POLİTİKA - 10 Ocak 2013 Perşembe 15:12

10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ

A
A
A
10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, gazetecilerin yıpranma hakkının geri verilmesi için tüm partilerle birlikte ortak önerge vereceklerini söyledi. Şandır, ``Bu lütuf değil, bir hakkın iadesidir`` dedi.
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Parlamento Muhabirleri Derneği`ni (PMD) ziyaret eden MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, gazetecileri kendileriyle yol arkadaşı olarak gördüklerini belirterek, sorunların çözümü için her zaman yanlarında olduklarını söyledi. Gazeteciliği ``ağır meslek`` olarak gördüklerini, bu nedenle yıpranma hakkının geri verilmesi gerektiğini kaydeden Şandır, yıpranma hakkının 2008 yılından itibaren yeniden uygulanması amacıyla bugün TBMM Genel Kurulu`nda görüşülmesine devam edilecek olan prim borçlarını yeniden yapılandıran Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı`na tüm partilerin ortak önergesiyle konulacağını vurguladı. Yapılacak değişiklikle TBMM`nin gazetecilere karşı sorumluluğunu yerine getirmiş olacağını söyleyen Şandır, ``Bu sizin hakkınız, bir lütuf değil. Bir hakkın iadesidir. Önergeye diğer partilerinde imza atacağına inanıyorum`` dedi.
Ziyaretinde gazetecilerin sorularını da cevaplandıran Şandır, ``İmralı sürecini`` nasıl değerlendiğinin sorulması üzerine, süreçle ilgili en aykırı değil, en doğru tavrı MHP`nin ortaya koyduğunu söyledi. Parti olarak milletin siyasi birliğini, bütünlüğünü savunduklarını dile getiren Şandır, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç`ın TBMM Genel Kurulu`nda ``Kürt kimliğini tanıyoruz, ne istiyorsanız vereceğiz, bu sizin hakkınızdır, yeter ki kan dursun, terör bitsin`` sözünün üzerinden bir yıl geçtiğini, bu sürede 131 asker, 32 polis ve 42 vatandaşın PKK terör örgütü tarafından katledildiğini kaydetti. Müzakere yaparak ve taviz vererek kanın durmayacağının anlaşıldığını vurgulayan Şandır, ``Türk milletini parçalamak ve bölgede bir Kürt devleti kurulmasını öngören küresel projenin taşeronluğunu PKK terör örgütü, himayeciliğini AK Parti iktidarı yapmaktadır. MHP her zaman onlara karşı duracaktır. MHP`yi aşabilmeleri mümkün değildir. MHP, bu süreçte doğru tavır ortaya koyarak milletimize güven vermektedir. Bu sürecin devam etmesi mümkün değildir. Açılım, Oslo ve Habur süreçleri nasıl devam edememişse bugün başlatılan İmralı süreci de devam etmeyecektir. Çünkü milletin bölünüp parçalanmasını amaçlayan sürecin devam etme şansı olamaz. Milleti parçalayarak ne kan durdurabilir ne huzur temin edilebilir. AK Parti iktidarı yanlış yapmaktadır. Yanlışın bedelini milletin çocukları hayatını kaybederek ödemektedir. Akan kanın sorumlusu AK Parti iktidarıdır. Bu kanı akıtanlarla müzakere ederek gazi ve şehitlere hakaret edilmesini millet sandıkta soracaktır`` diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van İpekyolu jandarmasından okullarda bayram mesaisi Van’ın İpekyolu İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri bir yandan okullarda güvenlik toplantıları düzenlerken, diğer yandan öğrencilerin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı coşkusuna ortak oldu. İpekyolu İlçe Jandarma Komutanlığı, eğitim kurumlarında güvenliği en üst seviyeye taşımak amacıyla başlattığı çalışmalar kapsamında, bölgedeki okul yöneticileri ve öğretmenlerle bir araya geldi. Gerçekleştirilen saha çalışmalarında, öğrencilerin huzur ve güven içerisinde eğitim görmeleri için kritik adımlar atıldı. İpekyolu ilçesindeki Kavuncu Ali Çavuş İlk ve Ortaokulu, Değirmen İlk ve Ortaokulu, Köşebaşı İlk ve Ortaokulu, Kıratlı İlk ve Ortaokulu ile Sarmaç İlkokulu’nda düzenlenen toplantılarda okul güvenliği masaya yatırıldı. Toplantılarda, öğrencilerin emniyetini sağlamaya yönelik alınan tedbirler gözden geçirilirken, okul çevresi güvenliği ve kurumlar arası iş birliği konularında karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Eğitim camiasına yönelik güvenlik çalışmalarının yanı sıra milli duyguların pekiştirilmesi noktasında da aktif rol alan İpekyolu İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı hazırlıklarına da destek verdi. Öğrencilerin bayram heyecanını paylaşan ekipler, kutlama programlarının hazırlık sürecinde öğrencilerin yanında yer alarak çocukların coşkusuna ortak oldu. Hem eğitim güvenliğine verilen öncelik hem de milli bayramlara yönelik sergilenen hassasiyet, bölge halkı ve eğitim camiası tarafından takdirle karşılandı. Yetkililer, İpekyolu genelinde çocukların güvenli ve huzurlu bir ortamda eğitim almalarını sağlamak amacıyla yürütülen güvenlik çalışmalarının kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.
Erzurum Karcıoğlu: "Atlı ciritte asıl zafer, rakibini düşürmek değil; onu affedebilecek yüce gönlü gösterebilmektir" Türkiye Atlı Cirit Kulüplerini Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Dr. Uğur Karcıoğlu, " Cirit müsabakalarında "kesme" ve "yakalama" adı altında iki ayrı puan türünün varlığının, oyunun özüne aykırı bir durumu beraberinde getirdiğini vurguladı. Uşak’ta oynanan cirit müsabakasında kaza sonucu ağır yaralanan Volkan Gelmez ‘in vefatını derin bir üzüntü ile öğrendiklerini ifade eden Türkiye Atlı Cirit Kulüplerini Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Dr. Uğur Karcıoğlu, " Kardeşimize Allah’tan rahmet yakınlarına başsağlığı dileriz mekanı cennet olsun. Atlı cirit, sadece bir spor değil; asaletin, cesaretin ve ahlâkın at üstünde vücut bulmuş hâlidir. Bu oyunun ruhunda rakibini incitmek değil, ona üstünlüğünü gösterirken aynı zamanda merhameti elden bırakmamak vardır. Bugün ise "kesme" ve "yakalama" adı altında iki ayrı puan türünün varlığı, oyunun özüne aykırı bir durumu beraberinde getirmektedir. Oysa sahada yaşanan gerçek şudur: Her iki durum da özünde aynıdır. Ancak puan farkı nedeniyle oyuncular, daha az puan kaybettirecek olan "kesme"ye yönelmekte; bu da kontrolsüz müdahaleleri artırarak hem sporcu hem de at için ciddi riskler doğurmaktadır. Neticede ise istenmeyen kazalar kaçınılmaz hâle gelmektedir" dedi. "Atlı ciritte asıl zafer, rakibini düşürmek değildir" Cirit geleneğinde esas olanın; rakibini zor durumda bırakmak değil, onu yakalayıp bağışlamak olduğunu hatırlatan Karcıoğlu, "Çünkü atlı cirit, yalnızca bileğin değil, yüreğin de konuştuğu bir meydandır. Bağışlamak; gücün en yüksek mertebesidir. Bu nedenle "yakalama ve bağışlama" esası korunmalı, "kesme" gibi oyunun ruhunu zedeleyen ve tehlikeyi artıran uygulamalar yeniden değerlendirilmelidir. Camiamızın bu konuda ortak bir duruş sergilemesi, hem sporun güvenliği hem de kültürel mirasımızın doğru şekilde yaşatılması adına büyük önem taşımaktadır. Unutmayalım: Atlı ciritte asıl zafer, rakibini düşürmek değil; onu affedebilecek yüce gönlü gösterebilmektir" şeklinde konuştu.
Rize Rize’de tarihi değirmenler yerini elektrikli değirmenlere bırakıyor Rize’de geçmişte geçim kaynağı olan mısır ve su değirmenleri unutulmaya yüz tutarken, sahilde kurulu geleneksel değirmen bu kültürü yaşatmaya devam ediyor. Geçmişte derelerin üzerinde köylülerin kooperatifle yaptırdığı değirmenler şimdilerde unutulmaya yüz tuttu. Derenin akış hızı ile dönen değirmenlerde ise üretilen mısırlar artık şehirlerde elektrikli değirmenlerde üretilmeye başladı. Rize merkez Sahil Dolgu Alanı’nda bulunan dev çay bardağının altında kurulu taş evde yer alan değirmen de yerli ve yabancı turistlerin dikkatini oldukça çekiyor. Değirmenin işletmecisi Emin Yıldız, çaydan önce Rize’nin geçim kaynağının mısır olduğuna dikkat çekerek "Burada mısır unu değirmenimiz var. Burada taze ürünümüzü yapıyoruz ve Rize’ye özgü, Rize’nin coğrafi işareti olan ürünlerimizi yapıyoruz. Mısır ununda glüten yok. Tertemiz, mis gibi. Rize’mizde zaten çay gelmeden önce tarlalarımız tamamen mısırdı. Rize’mizin gelir kaynağı mısırdı. Derelerin üzerinde yapılan su ile çalışan değirmenlerimiz olurdu ama çay geldikten sonra yavaş yavaş tarlalarımızı çaya çevirdik. Mısır kalmadığı için Değirmenlere de fazla iş düşmedi" dedi. Mısır ununun beyaz una nazaran daha sağlıklı olduğunu dile getiren Yıldız, "Beyaz un glüten olduğu için şekere çok zararlıdır. Katkı maddeleri içeriyor. Mısır unu da hiçbir katkı maddesi katılmayan bir üründür. Doyurucudur, hazmedicidir, diğer un gibi mideye oturmaz, sağlıklıdır" ifadelerini kullandı.
Aydın Aydın’da ulaşım altyapısı güçleniyor Aydın Büyükşehir Belediyesi, il genelinde eş zamanlı yürüttüğü yol yapım, bakım ve onarım çalışmalarıyla kentte ulaşım altyapısını güçlendirmeyi sürdürüyor. Aydın Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı kent genelinde yol yapım, bakım, onarım ve düzenleme çalışmalarını sürdürüyor. Aydın’ın tüm ilçelerinde, onlarca farklı noktada Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun öncülüğünde yürütülen çalışmalarla kentin ulaşım altyapısı güçleniyor. Çalışmalar güncel olarak, Efeler ilçesinde İzmir, Anadolu, Zeytin Dalı, Doğu Aydın ve Batı Aydın Bulvarlarında, Kemer Mezarlığı’nda, A1 kanal yolunda, Paşa Yaylası’nda, Güneydoğu Otoyol ve Fidanlık Caddeleri ile Eğrikavak Mahallesi’nde, Kuşadası ilçesinde İstiklal ve 6008. Caddeler ile Caferli Mahallesi’nde ve muhtelif noktalarda, Söke ilçesinde Adnan Kahveci ve Fatih Caddeleri ile Atburgazı, Ağaçlı, Çavdar, Doğanbey ve Argavlı Mahallelerinde, Nazilli ilçesinde Reşit Galip Caddesi’nde ve Çobanlar, Yaylapınar, Esentepe, Haydarlı ve Bayındır Mahalleleri ile muhtelif noktalarda, Köşk ilçesinde Gökkiriş ve Sarıçam Mahallelerinde, Koçarlı ilçesinde Çulhalar, Evsekler ve Bağcılar Mahallelerinde, Yenipazar ilçesinde İlyas Caddesi’nde ve Koyunlar Mahallesi’nde, Germencik ilçesinde Çarıklar, Bozköy ve Turanlar Mahallelerinde, Buharkent ilçesinde Çağlayan Caddesi’nde, Kuyucak ilçesinde Vatan Caddesi ile Kayran ve Sarıcaova Mahallelerinde, İncirliova ilçesinde Acarlar ile Sandıklı Mahalleleri arasında bulunan kanal yolunda, Arzular ve Acarlar Mahallelerinde, Didim ilçesinde Adnan Menderes Bulvarı ile Akbük Mahallesi’nde ve muhtelif noktalarda, Karacasu ilçesinde Yeşilyurt ve Karabağlar Mahallelerinde, Çine ilçesinde Kavşit, Yörükler, Kirazderesi ve Çöğürlük Mahallelerinde, Bozdoğan ilçesinde Yeşilçam, Arpaalan ve Kazandere Mahallelerinde, Sultanhisar ilçesinde Malgaçmustafa ile Malgaçemir Mahallelerinde eş zamanlı olarak yürütülüyor. Bölgelerde yol yüzeyleri yenilenirken, trafik güvenliğinin artırılmasına yönelik uygulamalar da gerçekleştiriliyor. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, kent genelinde çalışmaların devam edeceğini belirterek, "Aydınımızın tüm ilçelerinde eş zamanlı çalışmalarımıza devam ediyoruz. Kırsal mahallelerimizden kent merkezlerine kadar hizmetlerimizi ulaştırıyor, yatırımlarımıza her geçen gün yenilerini ekliyoruz. Aydınımız için çalışmaya devam edeceğiz. Hizmetle büyüyen Aydın" ifadelerini kullandı.
Bursa Bursa’daki yıkımlara vatandaşlar isyan etti Bursa’nın Mudanya ilçesinde vatandaşların bahçelerine yaptığı hobi evlerine yönelik yıkım tartışmaları büyüyor. Kendilerinin imar barışı mağduru olduğunu ve bu konuda resmi müracaatları bulunduğunu hatırlatan bazı yapı sahipleri Cumhurbaşkanlığının yeni bir düzenleme arifesinde olduğunu, kendilerine süre tanınması gerektiğini dile getiriyor. Mudanya ilçesinde yıkımların başladığı günden bugüne 40 yıkımının geçekleştirildiğini hatırlatan vatandaşlar; kendilerine ait bahçelere deprem ya da pandemi anında sığınacak küçük barakalar yapan kişilerin imar barışından yararlanmak için başvurduğunu ancak bazı sıkıntılar yaşandığını dile getirdiler. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "vatandaşı mağdur etmeden çözülsün" talimatına rağmen yıkımların sürdüğünü kaydeden vatandaşlar Mudanya Belediyesi’nin diğer belediyelerin aksine aceleci davrandığını hatırlattılar. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’in yer aldığı heyetin konu üzerinde çalışma yürüttüğü bilinmesine rağmen, sahada yıkımların devam etmesi, bölgedeki bahçe sahiplerinin tepkisini artırdı. İddiaya göre, Mudanya’ya bağlı kırsal mahallelerde bugüne kadar yaklaşık 40 yapının yıkıldığı, her gün yeni yıkımların sürdüğü belirtiliyor. Vatandaşlar ise nihai karar çıkana kadar Bursa Valiliği ve Mudanya Kaymakamlığı’ndan işlemlerin durdurulmasını talep ediyor. Yıkımlardan etkilenen bir vatandaş yaşadığı mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi: "Zeytin makinem sokakta kaldı. Burada zeytin makinesini koyduğum yer vardı, kurtarmaya uğraştım ama olmadı. Yıkıldı gitti. Bahçe sevgimiz bitti artık, gelesim yok. Bağ evimiz küçücük bir kulübeydi; yatak, yorgan, sobasıyla. Tüm resmi işlemlerimizi yaptıktan sonra burayı kurduk. Üstelik mahkemeye çıktık, karar lehimize oldu. Ama şimdi çaresiz bekliyoruz. Tavuklar, koyunlar perişan. Hayvanlar bile korktu. Jandarma geldi, zabıta geldi ve ‘mahkeme kararını tanımıyoruz’ dedi. Ne yapacağımızı bilmiyoruz. Tek istediğimiz çözüm. Yetkililerden tek isteğimiz karar çıkana kadar yıkımların durdurulmasıdır." Bir hobi bahçesi sahibi de şunları söyledi: "Deprem bölgesi Bursa’da rüşvetle yükselen dikey mimari örneği beton yığınları yerine, muhtemel bir felakette evsiz kalacak insanların başını sokacak ve de kimseye zararı olmayan bağ evlerine savaş açtığı için Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ve bağ evine göz diken kahraman bürokratlarını tebrik ediyoruz. Bu yıkımla birlikte tarihe kara leke olarak geçeceklerini hatırlatmakta yarar görüyoruz"