POLİTİKA - 01 Aralık 2011 Perşembe 09:27

TBMM BAŞKANLIĞI İDARİ TEŞKİLATI KANUN TEKLİFİ YASALAŞTI

A
A
A
TBMM BAŞKANLIĞI İDARİ TEŞKİLATI KANUN TEKLİFİ YASALAŞTI

TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen TBMM Başkanlığı İdari Teşkilatı Kanun Teklifi, kabul edilerek yasalaştı.
TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Meclis Teşkilatını yeniden yapılandıran, çalışanlara yönelik yeni düzenlemeler getiren TBMM Başkanlığı İdari Teşkilatı Kanun Teklifi, kabul edilerek yasalaştı. Kanuna göre, ’’TBMM Genel Sekreterliği Teşkilatı’’nın adı ’’TBMM Başkanlığı İdari Teşkilatı’’ olarak değişti. TBMM Başkanı’na yardımcı olmak üzere 5 başkan başmüşaviri, 15 başkan müşaviri ile 15 müşavir atanabilecek. Başkan başmüşaviri, başkan müşaviri ve müşavir kadrolarına, her biri kadro unvanının toplam
sayısının yüzde 40’ı oranında, istisnai memuriyet hükümlerine göre açıktan veya naklen atama yapılabilecek. Başkanlık Divanı, siyasi parti gruplarının personel ihtiyacını tespit edecek. Divan, ayrıca dolu kadrolarda derece ve sınıf değişikliği ile boş kadrolarda, sınıf, unvan ve derece değişikliği ile sınıflar arası atama yapabilecek.
Genel sekreter ya da genel sekreter yardımcılığı için üniversitelerin 4 yıllık eğitim veren fakültelerinden veya YÖK tarafından kabul edilen yurt dışındaki yüksek öğretim kurumlarından mezun olma ve en az 12 yıl kamu veya özel sektörde çalışma şartı aranacak. Memuriyette ilk defa idari teşkilat kadrolarında başlayacak olanlar, ÖSYM tarafından yapılan sınavda başarılı olanlar arasından sınavla seçilecek.
TBMM harcamalarının dış denetimi, her yıl Sayıştay tarafından görevlendirilen üç denetçiden oluşan bir komisyonca yalnızca hesaplar ve bunlara ilişkin belgeler esas alınarak yapılacak.
TBMM Genel Sekreterliği Kanunlar ve Kararlar, Bütçe ve Araştırma Merkezi Müdürlükleri ve Tutanak Müdürlüğünde müdürlük veya müdür yardımcılığı yapmış ya da yapmakta olanlar Yasama ve Denetimden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcılığına atanabilecek. TBMM Genel Sekreterliğinde uzman unvanlı kadrolarda bulunanlardan, kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Kanunlar ve Kararlar Müdürlüğünde görevli olanlar, yasama uzmanı kadrolarına atanabilecek.
15 Ocak 2012 tarihinden önce Meclis kadrosunda bulunun personel, Meclisin mali ve sosyal haklarına ilişkin eski hükümlerden yararlanmaya devam edecek.
İDARİ TEŞKİLATTA ÇALIŞTIRILACAK PERSONEL SINAVLA ALINACAK
İdari teşkilatta toplam kadro sayısının yüzde 20’sini geçmemek üzere, sözleşmeli ve geçici personel de sınavla alınmak koşuluyla çalıştırılabilecek. İdari teşkilat kadrolarında herhangi bir personelin diğer kamu kurum ve kuruluşlarına atanmasına ihtiyaç duyulması ve Başkanlık Divanında bu konuda karar alınması halinde, atamaya ilişkin talep, TBMM Başkanlığı tarafından Devlet Personel Başkanlığı’na bildirilmek üzere Başkanlığa gönderilecek. Devlet Personel Başkanlığı, personelin atanacağı kurum ve kuruluş
ile kadro görevini tespit edecek. İdari teşkilat personeli, Başkanlık tarafından uluslararası kuruluşlarda görevlendirilebilecek.
DANIŞMANLARA İLİŞKİN DÜZENLEME
TBMM faaliyetleri ile ilgili Meclis Başkanı’na danışmanlık yapmak üzere, kadro şartı aranmaksızın ve diğer kurumların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlere bağlı olmaksızın, sözleşmeli olarak 5 TBMM Başkan danışmanı çalıştırılabilecek. Milletvekilleri için 1 danışman, 2. danışman ve ilave bir personel sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek.
Her siyasi parti grubunda 10 grup danışmanı, 25 büro görevlisi, partilerin milletvekili sayısının yüzde 10’u oranında ek büro görevlisi; yasama faaliyetlerinde milletvekillerine yardımcı olmak üzere her milletvekili için bir danışman, bir danışman yardımcısı ve ek bir personel sözleşmeli olarak çalışabilecek. Danışmana 83500, ikinci danışmana 73000, diğer personele ise 63000 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık sözleşme ücreti ödenecek.
Söz konusu sözleşmeli personel ile ilgili düzenleme, 15 Ocak 2012 tarihinde yürürlüğe girecek. Sınavlarda yasama uzman yardımcılığı için 35, stenograflık için ise 30 yaşını geçmeme şartı aranacak. TBMM Genel Sekreteri de diplomatik pasaport alabilecek.
MECLİS BAŞTABİPLİĞİ, SAĞLIK BAKANLIĞI’NA DEVREDİLECEK
Meclis Baştabipliği, Sağlık Bakanlığı’na devredilecek. Sağlık hizmetleri, TBMM Başkanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında yapılacak protokol çerçevesinde, bakanlığa bağlı eğitim ve araştırma hastanelerince ve bu hastanelerin TBMM yerleşkesi içinde kuracakları yataklı veya yataksız sağlık birimlerince verilecek. Özel sağlık kurumlarında da sağlık hizmeti alınabilecek.
MECLİSİ, POLİS KORUYACAK
TBMM’nin bütün bina, tesis, eklenti ve arazisinde kolluk ve yönetim hizmetleri, TBMM Başkanlığı eliyle düzenlenecek. Emniyet ve diğer kolluk hizmetleri için yeteri kadar kuvvet, İçişleri Bakanlığı tarafından TBMM Başkanlığı’na tahsis edilecek. Böylece, Meclisin güvenliği yalnızca polis tarafından sağlanacak. Meclisteki Tabur Komutanlığının görev süresi sona erecek. Kanun yürürlüğe girdikten sonra Mecliste görevlendirilecek polis memurları, Meclisin mali haklarından yararlanamayacak.
ERKEN EMEKLİ OLMAK İSTEYENLERE YÜZDE 30 İLE 50 ARASINDA FAZLA İKRAMİYE
Genel Sekreter, Genel Sekreter Yardımcısı, Daire Başkanı, 1. Hukuk Müşaviri, Daire Başkan Yardımcısı, Müdür, Müdür Yardımcısı, Şube Müdürü, İdari Şube Müdürü, Saray Müdürü ve Müdür Yardımcısı, Grup Başkanı, İşletme, Fabrika ve Personel müdürlükleri unvanlı kadrolarda bulunanların görevleri sona erecek. Aynı unvanlı bu kişiler, TBMM Başkanlığınca ihtiyaç duyulan işlerde görevlendirilebilecek. rat kadrolarında herhangi bir personel
TBMM Genel Sekreterlik kadrolarında görev yapanlardan, emekli aylığı bağlanmaya hak kazanan ve bu tarihten itibaren 4 ay içinde emeklilik başvurusunda bulunanlara emekli ikramiyesi; yasanın yayımı tarihi itibariyle yaş haddinden emekliliğine en fazla 3 yıl kalanlara yüzde 30, 3 yıldan çok 6 yıldan az kalanlara yüzde 40, 6 yıldan fazla kalanlara yüzde 50 oranında fazla ödenecek. Bu şekilde emekli olanlardan boşalan toplam kadro sayısının yüzde 40’ı, hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilecek.
Genel Sekreterlikte geçici personel olarak görev yapan ve kanun yürürlüğe girdikten sonra emekli aylığı bağlanmasına hak kazananlara iş sonu tazminatları ise emekli aylığı bağlanmasına hak kazanılan tarihi aşan süresi 10 yıl ve üstü olanlara yüzde 30, 5 ile 10 yıl arasında olanlara yüzde 40, 5 yıldan az olanlara yüzde 50 oranında fazla ödenecek.
İDARİ TEŞKİLATTA 4-C STATÜSÜNDE ÇALIŞANLARA ÖNCELİK
İdari teşkilata personel alımında 4-C statüsünde çalışanlara öncelik verilecek. Alınacak toplam personelin yüzde 20’si, 4-C’li çalışanlardan olacak. 4-C’li personelin atanmasında, kurum içindeki sınavlarda başarılı olma şartı aranacak. İdari teşkilatta norm kadro ilke ve standartları uygulanacak. Meclisteki personel sayısı norm kadro sayısına düşünceye kadar personel alınmayacak. Personelde aranacak nitelikler, norm kadro ilke ve standartları dikkate alınarak Başkanlık Divanınca belirlenecek.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, gece saatlerinde teklifin yasalaşmasının ardından birleşimi saat 14.00’de toplanmak üzere kapattı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Bayındır’da eğitim için ortak adım Bayındır’da eğitime yönelik iş birliğini güçlendirmek ve mevcut eğitim çalışmalarını daha ileriye taşımak amacıyla önemli bir istişare toplantısı düzenlendi. Eğitime Destek Platformu’nun öncülüğünde gerçekleştirilen toplantı, kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşlarını aynı masa etrafında buluşturdu. Spor salonunda düzenlenen toplantıya Bayındır Kaymakamı Murat Mete, Eğitime Destek Platformu İzmir İl Başkanı Gökhan Temur, ilçede faaliyet gösteren çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, eğitim gönüllüleri ve ilgili kurum yetkilileri katıldı. Toplantıda, Bayındır genelinde eğitim kalitesinin artırılmasına yönelik mevcut durum değerlendirilirken, özellikle dezavantajlı öğrencilerin desteklenmesi, okul-aile iş birliğinin güçlendirilmesi ve sosyal-kültürel projelerin yaygınlaştırılması gibi başlıklar ön plana çıktı. Katılımcılar, eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması adına yapılabilecek somut çalışmalar üzerine fikir alışverişinde bulundu. Ayrıca, kurumlar arası koordinasyonun artırılması, gönüllülük esaslı projelerin çoğaltılması ve öğrencilerin akademik başarılarının yanı sıra sosyal gelişimlerinin de desteklenmesi gerektiği vurgulandı. Bu kapsamda, burs imkanları, etüt programları, rehberlik destekleri ve çeşitli eğitim projelerinin hayata geçirilmesi konusunda öneriler sunuldu. Toplantı sonrası Bayındır Kaymakamı Murat Mete, Eğitime Destek Platformu İzmir İl Başkanı Gökhan Temur ve diğer katılımcılar, spor salonu bahçesinde çocuklarla birlikte fidan diktiler.
Bursa BTSO Akademi’de veri temelli vergi gözetimi ve uyum süreci anlatıldı Bursa iş dünyasının eğitim ve gelişim platformu BTSO Akademi kapsamında yüksek gelir gruplarına yönelik veri temelli vergi gözetimi ve uyum süreci ele alındı. Uzmanlar, programın doğrudan bir vergi incelemesi niteliği taşımadığını, gönüllülük esasına dayalı bir uyum programı olduğunu belirterek, işletmelere risk tespiti ve uyum sürecinde izlenmesi gereken yol haritalarına ilişkin önemli bilgiler aktardı. BTSO Akademi projesi kapsamında "Yüksek Gelir Gruplarında Veri Temelli Vergi Gözetimi ve Uyum Programı: Hukuki Sınırlar, Risk Analizi ve Savunma Stratejileri" konulu bilgilendirme semineri gerçekleştirildi. BTSO Yönetim Kurulu Hakan Batmaz’ın açılış konuşmasıyla başlayan programda; Denetim Direktörü ve eski Vergi Müfettişi Onur Kandiloğlu, Vergi Avukatı ve eski Vergi Müfettişi Şebnem Becce Özdemir ve Yeminli Mali Müşavir ve eski Vergi Müfettişi Mustafa Arıcı konuşmacı olarak yer aldı. Programda, Yüksek Gelir Grupları Gözetim ve Uyum Programı’nın veri temelli yönetim yaklaşımı ele alınarak, benzer modellerden ayrışan yönleri detaylı şekilde değerlendirildi. Ayrıca sürecin hukuki çerçevesi ve uygulamadaki yansımaları hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıldı. "BTSO Akademi ile üyelerimize rehberlik ediyoruz" BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, kurum olarak en temel önceliklerinin, firmaları değişen dünya düzenine ve güncel mevzuat süreçlerine en hızlı şekilde adapte etmek olduğunu söyledi. Özellikle BTSO Akademi kapsamında yürüttükleri çalışmaların sektörlerin bilgiyle güçlenmesi adına stratejik bir merkez işlevi gördüğünü belirten Batmaz, "Bizler, geleceği de planlayan bir yapıyla; üyelerimizin güncel gelişmeler ışığında doğru bilgiye ulaşmasını, riskleri fırsata çevirmesini ve rekabet güçlerini korumalarını hedefliyoruz. Bilginin en değerli sermaye olduğu bu dönemde, eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerimize verdiğimiz önem artarak devam edecektir." dedi. "Veri temelli denetim şeffaf bir sistem inşasının parçası" Ekonomi yönetiminin bütçe disiplini ve vergi denetimleri üzerindeki hassasiyetini rasyonel bir dikkatle takip ettiklerini ifade eden Batmaz, "Hepimiz biliyoruz ki vergi denetiminin klasik, cezacı ve geriden gelen yöntemlerden sıyrılarak veri temelli, önleyici ve rehberlik eden bir yapıya evrilmesi, şeffaf ve adil bir sistem inşası adına atılmış önemli bir adımdır. Dijitalleşen bir dünyada, verginin de dijital bir zekayla yönetilmesi kaçınılmazdır. Ancak iş dünyası olarak bizim bu süreçteki temel beklentimiz; bu büyük dönüşümün ve uyum sürecinin, reel sektörün kılcal damarlarındaki dinamiklerle barışık bir zeminde yürütülmesidir." diye konuştu. "Hassas dengeyi kurmak zorundayız" "Vatandaşın adalet duygusunu zedelemeyen, iş insanının ise büyüme motivasyonunu kırmayan o hassas dengeyi kurmak zorundayız." diyen Batmaz, "Uygulamaları ‘ideal olanı’ merkeze alarak, yani ‘önce eğitip sonra denetleyen’ bir anlayışla şekillendirmek; ülkemizin ekonomik gücünü de koruyacaktır. Bizler de BTSO olarak, bu dengeli geçişin hem savunucusu hem de köprüsü olmaya devam edeceğiz. Bugünkü buluşmamızda da veri toplama yetkisinin anayasal sınırlarından risk analiz sistemlerine, yaşam tarzı analizinin hukuki niteliğinden mükellef haklarına kadar çok geniş bir yelpazeyi konunun uzmanlarıyla değerlendirme fırsatı bulduk. Bu değerli paylaşımların, iş süreçlerimize ve gelecek planlarımıza ışık tutacağına inanıyorum." ifadelerini kullandı. "Bu bir inceleme değil uyum süreci" Denetim Direktörü Onur Kandiloğlu, Türkiye’de giderek yaygınlaşan "yeni nesil denetim modeli"nin klasik vergi inceleme anlayışından önemli ölçüde ayrıştığını belirtti. Yeni modelin yaptırımdan çok gönüllü uyumu esas alan, mükellef ile idare arasında diyalog kurmayı hedefleyen bir yaklaşım sunduğunu belirten Kandiloğlu, "Dijitalleşmenin etkisiyle farklı veri kaynaklarının entegre edilmesi sayesinde, riskli alanlar önceden tespit edilebiliyor. Bu kapsamda geliştirilen veri odaklı sistemler, mükelleflere yönelik ‘sinyalleme’ yöntemiyle potansiyel riskleri erkenden bildiriyor. Böylece mükellefler, herhangi bir inceleme başlamadan önce kendi kayıtlarını gözden geçirme ve gerekli düzeltmeleri yapma imkânı buluyor" dedi. "Süreç mükellefleri gönüllü uyuma teşvik ediyor" Yeni modelde, klasik denetimin uzun ve yorucu bürokratik süreçlerinin yerine daha hızlı ve etkin bir yapının öne çıktığını ifade eden Kandiloğlu, bu dönüşümün özellikle inceleme etkinliğini artırmayı ve mükellef üzerindeki idari yükü azaltmayı hedeflediğini vurguladı. Uygulamanın ikinci fazının Mart ayı itibarıyla devreye alındığı hatırlatan Kandiloğlu özellikle gelir vergisi mükellefleri ve şirket ortaklıklarına yönelik çalışmalar kapsamında, mükelleflere kendi işleyişlerini, kayıtlarını ve belgelerini kontrol etme fırsatı tanındığını kaydetti. Kandiloğlu, "Bu süreçte idare, önceden bilgilendirme ve rehberlik hizmetleri sunarak mükellefleri gönüllü uyuma teşvik ediyor. Cezalandırma yaklaşımı geri planda tutulurken, mükellefin sürece aktif katılımı sağlanmaya çalışılıyor" diye konuştu. Yeni sistemin merkezinde ‘Sinyalleme’ mekanizması yer alıyor Yeminli Mali Müşavir Mustafa Arıcı, vergi denetiminde yaşanan dönüşümün klasik denetim anlayışıyla birlikte ilerlediğini belirtti. Arıcı, yeni nesil denetim modelinin mevcut yapıyı ortadan kaldırmadığını, aksine onu destekleyen bir sistem olarak kurgulandığını ifade ederek, "Daha önce uzun ve yorucu süreçlere yayılan denetimlerin, yeni modelle birlikte daha hızlı ve etkin hale getirilmesi hedefleniyor. İdarenin temel amacı riskleri önceden tespit ederek mükellefleri uyarmak ve gönüllü uyumu teşvik etmek." dedi. Yeni sistemin merkezinde "sinyalleme" mekanizmasının yer aldığını ifade eden Arıcı, mükelleflerin bu sayede kendi risklerini önceden görerek profesyonel destekle gerekli düzeltmeleri yapabildiğini belirtti. Arıcı, dijitalleşme ve yapay zekâ destekli analizler sayesinde risklerin artık anlık olarak tespit edilebildiğini kaydetti. İdarenin gönüllü uyumu artırmak için dört ayaklı bir dijital erken uyarı ekosistemi inşa ettiğini belirten Arıcı, KURGAN, MEVA, Beyanname Gözetim ve Yüksek Gelir Uyum Programı’nın dünyadaki benzer uygulamalardan uyarlanarak Türkiye’ye adapte edildiğini ifade etti. Yüksek Gelir Grubu Uyum Programı ile daha fazla mükellefin kapsama alınmasının planlandığını kaydeden Arıcı, bu sürecin doğrudan bir vergi incelemesi olmadığını, bilgilendirme ve gönüllü uyum esasına dayandığını vurguladı. Gelir, harcama ve servet arasındaki uyumsuzlukların sistem tarafından analiz edildiğini belirten Arıcı, özellikle yüksek tutarlı banka hareketleri ve finansal akışların risk göstergesi olarak değerlendirildiğini kaydetti. Vergi incelemesi değil iletişim ve uyum mekanizması Vergi Avukatı Şebnem Becce Özdemir ise sürecin hukuki boyutlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özdemir, sürecin temel amacının yaptırım uygulamak olmadığını, mükelleflerin muhtemel riskler konusunda bilgilendirilerek gönüllü uyuma yönlendirilmesinin hedeflendiğini vurguladı. Uygulamada sürecin genellikle mükellefe yapılan yazılı bildirimle başladığını belirten Özdemir, devamında mükelleften açıklama talep edildiğini ve sunulan bilgi ve belgelerin idare tarafından değerlendirilerek ilgili birimlere aktarıldığını ifade etti. Özdemir, uygulamada her durumda klasik anlamda bir tutanak düzenlenmesinin söz konusu olmayabileceğini, bu nedenle mükelleflerin sürece ilişkin yazılı açıklamalarını ve sundukları belgeleri kayıt altına almalarının önem taşıdığını belirterek, "Süreç, mükellefler açısından erken aşamada açıklama yapma ve gerekli düzeltmeleri gerçekleştirme imkânı sunuyor. Bu durum, ileride doğabilecek daha ağır idari süreçlerin önüne geçilmesine katkı sağlayacaktır. Ayrıca, mükelleflerin sürece aktif ve şeffaf şekilde katılımı, zamanında yapılan açıklamalar ve düzeltmeler de vergi uyumunun güçlendirilmesi açısından kritik rol oynamaktadır." şeklinde konuştu. Vergi Denetim Kurulu Bursa Denetim Daire Başkan Yardımcıları Ömer İpek ve Aykut Aydar, Bursa Yeminli Mali Müşavirler Odası Başkanı İhsan Akar, Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Yönetim Kurulu Üyeleri Doğan Yılmaz ve Mesut Serhat Yurdaor’un yanı sıra BTSO meclis ve komite üyeleri, meslek mensupları ve iş dünyası temsilcilerinin katıldığı seminer soru cevap bölümü ile sona erdi.
Balıkesir Başkan Akın, " Türk Polis Teşkilatımız 181 yıldır fedakârca görev yapıyor" Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, 10 Nisan Polis Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Akın mesajında "Kurulduğu günden bu yana büyük bir fedakârlık, sabır ve kararlılıkla görev yapan Türk Polis Teşkilatımız; tam 181 yıldır gece gündüz demeden, bayram tatil demeden, milletimizin huzuru için büyük bir özveriyle çalışmaktadır." diyerek Türk polisinin, milletin güveni ve huzuru için ortaya koyduğu fedakârlığa değindi. Polis Günü dolayısıyla açıklama yapan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın sözlerine şöyle devam etti: "Sokakta yürürken hissettiğimiz güvenin, evimizde vakit geçirirken duyduğumuz güvenin arkasında onların alın teri, emeği ve gerektiğinde canını ortaya koyan yürekli duruşu vardır. Bizler Kuvayımilliye’nin başkenti Balıkesir’in evlatlarıyız. Bu topraklarda bağımsızlık ve vatan sevgisi coşkun bir bayrak gibi dalgalanıyor. Bu ruhun en büyük koruyucularından biri de Polis Teşkilatımız. Onlar sadece bir mesleği icra etmiyor; aynı zamanda milletimizin birliğini, dirliğini ve geleceğini koruyan birer kahraman olarak görev yapıyorlar. Şunu çok iyi biliyoruz ki güçlü bir devlet, huzurlu bir toplum ve güvenli bir gelecek, fedakâr emniyet teşkilatımız sayesinde mümkündür. Biz de yerel yönetimler olarak her zaman polisimizin yanında olmaya, onların çalışma şartlarını iyileştirmek ve görevlerini daha iyi yapabilmeleri için üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz. Polislerimiz; suçla mücadelede, toplumun huzurunu sağlamada, vatandaşımızın can ve mal güvenliğini korumada en ön safta yer alıyor. Zor şartlar altında, büyük bir sorumluluk bilinciyle görev yapan tüm emniyet mensuplarımız, her türlü takdiri fazlasıyla hak etmektedir. Bu duygularla görevleri başında şehit düşen kahraman polislerimizi rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Onların bizlere emaneti olan bu vatanı, aynı kararlılıkla korumaya devam edeceğiz. Türk Polis Teşkilatımızın 10 Nisan Polis Günü’nü en içten duygularımla kutluyor; görevleri başındaki tüm polislerimize kolaylıklar diliyorum."
Balıkesir Altıeylül Meclisinde tüm siyasi partilerden tam uzlaşı 2014 yılında Balıkesir’in büyükşehir olmasıyla birlikte kurulan Altıeylül Belediyesi’nde faaliyet raporları bugüne kadar oy çokluğuyla kabul edilirken, bu yıl ilk kez tüm partilerin ortak oyuyla rapor oy birliğiyle geçmiş oldu. 11 yıllık ilçe tarihinde yaşanan bu gelişme, meclis kayıtlarına ilk olarak geçti. Altıeylül Belediye Meclisi’nde görüşülen 2025 yılı faaliyet raporu, AK Parti, CHP ve MHP’li meclis üyelerinin tamamının onayıyla oy birliğiyle kabul edildi. Görüşmelerin ardından gerçekleştirilen oylamada, mecliste grubu bulunan AK Parti, CHP ve MHP üyelerinin tamamı faaliyet raporuna "kabul" oyu verdi. Uzun süredir oy çokluğuyla geçen raporların aksine ortaya çıkan bu tablo, mecliste dikkat çekti. 2014 yılında Balıkesir’in büyükşehir olmasıyla birlikte kurulan Altıeylül Belediyesi’nde faaliyet raporları bugüne kadar oy çokluğuyla kabul edilirken, bu yıl ilk kez tüm partilerin ortak oyuyla rapor oy birliğiyle geçmiş oldu. 11 yıllık ilçe tarihinde yaşanan bu gelişme, meclis kayıtlarına ilk olarak geçti. Çalışmalar meclisten tam onay aldı Altıeylül Belediyesi’nde faaliyet raporları önceki yıllarda genellikle oy çokluğuyla kabul edilirken, bu yıl yaşanan gelişme belediye tarihinde önemli bir ilki beraberinde getirdi. 11 yıl sonra ilk kez tüm partilerin ortak kararıyla faaliyet raporu oy birliğiyle geçmiş oldu. Faaliyet raporunun oy birliğiyle kabul edilmesiyle birlikte, belediyenin yıl boyunca yürüttüğü hizmet ve projeler mecliste tam destek aldı. Altyapı, üstyapı, sosyal belediyecilik ve çevre düzenlemeleri başta olmak üzere birçok alandaki çalışmalar, AK Parti, CHP ve MHP’li meclis üyelerinin ortak oyuyla kabul edilerek kayıt altına alındı. Bu sonuçla birlikte belediyenin faaliyetleri, meclisin tamamı tarafından onaylanmış oldu.
Erzurum Erzurum’da girişimcilik ekosistemine güçlü destek: Başkan Özakalın jüri toplantısına katıldı TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, KOSGEB Girişimci Destek Programı kapsamında düzenlenen Girişimci Seçmeleri Jüri Toplantısı’nda yer alarak KOBİ’lerin desteklenmesinin önemini vurguladı. Erzurum Valisi Aydın Baruş başkanlığında ve KOSGEB Erzurum Müdürlüğü ev sahipliğinde yapılan toplantıda, imalat sanayi ile yazılım sektörlerinde faaliyet gösteren işletmelerin projeleri masaya yatırıldı. TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın’ın yanı sıra KOSGEB İşletme Destekleri Dairesi Başkanı Ceyda Gazel, KOSGEB Erzurum İl Müdürü Lütfullah Aktaş, Erzurum Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Ender Cihantimür ve KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven’in de katıldığı buluşmada, birinci aşama kurul değerlendirmesini başarıyla tamamlayan projeler ele alındı. Jüri üyeleri, ikinci aşamaya geçmeye hak kazanan; yenilikçi, inovatif ve katma değeri yüksek üretim sektörlerine yönelik çalışmaları kapsamlı bir şekilde inceledi. Toplantıda projelere yönelik değerlendirmelerde bulunan TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, KOBİ’lerin ekonominin temel yapı taşları olduğuna dikkat çekti. KOBİ’lerin sürdürülebilirliğinin sağlanması, gelişimlerinin desteklenmesi ve istihdama katkılarının artırılması gerektiğinin altını çizen Özakalın, KOSGEB tarafından sunulan desteklerin büyük önem taşıdığına değindi. Özakalın, Erzurum iş dünyası olarak her zaman girişimcilerin ve KOBİ’lerin yanında olmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.