YEREL HABERLER - 09 Ocak 2012 Pazartesi 13:45

SİGARA İÇEN HERKES HASTA

A
A
A
SİGARA İÇEN HERKES HASTA

Türkiye’de KOAH (Müzmin Tıkayıcı Akciğer Hastalığı) ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer alıyor. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Türk Toraks Derneği Kuzeydoğu Anadolu Şube Başkanı Doç. Dr. Leyla Sağlam, Türkiye’de KOAH’dan ölümlerin üçüncü sıraya yükseldiğini söyledi.
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Türk Toraks Derneği Kuzeydoğu Anadolu Şube Başkanı Doç. Dr. Leyla Sağlam, yaptığı açıklamada, KOAH’ın, nefes yollarında mikrobik olmayan bir iltihaplanmaya bağlı oluşan ilerleyici bir akciğer hastalığı olduğunu toplum sağlığını tehdit etmeye devam ettiğini söyledi. Sağlam, Türkiye’de KOAH ölüm nedenleri arasında üçüncü sıraya yükseldiğini bildirdi. Sağlam yaptığı araştırmalarda tütün ve tütün ürünlerinin bazı mesleklerde karşılaşılan toz, duman, evlerde kullanılan odun, tezek, kök benzeri yakıtlardan çıkan dumanların solunması sonucu akciğerlerde bir çeşit iltihap oluştuğunu belirterek, "Bu durum akciğerlerin olduğundan daha erken yaşlanmasına neden olmaktadır. KOAH isminin telaffuz edilme güçlüğü ve hastalık yakınmalarının astıma benzer olması nedeniyle hastalık çok önemli bir sağlık sorun olmasına rağmen iyi tanınmamaktadır. Hastalık müzmin bronşit ve amfizem olarak da bilinir." dedi.
Hastalığın ilerlemiş olduğu olgularda uzun süren öksürük, balgam ve özellikle yürüyüş ve yokuş tırmanmakla oluşan nefes darlığının en sık görülen yakınmalar olduğuna dikkati çeken Sağlam, "Erken evrelerde hiçbir yakınma gelişmeyebilir ya da sinsi sinsi gelişen yakınmalar hastalar tarafından hissedilmeyebilir.” dedi.
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Türk Toraks Derneği Kuzeydoğu Anadolu Şube Başkanı Doç. Dr. Leyla Sağlam Bu nedenle 40 yaş üstü, sigara içmiş ya da içmekte olan kişilerin hastalıklarının farkında olmadıklarını dile getirdi.
"Nefes Ölçüm Testi Yaptırın ve Akciğer Yaşınızı Öğrenin" diyen Sağlam, "Yaş günlerinizde üflemiş olduğunuz mumların sayısı, nüfusta kayıtlı yaşınız kadardır. Oysa mum üflemek kadar basit bir test olan solunum testi ile akciğerlerinizin gerçek yaşını öğrenebilirsiniz."dedi.
HER 5 KİŞİDEN BİRİ KOAH HASTASI
Türkiye’de her 5 kişiden birinin KOAH hastası olduğunu dile getiren Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Türk Toraks Derneği Kuzeydoğu Anadolu Şube Başkanı Doç. Dr. Leyla Sağlam "Türkiye’de toplumda 40 yaş üstü her 5 kişiden birinde KOAH vardır. Oysa 10 KOAH hastasının sadece biri doktora başvurmuş ve doğru tanı alabilmiştir. Bu durumda, ülkemizde bulunan 5 milyona yakın KOAH’lı hastanın sadece 300-500 bini kendisinde hastalık olduğunu bilmektedir." Dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Sis Dağı’nın davetsiz misafiri: Koca ayı evleri mesken tuttu Trabzon ve Giresun sınırındaki 2 bin 200 rakımlı Sis Dağı Yaylası’nda, kış uykusundan uyanan dev bir ayı yayla evlerine dadandı. O anlar, bir yaylacının güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Karadeniz’in en yüksek ve doğa harikası noktalarından biri olan Sis Dağı Yaylası, bu kez kültürel şenlikleriyle değil, bir ayının yayla evlerine "ziyaretiyle" gündemde. Yaz aylarında binlerce yaylacıya ev sahipliği yapan bölge, kışın ıssızlaşınca yaban hayvanlarının barınağı haline geldi. Güvenlik kamerasına yakalandı Giresun’un Görele ve Eynesil ilçelerinden gelerek Sis Dağı’nda yaylacılık yapan vatandaşlar, kışın boş bıraktıkları evlerini korumak için çareyi kamera sistemi kurmakta buldu. Görele Çatakkırı sakinlerinden Hasan Gemicioğlu, cep telefonuna gelen bildirimle hayatının şokunu yaşadı. Dokuzoluk mevkisi Kurtini Obası’ndaki evini kontrol eden Gemicioğlu, devasa bir ayının evin etrafında gördü. "Yazın biz, kışın onlar kalıyor" Görüntülerde rahat tavırlarıyla dikkat çeken ayının, bölgedeki diğer obalara doğru yöneldiği görüldü. Yaşanan durumu tebessümle karşılasa da zararın boyutuna dikkat çeken Hasan Gemicioğlu, "Biz yayla evini yazın kullanıyoruz, anlaşılan yaban hayvanları da kışın kullanıyor. Ancak aç kalan ayılar yiyecek ararken kapı ve pencerelere ciddi zarar veriyor" dedi. Yaylacılar çözüm bekliyor Kurtini Obası’ndan ayrılan ayının, yaklaşık 45 dakika yürüme mesafesindeki Kabesuyu Obası’na giderek Hakkı Amenet’e ait eve de girdiği öğrenildi. Bölgedeki yaylacılar, her kış benzer manzaralarla karşılaştıklarını ve evlerinin tahrip edildiğini belirterek yetkililere çözüm için seslendi.
Muğla Prof. Dr. Karalezli’den topuk dikeni uyarısı: "Çözüm dikeni kırmak değil" Muğla’nın tanınmış hekimlerinden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. M. Nazım Karalezli, halk arasında ‘Topuk Dikeni’ olarak bilinen ve sabahları ilk adımda şiddetli ağrıyla kendini gösteren hastalık hakkında kritik uyarılarda bulundu. Pek çok vatandaşın sabah yataktan kalktığında topuğuna çivi batıyormuşçasına hissettiği o keskin ağrının ardında, aslında taban zarındaki bir zedelenme yatıyor. Prof. Dr. M. Nazım Karalezli, ‘Plantar Fasiit’ ve buna bağlı gelişen ‘Topuk Dikeni’ hakkında doğru bilinen yanlışları açıkladı. "Diken sebep değil, sonuçtur" Ayak tabanında topuktan parmaklara uzanan ‘Plantar Fasya’ adlı zarın esnekliğini kaybetmesiyle sürecin başladığını belirten Karalezli, "Vücut, buradaki mikroskobik yırtıkları tamir etmek için kalsiyum yığar ve o bölgede dikensi bir çıkıntı oluşur. Yani diken ağrının sebebi değil, vücudun kendini tamir etmeye çalışırken ortaya çıkardığı bir sonuçtur" dedi. Hastalığın en tipik belirtisinin sabah tutukluğu olduğunu ifade eden Prof. Dr. Karalezli, hastaların birkaç dakika yürüdükten sonra bir ‘açılma hissi’ yaşadığını ancak gün sonuna doğru ağrının tekrar geri geldiğini vurguladı. Yanlış ayakkabı seçimi, aşırı kilo ve sert zeminlerin bu tabloyu ağırlaştırdığına dikkat çekti. Prof. Dr. Karalezli, halk arasında yaygın olan bir yöntem hakkında sert uyarılarda bulundu: "Topuğu sert yere vurarak dikeni kırmaya çalışmak gibi çok yanlış inanışlar var. Sakın yapmayın! Bu yöntem oradaki ödemi ve yırtığı artırarak iyileşmeyi geciktirir. Çözüm ’kırmak’ değil, o bölgeyi yumuşatmak ve esnetmektir" Ameliyatsız tedavi mümkün mü? Hastalığın yüzde 99 oranında ameliyata gerek kalmadan tedavi edilebildiğini belirten Karalezli, iyileşme sürecinin anahtarlarını şöyle sıraladı: Egzersiz: Ayağın altına buzlu su şişesi koyup yuvarlamak veya havluyla germe yapmak. ESWT (Şok Dalga): Topuğa dışarıdan ses dalgaları verilerek iyileşmenin tetiklenmesi. Doğru Terlik: Evde asla çıplak ayakla sert zemine basılmamalı, mutlaka yumuşak tabanlı terlik kullanılmalı. Diken erir mi? Prof. Dr. Karalezli, en çok merak edilen konuya da açıklık getirdi: "Oluşan kemik çıkıntısı kendiliğinden erimez. Ancak tedaviyle oradaki iltihap geçince ağrı biter. Dikenin orada durmasının hiçbir zararı yoktur"