeği, alkali su gibi gıdalar tüketmek: Doğadaki diğer canlılar, doğada bulunan suları tüketerek sağlıklı yaşıyorsa sizin de aynı su ile sağlıklı yaşamanız gerekir. Bu nedenle yeşil çay, yeşil kahve, alkali su gibi sıvılara güvenmeyin, siz doğal olan suyu tercih edin.
Sabah uyanınca ev halkına kahvaltı hazırlayıp, en son kahvaltı yapmak: Önce can sonra canan diye bir özdeyiş vardır. O nedenle sabah önce kendi kahvaltınızı yapın. Kahvaltı ne kadar erken yapılırsa, öğlen o kadar iyi acıkırız ve gece acıkmayız. Kahvaltı ve öğle yemekleri arasında en az 6 saat olmasına özen gösterin ama saat tutmayın. İyice acıkmadan yemek yemeyin.

ÖĞLE YEMEĞİNDE EKMEK YEMEYİN
Kahvaltıdan sonra uyumak: Kahvaltı yaptıktan sonra uyursak sindirim sistemi çalışmaz ve böylece yediğimiz kahvaltılıklar sindirilmez. Öğle yemeğine kadar acıkmayız, enerjimiz düşer.
Kahvaltıyı evde yapmak yerine iş yerinde yapmak: Kahvaltımızı iş yerinde yaparsak iş arkadaşlarımızın tacizine uğrayabiliriz, sonrasında hareketsiz olduğumuz için sindirilmeyebilir ve en önemlisi geç saate kayabilir.
Öğünlerde kilo alırım düşüncesiyle çerez yememek: Çerez yemezsek yeteri kadar kalorili beslenmediğimiz için, hem erken acıkırız hem de tatlı ve hamur işi gıda isteğimiz tekrar başlar.
Öğle yemeğinde ekmek tüketmek: Öğle yemeğinde de ekmek yersek, vücudumuz şekeri ekmekten sağladığı için yediğimiz çerezleri ve diğer yemekleri sindirmez, küçülemeyiz.
Aralarda çayın yanında bir şeyler atıştırmak veya arada çerez yemek: Tedavimizin başında, yediğimiz yemeklerin tam olarak sindirilebilmesi için 6-8 saate ihtiyaç vardır. Eğer biz yediklerimiz tam sindirilmeden 1-2 saat sonra yeni bir yiyecek maddesi yersek, sindirim sistemi resetlenir ve sil baştan çalışmaya başlar, böylece yediğimiz yemeklerin içerisinde bulunan vücudumuzun yapılanması için gerekli olan yağlar ve proteinlerin sindirimi bozulur, gece küçülme işlemimiz gerçekleşmeyebilir. Sindirim sistemimiz zamanla kuvvetleneceği için ileride böyle bir risk olmaz. Başta bu kurala tam uymamız gerekir.” 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Fatih’te beslenmediği iddia edilen 2 aylık bebeğin şüpheli ölümüyle ilgili 4 tutuklama Fatih’te 3 gün beslenmediği iddia edilen 2 aylık bebeğin ölümü üzerine gözaltına alınan anne, baba, anneanne ve dede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay 30 Aralık’ta Fatih’te meydana gelmişti. İddiaya göre dini nikahlı Y.Y. ve B.Y.’nin 5 Kasım’da dünyaya gelen bebekleri 30 Aralık 2025 tarihinde hayatını kaybetmişti. Anne Y.Y.’nin bebeğinin hareketsiz durduğunu fark etmesi üzerine durumu polis ve sağlık ekiplerine haber vermişti. Yapılan ilk incelemelerde bebeğin 5 Kasım 2025’te İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde dünyaya geldiği belirlenmişti. 7 Kasım’da ise 3 kilo 200 gram ağırlığında taburcu edilen bebeğin, hayatını kaybettiği gün yaklaşık 2 kiloya düştüğü ve karın bölgesinde içe çökme olduğu tespit edilmişti. Anne Y.Y.’nin evde dini nikahlı eşi B.Y., annesi A.Y. ve Y.E.Y ile beraber yaşadığı, bebeğin saat 08.00 sıralarında öldüğü ancak ambulansın 12 saat sonra arandığı öğrenilmişti. 19 yaşındaki Y.Y.’nin çelişkili ifade vermesi üzerine, annenin bebeği 3 gün beslemediğini söylediği öğrenildi. Soruşturma kapsamında Y.Y., B.Y. ile aynı evde yaşayan anneanne A.Y. ve dede Y.E.Y. "kasten öldürme" suçundan gözaltına alınmıştı. Emniyette işlemleri biten 4 şüpheli adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından anne Y.Y., baba B.Y, anneanne A.Y. ve dede Y.E.Y, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olayla ilgili ’kasten öldürme’ suçundan başlatılan soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.