POLİTİKA - 09 Aralık 2023 Cumartesi 16:43

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan BM’ye Gazze tepkisi: “Adil bir dünya mümkün ama Amerika’yla değil”

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan BM’ye Gazze tepkisi: “Adil bir dünya mümkün ama Amerika’yla değil”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nü dünyanın pek çok yerinde insan haklarının ayaklar altına alınırken karşıladığımız da bir gerçektir. Batı toplumlarını zehirli bir sarmaşık gibi saran İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı insan haklarına yönelik tehditlerin en başında yer alıyor” dedi. Birleşmiş Milletlerin reforme edilmesinin şart olduğunu da kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ’Bu Birleşmiş Milletler ile insanlığın bir yere varması mümkün değil. Adil bir dünya mümkün ama Amerika’yla değil” ifadelerini kullandı.

AK Parti İnsan Hakları Başkanlığı, tarafından Dünya İnsan Hakları Günü nedeniyle ‘İnsanlığın Yüzü’ Programı düzenlendi. Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve çok sayıda davetli katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan BM’ye Gazze tepkisi: “Adil bir dünya mümkün ama Amerika’yla değil”

Burada konuşma yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “ Birleşmiş Milletler insan Hakları Evrensel Beyannamesi bundan 75 sene önce büyük umutlarla kabul edildi. Aradan üççeyrek asır geçmesine rağmen bu metin insanlığın kazanımları açısından kritik bir belge olma vasfını hala koruyor. Daha adil daha özgür, daha insan odaklı bir dünya ideali ile kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 75 yıldır uluslararası topluma sorumluluklarını hatırlatmayı sürdürüyor. Beyanname bu yönüyle küresel barışın ve istikrarın tesisine de rehberlik ediyor. Her ne kadar insan hakları ihlallerini sona erdirememiş olsa da beyannameyi insanlığın onurlu yaşam mücadelesinin köşe taşlarından biri olarak görüyoruz. Beyannamenin insan haklarının korunması ve geliştirilmesi konusunda küresel ölçekte bir hassasiyetin oluşmasına ciddi katkılar sağladığına inanıyoruz. Buna rağmen 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nü dünyanın pek çok yerinde insan haklarının ayaklar altına alınırken karşıladığımız da bir gerçektir. Batı toplumlarını zehirli bir sarmaşık gibi saran İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı insan haklarına yönelik tehditlerin en başında yer alıyor. Yabancı düşmanı, ırkçı, ayrımcı ve faşizan uygulamalardan en fazla mağdur olan kesim hiç şüphesiz göçmenlerin çoğunluğunu oluşturan Müslümanlardır. Terörist ve terör kavramları İslam’a saldırmanın, Müslümanları tahkir etmenin, masumları katletmenin bir kılıfı haline dönüştürüldü. Bundan 4,5 sene önce Yeni Zelanda’da cuma namazı için toplanan 51 kardeşimizin şehit edildiği saldırı İslam düşmanlığının nerelere varabileceğini göstermiştir. Müslümanlara ve göçmenlere yönelik saldırılar bununla sınırlı kalmadı. Kanada’dan Amerika Birleşik Devletleri’ne, Avrupa’dan Asya ülkelerine kadar dünyanın pek çok yerinde artarak devam etti. Çok daha enteresan, ‘nefes alamıyorum’ diyerek can veren George Floyd’un dramını asla unutamayız. Benzer olaylarla daha sonra da karşılaştık” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan BM’ye Gazze tepkisi: “Adil bir dünya mümkün ama Amerika’yla değil”

Aylan bebeğin nasıl dalgalarla kıyıya vurduğunu izlediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ Aylan bebeğin ölümü Batıyı insafa getirmedi. Aylan bebek bir astsubay çavuşumuzun kucağında görüldüğü gibi ebediyete yürüdü. Son olarak Filistin kefiyesi ile gezen üç genç Amerika Birleşik Devletleri’nde Sokak ortasında silahlı saldırıya uğradı. Batılı ülkeler Frey çörç saldırısından hiçbir ders çıkarmadı. Hatta fikir özgürlüğü bahanesiyle İslam ve Müslüman karşıtı eylemleri meşrulaştırdılar, tasvip ve teşvik ettiler. Ne güvenlik boyutu ile ne hukuki ve siyasi olarak bu eylemlerin önüne geçecek hiçbir tedbir almadılar. Bakınız istatistikler buz dağının sadece görünen kısmı olsa da bu acı gerçeği teyit ediyor. Yılbaşından beri çoğunluğu bizim büyükelçiliklerimiz olmak üzere İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin Avrupa’da bulunan temsilciliklerinin önünde Kur’an-ı Kerim’in yakıldığı 500’e yakın saldırı gerçekleştirildi. Mukaddes kitabımıza yönelik bu alçak eylemlerin hemen hepsi hükümetlerin izin vermesiyle polis koruması altında düzenlendi. İlk defa dün Danimarka’da kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim olmak üzere kutsal kitaplara yönelik saldırılar sebebiyle bir cezai müeyyideyi getirdiler. Müslümanlara ait ibadethaneleri, iş yerlerini, sivil toplum örgütlerini, dernekleri hedef alan nefret suçlarının sayısı günden güne artıyor. Batı’da mukim Müslümanların ibadet, çalışma ve okuma ve inancına göre yaşama hakkı giderek kısıtlanıyor. Meselenin trajikomik yanı tüm bunların demokrasi ve insan haklarının beşiği olarak pazarlanan ülkelerde yaşanmasıdır. Sözle eylem arasındaki farkın bu kadar açıldığı bir dönem olmamıştır. Lafa gelince mangalda kül bırakmayanlar iş icraata gelince çifte standardın, ilkesizliğin ve ikiyüzlülüğün adeta kitabını yazmaktadırlar” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan BM’ye Gazze tepkisi: “Adil bir dünya mümkün ama Amerika’yla değil”

İslam düşmanlığına göz yumarak Batının çarpık zihin dünyasını ortaya koyduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ Anlaşılan bu ülkeler Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde kayıtlı hakların sadece makbul insanlar için geçerli olduğunu düşünüyor. Yine bunların nazarında Batılı ve beyaz olmayanların bu haklardan tam olarak yararlanma hatta hiçbir şekilde yararlanma imkanı bulunmuyor. Bunu açık açık söylemeseler de kültürel ırkçılığa, yabancı karşıtlığına ve İslam düşmanlığına göz yumarak Batının çarpık zihin dünyasını ortaya koyuyorlar. Geçtiğimiz günlerde ifade ettiğim gibi Batının tüm medeniyetini üzerine bina ettiği beş değerin dördü onlarla ilgisi olmayan çalıntı unsurlardır. Nitekim inancı Kudüs nasıra, felsefesi Ege ve Batı Anadolu, Hukuku Akdeniz ve Roma, bilimi Endülüs ve Doğu dünyası kökenli olan Batının sadece barbarlık vasfı gerçek anlamda kendisine aittir. Son dönemde Batının barbarlık vasfının örneklerini doğrudan yaptığı ve dolaylı olarak destek verdiği hadiseler vesilesiyle giderek daha sık görmeye başladık. İnsanlığa karşı işlenen suçların eninde sonunda mahşeri vicdanda yargılanmak, faillerinin de tarih önünde hesap vermek gibi bir özelliği vardır. Giderek şiddetlenen barbarlık örneklerini ve arşa yükselen masum çığlıklarını bir dönüm noktasına yaklaştığımızın işaretleri olarak görüyoruz. Bugün Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin göz göre göre çiğnendiği yer Gazze ve işgal edilmiş Filistin topraklarıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan BM’ye Gazze tepkisi: “Adil bir dünya mümkün ama Amerika’yla değil”

Gazze halkının 7 Ekim’den beri hayatı başta olmak üzere her türlü hakkı, işgalci İsrail güçleri tarafından pervasızca yok edilmekte olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsrail’in hedef gözetmeksizin yaptığı saldırılar sonucunda 18 bini aşkın Gazzeli kardeşimiz şehit oldu. Ramallah’ta yerleşimci denen teröristlerin ve İsrail güvenlik güçlerinin saldırılarında 300’e yakın Filistinli şehadete yürüdü. İsrail’in alçakça katlettiği her 3 Filistinliden 2’si kadın veya çocuktur. Anne ve babalarının beyaz kefenlerine sarılarak gözyaşı döktüğü masum sabiler İsrail’in vahşetinin sembolleri olarak hafızalarımıza kazınmıştır. Batılı ülkelerin sınırsız desteğini alan İsrail yönetimi Gazze’de tüm insanlığın yüzünü kızartacak canilikte zulümlere ve katliamlara imza atıyor. Savaşta bile dokunulmaması gereken ibadethanelerden okullara, hastanelerden mülteci kamplarına, evlerden çarşı pazarlara kadar tüm sivil yerleşim yerleri İsrail tarafından alçakça bombalanıyor. Gazze’deki binaların 3’te 2’si ya tamamen yıkılmış, ya ağır hasar almış ya da kullanılamaz hale gelmiştir. İsrail, Gazze halkının suyunu, gıdasını, elektriğini ve iletişimini keserek milyonlarca insanı açlığa ve ölüme mahkum etmiştir. Bugün Gazze’de sadece çocuklar, kadınlar, yaşlılar, gazeteciler değil aynı zamanda insanlığa dair tüm değerler de katledilmektedir. Maalesef bu vahşet karşısında uluslararası kuruluşlar ve insan hakları örgütleri ihlallerin önüne geçecek hiçbir somut adım atmıyor. Biz ne dedik, dünya beşten büyüktür. İşte dün ne oldu? Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde 5 daimi üye ve geçici üyeler fakat sadece Amerika’nın ret oyuyla maalesef malum ateşkes reddedildi. Tek başına, böyle adalet olur mu? Böyle adil bir dünya olur mu? Ama biz ne diyoruz, aslında adil bir dünya mümkün. Ama Amerika ile değil. Çünkü Amerika İsrail’in yanında parasıyla bütün silah mühimmatı ile yer alıyor. Ey Amerika bunun hesabını nasıl vereceksin? Yani insanlık Amerika’ya insanlık için gerçekten Amerika bir Birleşmiş Milletler Evrensel Beyannamesi’ne destek veren ülke diyemeyecek bundan sonra. Başta biz diyemeyiz. Çünkü İsrail’in yanında yer alan Aylan bebeklerin karşısında yer alanlara diyoruz ki biz de sizin karşınızdayız” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan BM’ye Gazze tepkisi: “Adil bir dünya mümkün ama Amerika’yla değil”

Ülkemizdeki Gezi Olaylarında ve Ukrayna’nın işgalinde olay yerlerine kamp kurup saatlerce canlı yapan BBC’den CNN’ine anlı şanlı basın organlarının en büyük icraatları failleri gizleyip zulmü gözlerden kaçırmaktan ibaret olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ İşte biliyorsunuz bizim TRT’nin ve Anadolu Ajansı’nın bir şehidimiz ve kamerayı paramparça ettiler. Hadi ne oldu? Siz basın özgürlüğünden yanaydınız nasıl oldu? Bunların her şeyi yalan. 70’i aşkın basın mensubu Gazze’de ne yazık ki ebediyete yürüdü. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nden ise zaten bir umudumuz, beklentimiz kalmadı. Görevi küresel barışı ve istikrarı korumak olan Güvenlik Konseyi 7 Ekim’den bu yana İsrail’i koruma ve kollama konseyine dönüştü. Ne çatışmalar bir an önce dursun diyen 121 ülkenin iradesi ne Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin çabaları ne de geçici üyelerin gayretleri Güvenlik Konseyi’nin daimi üyelerini harekete geçirmeye yetmedi. Dün gece yapılan oylamayı Amerika’nın vetosu nedeniyle yine ateşkes kararı çıkmadı. Aralarında daimi üyelerin de olduğu 13 ülkenin tasarıya evet oyu vermesine rağmen maalesef sonuç değişmedi. Dünyanın 5’ten büyük olduğu gerçeği bir kez daha görülmüş oldu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi reformu edilmesi olmazsa olmaz şarttır şart. Bu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ile insanlığın bir yere varması mümkün değil. Bunu sadece burada konuşmuyoruz. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda da aynen bu ifadeleri kullanan bir lider olarak söylüyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan BM’ye Gazze tepkisi: “Adil bir dünya mümkün ama Amerika’yla değil”

Gazze’deki zulümlerle birlikte Birleşmiş Milletler’in bu aciz ve işlevsiz yapısının da tüm dünyada sorgulanacağına inandıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ Bakın çok açık söylüyorum Gazze’den sonra hiçbir şey eski tas eski hamam devam edemez. İşgal edilmiş Filistin topraklarında yaşanan zulmün hoyratlığın, barbarlığın hesabı insanlık vicdanı ile birlikte hukuk önünde de mutlaka sorulmalıdır. Gazze kasapları uluslararası mahkemelerde insanlığa karşı suç teşkil eden eylemlerinin hesabını vermelidir. Allah’ın izniyle eninde sonunda vereceklerdir. Biz bu meselenin takipçisi olacağız. Bunu da Gazzeli masumlarla birlikte tüm insanlık adına yapacağız. Bir daha benzer dramlar yaşanmasın diye, anne babalar çocuklarının parçalarını toplamasın diye, zulüm zalimin yanına kar kalmasın diye, dünyanın dört bir yanındaki masumlar geleceklerine güvenle bakabilsin diye mücadelemizi cesaretle sürdüreceğiz. Gazzeli çocuklar için gözyaşları ile ciğerparelerine sarılan o Gazzeli anneler, babalar için sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Rabbim Gazzeli kardeşlerimize sabır versin, tahammül versin, dayanma ve direnme gücü versin diyorum. Tüm imkanlarımızla Filistin’in yanında olurken elbette gönül coğrafyamızdaki diğer kardeşlerimizi de ihmal etmiyoruz, etmeyeceğiz. Balkanlar’dan Kafkasya’ya, Arakan’dan Türkistan’a ve Kırım’a kadar nerede hakkı çiğnenen, hukuku ayaklar altına alınan, zulme ve baskıya maruz kalan bir kardeşimiz varsa ona sahip çıkmak bizim görevimizdir. Daha önce de söylediğim gibi bizim nazarımızda Gazzeli kardeşlerimizle Doğu Türkistan Türkleri, Kıbrıs Türkleri ile Irak Türkmenleri arasında hiçbir ayrım hiçbir fark yoktur ve olamaz. Çünkü biz tüm bu coğrafyalarda yaşanan bu hadiselere merhum Akif’in şu mısralarında dile getirdiği yüksek vicdan penceresinden bakıyoruz. Ne diyor Akif, kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim, onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim. Adam aldırma da geç git diyemem aldırırım, çiğnerim, çiğnenirim hakkı tutar kaldırırım. Zalimin hasmıyım ama severim mazlumu. Biz de kim olursa olsun zalimin hasmıyız, mazlumun da hamisiyiz. İsrail yönetiminin terör eylemlerine göz yumanlar ve destek verenler yarın insan içine çıkacak yüz bulamayacak ama biz başımız dik, alnımız ak bir şekilde hakkı savunmaya devam edeceğiz. Bu uğurda yalnız da kalsak, bedel de ödesek yolumuzdan dönmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan BM’ye Gazze tepkisi: “Adil bir dünya mümkün ama Amerika’yla değil”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ Son 21 yılda hayata geçirdiğimiz sessiz devrimlerle vatandaşlarımızın Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde kayıtlı hak ve özgürlüklerini kullanmalarını kısıtlayan pek çok engeli ortadan kaldırdık. Cebinde ay yıldızlı kimlik taşıyan herkesin hayatın tüm alanlarında bu ülkenin birinci sınıf vatandaşı olarak muamele görebilmesini temin ettik. Ülkemizde hiç kimsenin kökeni, inancı, ibadeti, meşrebi, dili, kıyafeti, sakalı, başörtüsü hülasaten dini ve kültürel tercihleri sebebiyle ötekileştirildiği bir iklimi asla kabul etmedik aksini savunduk. Eğitim hayalleri üniversite kapılarında yıkılan kızlarımıza yönelik ayrımcılığa biz son verdik. Kılık kıyafetinden dolayı iş hayatından, devletten, bürokrasiden hatta siyasetten dışlanan kadınlarımıza haklarını yine biz teslim ettik. Ülkemiz kadınları seçilme hakkını yani parlamentoda hiçbir kısıtlama olmadan görev yapma imkanını tam manasıyla bizim dönemimizde kullanabilmiştir. Kamu denetçiliği ve insan hakları eşitlik kurumu gibi yeni yapılarla hak arama yollarını genişlettik. Devlet-vatandaş ilişkisinde köklü bir paradigma değişikliği gerçekleştirdik. Hiçbir farklılığa bakmaksızın tüm vatandaşlarımıza eşit davranan bunları zenginlik olarak gören bir anlayışın yerleşmesini biz sağladık. Tek parti faşizminini ve darbelerin milletimizin gönül dünyasına açtığı yaraları hamdolsun yine biz sardık. Adaletin ve güvenlik hizmetlerinin kalitesini artırarak adil yargılanma hakkı için çok sayıda çalışma yaptık. Bu amaçla yargı reformu yasa paketleri, insan hakları eylem planları, yargı reformu strateji belgeleri hazırlayıp hayata geçirdik. İşkenceye sıfır tolerans politikasını uygulayarak bu suça ilişkin cezaları artırdık, zaman aşımını kaldırdık. Farklı din, mezhep ve inanç gruplarına ait vakıfların mülk edinmelerini kolaylaştırdık. Resmi dilimiz olan Türkçe dışındaki dil ve lehçelerin öğreniminin önünü açtık. Bu dillerde siyasi propaganda, radyo ve televizyon yayını yapılmasına imkan tanıdık. Kürkçe yasaktı önünü biz açtık. Her türlü siyasi propagandayı Kürkçe olarak da benim Kürt vatandaşlarım Kürt kardeşlerim yapabiliyor önünü biz açtık. Nefret suçu ilk kez bizim dönemimizde ceza mevzuatımıza girmiştir. Alevi ve Bektaşi kardeşlerimiz ile Roman vatandaşlarımızın haklarına yönelik birçok önemli düzenlemeyi yaptık. Kültür Bakanlığımız bünyesinde kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığımız bu çabalarımızın en güzel meyvelerinden biri olmuştur. İnsanımızın ihtiyaçları ve talepleri doğrultusunda inanç hürriyeti konusunda ilave adımlar atmayı sürdüreceğiz. Şunu büyük bir memnuniyetle söylemek isterim Türk demokrasisi dünyada örnek gösterilen seviyeye yine bizim hükümetlerimiz döneminde ulaşmıştır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan BM’ye Gazze tepkisi: “Adil bir dünya mümkün ama Amerika’yla değil”

Tek parti döneminde Cumhur ile cumhuriyet arasında örülen duvarları yıkmanın yanı sıra Cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesini temin ederek milli iradeye vurulan zincirleri parçalayıp attıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ Tamamını burada saymaya kalksak saatler sürecek nice reformu nice atılımı tarihe geçen büyük bir demokratik hamlesini son 21 yılda başarıyla ülkemize kazandırdık. 85 milyonun tamamı zaten günlük hayatında bunları görüyor, yaşıyor. Geçmişle kıyaslandığında ülkemizin nereden nereye geldiğini çok iyi biliyor. Terör örgütlerine karşı farklı cephelerde yürüttüğümüz mücadelede ülkemizin insana, insan hayatının korunmasına, temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasına verdiği önemin bir göstergesidir. Beynini yıkadıkları gencecik çocukları ölüme gönderen, zorla kaçırdıkları kadınları, kız çocuklarını istismar eden daha kundaktaki bebekleri vahşice katleden, masumların kanı ve canı üzerinden ikbal devşiren bu insanlık düşmanlarının kökünü kurutmakta kararlıyız. Yaklaşık 40 yıldır kan döken vatandaşlarımıza kan kusturan bu alçakları tarihin çöp sepetine atmadan mücadeleyi elden bırakmayacağız. Burada önemli bir hususa daha değinmek durumundayım. Son 21 yılda yaptıklarımızın tamamını çok kıymetli bulmakla beraber hak ve hürriyetler meselesinde durağan bir yaklaşım sergilemiyoruz. Hayatın değişen dinamiklerini içinde biz de kendimizi sürekli yeniliyoruz, sürekli geliştiriyoruz. Vatandaşlarımızın bizar olduğu ne varsa hepsinin de çözümünü bulmak ve uygulamak bizim asli vazifemizdir” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan BM’ye Gazze tepkisi: “Adil bir dünya mümkün ama Amerika’yla değil”

Mesela başıboş sokak köpeklerinin zarar verdiği insanlarımızın haklarını korumanın da görevimiz olduğu bilinciyle hareket ettiklerini belirten Erdoğan, “Başı boş sokak hayvanları ile ilgili artan şikayetlerin farkındayız. Önceki gün Ankara’da yaşanan ve bir evladımızın ağır yaralandığı elim hadise hepimizin yüreğini dağlamıştır. Bu sorunu inşallah inancımıza, kültürümüze ve şefkat medeniyetimizin bize vaz ettiği ilkeler çerçevesinde mutlaka çözüme kavuşturacağız. Özetle insanın hak ve hukukunun söz konusu olduğu hiçbir alanı boş bırakmıyor, görmezden gelmiyor, ihmal etmiyoruz. Elbette bazı süreçler vakit alabiliyor. Ama nihayetinde her meseleyi hal yoluna koyuyoruz. Vatandaşlarımızdan hükümetimize güvenmeye, bize inanmaya, bize destek olmaya devam etmelerini istiyorum. 31 Mart’ı unutmuyoruz değil mi? 31 Mart’a hazırlanıyor değil mi? Ne diyoruz, inşallah yeniden İstanbul diyoruz ve yola devam ediyoruz. Yeniden Ankara diyoruz yola devam ediyoruz. Durmak yok yola devam diyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan BM’ye Gazze tepkisi: “Adil bir dünya mümkün ama Amerika’yla değil”

Yunus Emre Şeker - Selim Bayraktar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Dolandırıcılıkta ‘yapay’ çeşitlilik Avukat Mustafa Erkulu, son zamanlarda önemli konumlardaki kişilerin seslerinin yapay zekada kullanılarak dolandırıcılık faaliyetlerinin çeşitlendirildiğini belirtti. Son dönemde yapay zekanın kullanılarak aldatma, hile unsuruna yönelik çok sayıda yeni yolların uygulamaya koyulduğunu söyleyen Mustafa Erkulu, "Tabii teknolojinin gelişmesi ile dolandırıcılık faaliyetlerinde de şüphelilerin bunu geniş bir biçimde kullandığını görmekteyiz. Özellikle son dönemde yapay zekanın kullanılarak aldatma, hile unsuruna yönelik çok sayıda yeni yolların uygulamaya koyulduğu görülmektedir. Örnek vermek gerekirse özellikle ses üzerinden ses kayıtlarından alınarak yapay zekaya yüklenmesi ve yapay zeka üzerinden bu kişilerin seslerinin kullanılması oluyor. Özellikle meşhur veya önemli konumlarda kişilerin seslerinin yapay zekada kullanılarak dolandırıcılık faaliyetlerinin çeşitlendirildiği görülmektedir. Şöyle öncelikle bu eylemin bir dolandırıcılık faaliyeti olduğu kesin. Çünkü bir hileye başvurulduğu, hile ile bu maddi unsurun, paranın elde edildiği kesin. Yalnız tabii ki dolandırıcılığın da çeşitli nitelikli dolandırıcılık halleri mevcut. Burada özellikle bilişim sistemlerinin kullanıldığı bu madde üzerinden bir nitelikli dolandırıcılık olduğu söylenebilir. Ayrıca bunun dışında özellikle Cumhurbaşkanı veya Meclis Başkanı, milletvekili gibi kişilerin de seslerinin kullanılarak bir dolandırıcılık faaliyeti yürütüldüğünde bu kişilerin de tüzel kişilik olarak kullanıldığı gözetilerek kamu kurum kuruluşlarının tüzel kişiliklerinin de dolandırıcı faaliyetinde kullanılarak da dolandırıcı olabileceği gözetilebilir" dedi. Erkulu, nitelikli dolandırıcılık suçlarında 3 ile 7 yıl arasında cezaların alınabileceğini söyleyerek, "Dediğim gibi nitelikli dolandırıcılık olduğu için özellikle bazı maddeler yönünden daha da ağır hükümlerin olduğunu söyleyebiliriz. Ancak genel olarak mahkemelerce burada zararın giderilmesine göre ceza miktarı değişebiliyor. Ancak zararın giderilmediği durumlarda alt sınırdan olsa da 3 -7 yıl aralığında veya özellikle 5 yıl civarında cezaların verildiği görülmektedir. Yani yapay zekanın geniş bir kullanım alanı olduğu sabit ama özellikle bu tür hukuka aykırı suç teşkil edilebilecek eylemlerde kullanıldığında da nitelikli hallerin oluşabileceği daha ağır cezalarla karşılaşılabileceği anlaşılmaktadır" ifadelerini kullandı.
İstanbul TT Ventures, CES Yatırım Ortaklığı ile küresel bağlantılarına güç katıyor TT Ventures, dünyanın en büyük teknoloji ve inovasyon etkinliklerinden Consumer Electronics Show (CES) kapsamında küresel teknoloji ve yatırım ekosistemiyle stratejik temaslarını güçlendiriyor. Türk Telekom, TT Ventures ile Türkiye’nin girişim ekosistemine destek vermeyi sürdürüyor. Türkiye’de girişim ve inovasyon kültürünün gelişmesine 10 yılı aşkın süredir önemli katkılar sunan TT Ventures, yenilikçi girişimleri destekleyerek hem Türkiye’de hem de dünyada ölçeklenebilir iş modelleri geliştirmesine destek oluyor. San Fransisco’daki ofisi ve uluslararası bağlantılarıyla yerli girişimleri küresel sahneye taşıma vizyonuyla çalışmalarını sürdüren şirket, her yıl girişimleri, teknoloji devlerini ve yatırım fonlarını aynı zeminde buluşturan CES organizasyonunun Investor Partnership (Yatırımcı Ortaklığı) programına dahil oldu. Vegas’ta 6-9 Ocak 2026 tarihleri arasında "AI Her Yerde" temasıyla gerçekleştirilecek CES öncesi programa dahil olarak stratejik bir adım atan şirket, küresel yatırımcı bağlantılarına güç kattı. Yatırımcı Ortaklık Programı kapsamında CES’te gerçekleştirilecek özel buluşmalar sayesinde TT Ventures girişimleri, küresel yatırımcı ekosistemiyle bir araya gelme fırsatı yakalayacak. Aynı zamanda bu platform, Türkiye’nin yenilikçi girişimlerini ve teknoloji yatırım ekosistemini uluslararası yatırımcılarla buluşturarak Türkiye’nin teknoloji alanındaki yetkinliğini küresel ölçekte daha da görünür hale getirecek.
İstanbul Anthony Musaba: "Şampiyon olmak için tüm gücümüzle çalışacağız" Fenerbahçe’nin yeni transferi Anthony Musaba, "Bu sezon şampiyon olmak için tüm gücümüzle çalışacağız" dedi. Fenerbahçe’nin yeni transferi Hollandalı kanat oyuncusu Anthony Musaba, kulüp televizyonunda yayınlanan ’Günün Röportajı’ programına konuk oldu. Kendisini 4.5 yıllığına sarı-lacivert renklere bağlayan sözleşmeye imza attığı için çok mutlu olduğunu aktaran Musaba, "Mükemmel hissediyorum. Çünkü ülkedeki en büyük kulüpte oynama hayalim gerçek oldu. Fenerbahçe dünyadaki en büyük kulüplerden biri. Bu kadar büyük bir kulübün parçası olmak büyük bir gurur. Çok mutlu ve minnettarım" cümlelerine yer verdi. Sarı-lacivertlilerin eski futbolcusu Ferdi Kadıoğlu ile ilgili konuşan Musaba, "Ferdi’nin Hollanda’dan Fenerbahçe’ye yaptığı transfer çok büyük bir adımdı. Büyük bir kulübe gitmişti. Sadece ben değil; onunla birlikte oynayan herkes ona hayranlıkla bakıyordu. Fenerbahçe’de oynadığı dönemde onu ve Fenerbahçe’yi yakından takip ettim" ifadelerini kullandı. "Hayallere ulaşmak için hiçbir zaman geç değildir" Türkiye’ye ve Süper Lig’e kolay adapte olmasıyla ilgili ise 25 yaşındaki futbolcu, "Bunun sebebi sadece kendine inanmak. Dürüst olmak gerekirse hiç pes etmemek. Bilirsiniz hayallere ulaşmak için hiçbir zaman geç değildir. Bazı insanlar 20 yaşında hayaline ulaşırken, bazıları 27 yaşında ulaşır. Bazıları da 25... Yani inanır ve çok çalışırsan senin de zamanın gelir" şeklinde konuştu. Oynamayı tercih ettiği mevki hakkında Musaba, "Dürüst olmak gerekirse sol tarafı tercih ediyorum. Ama hocamız beni solda veya sağda oynatmak isterse buna takılmam. Çünkü iki kanatta da oynayabiliyorum. İki kanatta da oynamaya hazırım" dedi. "Formam için mücadele etmeye hazırım" Forma rekabetine de değinen Anthony, "Forma rekabetinin benim için de çok iyi olduğunu düşünüyorum. Bu beni sadece daha iyi yapacaktır. Kadroda üst düzey oyuncular var. Bu benim için aynı zamanda bir meydan okuma. Formam için mücadele etmeye hazırım. Çok heyecanlıyım. Buraya geliş amacım da tam olarak bu" açıklamasını yaptı. "Taraftarlarımızı görmek için çok heyecanlıyım" Sarı-lacivertli taraftarların karşısına çıkmak için çok heyecanlı olduğunu belirten Musaba, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Burada hiç oynamadım ama taraftarları ve atmosferi biliyorum. Bu çılgınca. Hazırlıklı olmalıyım. Sanıyorum evimizde oynayacağımız ilk maç Aston Villa ile olacak. Çok büyük bir mücadele olacak ama taraftarlarımızı görmek için çok heyecanlıyım." "Asist yapıp, takım arkadaşım gol attığında da mutlu olurum" Hem gol hem de asist katkısı yapmak istediğini vurgulayan Musaba, "Asist yapıp, takım arkadaşım gol attığında da mutlu olurum. Ben gol attığımda da ikisi de benim için çok değerli" değerlendirmesinde bulundu. Çok farklı ülkelerde futbol oynaması hakkında Hollandalı futbolcu, "Farklı kültürler. Farklı oyun tarzları. Birkaç farklı ülkede oynamış olmak sizi daha iyi bir futbolcu yapıyor. Bu yüzden bunun kesinlikle olumlu bir şey olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Şampiyon olmak için tüm gücümüzle çalışacağız" Son olarak bu sezon şampiyon olmak için mücadele edeceklerinin altını çizen Anthony Musaba, "Şampiyonluğu kazanmayalı uzun bir zaman oldu. Bu sezon kupayı ait olduğu yere geri getireceğimize yürekten inanıyorum. Bu sezon şampiyon olmak için tüm gücümüzle çalışacağız" diye konuştu.