ASAYİŞ - 21 Mart 2017 Salı 11:33

Çaldıkları mazotla kaçak akaryakıt istasyonu kuran şebeke çökertildi

A
A
A
Çaldıkları mazotla kaçak akaryakıt istasyonu kuran şebeke çökertildi

İstanbul ve Kocaeli’de park halindeki kamyonlardan mazot hırsızlığı yapan ve çaldıkları akaryakıtları kurdukları kaçak istasyonda satan hırsızlık şebekesi çökertildi.

İstanbul ve Kocaeli’de park halindeki kamyonlardan mazot hırsızlığı yapan ve çaldıkları akaryakıtları kurdukları kaçak istasyonda satan hırsızlık şebekesi çökertildi. Düzenlenen operasyonla gözaltına alınan 26 şüpheli, adliyeye sevk edildi.


Gaziosmanpaşa Cumhuryet savcılığının talimatı ile başlatılan soruşturma kapsamında, İstanbul ve Kocaeli’de park halindeki tır ve kamyonlardan tonlarca mazot çaldıkları ileri sürülen 26 kişilik hırsızlık şebekesi çökertildi. Üçü Kocaeli olmak üzere park halindeki 45 ayrı aracın kilitli olan mazot depolarının kapakları kimliği bilinmeyen kişi ya da kişilerce kırılarak depodaki mazot çalındığı ihbarını değerlendiren Asyiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amrliği ekipleri, üç ay süren teknik takibin ardından iki kentte 3’ü depo olmak üzere 32 ayrı adrese eş zamanlı operasyon düzenledi.


Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığını talimatı ile başlatılan soruşturmada, kiraladıkları otomobillere kurdukları düzenekle park halindeki kamyon ve tırların depolarında bulunan mazotu çekerek çalan şebeke lideri Ali Ş.’nin de aralarında olduğu 26 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin, kiraladıkları otomobillerin koltuklarını sökerek büyük bir depo yerleştirdikleri, elektrikli pompa ile otomobillerinden bile inmeden yakıtları kendi araçlarına aktardıkları, daha sonra da aynı akaryakıtları, 2‘si Küçükçekmece, 1’i Bahçelievler Yenibosna’da kurdukları kaçak akaryakıt istasyonunda ucuz fiyattan sattıkları ortaya çıktı.


Hırsızlık suçundan poliste çok sayıda kaydı bulunan zanlıların, bazı kamyonlara girerek sürücülerin cep telefonu, kredi kartı ve cüzdanlarını çaldıkları, kredi kartlarından para çektikleri de iddia edildi.


Çete lideri R.’nin de olduğu 26 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından bu sabah Gaziosmanpaşa Adliyesi’ne sevk edildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Yerli Malı Tebliği toplantısında sanayicilere kritik yol haritası sunuldu Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (Manisa TSO), sanayicilerin yerli üretim süreçlerine daha etkin katılımını sağlamak ve Yerli Malı Tebliği hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla önemli bir bilgilendirme toplantısına ev sahipliği yaptı. "Yerli Üretimin Gücü: Yerli Malı Tebliği" başlığıyla düzenlenen program, oda hizmet binasında yoğun katılımla gerçekleştirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi İş Birlikleri Daire Başkanı Mehmet Çağatay Taşkın ile uzman yardımcıları Ebru Taşhan ve Ayşe Sema Yiğit’in katıldığı toplantıda, yerli üretimin teşvikine yönelik uygulamalar kapsamlı şekilde ele alındı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Manisa TSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İlker Bilgin, yerli üretimin günümüz ekonomik ve stratejik dengeleri açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Küresel rekabetin arttığına ve tedarik zincirlerinde önemli dönüşümlerin yaşandığına dikkat çeken Bilgin, yerli üretimin artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini ifade etti. Yerli Malı Tebliği’nin sanayinin gelişiminde önemli bir araç olduğuna işaret eden Bilgin, "Yerli Malı Belgesi sadece bir ürünün yerli olduğunu göstermez; aynı zamanda firmalarımızın üretim gücünü, mühendislik kapasitesini ve katma değer oluşturma yeteneğini ortaya koyar" dedi. Yerli Malı Belgesi’nin özellikle kamu alımlarında firmalara önemli avantajlar sağladığını belirten Bilgin, bu sayede yerli üreticilerin pazardaki görünürlüğünün ve rekabet gücünün arttığını söyledi. İthal girdiye bağımlılığın azalmasına katkı sunduğunu da dile getiren Bilgin, yerli üretimin Türkiye ekonomisinin sürdürülebilirliği açısından kritik rol oynadığını vurguladı. Ar-Ge ve inovasyonun önemine de değinen Bilgin, yerlileşme sürecinin firmaları daha fazla teknoloji geliştirmeye teşvik ettiğini ifade ederek, rekabetin artık sadece fiyatla değil; yerlilik oranı, sürdürülebilirlik ve tedarik güvenliği gibi unsurlarla şekillendiğini kaydetti. Manisa’nın güçlü sanayi altyapısı, organize sanayi bölgeleri ve ihracat odaklı üretim yapısıyla bu süreci en iyi değerlendirebilecek illerden biri olduğunu belirten Bilgin, özellikle kalıpçılık, makine, otomotiv yan sanayi ve plastik sektörlerinde Yerli Malı Belgesi’nin uluslararası pazarlarda güvenilir üretici kimliğinin göstergesi haline geldiğini söyledi. Toplantıda yapılan sunumlarda Yerli Malı Tebliği’nin kapsamı, belge alma süreçleri, uygulamada karşılaşılan hususlar ve sağlanan avantajlar detaylı şekilde anlatıldı. Programın devamında düzenlenen soru-cevap bölümünde ise sanayiciler merak ettikleri konuları doğrudan Bakanlık temsilcilerine iletme imkânı buldu. Manisa TSO yetkilileri, bu tür bilgilendirme toplantılarının üyelerin mevzuata uyumunu kolaylaştırdığını ve rekabet gücünü artırdığını belirterek, benzer etkinliklerin önümüzdeki dönemde de devam edeceğini bildirdi.
Ankara RTÜK’ten Kahramanmaraş’ta okuldaki saldırıyla ilgili yayın uyarısı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, yayın kuruluşlarını 6112 sayılı Kanun kapsamındaki yayın ilkelerine uymaya davet ederek, travmatik görüntülerin paylaşılmaması ve mağdurların mahremiyetinin korunması gerektiğini vurguladı. RTÜK, 15 Nisan’da Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen olaya ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yaptı. RTÜK, 6112 sayılı Kanun kapsamındaki yayın ilkeleri uyarınca medya kuruluşlarının hassasiyetle hareket etmesi gerektiğini belirterek, olay anına ait görüntüler ile travmatik içeriklerin kesinlikle paylaşılmaması gerektiğini bildirdi. Açıklamada, mağdurların, öğrencilerin ve ailelerin mahremiyetini ihlal edebilecek, kimliklerini açığa çıkarabilecek her türlü bilgi ve görselden kaçınılması gerektiği vurgulandı. Ayrıca mağdur aileleri ya da görgü tanıklarıyla röportaj yapılmaması ve olay yerinden herhangi bir görüntü yayınlanmaması çağrısında bulunuldu. Bilgi kirliliğinin önlenmesi amacıyla yalnızca yetkili makamların açıklamalarının esas alınması gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, yayınlarda sağduyulu bir dil kullanılması gerektiği ifade edildi. RTÜK, toplumsal hassasiyetleri ve çocukların ruh sağlığını gözetmeyen yayınlar hakkında ivedilikle yasal yaptırım sürecinin başlatılacağını bildirdi.