GENEL - 01 Aralık 2011 Perşembe 00:39

YÖK, KATSAYI UYGULAMASINI KALDIRMAYI KARARLAŞTIRDI

A
A
A
YÖK, KATSAYI UYGULAMASINI KALDIRMAYI KARARLAŞTIRDI

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Genel Kurulu’nda, üniversiteye giriş sınavında yerleştirme puanlarının hesaplanmasında kullanılan katsayı uygulamasının kaldırılması kararlaştırıldı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Alacak verecek tartışması, taşlı bıçaklı kavgaya dönüştü: 1 yaralı Hatay’da yabancı uyruklu şahıslar arasında çıkan alacak verecek tartışması taşlı bıçaklı kavgaya dönüşürken, o anlar kameraya yansıdı. Kavgada 1 kişi bıçakla yaralanırken, mahallede yaşayan vatandaşlar tedirgin olduklarını söylediler. Olay, Antakya ilçesi Akhisar Mahallesi’nde yaşandı. Alacak verecek tartışması sonrası motosikletle mahallede bulunan bir eve gelen yabancı uyruklu 2 kişi, yabancı uyruklu başka bir kişinin evini bastı. Alacak verecek tartışması, ev sahibi ile motosikletli şahıs arasında kavgaya dönüştü. Motosikletli şahsın taşlı ve bıçaklı saldırısıyla ev sahibi yaralandı. Motosikletli şahısların gelip aralarından birinin evin içerisine girip ev sahibiyle tartıştığı, tartışmanın taşlı bıçaklı kavgaya dönüştüğü anlar ise saniye saniye kameraya yansıdı. Mahalle sakinlerinin polise haber vermesinin ardından motosikletli kişiler olay yerinden kaçarak uzaklaştı. Olayla ilgili ev sahibinin ise polise şikayetçi olmadığı öğrenildi. Olay hakkında konuşan Rüstem Karadeniz adlı vatandaş, "Motosikletle 2 kişi geliyor ve evin kapısına taşlarla saldırıyorlar. İçeriden bir kadın da çıkıyor ve kadına vuruyorlar. Duyduğumuz kadarıyla şahısların arasında alacak verecek meselesinden dolayı tartışma çıktı. Sonra polise haber verip olay yerine geldiği esnada şahıslar kaçtı. Ev sahibi kendini savunurken bıçakla bir yaralanma oluyor. Şahıslar ev sahibini tehdit ederken ev sahibi de kendini savunmaya devam ediyor. Mahalle tedirgin içerisinde kalıyoruz. Bu durumlar nedeniyle çocuklarımızı dışarıya bırakmıyoruz. Bu tarafa biraz daha önlem alınırsa çok memnun oluruz" ifadelerini kullandı.
Ankara Keçiören Belediyesi’nden ücretsiz ‘Engelsiz Taksi’ hizmeti Keçiören Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla yürüttüğü Engelsiz Taksi hizmeti, engelli bireylerin ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla özel olarak tasarlanan araçlarla ulaşım hizmeti sunuyor. Engelsiz Taksi hizmetiyle ilçe sınırları içerisindeki engelli bireyler, tekerlekli sandalye kullanan vatandaşlar ve hareket kısıtlılığı bulunan yaşlıların sağlık hizmetleri, eğitim kurumları, resmi kurumlar gibi çeşitli noktalara ulaşımı sağlanıyor. Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Müdürlüğü bünyesine hizmet veren Engelsiz Taksi, özel gereksinimli bireylerin sosyal hayata katılımını kolaylaştırıyor. Engelsiz Taksi, akülü ve tekerlekli sandalye için uygun iki engelli arabası ve beş refakatçi kapasitesine sahip üç araçla hizmet veriyor. Vatandaşlar, asansörlü araçlar ve refakatçiler eşliğinde güvenli bir şekilde seyahat ederek ulaşım engellerini aşıyor. Telefonla randevu alınıyor, ücretsiz hizmet veriliyor Düzenli yürütülmesi amacıyla randevu sistemi ile çalışan bu hizmetle engelli bireyler, önceden randevu oluşturarak, belirlenen gün ve saatte adreslerinden alınıp hastane, ev, kamu kurumları ya da talep ettikleri diğer noktalara güvenli ve konforlu bir şekilde ulaştırılıyor. Engelsiz Taksi hizmetinden yararlanmak isteyen bireyler, 0312 360 30 30 numaralı Engelli Danışma Hattı’ndan randevu alarak hizmetten ücretsiz olarak faydalanabiliyor. "Vatandaşın yaşamı kolaylaşıyor" Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, uygulama ile ilgili yaptığı değerlendirmede ulaşımda zorluklar yaşayan engelli bireyler için sundukları Engelsiz Taksi hizmetiyle bu sorunu tamamen ortadan kaldırdıklarını belirtti. Bu hizmetten faydalanan bireylerin memnuniyetini görmekten mutluluk duyduklarını da ifade eden Başkan Özarslan, ilçede tüm vatandaşların hayatını kolaylaştırmaya yönelik çalışmaları sürdüreceklerini belirtti.
Bursa Afetlere karşı dirençli kentler Osmangazi’de konuşuldu Osmangazi Belediyesi, "asrın felaketi" olarak hafızalara kazınan 6 Şubat depreminin yıl dönümü öncesinde, kent yaşamına ve toplumsal farkındalığa katkı sunan önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. ‘Afetlere Karşı Dirençli Kentler ve İletişim’ programı, katılımcılara hem bilgi dolu hem de ilham verici bir deneyim sundu. Ördekli Kültür Merkezi’nde Sevda Kurul’un moderatörlüğünde düzenlenen programda, alanında uzman isimler bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Doç. Dr. Burcu Zeybek, "Afet ve Deprem Sürecinde İletişim ve Dezenformasyon" başlıklı sunumuyla, kriz anlarında doğru bilginin hayati önemini vurguladı. Dijital çağda yanlış bilginin yayılma hızına dikkat çeken Zeybek, sağlıklı iletişim stratejilerinin toplumun psikolojik dayanıklılığı üzerindeki etkilerini çarpıcı örneklerle aktardı. "Teyide muhtaç bilgiyi etkileşim ağına sokmak yanlış" Afetlerin öncesinde, sırasında ve sonrasında olmak üzere bölümlendirildiğinde her bir süreç için her alandan bilim insanının, yerel yöneticinin, idari mülki amirin yapacağı pek çok şey olduğuna değinen Doç. Dr. Burcu Zeybek, şu açıklamalarda bulundu: "Artık dijital bir dönüşüm çağındayız, dolayısıyla sadece geleneksel medya değil dijitalde içerik ürettiğimiz tarafta da çok dezenformasyon ve krizin büyümesine açık bir ortam var. Çünkü orada herkes içerik üreticisi ve biz bunu 6 Şubat depreminde yaşadık. Arkası gelmeyen ihbarlar, dezenformasyon içeriklerin çok geniş ve etkileşimli bir şekilde yayıldığını gördük. Bu platformlarda, hem içerik tüketicisi, hem üreticisiyiz ama teyide muhtaç bilgiyi etkileşim ağına sokmak burada yanlış olan. Bu platformların kullanıcıları olarak görevlerimizde etik ve yasal çerçeveyi bilerek içerik üretiyor olmak gerek. Teyit edilmemiş bilgi, algoritmaya takılıyor. Biliyorsunuz, orada algoritma üzerinden yürüdüğü için çok daha geniş kitleye duyurulmasına imkan veriyoruz. Bu platformların algoritmalara göre işlediğinin farkında olmak lazım. İçerik seçtiğini, gölge banlama yaptığını biliyor olmak gerekiyor. Önce tüketici olarak, sonra içerik üreticisi olarak bunun farkında olmak ve yasal, etik çerçeveleri bilmek gerekiyor." "Coğrafyanın şartlarını kabul etmeliyiz" Programın bir diğer konuşmacısı Dr. Öğr. Üyesi Tuğçe Tezer ise "Deprem ve Planlama Ekseninde Geçmişten Bugüne Antakya" başlıklı sunumunda, kentsel planlamanın tarihî gelişimi ile afetlere hazırlık arasındaki ilişkiyi ele aldı. Antakya üzerinden yapılan değerlendirmeler, katılımcılara hem geçmişten ders çıkarma hem de geleceğe yönelik çözüm önerileri üretme imkanı sundu. 13 yıldır Antakya üzerinde çalışmalar yaptığını söyleyen Tezer, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: "Antakya, Kahramanmaraş merkezli depremlerde merkeze uzak olmasına rağmen en büyük yıkımı yaşayan kentlerden biri oldu. Bu da bize şehir planlamasında, yapılaşmada ve denetimde ciddi hatalar yaptığımızı gösteriyor. Aslında depremle ilgili neyin doğru neyin yanlış olduğunu biliyoruz ama uygulamada sınıfta kalıyoruz. Doğa bize açık mesaj veriyor. Fay hatlarına, su kenarlarına, zemini zayıf alanlara yerleşmemek gerekiyor. Planlama mevzuatımız buna uygun ama planlama-uygulama-denetim zincirinin birbirinden ayrılmaması gerekiyor. Müteahhitlik ciddi bir teknik iş olmasına rağmen yeterince nitelikli yürümüyor. Bir de imar affı gerçeği var; Antakya’daki örnek bize en az 56 bin yapının affedildiğini gösterdi. Bu sadece Hatay’ın değil, tüm Türkiye’nin bir afet ülkesi olduğu gerçeğini yüzümüze vuruyor. Özetle, Coğrafyanın şartlarını kabul edip, bilimi, teknolojiyi ve denetimi ciddiye alarak doğru yerlere, doğru şekilde yerleşmemiz şart." Soru-cevap bölümüyle interaktif bir atmosfere dönüşen programda, izleyiciler merak ettikleri konuları uzman isimlere doğrudan yöneltme fırsatı buldu. Yoğun ilgi gören etkinlik, afetlere karşı bilinçli bir toplum oluşturma yolunda önemli bir adım olarak değerlendirildi.
Eskişehir Kışlık çanta tercihinde "Su Geçirmezlik" ve "Hacim" ön planda Eskişehir’de esnaf Fatma Aydın, kış aylarında tüketicilerin gösterişten ziyade rahatlık ve fonksiyonelliğe yöneldiğini belirterek, ıslanan deri çantaların kurutulma sürecinde yapılan hataların ürünlere zarar verdiği uyarısında bulundu. Kış mevsiminin gelmesiyle birlikte çanta tercihlerinde dikiş kalitesi ve su geçirmezlik özelliğinin ilk sıraya yerleştiğini belirten Fatma Aydın, tüketicilerin yaz aylarına oranla kışın daha çok rahatlığa odaklandığını söyledi. Yazın daha gösterişli ve abiye modellerin ilgi gördüğünü ifade eden Aydın, kışın ise şemsiye ve su gibi ihtiyaçların taşınabilmesi amacıyla büyük hacimli çantaların satışlarının arttığını dile getirdi. Özellikle deri görünümlü ürünlerin kullanım ömrünü uzatmak için dikkat edilmesi gereken teknik detaylar olduğunu vurgulayan Aydın, ıslanan çantaların kurutulma sürecinde yapılan yanlış uygulamaların ürünlere geri dönülemez zararlar verdiğini kaydetti. "Kışın şıklık değil, rahatlık aranıyor" Tüketicilerin kış aylarındaki önceliklerine değinen Fatma Aydın, "Kışın aslında en çok çantanın dikişlerine, markasına, kalitesine ve su geçirmezlik özelliğine dikkat ediliyor. Yazdan farklı olarak daha çok rahatlık ön planda. Yazın gösterişli abiye grupları tercih edilirken, kışın kış şartlarına uygun, su geçirmeyen ve rahat ürünler talep görüyor. Ayrıca kışın insanlar daha büyük çantalar kullanıyor. İçine şemsiyesini, suyunu ve diğer ihtiyaçlarını koyabildikleri için büyük modeller, küçük bel çantalarının önüne geçiyor," dedi. "Islanan çantayı sakın peteğin yanına koymayın" Deri ve imitasyon çantaların kullanım ömrünü uzatmak için dikkat edilmesi gereken noktaları paylaşan Aydın, şu uyarılarda bulundu: "Deri çantalarda en çok dikkat edilmesi gereken konu; parfüm, kolonya gibi alkollü maddelerin temas etmemesidir. Bir diğer önemli konu ise kurutma yöntemi. Çanta ıslandığında ’Peteğin yanına koyayım, sıcak bir şeyin yanına koyayım’ düşüncesi ürüne ciddi zarar verir. Kesinlikle sıcak-soğuk teması bu kadar keskin olmamalı. Islanan çanta kendi haline bırakılarak kurutulmalı. Dışındaki ıslaklık ise sadece bir havlu yardımıyla alınmalı." "Yaz satışları daha hareketli" Mevsimsel satış grafiklerini de değerlendiren Aydın, "Tabii ki yaz aylarında daha çok satış oluyor. Gurbetçilerin ve turistlerin gelmesi piyasayı hareketlendiriyor. Ancak kış aylarında da satışlarımız yine iyi seviyede seyrediyor." ifadelerini kullandı.
Erzincan Kar ve tipi Doğu’yu etkiledi, ekipler yolları açıyor Doğu Anadolu Bölgesi’nde etkili olan yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle kapanan yolların ulaşıma açılması için ekipler yoğun mesai harcıyor. Bölgede son günlerde aralıklarla etkili olan kar yağışının ardından kar ve tipi nedeniyle kapanan kara yolları, köy yolları ve bağlantı güzergâhlarında çalışmalar aralıksız sürdürülüyor. Karayolları, il özel idareleri ve belediyelere bağlı karla mücadele ekipleri, vatandaşların ulaşımda sıkıntı yaşamaması için seferber oldu. Yer yer kar kalınlığının 2,5 metreyi aştığı yüksek kesimlerde görev yapan ekipler, çok sayıda iş makinesiyle kilometrelerce kapalı yolu yeniden ulaşıma açıyor. "Kar kaplanları" olarak adlandırılan iş makineleri, özellikle kırsal bölgelerde zorlu hava şartlarına rağmen çalışmalarını sürdürüyor. Erzincan’da kar yağışının ardından çok sayıda köy yolu ulaşıma açılırken, kapalı bulunan diğer yolların da bugün içerisinde açılarak çalışmaların tamamlanmasının planlandığı bildirildi. Ekipler, hem il merkezlerinde hem de kırsal alanlarda ulaşımın aksamaması için gece gündüz görev yapıyor. Öte yandan kar yağışının ardından bölgede soğuk hava etkisini artırdı. Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğü’nden yapılan değerlendirmeye göre, bölge genelinde havanın parçalı ve çok bulutlu geçeceği, sabah ve gece saatlerinde buzlanma ve don olayı ile pus ve yer yer sis görüleceği tahmin ediliyor. Hava sıcaklıklarının mevsim normalleri civarında seyretmesi, rüzgârın ise güneyli yönlerden hafif, zaman zaman orta kuvvette esmesi bekleniyor. Yetkililer, bölgede buzlanma ve don olayına karşı sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyarırken, yüksek kar örtüsüne sahip eğimli ve dik yamaçlarda çığ tehlikesi bulunduğunu hatırlatarak vatandaşların tedbirli olmalarını istedi. Öte yandan Erzincan’ın Otlukbeli ilçesinde gece saatlerinde hava sıcaklığı eksi 13,6 derece olarak ölçüldü.