POLİTİKA - 08 Kasım 2012 Perşembe 12:42

CUMHURBAŞKANI GÜL ÇANKIRI`DA

A
A
A
CUMHURBAŞKANI GÜL ÇANKIRI`DA

Yurt gezileri kapsamında Çankırı`ya gelen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, terörle mücadele yöntemlerinin yeniden gözden geçirildiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yurt gezileri kapsamında Çankırı`ya geldi. Çankırılı vatandaşlar 27 yıl aradan sonra kente gelen Cumhurbaşkanı Gül`e ellerinde bayraklarla büyük bir sevgi gösterisinde bulundu. Valilik önünde karşılanan Cumhurbaşkanı Gül, vatandaşları selamladı. Daha sonra Çankırı Valiliği`ni ziyaret eden Gül, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye`nin uzun bir süredir terörle mücadele ettiğini dile getiren Gül, ``Terörle mücadelede tüm kurumlar çok kararlı. Baştan şiddete, silaha, teröre kim hangi nedenle başvurursa başvursun muhakkak ki bu karşılıksız kalmayacak. Son dönemde Ortadoğu`da komşularımıza çıkan siyasi konjoktür ve değişmelerden dolayı terör örgütü birçok unsurların oyuncağı haline gelebilecektir. Bunlara hiç taviz vermeden kararlı bir şekilde terörle mücadelesine devam edecektir.
Şüphesiz ki Türkiye her şeyin konuşulabildiği bir ülkedir. Bu çok önemli. Herkes düşüncesini fikrini en aykırı düşüncesini bile ifade edebilir. Bunların ifade edilebildiği her şeyin konuşabildiği bir ülkede silaha şiddete teröre başvurmak asla affedilmez. Güvenlik güçlerimiz uzun süredir elde ettiği tecrübelerle yöntemlerini tekrar gözden geçiriyor. TSK terörle mücadelede yeniden yapılandırılıyor. Bu maalesef devam etmektedir. Bu mücadele teröristler silaha şiddete başvurduğu sürece taviz verilmeyecektir. Türkiye her şeyin konuşulduğu ülkedir. Sorunlarımız vardır. Bu sorunları konuşarak tartışarak karşılıklı birbirimizi ikna ederek çözmenin yolları mevcuttur" dedi.
``BİZİM KİMSENİN TOPRAОINDA GÖZÜMÜZ YOK``
Terör örgütünün gerek Irak`taki gerekse Suriye`deki otorite boşluğundan faydalandığına dikkat çeken Gül, ``Bunları göz ardı edemeyiz. Sınırımızın hemen ötesi terör örgütü serbest alan haline getirdiyse buna hiçbir şekilde müsaade etmeyiz. Biz de etmeyiz. Bizim kimsenin toprağında gözümüz yoktur. Ama başka ülkeden bize karşı terör saldırıları söz konusu oluyor, o ülke bunu susturamıyorsa bizim ona karşı her türlü tedbiri alma hakkımız var. Bu hem ülkemizin meşru hakkı hem de uluslararası hukukun verdiği haktır`` ifadelerini kullandı.
Türkiye`nin NATO`nun en eski üyelerinden birisi olduğunu hatırlatan Gül, ``Bunun planları vardır hesapları vardır. Maalesef Suriye`de savaş devam ediyor. Acımasız şekilde. Her gün yüzlerce insan bu ülkede çeşitli kimyasal silahların olduğu bilinmektedir. Türkiye`nin savaşa girmesi söz konusu değildir. Umarım Suriye`den de Türkiye`ye karşı akıl almaz bir davranış içerisine girmeye yönelik söz konusu değildir. Bu tip potansiyel tehlikeler söz konusu olunca tedbirler alınır. Bunlardan birisi de balistik ve orta menzilli füzelere karşı alınacak tedbirlerdir. Savunma amaçlı olarak bu tip planlamalar söz konusu`` diye konuştu.
Açlık grevleri konusunda Adalet Bakanı Sadullah Ergin`le görüşme yaptığını açıklayan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ``Detaylı şekilde bilgiler aldık. Herkes düşüncesini en aykırı şekilde konuşabilir. Diyalog ortamları vardır. Yanlış mücadele metotları problemlerin çözümüne yardımcı olmaz. O bakımdan bu eylemlerden herkes vazgeçmeli`` dedi.
Bir gazetecinin başkanlık sistemi ile ilgili sorusunu yanıtlayan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ``Bu konuların sağlıklı şekilde tartışılması iyidir. Buna birkaç kişi karar vermeyecektir. Bunlar önümüzdeki günlerde tartışılacaktır. Bunlara karar verilecektir. Bunların tartışılıyor olması, detaylı olarak bilinmesi iyidir`` şeklinde konuştu.
"OBAMA İLE İKİNCİ DÖNEMDE KURDUОUMUZ İLİŞKİLER DAHA İLERİ TAŞINACAKTIR"
ABD Başkanı Barak Obama`nın ikinci kez devlet başkanı seçilmesinin Türkiye için önemli olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Gül, ``Kendisini bir kez daha tebrik ediyorum. ABD`nin şartlarını dikkate aldığınızda başkanın kazanması büyük bir olaydır. Başka çevreler ve lobiler çok uğraştılar. Tabana yayılan destekle başkan oldu. Türkiye ile ABD ilişkileri her zaman çok önemlidir. Dış politikada ABD`nin her zaman ayrı bir yeri vardır. ABD ile en iyi dönemlerinden birisini yaşıyoruz. Başkan ve şahsi dostluklar ABD ilişkilerini değerli hale getirdi. Başkan Obama da bunun farkında. İkinci dönemde kurduğumuz ilişkiler daha ileri taşınacaktır. ABD dünyanın en güçlü askeri gücüne sahip olan bir ülkede başkanın uluslar arası anlaşmazlıklarda diplomasiye ne kadar önem verdiğini biliyoruz. Bu anlamda dünya barışı için bu dönemin iyi gelişmelere fırsat vereceğini ümit ediyorum" dedi.
Suriye`de ABD`nin bundan sonraki süreçte daha etkin bir rol oynayıp oynamayacağına dair bir soruyu da değerlendiren Gül, ``Şüphesiz ki bir seçim varken tüm dikkatini kendi iç politikasın verir. Yalnız Suriye`deki olayda bölgenin çok daha önemi vardır. Tekrar söylemek isterim bölge ülkelerin önemi çok daha falladır. Bugün arttık Suriye`de gelinen nokta bu işin daha fazla devam edemeyeceğini göstermektedir. Her gün yüzlerce insanın ölüyor olması, geçen Cuma`da camiyi, cemaati, sivil halkı uçaklarla bombaladılar. Bunlar dünyanın gözü önünde oluyor. İnsan hakları ihlalinin yapılmasına dünya buna göz yumamaz. Bunlar Suriye`nin iç meselesi olmaktan tamamen çıkmıştır. Eğer bu durum çok daha fazla uzarsa çok daha tehlikeli gelişmeler olur. Çok daha fazla radikal adımlar gelişir. Çok daha fazla intikam duyguları gelişir. Uluslar arası dünyanın başta BM, BM üyeleri, Rusya başta olmak üzere herkesin bu gelişmelere çok daha fazla ön yargısız eğilmesi ve Suriye`de yeni bir geçiş döneminin başlaması için çok daha kararlı şekilde hareket etmek gerekiyor. ABD seçimleri bitmesi büyük bir şanstır. Gerek Başkan Obama gerek yönetimi iç politika bitince bu konuşa daha çok önem verirler. Suriye`de akan kanın durması için gerekli adımlar atılır`` dedi.
SURİYE`DEKİ TUTUKLU GAZETECİLER
Suriye`de esir gazetecilerle ilgili de açıklama yapan Gül, ``Gazetecilerin kurtarılması için Türkiye ve diğer ülkelerin talepleri var. Çok fazla dillendirilince siyasi mesele haline geliyor. Siyasi mesele olunca kurtarmak zorlaşıyor. Biz aleni olarak konuşmuyoruz. Sadece haber toplamaktan başka görevi olmayan gazetecilerin kurtarılması için çaba gösteriliyor. Gazetecileri esir gibi tutanlara sesleniyorum bu dünya kamuoyunda tavrı çok daha fazla olumsuz hale getirmektir. Çünkü herkes bilmektedir. Bu kişiler profesyonel gazetecidir. Mesleği gazeteci olan bu insanlara karşı esir tutmak çok büyük yanlıştır`` şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Gül, Valilik ziyaretinin ardından Çankırı Belediyesi önünde halka hitap etti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakır’da 71 yıllık binanın müze olması için kampanya talebi Önümüzdeki yıl taşınması beklenen Merkez Bankası Diyarbakır Şubesinin Sur ilçesindeki binasının, müze olması için kampanya başlatılması önerildi. Tarihi Sur ilçesinde 1955’ten bu yana faaliyet gösteren Merkez Bankası Diyarbakır Şubesi, önümüzdeki yıl Kayapınar ilçesinde yapımı süren yeni binasına taşınacak. Diyarbakır Müzesi eski müdürü arkeolog Nevin Soyukaya, Merkez Bankası binasının 15 yıl önce tescillendiğini söyledi. Döneminin özelliklerini yansıtan binanın korunarak gelecek nesillere aktarımının önemli olduğunu vurgulayan Soyukaya, ’’Diyarbakır’da halkın katılımıyla kültür sanat faaliyetlerinin gerçekleştirileceği mekanların sayısı yetersiz. Bu nedenle bu binanın restore edilip kültür merkezi haline getirilmesine Diyarbakır’ın büyük ihtiyacı var. Sivil toplum kuruluşlarının faaliyetine de açılacak bir mekan haline getirilmeli’’ dedi. Diyarbakırlı diş hekimi Yılmaz Kaya da, boşalacak 71 yıllık mevcut binanın müzeye dönüştürülmesi için kampanya başlatılmasını istedi. Binlerce yıllık tarihi geçmişi olan ve birçok medeniyete ev sahipliği yapmış kadim kent Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel değerlerinin gelecek nesillere aktarılması gerektiğini belirten Kaya, DİTAV kurucusu merhum Şevket Beysanoğlu’nun kendilerine aktardığı bilgiler ışığında, kültürel değerleri yaşatmak, önemini anlamış bireyler olarak Diyarbakır’a karşı sorumluluğun yerine getirilmesi için çaba gösterdiklerini dile getiren Kaya,’’71 yılı aşkın bir süreden beri Diyarbakır Merkez Bankası olarak kullanılan yapının, yeni binaya taşınma projesi nedeniyle Diyarbakır Etnografya Müzesi olarak tahsis edilmesi şehrimizin kültür hayatına büyük katkı sağlayacaktır. Diyarbakır’ın tarihi alanlarının merkezinde bulunan bu yapı, kamu yararı da düşünülerek, mevcut hali korunarak, bugüne kadar gerçekleştirilmemiş Etnografya Müzesi olarak Diyarbakır’a kazandırılmalıdır. Bu tür yapılara işlevsellik kazandırmak çok önemli. Resmiyette Cahit Sıtkı Tarancı Evi de müze olarak tanımlanmıştır. Diyarbakır‘ın dünya çapındaki şairimizin doğduğu ve özgün Diyarbakır mimarisinin en güzel örneklerinden olan mekan, hizmete açıldığı zamandan beri özgün bir Diyarbakır evi olarak bilinmekte olup, bu işlevini de gayet iyi bir şekilde yerine getirmektedir. Merkez Bankası binasında ise teknolojik olarak dijital görsellerle desteklenmiş, Diyarbakır’ın tarih ve kültürel değerlerini günümüze taşıyan objeler sergilenmeli. Burada Cahit Sıtkı Tarancı, Ziya Gökalp, Süleyman Nazif, Sezai Karakoç, Ali Emiri, Ahmed Arif, Şevket Beysanoğlu ve Esma Ocak gibi Diyarbakır’ın simge isimlerini dijital görsellerle genç kuşaklara tanıtabiliriz’’ diye konuştu. Araştırmacı Kenan Özhal da geçmişte Ziraat Bankası ve postane binalarının yıkılarak daha yüksek mevcut binalarının yapılması dolayısıyla tarihi Surların siluetinin bozulduğunu kaydederek, ‘’Bu yapıları müzeye dönüştürüp korumalıyız. Keşke eski PTT ve Ziraat Bankasının eski binaları da korunabilseydi’’ şeklinde konuştu.
Ankara Aile ve Gençlik Fonu kapsamında Nisan ayında 935,4 milyon lira ödeme yapıldı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu kapsamında bu ay 4 bin 35 gence toplam 935,4 milyon lira ödeme yapıldığını bildirdi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, aile kurumunun desteklenmesi ve genç çiftlerin evlilik süreçlerine katkı sağlanması amacıyla kurulan Aile ve Gençlik Fonu’na ilişkin açıklama yaptı. Bakan Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu’nun, Türkiye’nin yer altı zenginliklerinden elde edilen gelirlerle finanse edildiğini anımsatarak "Bu kaynakla gençlerimizin geleceğine yatırım yapıyoruz. 81 ilde yürüttüğümüz bu projeyle aile birliğini güçlendirmeyi hedefliyoruz. Gençlerimiz başvurularını ailegenclikfonu.aile.gov.tr web sitesi veya e-Devlet üzerinden yapabilirler" ifadelerini kullandı. Fondan daha fazla genç çiftin faydalanması için ocak ayında kredi miktarını güncellediklerini belirten Göktaş, "Fona başvuran çiftlerden ikisinin de 18-25 yaş arasında olması halinde 250 bin lira, 26-29 yaş aralığında olmaları durumunda ise 200 bin liralık destek sağlıyoruz. Başvurusu onaylanan çiftlerimize kredi desteğini 48 ay vadeli ve 2 yıl geri ödemesiz şekilde veriyoruz" dedi. Gelir şartı yükseldi Fondan yararlanmak için gereken gelir şartını da yükselttiklerini hatırlatan Bakan Göktaş, bu kapsamda gelir durumu değerlendirmesinde son 6 ay gelirine ilişkin başvuru şartını asgari ücretin 2,3 katından 2,5 katına çıkardıklarını bildirdi. Göktaş, ayrıca 48 ay içinde çocuk sahibi olan genç çiftlerin geri ödemelerini ise her çocuk için 12 ay olacak şekilde ertelediklerini belirterek "Bugüne kadar fondan yararlananlar arasından 9 bin 190 çiftimizin 9 bin 310 çocuğu dünyaya geldi. Bu, desteğimizin en güzel sonucudur" açıklamasında bulundu. "Bugüne kadar toplam 11 milyar 669 milyon lira kredi desteği sağlamış olduk" Gençlerin sağlam temeller üzerinde aile kurmalarını hedeflediklerini söyleyen Bakan Göktaş, şunları kaydetti: "2024 yılında pilot illerde hayata geçirdiğimiz ve 2025 yılında Türkiye geneline yaygınlaştırdığımız Aile ve Gençlik Fonu’na yapılan başvurular 244 bin 475’e ulaştı. Bu ay 4 bin 35 gencimize 935,4 milyon liralık ödeme gerçekleştirdik. Böylece evlilik yolundaki 140 bin 758 gencimize bugüne kadar toplam 11 milyar 669 milyon lira kredi desteği sağlamış olduk. Öte yandan maddi desteğin yanı sıra eğitim ve danışmanlık hizmetleriyle de bugüne kadar 175 bin 948 gencimizin yanında olduk."
Yozgat Bir günlüğüne Yozgat İl Jandarma Komutanı oldular 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla minik öğrenciler Yozgat İl Jandarma Komutanlığı’na ziyaret gerçekleştirdi. Bahçeşehir Şehit Mehmet Armağan Alper İlkokulu 3/B sınıfından 18 öğrencinin katıldığı ziyarette Jandarma personeli öğrencileri ilgiyle karşıladı. Öğrenciler gezi boyunca Jandarmanın kullandığı araç ve gereçleri inceleyerek bilgi aldı. Eğitimli köpekleri yakından gören çocuklar, köpeklere mama verip sevdi. Toplantı salonunda İl Jandarma Komutanı Albay Cezmi Yalınkılıç ile bir araya gelen minikler çeşitli sorular sordu ardından eğitici çizgi film izledi. Ziyaretin en heyecan verici anı ise Temsili Makam Devri töreninde yaşandı. 23 Nisan dolayısıyla sınıfın iki öğrencisi bir günlüğüne İl Jandarma Komutanlığı makamına oturdu. Öğrencilerden Sait Akif Polat makama oturarak yazdığı mektubu okudu. Mektubunda "Bugün burada olmak benim için çok heyecan verici. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı armağan eden Mustafa Kemal Atatürk’e çok teşekkür ediyorum. Bu özel günde Jandarma koltuğuna oturmak benim için büyük gurur. Sizler gece gündüz çalışarak bizi koruyorsunuz. Bu yüzden kendimizi güvende hissediyoruz. Çok teşekkür ediyoruz. Sizin sayenizde daha güzel bir çevrede yaşıyoruz. Jandarmaları çok seviyoruz" dedi. Berk Efe Kanbur ise "Jandarma olmak, vatanı korumak çok önemli bir görev. Biz de büyüyünce sizler gibi ülkemize vatanımıza hizmet edeceğiz. Kahraman Ayla Öğretmenimize ve şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Tüm öğretmenlerimizi çok seviyorum" ifadelerini kullandı. Birlikte hatıra fotoğrafının çekilmesinin ardından program sona erdi.