DÜNYA - 05 Ağustos 2007 Pazar 00:18

"Türkiye ılımlı İslam demokrasisidir"

A
A
A
"Türkiye ılımlı İslam demokrasisidir"

ABD’nin eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Richard Holbrooke, bir televizyon kanalındaki söyleşide Türkiye’yi "ılımlı İslam demokrasisi" olarak tanımladı.


Demokrat Parti’nin Kasım 2008 seçimlerini kazanması halinde "Dışişleri Bakanı" olabileceğinden söz edilen Richard Holbrooke, PBS televizyonundaki söyleşide şöyle konuştu:

"11 Eylül’den beri, ABD, dünyanın her yerinde ılımlı İslami demokrasiler istiyoruz diyor. İşte, sadece iki tane var. Türkiye ve Malezya. Türkler çok dramatik seçim yaptı. Barış içinde ve dürüst seçimler oldu. Ilımlı bir Müslüman parti, meşruiyetlerini Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Atatürk’ten alan ünlü milliyetçi partileri mağlup etti. Bu ılımlı Müslüman parti İsrail ile de iyi ilişkiler içinde ve AB’ye üyelik istiyor. Ben de bunu kuvvetle destekliyorum. Ama, bazı meseleleri var..."

IRAK’TA KALALIM İSTİYORLAR

Holbrooke, "Türkler bizim Irak’ta ne yapmamızı istiyor?" sorusuna karşılık "Bizim Irak’tan ayrılmamızı istemiyorlar. Orada kalmamızı istiyorlar. Kaosun sınırlarına dayanmasından korkuyorlar" diye karşılık verdi. Bir Kürt devleti kurulması ihtimali ile ilgili olarak da şöyle konuştu: "Bunu kabul etmeyeceklerini söylüyorlar. Türkler’e olan saygıma rağmen, Türkler’in neler hissettiklerini söyleyeceğim. Amerikan politikasının, Türkler’in ’Siz Amerikalılar ölmelisiniz ki, biz de kendimizi iyi hissedelim’ demelerine göre temellendirilebileceğini düşünmüyorum."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu’dan Adana’ya bayram ziyaretine giden 16 yaşındaki kız kayboldu Bolu’da yaşayan Başaran ailesi, bayram ziyareti için Adana’ya gönderdikleri 16 yaşındaki kızlarından beş gündür haber alamıyor. Aile, kızlarının alıkonulduğunu iddia ederek sorumlular hakkında şikayetçi oldu. Olay, 15 Mart tarihinde meydana geldi. İddiaya göre, Bolu’da yaşayan Başaran ailesi, çocukları Ayşe Başaran, Furkan Başaran ve Tuğba Başaran’ı bayram ziyareti için Adana’da bulunan babaanneleri ve dedelerinin yanına gönderdi. Üç kardeşin Bolu Otogarı’ndan 13 Mart tarihinde otobüse binerek Adana’ya gittikleri öğrenildi. İddiaya göre 16 yaşındaki Ayşe Başaran, yaklaşık 15 gün önce sosyal medya üzerinden tanıştığı Asel Sönmez (15) ile görüşmeye başladı. Bayram ziyareti sırasında Ayşe, yaklaşık bir hafta önce arkadaşını iftara babaannesinin evine davet etti. İftar sırasında iki kızın birlikte lavaboya gittikleri, ardından "bakkala gidiyoruz" diyerek evden ayrıldıkları ve bir daha geri dönmedikleri öne sürüldü. Aile, kızlarına ulaşamayınca Asel Sönmez’in annesiyle irtibata geçti. Ancak iddiaya göre Sönmez’in annesi, Ayşe’nin Adana’nın Seyhan Mahallesine bağlı Dağlıoğlu Gülbahçesi civarına bırakıldığını söyledi. Aile ise kızlarının neden babaannesine teslim edilmediğini sorguladı. Ailenin, Asel Sönmez ve henüz ismi öğrenilemeyen annesi hakkında şikayetçi olduğu öğrenildi. "Biz bu aileden şikayetçiyiz" Kızı Ayşe Başaran’ın kaçırıldığını öne süren acılı baba Ahmet Başaran, "Ayın 13’ünde kızım Ayşe Başaran, Furkan Başaran ve Tuğba Başaran’ı bayram ziyareti için Adana’ya babaannesinin, dedesinin yanına göndermiştim. Ayın 15’inde büyük kızım Ayşe Başaran, Asel Sönmez (15) isimli arkadaşı tarafından 15 gün içerisinde Instagram’da tanışıp kızımı alıkoyup kendi evinde polisten habersiz, babaannesi ve dedesinden habersiz iki gün boyunca Asel Sönmez ve annesi evlerinde saklamışlardır. Biz bu konu hakkında Asel Sönmez’in annesiyle görüştüğümüzde, Dağlıoğlu Gülbahçesi’ne bıraktığı söylenilmiştir. Çocuk Şube’ye bilgisi verilmiş olup eşimin, Asel Sönmez’in annesine ’Kızımız Ayşe Başaran’ı Dağlıoğlu Gülbahçesi’nden mi aldınız da oraya niçin teslim ediyorsunuz? Babaannesine neden teslim etmediniz?’ demiştir. Biz bu aileden şikayetçiyiz. Kızımın başına ne geldi, ne oldu biz bilemiyoruz. Bu yüzden Asel Sönmez’in suçlu olduğuna eminim. Çünkü evden çıkmasına sebep olan kişi odur. Belki birilerine satmıştır. Sonuçta ben herkesten şikayetçiyim; sebep olanlardan, kızımı yakanlardan" ifadesini kullandı. "Ben kızımın canından da endişeliyim" Anne Şencan Başaran, kızının canından endişe ettiğini belirterek, "Ben kızımın canından da endişeliyim. Kızımı bulmak istiyorum. Benim içim yanarken kimsenin içi yanmasın. Evinde tutan kadın da bir anne olarak kızımı teslim etmesini bir an önce istiyorum. Yoksa suç duyurusunda bulunacağımı söylüyorum. O aileden de şikayetçiyim kızım bir an önce teslim edilmezse" dedi.